Kategori Haberleri: Sendikal Makaleler
Empati diyorlar hani, kendinizi karşınızdakinin yerine koyup ne yaşadığını, ne hissettiğini anlamaya çalışırsınız. Hayal edelim şimdi:
Referandumun patırtısı ardından dinsel cephenin yükseliş trendi devlet üzerinde elde edilen yeni mevzilerin pekiştirileceği ve bunlara yenilerinin ekleneceği ön görülebilendi!. Nitekim kısa bir süre içerisinde AKP iktidarı üst üste
Türkiye’deki öğretmenler örgütlenerek hak aramaya yasal mevzuatı beklemeksizin başlamışlardır. Birlik ve derneklerden sendikaya geçiş sancılı olmuş, büyük bedeller ödenmiş ancak grevli toplu sözleşme hakkı halen
İçinden geçtiğimiz sonbahar, mücadelenin farklı yönlerden ısınmakta olduğu bir döneme işaret ediyor. Isınma, toplumsal gerilimlerin yeni boyutlar kazanmasından ve ileri temas noktalarında giderek çatışmaya dönüşmesinden ileri
Sendikalı personel tespit formu ek-1
Sendikalı personel tespit formu ek-1
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 2023 Dergisi ile röportaj yaptı. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK: “Gelecek, Eğitimle Gelecek” Varoluş Gerekçemiz: Türkçe Düşünen Bir Nesil
Okuma önemi paha biçilemez bir deneyimdir. Ben elime ne geçerse okurum. Her konuda bilgi edinmeyi çok severim ve kesinlikle geleceğimde bunların faydasını göreceğime inanırım.
Her dönem sonunda 10–11 zayıfla para karşılığı Akşam Liselerine giden ve dönem başında zayıfları sıfırlanmış olarak okuluna geri dönen eğitimin leyleklerini anlatan yazıyı Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Ali Yalçın yazdı.
Biz öğrenciler hayatın her karesinde sınavla yüz göz oluyoruz ya da olmaya mecbur bırakılıyoruz. Bari doğru düzgün bırakılsak! Bu yıl biz SBS öğrencileri kobay olarak kullanıldık. Ben 7. sınava geçmiş bir öğrenci olarak kendimi
Eski devirlerin birinde hırsızlık yapan birini Kadı Efendi’nin huzuruna çıkarmışlar. Kadı çatmış kaşlarını adeta gürlemiş; Ne çaldın efendi? Adam, eğmiş başını, bükmüş boynunu sessizce; Bir koyun demiş…
“Karınca yumurtasından kartal çıkmaz hiçbir vakit” 2008 yılında Ağustos ayında yitirdiğimiz Filistinli şair Mahmut Derviş böyle sesleniyor dizelerinde.
(11Mart 2010 günü çeşitli ulusal ve yerel basın yayın organlarında yayınlanan “Göle Su Gelene Kadar Kurbağnın Gözü Çıkar) başlıklı makalemi 23 Ağustos yaklaşırken noktasına virgülüne dokunmadan yeniden paylaşmak istedim.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu gereği toplu görüşmelerin bu yıl dokuzuncusu yapılmaktadır. 15 Ağustos’da başlayan 2010 Yılı Toplu Görüşmelerinde
LYS Sonuçları açıklandı ve Gaziantep olarak 80. sıralardayız. Aferin bize, 81 il bulunan Türkiye’de Şırnak’ı geride bırakarak 80.inci olmuşuz. Ne de olsa marka şehiriz.
KKTC’de son günlerde bazı sendikaların yöneticileri ile KKTC hükümeti ve güvenlik güçleri arasında hiç de hoş olmayan bir gerginlikler yaşanıyor. Bu gerginlik, acaba geçmişteki CTP hükümetleri olsa yaşanır mıydı?
Herkesin malumu olduğu üzere sendikalarla Milli Eğitim Bakanlığı arasında daimî bir çekişme mevcuttur. Bakanlık bozmaya gayret eder; sendikalar, düzeltmeye!… Aralarında müdhiş bir didişme mevcuttur.
Dünyada en çok değişikliğe uğrayan düzenlemelerden birisi de ücret rejimleridir. Özellikle gelişmesini tamamlayamamış ülkelerin ekonomileri istikrar bulmadığı için
Beslendikleri ideolojik kaynak sayesinde üyesi oldukları sınıfa yabancılaşma tehlikesini aşarak emeğin sorunlarını çözmeye çalışan dürüst sınıf sendikacılarına rağmen, sendikacılık
Sınıf Sendikacısı kendini tanımak zorundadır. Kendimizi tanıdığımızda, zaaflarımız, geriliklerimiz ya da yapamadıklarımız bizi korkutamaz. Orada korku değil, kendine güven vardır.
Sermayenin son yüz yıl içinde elde ettiği başarılardan biri, belki de en büyüğü, sınıf kimliği muğlâklaştırılmış bir demokrasinin, “vazgeçilemez” bir toplumsal ve siyasal değer mertebesine çıkarılmış olmasıdır.
Türk Eğitim- Sen Nevşehir Şubesi’nin “Türkiye’de Eğitim Sendikaları” başlığı altında yaptığı çalışmalar ve uzun süren araştırmaları sonucu büyük şehirlerde sendikacılığın Anadolu illerine göre çok geride olduğu gün yüzüne çıktı.
Bir devletin yönetiminde kararlılığı sağlayan esaslardan biri de özellikle yüksek mevki sahiplerine görevlerinde uzun süre kalma imkânının tanınmasıdır.
Ülkemizde yetersiz üretim modeli ve bunun yarattığı işsizlik nedeniyle çok sayıda genç üniversiteyi bir iş kapısı olarak görerek üniversiteye girmeye çalışmaktadır.
