<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sendikalar ve Sendikal Haberler &#187; Basın Açıklamaları</title>
	<atom:link href="http://www.sendikal.net/category/sendikalarin-basin-aciklamalari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sendikal.net</link>
	<description>Ülkemizde Sendikacılık</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 20:50:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.2</generator>
		<item>
		<title>HEMŞİRELERİN SORUNLARI ÇÖZÜLSÜN</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/hemsirelerin-sorunlari-cozulsun/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/hemsirelerin-sorunlari-cozulsun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 11:23:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[12-18 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Hemşireler Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet DOĞRUYOL]]></category>
		<category><![CDATA[Hemşireler Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[lojman ve kreş yetersizliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sağlık Sen İzmir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14175</guid>
		<description><![CDATA[12-18 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Hemşireler Haftasını ne yazık ki büyük bir özveri ile ülkemizin dört bir yanında görev yapan yaklaşık 110 Bin hemşire sorunlarla karşılıyor. Bugün Sağlık Bakanlığı&#8217;nda görev yapan 75 bin 200 hemşire, üniversite ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>12-18 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Hemşireler Haftasını ne yazık ki büyük bir özveri ile ülkemizin dört bir yanında görev yapan yaklaşık 110 Bin hemşire sorunlarla karşılıyor.<span id="more-14175"></span> Bugün Sağlık Bakanlığı&#8217;nda görev yapan 75 bin 200 hemşire, üniversite hastanelerinde görev yapan 17 bin 500 ve özel<br />
sektörde çalışan 16 bin 900 hemşirenin hepsi sıkıntılarla uğraşmaktadır.<br />
İlimizde ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde yaklaşık 4.000 Hemşiremiz görev yapmaktadır.<br />
İlimizde Sağlık Bakanlığında olması gereken hemşire sayımız ise yaklaşık 5800 civarındadır. Yani<br />
kurumlarımız özellikle eğitim araştırma hastanelerimiz % 30 hemşire açığıyla hizmet vermeye<br />
çalışmaktadırlar.</p>
<p>Hemşirelerimiz lojman ve kreş yetersizliği gibi sosyal sorunların yanı sıra malzeme eksikliği, fiziki<br />
mekan yetersizliği gibi çalışma ortamlarında olumsuzluklarla karşılaşmaktadırlar.<br />
Sağlık Bakanlığı&#8217;nda icat edilen sözleşmeli çalışma ile birlikte ailesinden ayrı, çocuğuna hasret, mali<br />
ve sosyal haklarda mağdur edilen sözleşmeli hemşireler vardır. Çocuklara ve bebeklere sağlık hizmeti<br />
verirken süt izni hakkının kısıtlı olması nedeniyle kendi bebeğine yeterli vakti ayıramayan sözleşmeli anne<br />
olan hemşireler sorunlarına çözüm beklemektedirler. Hakları olan kadrolarının kendilerine en kısa zamanda<br />
verilmesini istemektedirler.<br />
Hemşirelerimiz, vekil ebe hemşire olarak istihdam edilerek düşük ücretlere mahkum edilmektedirler.<br />
Mesleki yaşantılarının 3.5 yılını nöbet tutarak geçiren, tüm olumsuz koşullara rağmen özveriyle çalışan<br />
hemşirelerimiz nöbet ücretlerinde yaşanan sorunlardan tutunda döner sermaye ödemelerindeki adaletsizliğe,<br />
fazla mesaiye kadar bir çok konuda mağduriyet yaşamaktadırlar.<br />
Şiddetin adeta rutinleştiği sağlık alanında en fazla sözlü ve fiziksel şiddete uğrayanlar<br />
hemşirelerimizdir. Yapılan araştırmalara göre hemşirelerimizin yüzde 90&#8242;nından fazlasının şiddete<br />
uğradığını ifade etmesi durumun vahametini anlatmaya yeterlidir.<br />
Ayrıca bugün Sağlık Bakanlığı&#8217;nda 5 binin üstünde erkek hemşire vardır. Erkek hemşirelerin<br />
de hastanede askerlik ve çalışma ortamlarında düzenleme yapılması gibi talepleri de değerlendirmeye<br />
alınmalıdır.</p>
<p>Değerli arkadaşlarım;<br />
Hemşirelerimizin sorunları çoktur. Çözüm için ise yapılması gereken tek şey idarelerin bu sorunları<br />
görerek harekete geçmesidir. Daha kaliteli bir hizmet sunumu içinde hemşirelerimizin taleplerinin<br />
karşılanması gereklidir. Biz Türk Sağlık-Sen olarak idarecilerin hemşireler haftasında yapacakları en<br />
önemli işin sorunları çözmek için adım atmak olduğuna inanıyoruz. Bu yönde yapılacak her çalışmaya<br />
destek vereceğimizi ilan ediyor, tüm olumsuzluklara rağmen hizmet aşkı ile milletine şifa dağıtan tüm<br />
hemşirelerimizin hemşireler haftasını kutluyoruz.</p>
<p>Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.</p>
<p>Ahmet DOĞRUYOL<br />
Türk Sağlık Sen İzmir-1 Şube Başkanı<br />
12.05.2011</p>
<div class="shr-publisher-14175"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/hemsirelerin-sorunlari-cozulsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yetkili sendikaların yetkilerini devam ettirebilmeleri için nihayet mayıs sendromu bitti.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/yetkili-sendikalarin-yetkilerini-devam-ettirebilmeleri-icin-nihayet-mayis-sendromu-bitti/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/yetkili-sendikalarin-yetkilerini-devam-ettirebilmeleri-icin-nihayet-mayis-sendromu-bitti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 11:13:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[memurlar]]></category>
		<category><![CDATA[sendikal yapı]]></category>
		<category><![CDATA[sendikalar]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncay Altun]]></category>
		<category><![CDATA[yetkilerini]]></category>
		<category><![CDATA[yetkili sendikaların]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14172</guid>
		<description><![CDATA[Nihayet mayıs sendromu bitti.Yetkili sendikaların yetkilerini devam ettirebilmeleri için taşraya yönelmesi ve bütün güçleri ile yüklenmesini her yıl olduğu gibi bu yıl da yaşadık.
Memurları kendi sendikalarına çekebilmek için neler vaat edildi neler?
Görenler de bunları bakan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nihayet mayıs sendromu bitti.Yetkili sendikaların yetkilerini devam ettirebilmeleri için taşraya yönelmesi ve bütün güçleri ile yüklenmesini her yıl olduğu gibi bu yıl da yaşadık.<span id="more-14172"></span></p>
<p>Memurları kendi sendikalarına çekebilmek için neler vaat edildi neler?<br />
Görenler de bunları bakan sandı.<br />
Bu yetki dönemi 12 Haziran 2011 tarihinde olması gereken ‘seçimin prototipi’ gibi oldu.</p>
<p>Sendikaların aşırı bir şekilde siyasallaşması hak arama mücadelesini gerçek zemininden alarak bir siyasi partinin arka bahçesine hapsetmiştir.<br />
Ne yazık ki bunda memurların da büyük kabahati var.<br />
Hem siyasi bir sendikal yapı istemiyoruz deniliyor hem de bunlara gerek baskı, gerek hatırına teslim olunuyor. Sanki bu sendikalar hak kazanımı yaptılar.</p>
<p>Allah aşkına sarı gömlek giyen sendikanın temel haklar üzerine kazanım ı olabilir mi? Ancak şöyle olur. İktidar yapacağı ve yapması gereken bir çalışmayı bunlara mal ederek onların büyüme ivmesini<br />
artırabilir. Aksi türlü bu sarı sendikanın muhalefet yeteneği ve yetkisi olmadığı, olamadığı için kendi başlarına hak<br />
alamazlar.</p>
<p>Muhalefet sendikalarına bakılırsa siyasi angajeli bir muhalefetin de muvaffak olmadığını görebiliriz.<br />
Onların muhalefeti sadece iktidara bahane kazandırmaktadır.<br />
Efendim onlar siyasi amaçlı bunlara karşı çıkıyor şeklinde cümlelerle ile kamuoyu desteği engellenmektedir.<br />
Kendi durumunu gözden geçirmeyen ve çözüm yolunu göremeyen memurun bunların peşinden gitmesi kısır döngüleri<br />
meydana getirmektedir.</p>
<p>Sarı sendikalar hak arama mücadelesini bırakmış müdür atamalarıyla uğraşmaktadır.<br />
Bu kadar da siyasallaşma olamaz!<br />
Memurlar yükselmeler, nakil ve lojman ile tehdit edilmektedir. Kimse de buna önlem almıyor.<br />
Başbakanın sendikal ayrımcılık yapılmayacak diye genelgesi olmasına rağmen gelin görün manzaraları.<br />
Genel müdür yardımcısı, daire başkanları odalarında memurların önlerine üye formu konularak sarı gömleğe mahkûm<br />
edilmektedir.<br />
Böyle sendikacılık ta olmaz.<br />
Böyle hak araması da olmaz.<br />
Sendika yöneticileri patron ile kol kola gezmeye başlarsa korkulması gerekir.<br />
Üye satılmaya başlamıştır.<br />
Patron destekli sendikaların muhalefeti de mücadelesi de yalandır.<br />
Memur uyanık olmalıdır.<br />
Geçmişi hatırlamalıdır.<br />
Yıllarca destek verdim ama alım gücüm gittikçe düşüyor. O halde…<br />
Alternatif yapılar artık güçlendirilmelidir.</p>
<p>Sendikacı sendikacılığını yapmalı, Siyasetçi siyasetini yapmalıdır.<br />
İktidara gelenler de her memura eşit davranmalıdır.<br />
Unutulmamalıdır ki adalet Müslümanlığın temelidir.<br />
Bir sonraki mayıs ayına kadar yetkili sendikaların ilgisi rafa kalkmıştır.<br />
Görelim bakalım bu yıl da yetkiyi alan bu sendikalar memur için ne yapacak?<br />
Sarı sendika daha ne kadar sararacak?</p>
<p>TUNCAY ALTUN<br />
GENEL BAŞKAN</p>
<div class="shr-publisher-14172"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/yetkili-sendikalarin-yetkilerini-devam-ettirebilmeleri-icin-nihayet-mayis-sendromu-bitti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitim İş Antalya MEHMET BALIK Dedi.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/14169/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/14169/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 11:06:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[A. HİLMİ KANCI]]></category>
		<category><![CDATA[DENİZ DEMİRCAN]]></category>
		<category><![CDATA[DEVRİM ÖZADA]]></category>
		<category><![CDATA[ERDAL BİLGİLİ]]></category>
		<category><![CDATA[ERDAL ÖZ]]></category>
		<category><![CDATA[FATİN ILTAR]]></category>
		<category><![CDATA[İBRAHİM ÇAKMAK]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim DAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet BALIK]]></category>
		<category><![CDATA[MUSTAFA ÖZER]]></category>
		<category><![CDATA[NERİMAN ÇAKAR]]></category>
		<category><![CDATA[OSMAN TEPE]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN AZITEPE]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN GÜNGÖR]]></category>
		<category><![CDATA[ŞEREF SARICA]]></category>
		<category><![CDATA[SEZAİ DÜZ]]></category>
		<category><![CDATA[ULAŞ KARTAL]]></category>
		<category><![CDATA[YASİN DOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetim Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[ZEKİ KAYAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14169</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;BİRLİK, MÜCADELE, ZAFER!&#8221; VURGUSUYLA 8 MAYIS 2011 PAZAR GÜNÜ YAPILAN GENEL KURUL SONUÇLARI&#8230;
8 MAYIS 2011 PAZAR GÜNÜ YAPILAN OLAĞAN GENEL KURUL SONUCU YENİ YÖNETİM KURULU VE DİĞER ORGANLAR OLUŞMUŞTUR. GÖREV DAĞILIMI ÇARŞAMBA GÜNÜ YAPILACAKTIR.
DEĞERLİ GENEL ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;BİRLİK, MÜCADELE, ZAFER!&#8221; VURGUSUYLA 8 MAYIS 2011 PAZAR GÜNÜ YAPILAN GENEL KURUL SONUÇLARI&#8230;<span id="more-14169"></span></p>
<p>8 MAYIS 2011 PAZAR GÜNÜ YAPILAN OLAĞAN GENEL KURUL SONUCU YENİ YÖNETİM KURULU VE DİĞER ORGANLAR OLUŞMUŞTUR. GÖREV DAĞILIMI ÇARŞAMBA GÜNÜ YAPILACAKTIR.<br />
DEĞERLİ GENEL KURUL DELEGELERİ, EĞİTİM-İŞ ÜYELERİ VE EĞİTİM-İŞ DOSTLARI;<br />
&#8220;IRKÇILIĞA, GERİCİLİĞE, BÖLÜCÜLÜĞE VE EMPERYALİZME KARŞI; BİRLİK, MÜCADELE, ZAFER!&#8221; VURGUSUYLA TOPLANAN II. OLAĞAN GENEL KURULUMUZA VERDİĞİNİZ YOĞUN DESTEK VE KATILIMINIZDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDER, GÜVENİNİZE LAYIK OLACAĞIMIZI ÖNEMLE BELİRTİRİZ. 210 DELEGENİN 177 SİNİN KATILDIĞI GENEL KURUL OLDUKÇA BAŞARILI GEÇMİŞTİR</p>
<p>﻿ ﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿YÖNETİM KURULU<br />
1MEHMET BALIK<br />
2RAMAZAN AZITEPE<br />
3DEVRİM ÖZADA<br />
4ULAŞ KARTAL<br />
5A. HİLMİ KANCI<br />
6MEHMET AYDIN<br />
7MESUT SEVİM<br />
DENETLEME KURULU<br />
1KEMAL ERKİN<br />
2MEHMET ALİ TOPKARA<br />
3ERDAL ÖZ<br />
DİSİPLİN KURULU<br />
1MUSTAFA BAYSAL<br />
2FATMA ŞEBNEM ALKAN<br />
3MUHİTTİN BOZKURT</p>
<p>GENEL MRKZ DELEGELERİ<br />
MEHMET BALIK<br />
İBRAHİM DAŞ<br />
RAMAZAN AZITEPE<br />
DEVRİM ÖZADA<br />
ULAŞ KARTAL<br />
A. HİLMİ KANCI<br />
ERDAL ÖZ<br />
ŞEREF SARICA<br />
FATİN ILTAR<br />
DENİZ DEMİRCAN<br />
SEZAİ DÜZ<br />
ERDAL BİLGİLİ<br />
RAMAZAN GÜNGÖR<br />
NERİMAN ÇAKAR<br />
MUSTAFA ÖZER<br />
ZEKİ KAYAR<br />
OSMAN TEPE<br />
İBRAHİM ÇAKMAK<br />
YASİN DOĞAN</p>
<div class="shr-publisher-14169"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/14169/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsmail Koncuk:‘KİMSEDEN KORKMAYIN’</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ismail-koncuk%e2%80%98kimseden-korkmayin%e2%80%99/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ismail-koncuk%e2%80%98kimseden-korkmayin%e2%80%99/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 May 2011 15:49:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Adnan Okur]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet DEMİRCİ]]></category>
		<category><![CDATA[Musa Akkaş]]></category>
		<category><![CDATA[Şahin Ciğerci]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Yalav]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit Ali KAPLAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14151</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel Mali ve Dış İlişkiler Sekreteri Seyit Ali Kaplan Ankara 5 No’lu Şubenin Nallıhan’da düzenlediği toplantıya katıldı. Toplantıda Nallıhan Belediye Başkanı Ahmet ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel Mali ve Dış İlişkiler Sekreteri Seyit Ali Kaplan<span id="more-14151"></span> Ankara 5 No’lu Şubenin Nallıhan’da düzenlediği toplantıya katıldı. Toplantıda Nallıhan Belediye Başkanı Ahmet Adnan Okur, Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, Türk Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Sevgi Yalav, Türk Diyanet Vakıf-Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Şahin Ciğerci, Nallıhan İlçe Temsilcisi ve yönetim kurulu hazır bulundu. Toplantının açılış konuşmasını Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Sevgi Yalav yaptı.</p>
<p>Toplantıda bir konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Baskıların insanların kendi dünyalarında oluşturduğu sanal korkular olduğunu söyleyerek, kamu çalışanlarına ‘kimseden korkmayın’ çağrısı yaptı. Koncuk şöyle konuştu: “Kendi dünyamızda birtakım korkular oluştururuz. Hayatımız boyunca bu korkuların esiri oluruz, korkuların gölgesi altında yaşarız. Sürekli horlanırız. Korkan insanlar, kendisine değer vermeyen insanlardır. Hayatta kendi inançlarımız, değerlerimiz konusunda mücadele etmek gerekir. Bu mücadeleye hayatımızın baharında korkularımız nedeniyle son verirsek, bu doğru olmaz. Sinen insanlar görüyorum. Sinen insanlar bugün A gücünden, yarın B gücünden korkar. Bu nedenle ben ‘baskı’ kelimesinin samimi, yürekli, inançlı insanların literatüründe olmaması gerektiğini düşünüyorum. Kim korkar? Mesela A ilçesindeki bir makama hiç hak etmeyen birini atarsanız, o adam korkar ve kendi kendine ‘Ben bu makamı hak etmiyorum’ der. Neyin korkusunu yaşar? A siyasetindeki kişi, yarın siyasetteki gücünü kaybederse ya da o siyaset toplum içindeki yönetme gücünü kaybederse, o makama atanan kişinin hayatı korkularla geçer. Şeyh Edebalinin sözünü hatırlayın: ‘Yüksek yerlerde yer tutanlar, aşağıdakiler kadar güvende değildir.’ Bu nedenle kimseden korkmayın. Yeter ki hakkı koruyun. Haklı insanlar korkmaz. Korkmayan adamdan da herkes korkar. Kamu çalışanları içinde zayıf insan olduğunu düşünmek bile istemiyorum. Zayıf insan olursa ne olur biliyor musunuz? Zayıf insanla birlikte toplum geleceğini kaybederiz. Toplumu öğretmenler ile birlikte inşa edeceğiz. Atatürk ‘Muallimler! Yeni nesil sizin eseriniz olacak’ diyor. Bakınız Atatürk Cumhuriyet döneminde tüm imkânlarını öğretmenleri yetiştirmek için kullanıyor. 1923 yılında bir öğretmene 23 Cumhuriyet altını veriliyordu. O yılarda ülkemizin içinde bulunduğu durumu düşünün. Ülkemiz iğnesini imal edemiyor, fakru zaruret içinde. Ancak Atatürk, bu ülkeyi ancak öğretmenlerle inşa edeceğini düşünüyor ve öğretmenleri baş tacı yapıyor. Din görevlilerimiz de öğretmenlerle aynı işi yapan insanlardır. Eğer biz bu insanları kaybedersek, şahsiyetlerinin zayıflamasına göz yumarsak, samimiyetle söylüyorum bu ülkenin geleceği kalmaz. O zaman bu ülkenin geleceğini kim inşa edecek? Bir öğretmen sadece okuma-yazma ya da matematik öğreten insan değildir. Öğretmen aynı zamanda öğrencilerine sağlam duruş sergilemeyi öğreten insandır. Öğretmen öğrencisinin şahsiyetinin daha da güçlenmesi adına gayret göstermelidir. Aynı durum din görevlileri içinde geçerlidir. Din görevlisi, topluma söylediklerini, kendisi de yaşayacak. Kendi menfaatlerini öne çıkaran bir din görevlisi eksiktir. Din görevlilerimiz de sağlam duruş gösterecektir.</p>
<p>1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününe de değinen Koncuk, “ Pazar günü 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramını kutladık. Bildiğiniz gibi Türkiye Kamu-Sen 1 Mayıs kutlama komitesinden çekildi. Çünkü 1 Mayıs bildirisine bölücü talepler girdi. Türkiye Kamu-Sen şunu söyledi: ‘1 Mayıs’ta ortak dil geliştirelim. Çalışma hayatıyla ilgili sorunlarımızı dile getirelim.’ Çünkü kamuda istihdam çeşitliliği aldı başını gidiyor. Tam bir sömürü düzeni hâkim. İnsanların alın terini yok etmek, hakkını hukukunu yok saymak adına işleyen bir çark var. Biz kadroluların da sözleşmeli olmasının önüne geçmek istiyoruz. 16 Nisan’da Türkiye Kamu-Sen’in kuralsız ve güvencesiz çalışmaya karşı yaptığı miting sırasında Başbakan sözleşmelileri kadroya alacağını söylemek zorunda kaldı. İşte Türkiye’de çalışma hayatını tehdit eden tüm bu uygulamalara rağmen, 1 Mayıs bölücü sloganlarla kutlandı. 1 Mayıs’ta Atatürk’ün heykelinin başına bölücü bir siyasi partinin poşusunu takmışlar. Bir Allahın kulu ses çıkarmıyor. Bu manzaraya ses çıkarmayanlar belki bölücü sloganlar atmıyorlar ama bölücülüğün 1 Mayıs’ta zemin bulmasını seyrediyorlar, sonra da ‘ben vatanseverim’ diyorlar. Öte yandan bir kısım kamu çalışanı BDP’liler tarafından dövüldü. Çünkü ellerinde Türk bayrağı vardı. Çalışanların ellerinde Türk bayrağı olması dayak yemelerine neden oldu. Elinde Türk bayrağı var diye insanlarımız dayak yiyorsa, bu ülkede yaşayan her ferdin utanması, kendini hesaba çekmesi lazım. Bu noktada Türkiye Kamu-Sen’in son derece önemli bir görev ifa ettiğini düşünüyorum. Konfederasyonumuz; hem kamu çalışanlarının pastadan payını artırmasını sağlarken, hem de bu ülkenin geleceğini düşünüyor. Bu ülkede Türkiye Kamu-Sen gibi hassasiyetleri merkezine alan başka bir kuruluş vallahi yok, billahi yok. Konfederasyonumuzun desteklenmesi mecburiyet haline geldi. Şuurlu olmamız ve toplumu dirençli, dinamik hale getirmemiz gerekmektedir. Bugün Türk Eğitim-Sen’in üye sayısı 180 bin’in üzerinde. Türkiye Kamu-Sen’in üye sayısı da 410 bin civarında. Her geçen gün büyüyoruz. Bu büyümenin tek sebebi ilkeli mücadelemizdir” diye konuştu.</p>
<div class="shr-publisher-14151"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ismail-koncuk%e2%80%98kimseden-korkmayin%e2%80%99/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜÇ FİDANI ANIYORUZ</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/uc-fidani-aniyoruz/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/uc-fidani-aniyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 May 2011 15:42:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[6 Mayıs 1972]]></category>
		<category><![CDATA[6 Mayıs 1972'de]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Gezmiş]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM-İŞ ANTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Aslan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14148</guid>
		<description><![CDATA[Tam Bağımsız Türkiye mücadelesi veren yüreklere selam olsun. Son nefeslerinde dahi Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi diyen &#8220;Tam Bağımsız Türkiye&#8221; şiarını belleklere kazıyan 68&#8242;in devrimci gençlik lideri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan&#8217;ı 6 Mayıs 1972&#8242;de idam ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tam Bağımsız Türkiye mücadelesi veren yüreklere selam olsun. Son nefeslerinde dahi Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi diyen &#8220;Tam Bağımsız<span id="more-14148"></span> Türkiye&#8221; şiarını belleklere kazıyan 68&#8242;in devrimci gençlik lideri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan&#8217;ı 6 Mayıs 1972&#8242;de idam edilişlerinin 39.yıldönümünde saygıyla anıyoruz.<br />
O günden bugüne geçen süre içinde, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının isimleri unutulmak bir yana onurlu bir kuşağın gurur duyulan isimleri haline geldiler, Çünkü Türkiye&#8217;nin bugün içinde bulunduğu durum ve bunun karşısındaki çaresizlik, Türkiye&#8217;yi bu duruma getiren sürece daha en başında direnen devrimci gençlik hareketini ve onun önderlerini daha da değerli kılıyor.<br />
O esmer gülüşlü çocuk idama giderken; ”Türkiye&#8217;nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye&#8217;nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.” Diyerek yıllar önce tehlikeyi görmüş ve bunun için kendilerini Türkiye’nin bağımsızlığına feda etmekten çekinmemişlerdi.<br />
Gençliğin kavgasını &#8220;antiemperyalist&#8221; kavga olarak adlandıran Denizler ulusal kurtuluş savaşçıları olarak emperyalistlerin düşmanıdırlar. Bu yüzden Batıcı rejimin desteğiyle Devrimci gençler, ulusal kurtuluş savaşçıları, Atatürk&#8217;ün izindekiler idam edilmiştir. Mesaj elbette emperyalistleredir: Senin yanındayız ve düşmanlarına saldırıyoruz.<br />
Türkiye&#8217;yi bugüne getiren süreç Denizler gibi ulusal kurtuluş mücadelesinde kararlı gençler varken olanaklı değildi. Onlar var oldukça Türkiye’yi emperyalistlere bağlayan ip bir yerde mutlaka kopacaktı. Bu yüzden Türkiye&#8217;yi emperyalistlere bağlayan ip Denizlerin boğazına dolandı.<br />
Denizlerin idamının ne anlama geldiği bugün Türkiye’de daha da anlam kazanıyor. Devrimci gençlik hareketinin o dönemde istediği: Emperyalistlerin tahakkümünden kurtulmuş, kendi halkının iradesiyle yönetilen bir Türkiye’dir. Yani &#8220;Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye&#8221;. Denizlerin idam kararıyla, aslında, idam fetvası verilen “Bağımsız Türkiye Özlemi”dir.<br />
Bugün Türkiye 60&#8242;lı yıllarda olduğundan daha fazla emperyalizme bağımlıdır. Türkiye&#8217;nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü ABD ve AB&#8217;nin emperyalist çıkarları daha fazla tehdit ediyor.<br />
Atatürk&#8217;ün yolundan yürümeyen siyasal düşünceler giderek güçlendi. Öyle ki Denizlerin idamından bu yana Atatürk düşmanı olduğunu gizlemeyenler yönetim kadrolarında yer alabiliyorlar. İşte Denizler böyle bir gidişi gördükleri ve ona karşı mücadele ettikleri için hedef haline geldiler. Bunun Batı işbirlikçileri açısından ne kadar yerinde bir tespit olduğunu ise Türkiye&#8217;nin geldiği son nokta açıkca gösteriyor.<br />
6 Mayıs 1972&#8242;de darağaçlarında son soluklarında bile “Tam bağımsız Türkiye” diye haykıran üç fidanın devrimci düşünceleri ilk gün sıcaklığında yüreğimizde, bilincimizde, vicdanımızda yaşadı, yaşıyor.<br />
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE&#8230; Sevdanız sevdamızdır.<br />
Birleşik Kamu İş Dönem Sözcüsü<br />
Eğitim-iş Antalya Şube Başkanı<br />
Mehmet BALIK</p>
<div class="shr-publisher-14148"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/uc-fidani-aniyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİRLİĞE ÇAĞRI</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/birlige-cagri/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/birlige-cagri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 May 2011 16:56:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[BEÇ-SEN]]></category>
		<category><![CDATA[Maksut BALMUK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14141</guid>
		<description><![CDATA[Bağımsız Eğitim Çalışanları Sendikası (BEÇ-SEN) Genel Başkan Yardımcısı Kadir Kara Bağımsız hareket etme özgürlüğünü seven sendikacılara birlik çağrısı yaptı.
Kadir Kara yaptığı yazılı açıklamada: “Türkiye’deki memur sendikacılığının gelişebilmesi ve kabul görebilmesi, sendikacılığın siyasi görüş ve ideolojiden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsız Eğitim Çalışanları Sendikası (BEÇ-SEN) Genel Başkan Yardımcısı Kadir Kara Bağımsız hareket etme özgürlüğünü seven sendikacılara birlik çağrısı yaptı.<span id="more-14141"></span></p>
<p>Kadir Kara yaptığı yazılı açıklamada: “Türkiye’deki memur sendikacılığının gelişebilmesi ve kabul görebilmesi, sendikacılığın siyasi görüş ve ideolojiden uzak olabilmesine ve farklı fikirleri aynı amaç altında toplayabilmesine bağlıdır.” Dedi. Kara açıklamasında şunları söyledi: “Türkiye’de memur sendikacılığını 12 Eylül öncesi ve sonrası diye ikiye ayırmak gerekir.12 Eylül 1980 öncesi memur sendikacılığı ideolojilere ve siyası kamplaşmalara hizmet etti.1992 yılında başlayan 12 Eylül sonrası memur sendikacılığı, sendikalara yasal olarak üye olabilecek memurların yarısını içine alan çok güçlü bir yapıya kavuştu. Fakat sendikalarımız üye bakımından güçlü olsalar bile yaptırım güçleri son derece zayıftır. Bunda en önemli etken sendikalarımızın partilere ve ideolojilere gönüllü arka bahçelik yapmalarıdır. Sendikalarımız tarafsızlık konusunda maalesef iyi bir sınav verememişlerdir.”</p>
<p>Bağımsız Eğitim Çalışanları Sendikası (BEÇ-SEN Genel Başkan Yardımcısı Kadir Kara eğitim sendikacılığını siyasi ve ideolojik bakış açısından uzaklaştırmak isteyen eğitimcilere adres olarak Bağımsız Eğitim Çalışanları Sendikası (BEÇ-SEN)’i gösterdi. Son kurulan sendikalarla eğitim iş kolu’ndaki sendika sayısının 25’i aştığını belirten Kadir KARA “Yeni sendikalar kurarak eğitimciler güçlerini zayıflatmasınlar. Gelin birlikte hareket edelim. BEÇ-SEN bağımsız eğitimcilerin bir araya rahatlıkla gelebileceği bir adrestir. Eğitim camiasının internet ortamından tanıdığı <strong>Maksut BALMUK</strong> gibi değerli isimleri sendikamızda görmek istiyoruz.” dedi</p>
<p>Tüm eğitim camiasına saygılarımızla</p>
<p>Kadir KARA</p>
<p>Genel Başkan Yardımcısı</p>
<div class="shr-publisher-14141"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/birlige-cagri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet DOĞRUYOL&#8217;un 1 MAYIS İLE İLGİLİ YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMASI METNİDİR.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ahmet-dogruyolun-1-mayis-ile-ilgili-yaptigi-basin-aciklamasi-metnidir/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ahmet-dogruyolun-1-mayis-ile-ilgili-yaptigi-basin-aciklamasi-metnidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 May 2011 16:53:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kamu-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kamu-Sen İzmir İl Temsilcisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14135</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Kamu-Sen ailesi olarak bizler, hak aramanın, haksızlığa karşı mücadele etmenin, ekmek kavgasının kutsallığına inanırız. Helal kazanç sağlarken hayatını kaybedenlerin şehitlik mertebesinde değerlendirilmesi de emeğin mübarek bir değer olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle, alın terini ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Kamu-Sen ailesi olarak bizler, hak aramanın, haksızlığa karşı mücadele etmenin, ekmek kavgasının kutsallığına inanırız. Helal kazanç <span id="more-14135"></span>sağlarken hayatını kaybedenlerin şehitlik mertebesinde değerlendirilmesi de emeğin mübarek bir değer olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle, alın terini akıtıp, evine ekmek götürme telaşında olan çalışanlarımızın, hak ettiği saygıyı görmesi ve emeğinin karşılığını alması da bir gerekliliktir.</p>
<p>Çalışanın hakkını alması için verdiğimiz mücadelede, sesimizin daha gür çıkması, sorunlarımızın gündeme getirilmesi ve çözüm yollarının bulunması konusunda 1 Mayıs&#8217;ın bizler için taşıdığı anlam ve değer, son derece büyüktür.</p>
<p>Mal veya hizmet üretiminde ortaya çıkan toplam gelirden, herkesin adil miktarda pay alamaması, paylaşım sırasında belli grup ya da kişilerin kollanması, gelir dağılımının bozulmasına, haksızlığa ve yersiz zenginleşmeye neden olmaktadır. Haksız kazanç ve yersiz zenginleşmenin sonucunda; açlık ve yoksulluk tehlikesiyle baş başa kalan ve emeğinin karşılığında geçimini sağlamakta güçlük çeken bir toplum ortaya çıkar. Hiç birimiz çalıştığı, çabaladığı halde yoksul olmak istemeyiz. Kimsenin emeğinin sömürülmesine göz yumamayız. Bu noktada ortak çıkarlarımızı korumak için bir araya gelerek, güç birliği yapmamız zorunlu hale gelir. Biz; sendikacılığı maaş pazarlığından çok, haksızlığa karşı verilen mücadelenin bir aracı olarak görürüz. Bu nedenledir ki 1 Mayıs&#8217;ın; emeğinden başka sermayesi olmayan çalışan, işsiz, yoksul, esnaf ve ev hanımlarının bir araya gelerek, haksızlıklar karşısında seslerini yükselttiği ve güç birliği yaptığı gün olması gerektiğine inanırız.</p>
<p>Bilindiği gibi son yıllarda artan işsizlik ve gelir dağılımı adaletsizliği nedeniyle, vatandaşlarımız son derece güç şartlar altında yaşam mücadelesi veriyorlar. Özellikle 2001 yılından sonra ülkemizin ekonomik olarak son derece yüksek bir hızla büyüdüğü iddia edilse de; gelir dağılımda adalet sağlanamadığı için, ekonomik büyümenin kaymağını belli bir kesim yemekte, çalışan ve yoksul kesimin sorunları derinleşmektedir.</p>
<p>Uygulanmakta olan sosyal ve ekonomik politikalar, işsizliği, güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışmayı körüklemekte; taşeronlaşmayı yaygınlaştırmaktadır. İşsizlik nedeniyle çalışanlar da haklarını talep etmekten korkmakta, her iki çalışandan bir tanesi, sosyal güvenceden ve sosyal korumadan faydalanamadan, kayıt dışı olarak istihdam edilmektedir. Sendikal örgütlenmemizin önündeki yasal engeller kaldırılmamakta, memurların grev hakkı yok sayılmakta, Anayasada yer almasına rağmen toplu sözleşme ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmamaktadır. İş kazaları ve meslek hastalıkları her geçen gün artmakta ancak; bu olumsuzlukların önlenmesi için hiçbir tedbir alınmamaktadır. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de çıkarılan kanunlarla, torba yasalarla çalışanların hakları sürekli geriletilmek istenmektedir. Kısacası 21. yüzyıl, çalışanlar için bir kâbusa dönüşmüş durumdadır.</p>
<p>Ülkemiz çalışanları, 1 Mayıs 2011&#8242;i, işte bu olumsuz şartlar altında karşılamaktadır. İçinde bulunduğumuz durum, dünyanın her yerinde, çalışanlara karşı topyekün bir saldırı içinde bulunulduğunu göstermektedir. Bu nedenle en azından yılda bir gün, tüm çalışan örgütleri, aralarındaki rekabeti, anlaşmazlıkları ve görüş ayrılıklarını bir kenara koyup, başka amaçlar peşinde koşmaktan vazgeçip, yalnızca çalışanların sesi olmalıdırlar.</p>
<p>Herkesin; toplumun tüm bireylerinin insan onuruna yaraşır bir hayat sürmesi için çaba sarf etme, ülkemizde adaletin tesis edilmesi için yaşanan olumsuzluklara karşı koyma, daima daha iyiyi, daha güzeli arama zorunluluğu vardır. Bu davranış, bizim inancımızın da temel bir değeri olarak karşımıza çıkmaktadır. İşçisiyle, memuruyla, işsizi ve emeklisiyle hep birlikte büyümesine katkıda bulunduğumuz milli gelirin hakça paylaşılması, sosyal devlet ilkesinin hayata geçirilmesi, ancak adaletsizliğe &#8220;dur&#8221; diyen bireyler ve kurumların çoğalmasıyla mümkün olacaktır. 1 Mayıs, haksızlıklara dur diyebilenlerin bir araya geldiği gün olması nedeniyle, mücadelemizi güçlendirmekte, bizlere umut aşılamaktadır.</p>
<p>Türkiye Kamu-Sen olarak, sendikacılığı, çalışma hayatı temelinde, kutsal bir görev olarak görüyoruz. Bizler, üyemiz olsun olmasın, kimse için ayrıcalık yapmıyor, tüm çalışanların ortak çıkarları için faaliyet yürütüyoruz. Gördüğümüz yanlış uygulamaları örtbas etmenin, haksızlık karşısında susmanın inançlarımızla örtüşen bir davranış olmadığını da biliyoruz. İşte bu nedenle kimseye karşı susmuyoruz. SUSAMAYIZ!</p>
<p>Türkiye Kamu-Sen olarak, 1 Mayıs&#8217;ta bizler,</p>
<p>&#8211;Memurlarımız adına, huzurlu ve insan onuruna yaraşır bir yaşam istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Yıllardır ihmal edilmiş, haksızlığa uğramış memurlarımıza, haklarının iade edilmesini istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Nimette de külfette de adalet istiyoruz. Büyümeden pay istiyoruz. Adil bir gelir dağılımı istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Memurun da vatandaş olduğunun; demokratik, siyasi ve ekonomik hakları olduğunun unutulmamasını istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Artık, memurlarımızın yüzünün gülmesini, geleceğe umutla bakmasını istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Güçlünün haklı olduğu değil; haklının güçlü olduğu bir ülke istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Cumhuriyetimizin bizlere kazandırdığı değerlere saygı duyulan bir ülke istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Özgürlükler alanının genişletildiği, kamu görevlileri ile birlikte tüm çalışanların örgütlenme, toplu sözleşme ve grev haklarını özgürce kullanabildiği bir ülke istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Değerlerimize saygılı, dünya standartlarında bir yaşam tarzı istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Kendisi ve ailesinin, insanca yaşamasına yetecek düzeyde ücret alan kamu çalışanı görmek istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Şeffaf ve adil bir yönetim istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Baskılardan kurtulmuş, çalışma barışını sağlamış, yönetime katılma hakkı olan çalışanlar görmek istiyoruz.</p>
<p>&#8211;Geleceğe güvenle bakan, birbirine saygılı, mutlu, müreffeh bir toplum istiyoruz.</p>
<p>Bilinmelidir ki dünya durdukça; insanlık var oldukça; haklının haksıza karşı verdiği mücadele de sürecektir. Bu davada mutlaka, er ya da geç, Hakk&#8217;ı hak bilip, hakkı savunanların ve dik duranların galip geleceği inancıyla, geleceğe umutla bakıyoruz.</p>
<p>Bu duygular içinde, tüm çalışanlarımızın güç birliği yaptığı, çalışanların tüm haklarını elde ettiği, ayrılıkların bir tarafa bırakıldığı, adalet, dostluk, kardeşlik ve barışın tesis esildiği 1 Mayıslarda buluşmak dileğiyle, tüm çalışanlarımızın Emek ve Dayanışma Gününü kutluyoruz</p>
<p>Ahmet DOĞRUYOL</p>
<p>Türkiye Kamu-Sen İzmir İl Temsilcisi</p>
<p>01.05.2011</p>
<div class="shr-publisher-14135"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ahmet-dogruyolun-1-mayis-ile-ilgili-yaptigi-basin-aciklamasi-metnidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖSYM’nin sehven yaptığı hataların zinciri halka halka büyüyor</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/osym%e2%80%99nin-sehven-yaptigi-hatalarin-zinciri-halka-halka-buyuyor/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/osym%e2%80%99nin-sehven-yaptigi-hatalarin-zinciri-halka-halka-buyuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 May 2011 16:47:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[ALES]]></category>
		<category><![CDATA[YGS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14132</guid>
		<description><![CDATA[ YGS’nin hemen ardından kitapçıklarda şifrelemenin ortaya çıkması, bunun önce yalanlanıp ardından ‘sehven’ bir hata olarak açıklanması, devletin zirvesinin bu hataya sahip çıkması, ardından ALES’te hatalı kitapçıkların basılması, eşitlik ilkesine aykırı olarak YGS’nin fen bilimleri bölümünün ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> YGS’nin hemen ardından kitapçıklarda şifrelemenin ortaya çıkması, bunun önce yalanlanıp ardından ‘sehven’ bir hata olarak açıklanması, devletin <span id="more-14132"></span>zirvesinin bu hataya sahip çıkması, ardından ALES’te hatalı kitapçıkların basılması, eşitlik ilkesine aykırı olarak YGS’nin fen bilimleri bölümünün 8 ilde ve ALES’in de İzmir’de tekrar edilmesine karar verilmesi…</p>
<p>Derken YGS kitapçıklarının incelenmesi bitmiş, fakat henüz YGS soruşturması tamamlanmamışken, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasının ardından, ÖSYM sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verdi ve puanları açıkladı. Fakat bu sefer de ÖSYM sınava özürlü sınıfında giren öğrencilerin puanını yanlış hesapladı. YGS’de 126 puanı olan öğrencinin bir günde puanı 360 puan yükselerek 485’e çıktı. Dolayısıyla barajın altında kalan çok sayıda öğrencinin barajı geçmesi ve tüm sıralamaların yeniden yapılması zorunluluğu gündeme düştü.</p>
<p>Peki, başından beri tümüyle şaibeden ibaret olduğu ortada olan bir sınavın iptal edilmemesi başlı başına düşündürücü değil midir? Birincil görevi güvenilir sınavlar yapmak olan ÖSYM’nin, daha sınav puanlarını bile doğru hesaplayamaması da ‘sehven’ yapılmış bir hata mıdır? Tüm bunlar ÖSYM’nin bundan sonra yapacağı sınavlar için yerleşik bir güvensizlik kaynağıdır. Sırf bu nedenden ötürü bile gururlu davranıp istifa etmesi gereken ÖSYM Başkanı Ali Demir’in bu koltuk ısrarı, beceriksizliğini pekiştirmektedir. Kendini sehven ÖSYM başkanı olarak bulan Ali Demir bu koltuğu çok sevmiş; fakat her şeyi yüzüne gözüne bulaştırmıştır.</p>
<p>Bu sınavdan çıkar sağlayan tek bir kişinin bile olmadığından dem vuran Başbakan, halen yargı sürecinde olan YGS’nin sonuçlarının açıklanması ve üstelik bu sonuçların da yanlış hesaplanmasını nasıl açıklamaktadır? Burada açıkça yargısal sürece bir müdahale söz konusu değil midir? Tartışmalara son vermek adına savcılık, soruşturma ile ilgili raporunu bir an önce açıklamalı ve kamuoyunu bilgilendirmelidir.</p>
<p>Atatürk, Cumhuriyet’in fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakter ve kişilik sahibi koruyucular gereksindiğini söylerken; bu yüce ideale, belli kesimlerin istismar politikalarının kendine taraftar toplama ve yetiştirme gayretinin gölge düşürmek isteyeceğini öngörmüş, Türk gençliğini içerden ve dışarıdan gelecek tehditlere karşı uyarmıştır. Türk gençliği amacına, Atatürk’ün bıraktığı yüksek ideale durmadan, yorulmadan yürüyecektir. Bugün geleceklerini kurmak için girdikleri bir sınavda birilerinin koltuk sevdası yüzünden kaygı ve üzüntü yaşayan gençlerimiz için, bu idealin önündeki en büyük engel olan ÖSYM Başkanı Ali Demir ve ekibi, şifrelerini ve mektuplarını alıp, koltuklarından kalkıp gitmelidirler.</p>
<p>Mehmet Balık</p>
<p>Eğitim-iş Antalya Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-14132"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/osym%e2%80%99nin-sehven-yaptigi-hatalarin-zinciri-halka-halka-buyuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konfederasyonlar: 1 Mayıs Şölen Havasında Kutlanacak</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/konfederasyonlar-1-mayis-solen-havasinda-kutlanacak/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/konfederasyonlar-1-mayis-solen-havasinda-kutlanacak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 22:18:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[emeklileri]]></category>
		<category><![CDATA[Günay Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[H. Bayram Tonbul]]></category>
		<category><![CDATA[işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[işsizleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[kamu emekçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Memur-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[meslek sahipleri]]></category>
		<category><![CDATA[sendikal]]></category>
		<category><![CDATA[sendikal yasalar]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14124</guid>
		<description><![CDATA[Konfederasyon yetkilileri, İstanbul Taksim Meydanı’nda ortak kutlanacak olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları öncesi alınan tedbirler hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’yu makamında ziyaret etti.
Toplantıya, Konfederasyonumuz Memur-Sen’i temsilen Memur-Sen Genel ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Konfederasyon yetkilileri, İstanbul Taksim Meydanı’nda ortak kutlanacak olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları öncesi alınan tedbirler hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere İstanbul Valisi Hüseyin Avni<span id="more-14124"></span> Mutlu’yu makamında ziyaret etti.</p>
<p>Toplantıya, Konfederasyonumuz Memur-Sen’i temsilen Memur-Sen Genel Sekreteri Günay Kaya ve Memur-Sen Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri H. Bayram Tonbul, 1 Mayıs Tertip Komitesi üyeleri ve İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın katıldı.</p>
<p>Mutlu: 1 Mayıs’ta Emekçilerimize Güzel Bir Gün Diliyorum</p>
<p>İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarının Taksim’de yapılması konusunda işbirliği içinde bulunmayı kararlaştırdıklarını söyledi. Mutlu, “Sendikalarımızın genel başkanlarıyla emniyetin de iştirakiyle bir değerlendirme toplantısı yaptık. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ile ilgili son bilgilerimizi paylaşarak, bu günün kutlanması konusunda işbirliğimizi bir kez daha gözden geçirdik. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarının Taksim’de yapılması konusunda işbirliği içinde bulunmayı kararlaştırdık” dedi.</p>
<p>1 Mayıs’ta Taksim alanında bulunacak bütün emekçilerin güzel bir gün geçirmesini dileyen Vali Mutlu, İstanbul’un o günü güzel bir şölen günü olarak, bir emek günü olarak en iyi şekilde değerlendireceğini arzu ettiğini kaydetti.</p>
<p>“Bundan hem ülkemizin demokrasisi hem de sivil toplumu ve emek dayanışması çok büyük kazanç ile çıkacaktır” diyen Mutlu, sendika başkanlarıyla ve tertip komitesinin diğer üyeleriyle taleplerini ve dikkat edilmesi gereken hususları paylaştıklarını belirterek, şöyle konuştu:</p>
<p>“Alandaki tertip, düzen tamamen kendileri tarafından yürütülecektir. Dikkat edilmesi gereken hususları kendileriyle paylaştık. Ama organizasyon tamamen kendilerine aittir. Biz güvenlikle ilgili tedbirlerimizi alacağız. Meydan kendi planlamaları dahilinde, o gün kutlamalara açık olacak. Meydana çıkacak gruplarla ilgili bütün değerlendirmeleri arkadaşlarımıza bıraktık. Biz Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlamak arzusunda içinde olan herkese Taksim’de yer olduğunu düşünüyoruz.”</p>
<p>Memur-Sen: 1 Mayıs’ın Bir Şölen Havası İçerisinde Kutlanmasından Yanayız</p>
<p>Memur-Sen Genel Sekreteri Günay Kaya, 1 Mayıs’ın korku ve gerilim günü olarak anılmasını istemediklerini vurgulayarak, 1 Mayıs’ın bir şölen havası içerisinde kutlanmasından yana olduklarını belirtti.</p>
<p>1 Mayıs Ortak Bildirisi</p>
<p>1 Mayıs Emekçilerin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü Kutlu Olsun</p>
<p>Bizler bu ülkenin işçileri, kamu emekçileri, meslek sahipleri, emeklileri, işsizleri, yoksulları, kadınları, gençleri olarak, tüm dünya emekçileriyle birlikte 1 Mayıs alanlarında, emeğin bayramındayız.</p>
<p>Barış için, özgürlük için, demokrasi için, saygın bir iş için, savaşsız bir dünyada sömürüsüz, baskısız, insan onuruna yaraşır bir yaşam için birlikteyiz. Sosyal adalet, eşitlik, bağımsızlık ve sendikal haklarımız için 1 Mayıs 2011’de, başta Taksim olmak üzere tüm alanlarda, omuz omuzayız.</p>
<p>1 Mayıs 2011’i güvencesiz, esnek, kuralsız çalışmanın, taşeronlaşmanın yaygınlaştırıldığı koşullarda karşılıyoruz. Emekçilerin yarısı kayıt dışında çalışıyor, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller korunuyor ve örgütlenen işçiler işten atılıyor. İş kazası adı verilen iş cinayetleri durmak bilmiyor. Torba Yasa ile her alanda emekçilerin hak ve çıkarları geriye götürülmek isteniyor.</p>
<p>Biz sosyal adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi istiyoruz. Biz, özgürlükçü, eşitlikçi sivil demokratik bir anayasa ve yasalar için; inanç ve düşünce özgürlüğü için sesimizi yükseltiyor, özgürlükten, demokrasiden ve sosyal devletten vazgeçmeyeceğimizi bildiriyoruz.</p>
<p>1 Mayıs’ta Alanlardan Bir Kez Daha Hükümete ve İşverenlere Sesleniyoruz;</p>
<p>İşsizliğin önlenmesini, kıdem tazminatı hakkımızın korunmasını, esnek, kuralsız ve güvencesiz çalışma biçimlerinden vazgeçilmesini istiyoruz.</p>
<p>İşsizlik Sigortası Fonu’nun amacı dışında kullanılmasına karşı çıkıyoruz.</p>
<p>Sağlık ve sigorta alanındaki mağduriyetlerimizin giderilmesini istiyoruz.</p>
<p>Asgari ücretin insan onuruna yakışır olmasını, vergi adaletsizliğinin giderilmesini istiyoruz.</p>
<p>İş cinayetlerinin önlenmesini, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılmasını istiyoruz.</p>
<p>Taşeronlaşma ve kayıt dışı ekonominin engellenmesini, özelleştirmelerin durdurulmasını istiyoruz.</p>
<p>Anti demokratik sendikal yasaların değiştirilmesini, toplu pazarlık ve örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz.</p>
<p>Kürt sorununun demokratik ve barışçıl bir şekilde çözümünü; din, vicdan ve düşünce özgürlüğünün toplumun tüm kesimlerine hakim kılınmasını istiyoruz.</p>
<p>Cezaevlerindeki yaşam koşullarının insan onuruna yakışır bir şekilde iyileştirilmesini, ağır hastaların tahliye edilmesini istiyoruz.</p>
<p>Doğal yaşamın korunmasını ve ekolojik çevrenin katline son verilmesini istiyoruz.</p>
<p>Kadına yönelik şiddetin engellenmesini, istihdamda kadın emeğine daha çok yer verilmesini istiyoruz.</p>
<p>Engellilerin toplumsal yaşama eşit bireyler olarak katılmasının sağlanmasını istiyoruz.</p>
<p>ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda güvenlik ve adaletin kuşkulara yer bırakmayacak şekilde sağlanmasını istiyoruz.</p>
<p>Biz, 1 Mayıs 1977’nin aydınlatılmasını ve kaybettiklerimizin faillerinin bulunmasını, adalet önüne çıkarılmasını istiyoruz.</p>
<p>Biz, Arap halklarının demokrasi mücadelesini destekliyor, onlara yapılan tüm anti demokratik müdahaleleri kınıyoruz.</p>
<p>İşçiler, Kamu Emekçileri, Emekliler, İşsizler, Yoksullar, Kadınlar, Gençler,</p>
<p>EMEK, BARIŞ, ÖZGÜRLÜK ve DEMOKRASİ İÇİN HAYDİ 1 MAYIS’A!</p>
<p>1 MAYIS BİRLİK, MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ TÜM EMEKÇİLERE KUTLU OLSUN</p>
<p>TÜRK-İŞ • HAK-İŞ • DİSK • MEMUR-SEN • KESK • TMMOB • TTB • TEB</p>
<div class="shr-publisher-14124"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/konfederasyonlar-1-mayis-solen-havasinda-kutlanacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖSYM YGS Sonuçlarını Alelacele Açıklayarak Yeni Sorunlara Zemin Hazırlamıştır!</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/osym-ygs-sonuclarini-alelacele-aciklayarak-yeni-sorunlara-zemin-hazirlamistir/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/osym-ygs-sonuclarini-alelacele-aciklayarak-yeni-sorunlara-zemin-hazirlamistir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 22:12:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[ALES]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[YGS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14121</guid>
		<description><![CDATA[YGS’de yaşanan şifre skandalından sonra sınavın akıbetinin ne olacağı sorusu milyonlarca insanı beklentiye sevk etmiştir. Her geçen gün ortaya çıkan farklı skandallarla gelişen süreci, ÖSYM’nin alelacele sonlandırması da daha derin sorunlara zemin hazırlamıştır.Bilindiği üzere sendikamız ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YGS’de yaşanan şifre skandalından sonra sınavın akıbetinin ne olacağı sorusu milyonlarca insanı beklentiye sevk etmiştir. Her geçen gün ortaya çıkan farklı skandallarla gelişen süreci, ÖSYM’nin alelacele sonlandırması da daha derin sorunlara zemin hazırlamıştır.<span id="more-14121"></span>Bilindiği üzere sendikamız KPSS, YGS ve son olarak ALES’te yaşananları yakından takip etmektedir. Bu süreç içerisinde ortaya çıkan skandallara ve sınav sistemine karşı çeşitli şekillerde tepkimizi dile getirmiş ve konuyla ilgili kurumlara önerilerimizi iletmiş olmamıza rağmen sürece dair çözücü herhangi bir adım atılmamıştır. Skandalların ilk ortaya çıkışından itibaren sürecin üzeri kapatılmaya çalışılmış ve çeşitli şekillerde demokratik tepkilerini gösterenler tehdit edilmiştir. Bu atmosfer içerisinde dahi, toplumdaki gerçeklerin ortaya çıkarılması beklentisi devam ederken, ÖSYM’nin yangından mal kaçırırcasına, ilerde oluşabilecek sonuçları düşünmeden YGS sonuçlarını açıklaması akıllarda bir çok soru işareti yaratmıştır. Ayrıca YGS sonuçlarının alelacele yayınlanmasına sebebiyet verdiği ve net açıklamalarda bulunmadığı için savcılık makamı da güvensizlik duyulan kurumlar arasına girmiştir. Şöyle ki,</p>
<p>· YGS sonuçlarının açıklanmasına ve üç kez ertelenen LYS başvurularının başlatılmasına gerekçe olan gelişme nedir? Savcılık makamıyla ÖSYM arasında nasıl bir iletişim vardır ve bu görüşme ile ne olmuştur da YGS sonuçları açıklanmıştır?</p>
<p>· Savcılık sınavın açıklanması için talimat vermiş midir? Verdiyse hangi yetkiye dayanarak bu talimatı vermiştir?</p>
<p>· Savcılık makamı hangi konularda, nasıl bir yöntem izleyerek, hangi alan uzmanları ile bir çalışma yürüttüğünü ve hangi verileri elde ettiğini açık ve şeffaf bir şekilde neden kamuoyu ile paylaşmamıştır ? KPSS’deki kopya skandalında kamuoyuna da yansıyan oldukça güçlü ve somut deliller ve bilgiler mevcutken, neden halen bir sonuç alınamamıştır ?</p>
<p>· YGS’nin yok sayılması için daha ne tür gerekçelerin oluşması bekleniyor ? Çünkü YGS, eğitim bilimi çerçevesinde, konu/tema birliğinin sağlanması, soruların kolaydan zora doğru sıralanması ve sayılarla ifade edilen seçeneklerin küçükten büyüğe veya büyükten küçüğe doğru sıralanması gibi bir çok temel kriteri sağlayamamaktadır. Dolayısıyla kişiye özgü soru kitapçığı bazı adayların lehine bazı adayların ise aleyhine sonuçlar doğurmuştur. Ayrıca YGS sonuçlarıyla bir adım sonrasını belirleyecek adayların sınav kitapçıklarındaki eşitsiz dağılım sebebiyle de gelecekleri olumsuz etkilenmiştir.</p>
<p>· Ankara İdare Mahkemesi 4 Mayıs’a kadar ÖSYM’den savunma beklemektedir. Neden bu süreç göz ardı edilmiştir. Mahkemeden sınavın iptali kararı çıkarsa bunun sorumluluğunu ÖSYM alacak mıdır? Böylesi bir karar çıkarsa gençlerimize yaşatılanların hesabını kim verecektir?</p>
<p>· Cezaevlerinde gerçekleştirilen YGS’de Fen alanı ÖSYM tarafından iptal edilmiştir. Bu durum merkezi sınavın eşitlik ilkesini ortadan kaldıracak ve her iki tarafı da olumsuz etkileyebilecek sonuçlar yaratacaktır. Yeni soruların niteliği elbette ki farklı olacaktır. Bu nitelik farkı gibi tek bir alandan sınava girmenin psikolojik etkisi ile diğer adayların yaşadıkları da birbirinden başka olacaktır. Bu durum Fen alanında sınava gireceklerle diğer adaylar arasında avantaj ya da dezavantaj şeklinde eşitsizliğe hizmet edecektir. Bu çerçevede yenilenen sınava ilişkin LYS sonrası yargı denetiminden iptal kararı çıkarsa ne olacaktır ? ÖSYM bu süreç hakkında ne planlamaktadır?</p>
<p>· Bilindiği üzere TBMM’de 17 Şubat 2011 tarihinde ÖSYM yeniden yapılandırılmış, 03 Mart 2011 tarihinde de bu kanun resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. ÖSYM yeniden düzenlenirken kanunun 3. maddesi ile sınavı kısmen ya da tamamen iptal yetkisinin kuruma verilmesinde yaşanan süreç öngörülerek mi hareket edilmiştir?</p>
<p>Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki bu sorular cevaplanmadığı müddetçe YGS ve sınav sistemi üzerindeki şaibeler ortadan kalkmayacaktır. Bilinmelidir ki yaklaşan genel seçimler öncesinde yangından mal kaçırırcasına alınan politik kararlarla gençlerimizin eğitim geleceğinin ortadan kaldırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Sendikamız gerçekler tüm yönleriyle aydınlatılıncaya kadar bu sürecin yakından takipçisi olmaya devam edecektir.</p>
<p>Eğitim Sen</p>
<div class="shr-publisher-14121"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/osym-ygs-sonuclarini-alelacele-aciklayarak-yeni-sorunlara-zemin-hazirlamistir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Büyükşehir Belediye Memurları basın açıklaması ve skeç yapacaktır.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/istanbul-buyuksehir-belediye-memurlari-basin-aciklamasi-ve-skec-yapacaktir/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/istanbul-buyuksehir-belediye-memurlari-basin-aciklamasi-ve-skec-yapacaktir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Apr 2011 14:48:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[OSMAN BAĞCI]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal denge sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yerel Hizmet-Sen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14113</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye Memurları fert başına düşen gayri safi milli geliri dağıtımı ile Sosyal denge sözleşmesi ve ekonomik refahın artırılması talebinde saraçhane Büyükşehir Belediyesi önünde basın açıklaması ve skeç yapacaktır.
YER: Saraçhane İstanbul Büyükşehir Belediye Önü ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Memurları fert başına düşen gayri safi milli geliri dağıtımı ile Sosyal denge sözleşmesi ve ekonomik refahın artırılması talebinde saraçhane Büyükşehir Belediyesi önünde basın açıklaması ve skeç yapacaktır.</p>
<p>YER: Saraçhane İstanbul Büyükşehir Belediye Önü Fatih /İstanbul</p>
<p>TARİH: 29.04.2011</p>
<p>SAAT: 12.00</p>
<p>GSM:0542 5128739</p>
<p>TÜRK YEREL HİZMET SEN</p>
<p>İTFAİYE ŞUBE BAŞKANI</p>
<p>OSMAN BAĞCI</p>
<div class="shr-publisher-14113"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/istanbul-buyuksehir-belediye-memurlari-basin-aciklamasi-ve-skec-yapacaktir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya İş Sağlığı Ve Güvenliği Günü’nde İş Kazalarında Hayatlarını Kaybeden Meslektaşlarımızı Saygıyla Anıyoruz.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/dunya-is-sagligi-ve-guvenligi-gunu%e2%80%99nde-is-kazalarinda-hayatlarini-kaybeden-meslektaslarimizi-saygiyla-aniyoruz/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/dunya-is-sagligi-ve-guvenligi-gunu%e2%80%99nde-is-kazalarinda-hayatlarini-kaybeden-meslektaslarimizi-saygiyla-aniyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Apr 2011 14:41:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[ILO]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslar arası Çalışma Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz DEMİRKOL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14110</guid>
		<description><![CDATA[Bugün 28 Nisan, Uluslar arası Çalışma Örgütü ILO tarafından ilan edilen “Dünya iş sağlığı ve güvenliği günü.” Dünyada her yıl 2 milyondan fazla çalışanın iş kazaları ve meslek hastalığından yaşamını yitirmesi nedeniyle 2001 yılından bu tarafa ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün 28 Nisan, Uluslar arası Çalışma Örgütü ILO tarafından ilan edilen “Dünya iş sağlığı ve güvenliği günü.” Dünyada her yıl 2 milyondan fazla çalışanın iş kazaları ve meslek hastalığından yaşamını yitirmesi nedeniyle 2001 yılından bu<span id="more-14110"></span> tarafa ilan edilen ve 2003 yılından bugüne kadar dünyanın her tarafında koruyucu sağlık ve güvenlik kültürünü oluşturmak için çeşitli temalarla kutlanmaktadır. Bu yıl belirlenen tema “İşyerlerindeki kazaları önleyecek ve düzenli bir iyileşme sağlayacak olan iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemidir”</p>
<p>Ülkemiz iş sağlığı ve güvenliğinde önemli sorunlar yaşayan bir ülkedir. İstatistiklere göre iş kazalarında Avrupa&#8217;da birinci, dünyada ise üçüncü sırada yer almaktadır.</p>
<p>Sizlerinde yakından takip ettiği üzere “neo liberal” AKP iktidarıyla birlikte demiryollarında kazalar ve iş kazaları tavan yapmış, sendikamız iş sağlığı ve güvenliğini yok sayan uygulamalar öncesinde ve sonrasında yaptığı basın açıklamalarıyla konuyu kamuoyu ile paylaşarak gerekli uyarıları yapmış, önleyici tedbirlerin alınmasını talep etmişti. Ancak yapmış olduğumuz uyarılar ve taleplerimiz dikkate alınmamış AKP bürokratları bildiklerini okumaya hem yolcuların hem de çalışanların hayatıyla oynamaya devam etmiştir. Bunun bedeli ise çok ağır olmuş dünyanın en güvenli ulaşım sistemi olan demiryolları ülkemizde kazalarla, ölümlerle anılır olmuştur.</p>
<p>Demiryollarında çalışan personel sayısı hızlı bir şekilde azalmaktadır. Bakanlar Kurulunun aldığı karar doğrultusunda TCDD’den her ne sebeple ayrılan olursa olsun (Emekli, istifa, memuriyetten atılma, vefat vb) ayrılanların % 10’u kadar TCDD’ye memur alınabilmektedir. Bir yıl içinde 100 memurun ayrılması halinde 100 memurun yerine sadece 10 memur alınabilmektedir. Yerine alınmayan 90 memurun işi diğer personelin üzerine yüklenmektedir. Yine personel eksikliğini gidermek için başvurulan yöntemlerden biriside dışarıdan hizmet alımı yani taşeron sisteminin yaygınlaştırılmasıdır.</p>
<p>Personel eksikliği nedeniyle var olan işlerin yürütülmesi “az adamla çok iş” mantığıyla kuralsız ve esnek çalışma sistemi dayatılarak, çalışma süreleri artırılarak</p>
<p>uygulanmaktadır. Yapılan mevzuat değişiklikleri ile çalışanlara yeni görevler yüklenmekte ve bu görevlerin yapılması istenilmektedir.</p>
<p>İş Kanunu’na göre, işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymak yükümlülüğündedir</p>
<p>Bugün ülkemizde ise AKP iktidarı iş sağlığı ve güvenliğini yok sayarak uyguladığı politikalar sonucu, “madenlerde”, “tersanelerde”, “sanayi sitelerinde”, “fabrikalarda” yaşanan iş kazaları, kaza olmaktan çıkmış kitlesel iş cinayetlerine dönüşmüştür. Buna paralel Demiryollarında yeniden yapılanma süreciyle politika haline getirilen “az adamla çok iş” uygulamasıyla sadece 2007 yılından bu yana en son çalışma arkadaşımız Ahmet AKAY’ın 12 Mart 2011 tarihinde manevra esansında feci şekilde ölümüyle birlikte 12 arkadaşımız iş cinayetleri sonucu hayatını kaybetmiştir. Yine bu süreçte 82 çalışma arkadaşımızın yaralanması sonucu hem bedensel ve ruhsal bütünlükleri zarar görmüştür.</p>
<p>Demiryollarında oluşan bu acı tablonun sorumlusu, sendikamızın ısrarına rağmen gerekli önleyici iş güvenlik tedbirlerini almayan, taleplerimize kulaklarını tıkayan ve uyarılarımızı görmezden gelmekte ısrar eden yönetim anlayışıdır. Sendikamız gerek yazılı gerekse de şifahen defalarca uyarılarını yapmış, gerekli önleyici güvenlik önlemlerini almasını talep etmiştir. Ancak yönetimin duyarsız kalması sonucu sendikamız ölümlerin son bulması için çeşitli eylem ve etkinlikler gerçekleştirmişti.</p>
<p>Yaşanan meslek hastalıkları ve meydana gelen kazalar bilimsel çalışmalarla incelenmeli, sonuçlarına yönelik önleyici çalışmalar hayata geçirilmelidir.</p>
<p>İş sağlığı ve iş güvenliği konusunda bir kültür oluşturulmalı, çalışanların temsilcileri ve işveren eğitim çalışmalarını hayata geçirmelidir.</p>
<p>İnsanı özne olmaktan çıkaran, çalışanların sağlığını ve iş güvenliğini ortadan kaldıran tüm uygulamalara son verilmelidir.</p>
<p>Bu cinayetler kader değildir. Dünyada ve ülkemizde milyonlarca insanın hayatına mal olan iş kazaları ve iş hastalıkları tek amacı kar hırsı olan vahşi kapitalizmdir.</p>
<p>Bugün bir kez daha “Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü” nedeniyle hem AKP iktidarını hem de başta TCDD olmak üzere işkolumuzda bulunan kurum yöneticilerini gerekli önleyici tedbirleri alarak bu iş cinayetleri durdurmaya çağırıyor, iş kazalarında hayatlarını kaybeden meslektaşlarımızı ve diğer bütün emekçileri saygıyla anıyoruz.</p>
<p>Yavuz DEMİRKOL</p>
<p>Genel Başkan</p>
<div class="shr-publisher-14110"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/dunya-is-sagligi-ve-guvenligi-gunu%e2%80%99nde-is-kazalarinda-hayatlarini-kaybeden-meslektaslarimizi-saygiyla-aniyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ADANA EĞİTİM İŞ İsa KAYADAN&#8217;la Güven Tazeledi.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/adana-egitim-is-isa-kayadanla-guven-tazeledi/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/adana-egitim-is-isa-kayadanla-guven-tazeledi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 17:11:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Abdurrahman GÜNDEŞLİOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Abuzer YILDIZTEPE]]></category>
		<category><![CDATA[Adana Egitim İş]]></category>
		<category><![CDATA[Belgin Işık ÜNAL]]></category>
		<category><![CDATA[Halil KESKİN]]></category>
		<category><![CDATA[İsa KAYADAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal BOZKURT]]></category>
		<category><![CDATA[M. Akif ALTIPARMAK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14103</guid>
		<description><![CDATA[3. Olağan Şube Genel Kurulu sonrası seçilen Şube Yönetim Kurulu 27.04.2011 tarihinde M. Akif Altıparmak başkanlığında toplanarak, görev dağılımı yapmıştır.
Basına ve kamuoyuna duyurulur.
Görev dağılımı aşağıdaki gibidir.
ŞUBE YÖNETİM KURULU
Şube Başkanı: İsa KAYADAN
Şube Sekreteri: Abdurrahman GÜNDEŞLİOĞLU
Şube Örgütlenme ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>3. Olağan Şube Genel Kurulu sonrası seçilen Şube Yönetim Kurulu 27.04.2011 tarihinde M. Akif Altıparmak başkanlığında toplanarak, görev dağılımı yapmıştır.<span id="more-14103"></span><br />
Basına ve kamuoyuna duyurulur.</p>
<p>Görev dağılımı aşağıdaki gibidir.</p>
<p>ŞUBE YÖNETİM KURULU</p>
<p>Şube Başkanı: İsa KAYADAN<br />
Şube Sekreteri: Abdurrahman GÜNDEŞLİOĞLU<br />
Şube Örgütlenme Sekreteri: Belgin Işık ÜNAL<br />
Şube Mali Sekreteri: Kemal BOZKURT<br />
Şube Eğitim Sekreteri: Abuzer YILDIZTEPE<br />
Şube Özlük Hukuk Sekreteri: M. Akif ALTIPARMAK<br />
Şube Basyın Yayın Sekreteri: Halil KESKİN</p>
<div class="shr-publisher-14103"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/adana-egitim-is-isa-kayadanla-guven-tazeledi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYDİ, AYYILDIZLI BAYRAĞINI AL 1 MAYIS’A GEL!</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/haydi-ayyildizli-bayragini-al-1-mayis%e2%80%99a-gel/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/haydi-ayyildizli-bayragini-al-1-mayis%e2%80%99a-gel/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 16:14:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[BİRLEŞİK BÜRO İŞ ANTALYA İL TEMSİLCİLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[BİRLEŞİK KAMU İŞ ANTALYA ŞUBELER PLATFORMU]]></category>
		<category><![CDATA[BİRLEŞİK SAĞLIK İŞ ANTALYA İL TEMSİLCİLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM-İŞ ANTALYA ŞUBESİ]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM ORMAN İŞ ANTALYA İL TEMSİLCİLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[YEREL İŞ ANTALYA İL TEMSİLCİLİĞİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14079</guid>
		<description><![CDATA[AKP iktidarı, ABD ve AB’nin talimatları doğrultusunda hesaplaşmaya giriştiği ATATÜRK devrimlerinin ve Laik,
demokratik, sosyal, hukuk devletimizin, Cumhuriyetimizin temellerini sarsarken aynı zamanda ekonomisini de emperyalistlere teslim ediyor. KİT’leri sattılar, tarımı çökerttiler. On binlerce esnaf kepenk kapattı, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AKP iktidarı, ABD ve AB’nin talimatları doğrultusunda hesaplaşmaya giriştiği ATATÜRK devrimlerinin ve Laik,<br />
demokratik, sosyal, hukuk devletimizin, Cumhuriyetimizin temellerini sarsarken aynı zamanda ekonomisini de <span id="more-14079"></span>emperyalistlere teslim ediyor. KİT’leri sattılar, tarımı çökerttiler. On binlerce esnaf kepenk kapattı, binlerce fabrika üretime son verdi. İşsiz sayısı 7 milyona vardı. Sağlık ve eğitim bile artık parayla satılır oldu. Dershanelere 1-4 bin lira arasında para yatıran veliler kopya skandalıyla ne yapacaklarını bilemez oldular .Binlerce üniversite mezunu sokaklarda dolaşıyor. Bu dramı halkımıza yaşatanları hiç unutmayacağız; keser döner sap döner, gün gelir hesap döner…<br />
AKP iktidarının her alanda yarattığı korku, sindirme ve boyun eğdirme havası toplumun en duyarlı olması gereken örgütlükesimlerinde de görülmekte sendikalar sarılaştırılarak teslim alınmaktadır Birleşik Kamu-İş emekçilerimize umut olan, ırkçılık, gericilik ve bölücülük rüzgârlarına bent olan; işbirlikçi ve teslimiyetçi kuşatmaya karşı kararlıca direnen, mücadele eden, “Vatan aşkını söylemekten korkar hale gelmektense ölmek iyidir” diyen! …<br />
Bizler BİRLEŞİK KAMU İŞ konfederasyonuna bağlı altı sendikada ( EĞİTİM İŞ, BİRLEŞİK SAĞLIK İŞ, BİRLEŞİK<br />
BÜRO İŞ, YEREL İŞ, KÜLTÜR SANAT İŞ ve TARIM ORMAN İŞ) örgütlü bulunan kamu işgörenleri olarak Antalya yerelinde de 1 MAYIS’ta alanlarda olacağız. Ülke ekonomisi gün geçtikçe daha da kötüye gitmekte, bataklığa doğru sürüklenmektedir. Halkımızı açlığa mahkûm edenler ise tam bir lale devri yaşıyorlar. Bizim çocuklarımız iş bulamayıp, kahvelere mahkûm edilirken, onların tek bir çocuğu işsiz ve parasız değildir. Bırakalım işsiz olmalarını, her birinin oğlu, kızı, damadı, gelini yurtdışında eğitim görüp, emperyalist veya işbirlikçi holdinglerin tepe noktalarında bol sıfırlı maaşlarla, yönetici yapıldılar.! Bunun için taleplerimizi 1 MAYIS ALANI’NDA binler olup haykıralım:</p>
<p>12 Haziranda AKP’ye dur demek için, işsizliği ve taşeron çalışma biçimlerini önlemek için, eğitimin ve sağlığın tamamıyla paralı hale getirilmesini önlemek için, her alanda gerici kadrolaşmayı önlemek için, Sağlıkta reform adı altında devam eden hastane kuyruğu çilelerine ve sağlık masrafı ödenmediği için hastanelerde rehin tutulma zulmüne dur demek için ,sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmak için,grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı ve iş güvencesi başta olmak üzere tüm taleplerimiz için, sosyal devlet uygulamalarının tasfiye edilmesi ve sadakayla yaşayan müritler yaratmayı önlemek için, enerji, şeker, otoyolları, sağlık ve eğitim başta olmak üzere, satılığa çıkarılan kurumlarımıza geri almak için,vatanımıza ve milletimize ve emekçilere yönelen saldırıları durdurmak için; 1 Mayıs Alanı&#8217;nda olmalıyız.<br />
İşte bütün bunlara dur demek için; kimseden çağrı beklemeden bizler, ay yıldızlı bayraklarımız, pankartlarımız ve sloganlarımızla 1 Mayıs Pazar günü saat 13’ te (Eski Köy Hizmetleri Yanı) Güllük TRT Kavşağı’nda olacağız.</p>
<p>HAYDİ, AYYILDIZLI BAYRAĞINI AL 1 MAYIS’A GEL! Birleşik Kamu İş pankartı altında; IRKÇILIĞA,<br />
GERİCİLİĞE, BÖLÜCÜĞE VE EMPERYALİZME KARŞI DİRENEN KAMU İŞGÖRENLERİNİN ONURLU SESİ<br />
OLARAK… Bizim davamız; Kamu işgörenlerinin hakları ve Tam Bağımsızlık Davası. Bu davaya yürekten inanıyoruz!<br />
Yaşasın Emekçilerin Birlik, Dayanışma, Mücadele Günü 1 Mayıs! Yaşasın BİRLEŞİK KAMU İŞ!!!</p>
<p>BİRLEŞİK KAMU İŞ ANTALYA ŞUBELER PLATFORMU<br />
EĞİTİM İŞ ANTALYA ŞUBESİ<br />
BİRLEŞİK SAĞLIK İŞ ANTALYA İL TEMSİLCİLİĞİ<br />
BİRLEŞİK BÜRO İŞ ANTALYA İL TEMSİLCİLİĞİ<br />
YEREL İŞ ANTALYA İL TEMSİLCİLİĞİ<br />
TARIM ORMAN İŞ ANTALYA İL TEMSİLCİLİĞİ</p>
<div class="shr-publisher-14079"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/haydi-ayyildizli-bayragini-al-1-mayis%e2%80%99a-gel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu rezaleti örtbas etmeye çalışmayın!</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/bu-rezaleti-ortbas-etmeye-calismayin/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/bu-rezaleti-ortbas-etmeye-calismayin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 16:06:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Eğitim - Sen İstanbul 5]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14075</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükçekmece bir İlköğretim Okulu&#8217;nda yaşanan ve bugün itibariyle basında genişçe yer bulan 13 yaşındaki 7. Sınıf öğrencisine sırf erkeklerle geziyor diye zorla gebelik testi yaptırıldığı iddialarını sendikamız sınırları içerisinde olduğu için araştırdık. Görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmayı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükçekmece bir İlköğretim Okulu&#8217;nda yaşanan ve bugün itibariyle basında genişçe yer bulan 13 yaşındaki 7. Sınıf öğrencisine sırf erkeklerle geziyor diye zorla gebelik testi yaptırıldığı iddialarını sendikamız sınırları içerisinde olduğu için araştırdık. Görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmayı borç biliyoruz.</p>
<p>Bu rezaleti örtbas etmeye çalışmayın!</p>
<p>Türkiye bu sabaha Büyükçekmece’deki skandalla uyandı. 13 yaşındaki bir kız çocuğu “erkeklerle geziyor” diye okul müdürünün talimatı ile hademe tarafından okulda gebelik testine tabi tutuluyor. Öğrenci yaşadığı travmayı<br />
ailesine anlatınca kıyamet kopuyor!</p>
<p>Aile, kızlarına bu aşağılayıcı durumu reva gören Okul yönetiminden şikayetçi. Savcılık soruşturma başlattı. Öğrenci psikolojik destek alıyor. Hal bu kadar vahimken Büyükçekmece ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri yaptıkları<br />
ilk inceleme sonucunda çocuğun yalan söylediği kanaatine vardıklarını belirtti.</p>
<p>Türk Eğitim &#8211; Sen İstanbul 5 Nolu Şube olarak soruyoruz. Bu derece önemli bir konuda araştırmayı bu kadar kısa sürede nasıl tamamladınız? Olay savcılığa intikal etmiş olmasına rağmen, çocuğun yalan söylediğine hükmettiğinizi açıklayarak,yanlı bir tutum takınıyor ve yargıyı yanlış yönde etkilemiyormusunuz ? Bunu yapmaktaki amaç malum sendikanın üyesi olan müdürü koruma içgüdüsümüdür ?</p>
<p>Türk Eğitim &#8211; Sen İstanbul 5 Nolu Şube olarak,Okul Müdürlerinin görev ve yetkilerini aşarak,gencecik insanların onuru ve psikolojileri ile oynamalarını doğru bulmadığımızı belirtiyoruz.</p>
<p>Fuat YİĞİT</p>
<p>Türk Eğitim-Sen İst 5 No lu</p>
<p>Şube Sekreteri</p>
<div class="shr-publisher-14075"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/bu-rezaleti-ortbas-etmeye-calismayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğudaki Öğretmenler Çakılı Yapılabilir mi?</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/dogudaki-ogretmenler-cakili-yapilabilir-mi/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/dogudaki-ogretmenler-cakili-yapilabilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 15:55:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğudaki Öğretmenler]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşmeli öğretmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14073</guid>
		<description><![CDATA[Hükümetin, seçimler öncesinde yapacağı icraatları hızlandırmak amacıyla hazırladığı Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili tartışmaların odak noktasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın yetkilerinin artırılması var. Ne muhalefet ne de iktidar, söz konusu geniş yetkilendirmenin hangi konuları kapsayacağı ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hükümetin, seçimler öncesinde yapacağı icraatları hızlandırmak amacıyla hazırladığı Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili tartışmaların odak noktasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın yetkilerinin artırılması var.<span id="more-14073"></span> Ne muhalefet ne de iktidar, söz konusu geniş yetkilendirmenin hangi konuları kapsayacağı ve sonuçlarının neler olacağı yönünde kamuoyunu tam olarak bilgilendirmiş değil.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde sözleşmeli personeli kadroyaa geçireceğini belirten Sayın Başbakan, bunu yapabilmek için Kanun Hükmünde Kararname&#8217;nin TBMM&#8217;den geçmesi gereğine işaret etti. Tabii akıllara şu soru da geldi: 2006-Temmuz&#8217;da ilk defa sözleşmeli öğretmen alınırken, bir Kanun Hükmünde Kararname gerekmiş miydi, ki bugün sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesinde bu gerekli olsun?</p>
<p>Söz konusu Kararname ile ilgili basına yansıyan bir diğer husus da şu: Başta Doğu ve Güneydoğu olmak üzere kalkınmada öncelikli bölgelerde kamu hizmeti yürütecek personel sıkıntısını aşmak için yeni bir formül geliştiriliyor. Ayrıntıları tam olarak açıklanmamakla birlikte, bu bölgelere atanan öğretmen ve diğer kamu personelinin belli bir süre görev yapmadan başka yerlere tayin olması her ne gerekçeyle olursa olsun önlenecek.</p>
<p>Bunun sağlanması imkânsızdır diyebiliriz. Çünkü eş durumu, sağlık özrü gibi Anayasal güvence altındaki gerekçelerle tayin istemenin engellenmesi, hukukî zeminde Devlet&#8217;i suçlu duruma düşürecektir. Kanun ve yönetmeliklerle sağlanmaya çalışılacak yasal dayanaklar bile temel hakları güvence altına alan Anayasa karşısında yetersiz kalacaktır. Dolayısıyla birçok kamu personelinin açacağı davada, idarenin atama yapmama işlemi hukuka aykırı bulunacaktır. Mahkeme masrafları ve işgücü kaybıyla ortaya çıkacak fazladan bir yük de Devlet&#8217;in omzuna yükletilmiş olacaktır. Yani devlet zarara uğratılacaktır.</p>
<p>Konuya öğretmenler özelinde bakacak olursak;</p>
<p>2010 yılında zorunlu hizmet affı getirildiğinde, zorunlu hizmet bölgelerindeki pek çok okul öğretmensiz kalmıştır. Zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan öğretmenlerin maaşlarında da herhangi bir farklılık olmadığından batıdaki geniş imkanlardan yararlanmak ve daha rahat koşullarda görev yapmak isteyen öğretmenlerin zorunlu hizmet bölgelerinde gönüllü olarak kalmalarını sağlayacak çok fazla sebep de bulunmamaktadır.</p>
<p>Sözleşmeli öğretmenliğin haklı gerekçelerden doğduğunu söyleyen hükümet ve MEB yetkililerinin, kadrolu öğretmenlerin de zorunlu hizmet bölgelerinde 3 yıl gibi bir süre çakılı duruma getirilmesine çalışmalarına anlam veremiyoruz. Sözleşmelilik veya çakılı görev gibi düşüncelerde ısrar eden yetkililere daha önce de olduğu gibi şu tavsiyelerde bulunuyoruz:</p>
<p>1- Zorunlu hizmet affı gibi popülist, oy toplamaya dönük, ancak kamu yararından uzak icraatları bir daha tekrarlamayın!</p>
<p>2- Zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan öğretmenlerin maaşlarında, görev yerinin zorluk derecesine göre iyileştirmeler yapın!</p>
<p>3- Zorunlu hizmet bölgelerindeki öğretmenlerin barınma, ulaşım, güvenlik gibi sorunlarını -ekonomiye dayalı mazeretler uydurmadan- çözün!</p>
<p>Güven DOĞAN</p>
<p>Anadolu Eğitim Sendikası</p>
<div class="shr-publisher-14073"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/dogudaki-ogretmenler-cakili-yapilabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TATMİN OLANLAR VE OLAMAYANLAR!</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/tatmin-olanlar-ve-olamayanlar/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/tatmin-olanlar-ve-olamayanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 15:52:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Göksel Rıza ÖZKAN]]></category>
		<category><![CDATA[TATMİN OLANLAR VE OLAMAYANLAR!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14071</guid>
		<description><![CDATA[Sayın Erdoğan’ın YGS’ de yaşananlar sonrasındaki Başbakanımız olarak &#8220;tatminkârlığını&#8221; toplumun tüm kesimlerine deklere etmesi ve emirler buyurması Genel Başkanı olduğu partisinin ve kendisinin demokrasi zihniyetini açıkça göstermiştir. İktidar partisinin siyasal sorumluluklarını hatırlatacak her eleştirinin ve toplumsal ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Erdoğan’ın YGS’ de yaşananlar sonrasındaki Başbakanımız olarak &#8220;tatminkârlığını&#8221; toplumun tüm kesimlerine deklere etmesi ve emirler buyurması Genel Başkanı olduğu partisinin ve kendisinin demokrasi zihniyetini açıkça<span id="more-14071"></span> göstermiştir. İktidar partisinin siyasal sorumluluklarını hatırlatacak her eleştirinin ve toplumsal muhalefetin sesini her defasında Başbakan’ın sesiyle ve kolluk kuvvetleriyle bastırmak ve yok saymak rutinleşti. Bu defa da YGS mağdurlarının sesine kulak vermesi gerekenler, YGS’deki şifre şaibesine tepki gösteren gençlerimizi hedef olarak göstermiştir. Sayın Başbakan, her zaman olduğu gibi gençlerimizin marjinal ve birileri tarafından kullanılmakta olduğunu ifade etmekte geç kalmamıştır. Bir taraftan “gece gündüz ders çalışan, uykusundan, oyunundan, eğlencesinden fedakârlık yapan gençlerin hissiyatından” bahseden Erdoğan, diğer taraftan “biz de kalkarız onların karşısına 5 bin, 10 bin tane genci koyarız” demekten de geri kalmamaktadır. YGS protestolarına katılan gençlerimize yönelik provakatif, bölücü ve kutuplaştırıcı bu ifadelerin amacı, gerçeğin üstünü kapatma girişiminden başka bir şey olmasa gerek! Erdoğan’ın “bizim gençler” diye ifade ettiği gençlerin gerilim istenmediği için sokaklara çıkarılmadığı gerekçesi ise tam olarak AKP’nin aklının nasıl fırsatçı çalıştığını, göstermektedir. Çünkü bizler biliyoruz ki sokaklardan seslerini duyurmaya çalışan gençlerimizin taleplerine kulaklarını tıkayanlar, bu gençleri görmeyenler, saçlarından sürükletenlerin söyleyecek sözü kalmamıştır. 10 bin gencimize sokaklarda “şifre yok” dedirtebileceklerini sananlar, gençlerimize hakaret etmek dışında bir şey yapmamaktadırlar. Demokratik haklarını kullanan gençlerimize “bunların aklı yetmez” ya da “kandırılıyorlar” şeklinde bir yaklaşım sergilemek hem sorunu anlamamak hem de bu insanların iradelerine saygısızlık etmektir.</p>
<p>“Kimsenin asla hakkı yenmez” diyen Başbakan’ın inandırıcılığı yok denecek düzeydedir. Maddi şartlarından dolayı dershaneye gidemeyen ya da bir taraftan çalışıp diğer taraftan okumak zorunda kalan gençlerimizin mağduriyeti görmeyenler, YGS protestolarının sebeplerini de görmemektedirler. Yapabildikleri tek şey “ toplumu dogmalarla ve dayatmalarla yöneltmektir.”</p>
<p>Gençlerimizi kutuplaştıracak provakatif söylemlerle tehditler savuranlara karşı gençlerimizi ve geleceğimizi terk etmemeliyiz. Başta eğitim emekçileri olmak üzere eğitimle ilgili tüm örgütlülükler gençlerimizin haklı taleplerinin destekçisi olmalıdır.</p>
<p>Göksel Rıza ÖZKAN<br />
Eğitim Emekçisi</p>
<div class="shr-publisher-14071"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/tatmin-olanlar-ve-olamayanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖSYM’Yİ GUINNESS’E ADAY GÖSTERİYORUZ</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/osym%e2%80%99yi-guinness%e2%80%99e-aday-gosteriyoruz/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/osym%e2%80%99yi-guinness%e2%80%99e-aday-gosteriyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2011 19:16:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSYM]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSYM Başkanı Ali Demir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14012</guid>
		<description><![CDATA[Yükseköğretime Giriş Sınavı’nda yaşanan şifre skandalı ile gündeme iyiden iyiye yerleşen ÖSYM, dün yapılan Akademik Personel ve Yüksek Lisans Giriş Sınavı’nda da yeni bir skandala imza attı. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde sınava girecek öğrencilere hatalı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretime Giriş Sınavı’nda yaşanan şifre skandalı ile gündeme iyiden iyiye yerleşen ÖSYM, dün yapılan Akademik Personel ve Yüksek Lisans Giriş <span id="more-14012"></span>Sınavı’nda da yeni bir skandala imza attı. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde sınava girecek öğrencilere hatalı basım kitapçıklar dağıtıldı. Manisa’dan getirtilen yedek kitapçıklar da yetmeyince, yetkililer öğrencilere yeniden hatalı kitapçıkları dağıttılar ve öğrencilerden yapabildiklerini yapmalarını isterken, kendilerinin de gerekli tutanağı tutacaklarını ifade ettiler. Bunun üzerine birçok aday soruları çözmedi.</p>
<p>ÖSYM Başkanı Ali Demir, bu yaşananların ardından yaptığı açıklamada, çok az sayıda kitapçıkta bazı baskı hataları olduğunu, bunun dışında bir sorun yaşanmadığı belirtti. Geldiğimiz noktada görüyoruz ki, ÖSYM artık az hatayı bir başarı olarak görüp, bununla insanları tatmin edebileceği yanılgısından kurtulmak niyetinde değildir. KPSS ve YGS’de yaşananlar dolayısıyla zaten sabıkalı olan ÖSYM, ALES’te de eline yüzüne bulaştırmıştır. Bu kadar hatanın, birtakım gizli kapaklı işler örtbas edilmeye çalışılırken açığa çıkmış olabileceğini düşünmeden edemiyoruz. Kaldı ki güvenlik önlemi diye önümüze sunulan her şey, sınavla ilgili var olan güvenliği de ortadan kaldırmış; ÖSYM’nin görmezden geldiği bütün deliller kendilerini ele vermektedir. Minare, artık kılıfına sığmamaktadır. ÖSYM’yi bu kadar kısa zamanda bu kadar çok hatayı gerçekleştirebildiği için Guinness Rekorlar Kitabına aday gösteriyoruz. Ancak bu hata rekoru ÖSYM Başkanı Ali DEMİR’ in gerçek başarısı olabilir.</p>
<p>Peki, bu durumda sadece ÖSYM’nin ve çalıştığı matbaanın beceriksizliği ve özensizliği nedeniyle, bütün bir yıl emek harcayıp sınavda hiçbir şey yapamayan adayların mağduriyeti nasıl giderilecektir? Sınavda hatalı kitapçıklar yüzünden mağdur olanların sınavlarının gerekiyorsa Yönetim Kurulu kararı ile yenilenebileceğini söyleyen Ali Demir’in ve ÖSYM yetkililerinin, adaylarda ve kamuoyunda yarattıkları güvensizliği çözmek için de bir şifreleri var mıdır?</p>
<p>Yaşananların ciddiyeti ve sorumluların yetersiz açıklamaları, görev adamı olamadıklarının ve görevlerini ihmal ettiklerinin en önemli göstergeleridir. Bu organize ciddiyetsizlik ve beceriksizliğin bedelini adaylar değil, ÖSYM Başkanı başta olmak üzere tüm sorumlular bir an önce ödemelidir. İstifa çağrılarına kulak vermeyen ÖSYM Başkanı’na sesleniyoruz: “Koltuğunuzdan kalkmak yerine, daha kaç gencin geleceğini karartacaksınız? Artık çözüm üreteceğiniz yönündeki hiçbir açıklamayı dinlemiyoruz; öğrencilere özür mektupları göndermeniz yerine, bir an önce istifa dilekçenizi yazmanızı istiyoruz.”</p>
<p>Sonuç olarak, ÖSYM başkanı ve sorumlu diğer yetkililerin, yaşanan skandallar üstüne gerekli tedbirleri almamaları dolayısıyla, görevlerinin gereklerini yerine getirmedikleri ortadadır. Yaşananlar artık bir eğitim terörüne dönüşmüş, binlerce genci ve insanı sokağa döken ulusal bir kriz boyutuna ulaşmıştır. YGS ve ALES bir an önce iptal edilmelidir. Eğitim-İş olarak, ÖSYM Başkanı’nı uyarıyor, bu noktada yaptığımız suç duyurusunun ardından, meşru ve hukuki mücadeleye devam edeceğimizin bilinmesini istiyoruz.</p>
<p>Levent AKÇA<br />
Genel Sekreter<br />
Genel Başkan Vekili</p>
<div class="shr-publisher-14012"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/osym%e2%80%99yi-guinness%e2%80%99e-aday-gosteriyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarımızın Geleceği Karartılmasın</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/cocuklarimizin-gelecegi-karartilmasin/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/cocuklarimizin-gelecegi-karartilmasin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2011 19:09:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14010</guid>
		<description><![CDATA[TBMM’nin açılışının 91’inci yıldönümünü kutladığımız bu özel günde, her birimiz bağımsız, demokratik, çağdaş bir ülkede yaşamanın mutluluğunu paylaşıyoruz. Bu noktada Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklarımıza armağan etmesi çok anlamlıdır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TBMM’nin açılışının 91’inci yıldönümünü kutladığımız bu özel günde, her birimiz bağımsız, demokratik, çağdaş bir ülkede yaşamanın mutluluğunu <span id="more-14010"></span>paylaşıyoruz. Bu noktada Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklarımıza armağan etmesi çok anlamlıdır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Atatürk’ün bıraktığı en büyük miraslardan birisidir. Dünyada kutlanan tek çocuk bayramına sahip olan Türk çocuklarının, 23 Nisan’a sahip çıkması, 23 Nisan ruhunu yaşatması büyük önem taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletini koruyacak, yüceltecek ve Atamızın mirasına sahip çıkacak olanlar çocuklarımız ve gençlerimizdir.</p>
<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını coşku ve gururla kutladığımız bugünde, “çocuklarımıza gerçekten iyi bir gelecek vaat edebiliyor muyuz?” sorusunu sormamız gerekmektedir.</p>
<p>Avrupa Birliğinin yayınlanan Eğitimde Hedefler Raporunun yedincisinde yer alan bilgilere göre; Türkiye’de eğitimin durumu pek iç açıcı görülmemektedir. Eğitimi terk oranı, başarı ortalaması ve yetersiz öğretmenle ülkemiz son sırada yer almaktadır. Ayrıca öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, eğitime yatırım ve erkek-kadın öğrenci sayılarında AB’ye üye ve aday ülkelere göre oldukça geride bulunduğumuz ortaya çıktı. Raporda Türkiye’nin daha önce yayınlanan PISA sonuçlarına da atıf yapılarak; fen bilimleri, sözel ve matematikte kısıtlı bir yükselişin olduğu, ancak ortalamanın çok altında olduğumuz ifade edildi. Raporu hazırlayan komisyon, Türkiye’de gayri safi yurtiçi hâsılasının sadece yüzde 2.86’sının eğitime ayrıldığını belirtti. Bu oranın Belçika’da yüzde 6.02 ve İzlanda’da da yüzde 7 olduğuna dikkat çekildi.</p>
<p>Geldiğimiz noktada okullaşma oranlarının düşük olduğu ülkemizde, özellikle kız çocuklarının eğitiminin önündeki engeller kaldırılamamıştır. 2010-2011 eğitim-öğretim yılında okullaşma oranları okul öncesinde 4-5 yaş grubunda yüzde 43.10; ilköğretimde yüzde 98.41, ortaöğretimde yüzde 69.33’tür. Okullaşma oranları okul öncesinde 4-5 yaş grubunda kızlarda yüzde 42.47, erkeklerde yüzde 43.70; ilköğretimde kızlarda yüzde 98.22, erkeklerde yüzde 98.59; ortaöğretimde de kızlarda yüzde 66.14, erkeklerde yüzde 72.35’tir. Görüldüğü üzere 2011 Türkiye’sinde tüm çocuklarımızın okullu olmasının sağlanamaması kanayan bir yaradır.</p>
<p>Açlık, yoksulluk, sefalet en çok çocukları vurmaktadır. Çocukluklarını yaşayamadan büyüyen, oyun nedir bilmeyen çocuklarımız vardır. Eli kalem, silgi tutması gereken çocukların bir kısmı sokaklarda ekmek parası peşinde koşmaktadır. Gece yatağına aç giren, okuma hakkı elinden alınan, mutsuz çocuklarla müreffeh yarınlara yürümemiz mümkün değildir.</p>
<p>Çocuklara yönelik istismar, şiddet ve taciz alabildiğine artmıştır. Devlet ne yazık ki küçük bedenleri korumaktan acizdir. Geleceğe güvenle bakması gereken çocuklarımızın önüne korku duvarları örülmüştür. İstismar edilen, şiddete ve tacize maruz bırakılan, uyuşturucu simsarlarının ağında savunmasız bırakılan küçücük bedenler hepimizin yüreğini dağlamakta ve yarınlarımızı karatmaktadır.</p>
<p>Terör örgütü, çocukları kandırmakta, onları maşa olarak kullanmaktadır. Okullarında olması ya da yaşıtlarıyla sokaklarda oyun oynaması gereken çocuklar, bölücü örgütün propagandasının yapıldığı eylemlerde ön saflarda yer almaktadır. Bu olumsuz tablo, bölücü örgüt tarafından istismar edilen çocuklarımızın geleceğinden endişe duymamıza neden olmaktadır.</p>
<p>Çocuklar ülkemizin teminatı, Cumhuriyetimizin koruyucusu, Ulu Önder Atatürk’ün gösterdiği aydınlık yolda emin adımlarla ilerleyen meşalelerimizdir. Onlara açlığın, yoksulluğun olmadığı, herkesin barış ve kardeşlik içinde yaşadığı, şiddet, taciz, istismar ve uyuşturucu bataklığından uzak, tüm çocukların eğitim-öğretim hakkından yararlanabildiği, çocuk haklarının tam olarak uygulandığı bir dünya bırakmak hepimizin görevidir. Sorumluların görevlerini getirmeleri dileğiyle bütün çocuklarımızın 23 Nisan Bayramı kutlu olsun.</p>
<p>Türk Eğitim-Sen</p>
<p>İstanbul Bölge Başkanı</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan</p>
<div class="shr-publisher-14010"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/cocuklarimizin-gelecegi-karartilmasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antalya Havalimanında basın açıklaması</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/antalya-havalimaninda-basin-aciklamasi/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/antalya-havalimaninda-basin-aciklamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2011 19:05:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Antalya Havalimanlarında basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[DHMİ çalışanlarının Havacılık Tazminatlarının ödenmemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz DEMİRKOL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=14008</guid>
		<description><![CDATA[DHMİ çalışanlarının Havacılık Tazminatlarının ödenmemesi üzerine tepkimizi göstermek ve DHMİ Genel Müdürlüğünü bir an önce tazminatlarımızı ödemeye çağırmak üzere DHMİ’de örgütlü bulunan Sendikamız ve Türk Ulaşım Sen tarafından bugün (22 Nisan 2011 Cuma) Atatürk ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DHMİ çalışanlarının Havacılık Tazminatlarının ödenmemesi üzerine tepkimizi göstermek ve DHMİ Genel Müdürlüğünü bir an önce <span id="more-14008"></span>tazminatlarımızı ödemeye çağırmak üzere DHMİ’de örgütlü bulunan Sendikamız ve Türk Ulaşım Sen tarafından bugün (22 Nisan 2011 Cuma) Atatürk ve Antalya Havalimanlarında basın açıklaması yaptık. Antalya Havalimanında yapılan basın açıklamasına Genel Başkanımız Yavuz DEMİRKOL katılmış olup, okuduğu basın açıklaması aşağıdadır.</p>
<p>22.04.2011</p>
<p>Basına ve Kamuoyuna</p>
<p>DHMİ Genel Müdürlüğünü Havacılık Tazminatlarımızı Ödemeye Çağırıyoruz!</p>
<p>Sayın Basın emekçileri ve değerli arkadaşlar;</p>
<p>DHMİ kendini şöyle tanıtıyor;</p>
<p>&#8220;Hazineye en büyük katkıyı yapan KİT olarak geçen DHMİ</p>
<p>Ulaştırma sektöründe seyrüsefer hizmeti veren kurum DHMİ</p>
<p>Gelişen ve büyüyen sektörün öncüsü DHMİ</p>
<p>Sivil havacılıkta 78 yıllık tecrübesi olan kurum DHMİ!&#8221;</p>
<p>Bu biz çalışanların emeğinin sonucudur. Peki, DHMİ bu hale getiren bizler neler yaşıyoruz?</p>
<p>Hakkımız olan tazminatlarımızı alamıyoruz. Bu konuda 8 aydır hiç bir açıklama yapılmıyor. Bir yandan &#8216;Halka arz&#8217; çalışmaları yürüten kurumumuz, biz çalışanları belirsiz bir geleceğe mahkûm ediyor. Tek tek her birimde insanca çalışma koşulları konusunda sıkıntıya sokuluyoruz.</p>
<p>Hangi bilimsel çalışmalar sonucunda tespit ettiklerini bilmediğimiz “meydan kapasitesi” belirlemeleri ile uçuş güvenliğini riske atılmakta, çalışan Hava Trafik Kontrolörleri evinden, sosyal hayatından hatta kendinden ödün vererek yorgun çalışmak zorunda bırakılmaktadırlar. Her fırsatta Hava Trafik Kontrolörlerinin tüm ihtiyaçlarını göz önünde tuttuklarını, onların çok önemli olduğunu, her konuda yardımcı olduklarını söyleyen anlayış, Mazeret izni kullanamayan, mesai içerisinde yemek yemek, dinlenmek vb. ihtiyaçlarını bile gidermek için hiçbir çaba göstermiyor hatta meydan kapasitesini personel sayısını dikkate bile almadan ayarlıyor.</p>
<p>ARFF Memurları uçuş güvenliğinin olmazsa olmazıdır. Limanı kullanmak isteyen bir uçak öncelikle o limanda bulunan ARFF kategorisine bakar. Yaptıkları iş hayati bir önem taşıyan ARFF memurları yine bu anlayışın bir ürünü olarak emekli edilirken Yardımcı Hizmetler Sınıfından emekli olmak zorunda bırakılıyor. TBMM’den çıkacak tek maddelik bir kanun tasarısı ile sorunları çözülebilecekken, bir türlü yeni düzenleme yapılmıyor, belki de yapılmak istenmiyor. Söz konusu çalışanların hakkı olduğunda geçmeyen yasalar, torbalar, çuvallar; çalışanların haklarını gasp etmeye gelince bir bir geçiyor!</p>
<p>Apron Yönetim Servis Memurları da bu anlayıştan nasiplerini alıyorlar. Kendilerine “Araç kullanmaktan başka bir iş yapmayan, yetkin veya değil herkesin yapabileceği alelade bir görev” gözüyle bakan anlayış, onların uçuş güvenliğinin karadaki savunucuları, pilotun karadaki gözü ve kulağı olduğunu bilmiyor, bilmek istemiyor.</p>
<p>Sayın Basın emekçileri ve değerli arkadaşlar;</p>
<p>Bizler yukarıda da örneklerini sunduğumuz gibi birçok ayrı kadro ve pozisyonda çalışan DHMİ çalışanlarıyız. Bir zincirin halkası olduğumuzun bilincindeyiz. Kamu yararı gözeterek çalıştığımız kurumumuzda bu birlikteliğimizin bozulmasını isteyen böl, parçala, yönet şeklindeki anlayışın oyununa gelmeyiz. Bilerek ve isteyerek birimizi birimizden ayrı düşünen, birimize farklı, birimize daha farklı davranan,”halka arz ederiz” söylemleri ile sermayeye peşkeş çekmek isteyen bir anlayışı asla kabul edemeyiz. Biz bu halka arz örneklerini dünyada ve Türkiye&#8217;deki özelleştirme örneklerinde acı deneyimlerle gördük. Özelleştirme, iş güvencesinin kaldırılması, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek çalıştırma&#8230;.vs. demektir. Yani bizleri yanı başımızdaki arkadaşımızla rekabet ettirmek, çocuklarımızı geleceksizliğe mahkûm etmektir.</p>
<p>Altı yıldır almakta olduğumuz Havacılık Tazminatının arttırılmasına ilişkin 6009 sayılı Kanun 23.07.2010 tarihinde TBMM’ de kabul edilmiş olup, 01.08.2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yasada “Limitleri belirlenen Havacılık Tazminatı, Yüksek Planlama Kurulu’nca tespit edilecek oran, esas ve usullere göre ödenir.” denilmesine rağmen, bugüne kadar bizler bu tazminatlarımızı alamamış bulunuyoruz.</p>
<p>Söz konusu tazminatların bu kadar uzun bir süredir onaylanmaması sonucu yurdumuza girecek milyonlarca dolar engellenmiş, ekonomiye girişine izin verilmemiştir. Eurocontrol tarafından karşılanan maliyetlerin, hazineye aktarılamamasının sorumluları, Kamuoyu vicdanında yargılanacaklarını unutmamalıdırlar.</p>
<p>Tazminatlarımız 15 Nisana kadar hesaplarımıza yatırılmalıdır dedik. Aksi takdirde bizlere eylem yapmaktan başka bir çare kalmamış olacaktır dedik. Gördük ki söylemlerimiz ciddiye alınmamış artık eylem zamanıdır. İlk mesai günümüz olan Pazartesiden başlayarak yakamıza takacağımız ve tazminatlarımızın bir lütuf değil hak olduğunu söyleyeceğimiz kokartlarla çalışmaya başlayacağız. Sesimizi duymak istemeyenlere sonraki hafta faks çekerek sorunlarımızı dile getireceğiz.</p>
<p>15 Mayıs 2011 gününe kadar ilgili tarafların üzerlerine düşen görevi yerine getireceklerini düşünüyoruz. Sesimizi bu güne kadar duymayanlar bilmelidirler ki gayet uzun bir süredir sabırla bekliyoruz. Artık sabredecek vakit kalmamıştır. 15 Mayıs sabrımızın sonu olacaktır. Bu tarihe kadar Tazminatlarımız ödenmez, bu güne kadar oluşan alacaklarımız hesaplarımıza yatırılmaz ise üretimden gelen gücümüzü kullanmaktan başka bir çare kalmayacaktır.</p>
<p>Sayın Basın emekçileri ve değerli arkadaşlar;</p>
<p>Buradan startını verdiğimiz eylem ve etkinliklerin sesimizi duymaları için yeterli olacağını düşünüyor, ulaşım hakkının kutsal olduğunu biliyoruz. 15 Mayıs 2011 gününe kadar Tazminatlarımızın yatırılacağını umuyoruz. Kamu vicdanının bu tarihten sonra yapacağımız “üretimden gelen gücün kullanımı” konusunda yanımızda yer alacağını biliyoruz.</p>
<p>Katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ederiz.</p>
<p>Yavuz DEMİRKOL</p>
<p>Genel Başkan</p>
<div class="shr-publisher-14008"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/antalya-havalimaninda-basin-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

