<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sendikalar ve Sendikal Haberler</title>
	<atom:link href="http://www.sendikal.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sendikal.net</link>
	<description>Ülkemizde Sendikacılık</description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Mar 2010 22:40:19 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kadınlar Yönetime Katılmalıdır</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/kadinlar-yonetime-katilmalidir/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/kadinlar-yonetime-katilmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 22:25:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[KADINLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6801</guid>
		<description><![CDATA[8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların ortak mücadelelerinin sembolü olan bu özel günde ne yazık ki, Türk kadını günlük hayatta, sivil toplum örgütlerinde, siyasette ve karar mekanizmalarında yerini istenilen düzeyde alamamıştır. Büyük Önder Atatürk, Türk ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların ortak mücadelelerinin sembolü olan bu özel günde ne yazık ki, Türk kadını günlük hayatta, sivil toplum örgütlerinde, siyasette ve karar mekanizmalarında yerini istenilen düzeyde alamamıştır. Büyük Önder Atatürk, Türk kadınına büyük kazanımlar sağlamıştır. Türk kadınının siyasal ve sosyal hayatta “ben de <span id="more-6801"></span>varım” diyebilmesi Atatürk sayesinde olmuştur. Medeni Kanunun kabulü ile medeni haklarına kavuşan kadınlarımıza, milletvekili seçme ve seçilme hakkı da tanınmış, kadın-erkek eşitliği sağlanmıştır.</p>
<p>Buna rağmen, Cumhuriyetin kuruluş yıllarından bugüne baktığımızda, kadınlarımız değişimin ve gelişimin öncü kuvveti, modernleşmenin mihenk taşı olarak görülse de hak ettikleri konumu hiçbir zaman alamamıştır. Cinsiyet ayrımcılığı hala toplumda büyük bir sorundur. Kadınlar fiziksel ve cinsel şiddetle karşı karşıyadır. Şiddetin gölgesinde yaşayan, ayrımcılığa tabi tutulan milyonlarca kadın vardır. Töre adı altında kadınlarımızın hayatlarına kastedilmektedir. Yine töre kisvesi altında küçük yaştaki kız çocuklarımız istemediği evlilikler yapmak zorunda bırakılmaktadır.</p>
<p>Çalışma hayatında kadınların varlığı yeni yeni hissedilmektedir. Kadın yöneticilerin sayısı, erkek yöneticilere göre çok azdır. TBMM’de de kadın milletvekili sayısı yeterli değildir. Siyasi parti genel başkanları her ne kadar kadın milletvekillerinin sayısının artırılması gerektiğinden dem vursa da, bunu hayata geçirmemektedir. Ülkemizde okula giden kız çocukları hala yüzde 100 seviyesinde değildir. Kampanyalara rağmen özellikle Doğu ve Güneydoğu’da aileler özellikle kız çocuklarını okula göndermemek için yoğun çaba sarfetmektedir. Kadınlar sivil toplum örgütlerine, sendikalara soğuk bakmakta, buralara üye olmakta tereddüt yaşamaktadır.</p>
<p>KADINLAR ÇALIŞMA HAYATINDA ERKEKLERLE EŞİT KOŞULLARDA YARIŞTIĞINA İNANMIYOR</p>
<p>2009 yılında sendikamızın kadınlar üzerinde yaptığı bir araştırmada ortaya çıkan sonuçlar da yukarıda bahsedilenleri doğrulamaktadır. Türk Eğitim-Sen’in kadın eğitim çalışanlarıyla yaptığı ve 1.215 kişinin katıldığı ankette, kadınlar, çalışma hayatında kadın ve erkeklerin birbiriyle eşit koşullarda yarışmadığına inanmaktadır. Ankete katılanların yüzde 42.5’i çalışma hayatında kadın ve erkeklerin kısmen eşit olduğunu düşünürken; yüzde 40.2’si eşit olmadığını, yüzde 17.3’ü ise eşit olduğunu söylemektedir.</p>
<p>KADINLARIN YÜZDE 53.2’Sİ SİYASİ PARTİLERİN YA DA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIN YÖNETİM ORGANLARINDA YER ALMAK İSTİYOR</p>
<p>Kadın eğitimcilerin yüzde 53.2’si siyasi partilerin ya da sivil toplum kuruluşlarının yönetim organlarında yer almak istediğini ifade ederken, yüzde 46.8’i siyasi partilerin ya da sivil toplum örgütlerinin yönetim organlarında yer almak istemediğini söylemiştir.</p>
<p>KADIN EĞİTİMCİLERİN YÜZDE 94’Ü KADINLARIN TBMM’DE YETERLİ SAYIDA TEMSİL EDİLDİĞİNİ DÜŞÜNMÜYOR</p>
<p>Kadın eğitimcilere göre TBMM’de kadınlar yeterli sayıda temsil edilmemektedir. Kadınların Meclis’te yeterli sayıda temsil edildiğini düşünenlerin oranı sadece yüzde 6 iken, yeterli sayıda temsil edilmediğini düşünenlerin oranı yüzde 94’tür.</p>
<p>KADINLAR AYRIMCILIKTAN ŞİKÂYETÇİ</p>
<p>Kadınlara göre en büyük sorun ayrımcı tutum ve davranışlar olarak görülmektedir. Ankete katılanların yüzde 22.5’i toplumda kadınların yaşadığı en büyük sorunun kadınlara yönelik ayrımcı tutum ve davranışlar olduğunu söylerken; yüzde 22.1’i ekonomik bağımlılık, yüzde 21.6’sı kadınların eğitimine gereken önemin verilmemesi, yüzde 20.2’si fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalmak, yüzde 11.8’i kadınların iş yaşamında yeterince aktif olamaması ve yüzde 1.6’sı görücü usulü evlilik, başlık parası, töre gibi uygulamalar cevabını vermiştir.</p>
<p>KADIN EĞİTİMCİLER KADIN SORUNLARINI</p>
<p>ÇÖZMEK İÇİN “EĞİTİM ŞART” DİYOR</p>
<p>Kadınlara sorunlarını çözmek için öncelik verilmesi gereken konuları sorduk. Buna göre ankete katılanların yüzde 38.3’ü eğitim derken; yüzde 37.4’ü toplumda kadına olan bakış açısının değişmesi, yüzde 11.3’ü kadın işgücü ve istihdamının artırılması, yüzde 8.1’i ülkemizde kadın-erkek ayrımcılığının önlenmesi, yüzde 4.7’si de kadının siyasette aktif olarak yer alması cevabını vermiştir.</p>
<p>Anket sonuçları da göstermektedir ki, Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2010 yılında da buruk kutlanmaktadır. Kadınlar, ezelden beri erkek egemen toplumlarda var olma mücadelesi vermektedir. Bu nedenle evde, sokakta, işyerinde kısacası her yerde “kadın” olmak bin bir zorlukla karşı karşıya kalmak olarak değerlendirilmektedir. Tüm bu gerçekleri çok iyi bilen Türk Eğitim-Sen, kadın haklarına büyük bir duyarlılıkla yaklaşmaktadır. Umuyoruz ki, kadınlarımız en kısa zamanda sosyal, kültürel, siyasi hayatta tam anlamıyla yerini alır. Zira sendika olarak; cinsiyet ayrımcılığının yapılmadığı, kadınlara yönelik şiddet ve istismarın yaşanmadığı, kadınların okuma oranının yüzde yüze ulaştığı, kadınların her alanda varlığını, etkinliğini artırdığı bir toplum özlemi içindeyiz</p>
<p>Türk Eğitim-Sen</p>
<p>İstanbul Bölge Başkanı</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6801&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/kadinlar-yonetime-katilmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TTB&#8217;den ELAZIĞ DEPREMİ Basın Açıklaması‏</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/ttbden-elazig-depremi-basin-aciklamasi%e2%80%8f/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/ttbden-elazig-depremi-basin-aciklamasi%e2%80%8f/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 22:21:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[DEPREM]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[ELAZIĞ DEPREMİ]]></category>
		<category><![CDATA[TTB]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6799</guid>
		<description><![CDATA[Bugün sabaha karşı Elazığ&#8217;da merkez üssü Karakoçan İlçesi&#8217;ne bağlı Başyurt Beldesi olan 6.0 büyüklüğündeki depremde yaşamını yitiren ve yaralanan yurttaşlarımız için üzüntümüzü belirtir, yaşamını yitirenlerin ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifa dileriz.Türk Tabipleri Birliği ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün sabaha karşı Elazığ&#8217;da merkez üssü Karakoçan İlçesi&#8217;ne bağlı Başyurt Beldesi olan 6.0 büyüklüğündeki depremde yaşamını yitiren ve yaralanan yurttaşlarımız için üzüntümüzü belirtir, yaşamını yitirenlerin ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifa dileriz.<span id="more-6799"></span>Türk Tabipleri Birliği Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri alanında uzun yıllardır sürdürdüğü faaliyetin birikimiyle, depremin ardından konuyu yakından takip etmeye başlamıştır. Sabah saatlerinde Elazığ Tabip Odası Başkanı Dr. Mustafa Sarsılmaz ile bağlantı kurulmuş, Bölge Tabip Odası yöneticilerinin deprem bölgesine inceleme için gittiği bilgisine ulaşılmıştır. Depremin en çok hasara yol açtığı Karakoçan ilçesinin Başyurt beldesinde kurulmuş olan kriz masası yetkilileri ve bölgede değerlendirme yapan Vali Yardımcısı ile yapılan görüşmede Türk Tabipleri Birliği’nin konuyla ilgili her türlü yardımı yapmaya hazır olduğu iletilmiştir.</p>
<p>Bölgede artçı sarsıntılar sürmektedir. Arama kurtarma ve yardım çalışmalarının devam etiği anlaşılmaktadır. Yerbilim uzmanlarının Doğu Anadolu fay hattının bölgede büyük deprem üretme potansiyeline dikkat çeken açıklamaları bir deprem ülkesi olan Türkiye’de yapı güvenliği ve güncellenen hazırlık planlarına ihtiyaca bir kez daha dikkat çekmemizi gerektirmektedir.</p>
<p>Şiddeti çok daha büyük depremlerin çok daha az can kaybına yol açtığını bilmemiz, bir kez daha “depremin mi yoksulluğun mu öldürdüğü sorusunu” yüksek sesle sormamıza sebep olmaktadır.</p>
<p>Bir kez daha yapı güvenliği ve hazırlıklı olma konusunda kamunun temel sorumlu olduğunu anımsatarak iktidarı/yürütmeyi ve ilgili tüm kamu yöneticilerini ülkemiz için/ ülkemizde beklenen tüm depremler için gereğini yapmaya davet ediyoruz.</p>
<p>Türk Tabipleri Birliği konuyu yakından takip etmeye ve Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri ile ilgili çalışmalarını yürütmeye devam edecektir.</p>
<p>Kamuoyunun bilgisine sunulur.</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6799&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/ttbden-elazig-depremi-basin-aciklamasi%e2%80%8f/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık SÖZ-SEN; Adım Adım Kadro Projesi Sağlık Bakanlığı&#8217;na iletildi</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/saglik-soz-sen-adim-adim-kadro-projesi-saglik-bakanligina-iletildi/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/saglik-soz-sen-adim-adim-kadro-projesi-saglik-bakanligina-iletildi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 22:19:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Söz-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[SÖZ-SEN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6797</guid>
		<description><![CDATA[Kurulduğu günden bu güne kadar Sağlık çalışanlarının çalışma şartları hakkında bir çok ilke imza atan Sağlık SÖZ-SEN, şimdi de sözleşmeli çalışmaya yönelik düzenlenmelerin sağlanabilmesi ve sonucunda kadroya geçirilmesini içeren raporu Sağlık Bakanlığı’na iletti.Sağlık Bakanlığı’na iletilen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kurulduğu günden bu güne kadar Sağlık çalışanlarının çalışma şartları hakkında bir çok ilke imza atan Sağlık SÖZ-SEN, şimdi de sözleşmeli çalışmaya yönelik düzenlenmelerin sağlanabilmesi ve sonucunda kadroya geçirilmesini içeren raporu Sağlık Bakanlığı’na iletti.Sağlık Bakanlığı’na iletilen raporda çarpıcı başlıklar yer alıyor.<span id="more-6797"></span></p>
<p>O Rapordan Çarpıcı Birkaç Madde;</p>
<p>Tek Tip Personel yapılırken hak kaybı olmamalıdır;<br />
“Tek Tip Sözleşmeli” sendikamızca incelenerek şu sonuç çıkmıştır. Eğer “Tek Tip Sözleşmeli” modeli yapılacaksa hem ülkemizin gerçekleri, hem Bakanlığımızın vatanın her yerine götürmekle yükümlüğü olduğu sağlık hizmetlerinin hassasiyeti hem de bu hizmetin verilmesinde esas yükü taşıyan Sağlık Personelinin de menfaatine bazı maddeler “Tek Tip Sözleşmeli” modeline eklenmelidir.<br />
Sağlık Bakanlığı&#8217;nda çalışan 657 4/A Kadrolu personel haricinde kalan bütün sözleşmeli personel &#8220;TEK TİP SÖZLEŞMELİ&#8221; haline getirilmelidir. Fakat bu işlem yapılırken kötüden iyiye doğru bir yol izlenmelidir. Kazanılmış haklar yok olmamalıdır. Elbette Sağlık Bakanlığı&#8217;nın planları da alt üst edilmemelidir.</p>
<p>4/B li Personel 4924 haklarından yararlanmalı: 4/B ’li personel 4924&#8242;e tabii personelde olduğu gibi; eş, çocuk ve giyim yardımından yararlandırılmalı ve harcırah kanunundan faydalanmalıdırlar….<br />
Yıllık İzinler: Vekil Ebe Hemşireler Yıllık izin hakkından yararlandırılmalıdırlar.<br />
10 yıl çalışan daimi olmalı: Tek tip sözleşmeli personele geçişte 4924 tabii personelin sözleşmesinde ve 4924 sayılı kanunda bulunan 10 yıl sözleşmeli çalıştıktan sonra emekli olana kadar daimi sözleşmeli olacaktır ibaresinde bir değişiklik yapılmamalı, aynı şart 4/B’ li personele de getirilmelidir….</p>
<p>Eş, sağlık gibi mazeret tayinleri yeniden düzenlenmelidir: Tek Tip Sözleşmeli personel oluşturulurken, bu personelin mazeret tayinleri yeniden düzenlenmelidir. …..</p>
<p>Becayişler düzenlenmeli:Tek tip sözleşmeli kendi aralarında becayiş(karşılıklı yer değişikliği) yapabilmelidir. Becayişler her ay yapılabilmeli dönem şartı kaldırılmalıdır. Dönemin kaldırılmasının Sağlık Bakanlığınca bir engeli yoktur.<br />
Becayişler unvana göre olmalı: Becayişlerde branş göz önünde tutulmalı öğrenim durumu göz önünde tutulmamalıdır. Örneğin; lise laboratuar mezunu ile önlisans tıbbi laboratuar mezunu karşılıklı yer değiştirebilmelidir.<br />
Puan sistemi değişmelidir: Nakil, tayin, eş ve mazeret tayinlerinde yeni bir puanlama sistemine gidilmelidir….<br />
Kadrolu alımlara sadece çalışan sözleşmeliler katılabilmelidir: Her yeni kadrolu alımında; sadece Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışmakta olan Tek Tip Sözleşmeli personele hak verilmelidir. Sağlık Bakanlığına kadrolu alım olacağında, bu alıma sadece Tek Tip Sözleşmeli personel başvurabilmeli, bu organizasyonu OSYM değil Sağlık Bakanlığı Yapmalıdır. Bu sayede Sağlık Bakanlığında çalışan Sözleşmeli personelin peyderpey kadroya geçişi sağlanacaktır.<br />
“Tek Tip Sözleşmeli Personele” Nakil hakkı verilmelidir: Her yeni sözleşmeli personel alımından önce, halen çalışmakta olan tek tip sözleşmeli personele nakil hakkı verilmelidir….</p>
<p>Sözleşmeler beşer (5 ‘er) yıllık olmalı ve damga pulu alınmamalıdır: “Tek Tip Sözleşmeli” personele her yıl yeniden sözleşme imzalatma geleneğinden vazgeçilmelidir.</p>
<p>“Tek Tip Sözleşmeli” Personel Puanına göre kadroya geçirilmelidir: Personel Puanı 15.000 (on beş bin) olan personel, hiçbir şart gösterilmeden kadrolu personel olmalıdır.</p>
<p>Uygulamalarda Kadrolu Sözleşmeli ayrımı olmamalıdır: Tek tip sözleşmeli personel, Görevde Yükselme sınavına, Unvan değişikliği sınavı gibi haklardan yararlanabilmelidir.</p>
<p>Toplam 16 maddeden oluşan rapordan bazı maddeler, kısa kısa yukarıda anlatılmıştır. Raporun tamamı Sağlık Bakanlığı’na gönderildiği şekilde yakında ilan edilecektir.</p>
<p>SON OLARAK,<br />
Sağlık personelinin sorunlarına yaklaşımlar ve Çözüm önerileri projesi incelendiğinde, Sağlık Personelinin ve sözleşmeli sağlık personelinin sorunlarına akıcı, mantıklı ve uygulanabilir çözümler üretildiği görülecektir.<br />
Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışmakta olan farklı statüde ki sözleşmeli personel “Tek Tip Sözleşmeli” yapılmakta, bu işlem yapılırken hiç bir personelde hak kaybı olmamaktadır. Aksine sözleşmeli personelin durumları düzeltilmektedir.<br />
Mevcut hizmet puanı uygulamasının adil olmadığı düşünülerek, personel puanı düşünülmüş ve bu puana hizmet puanı ile birlikte KPSS puanı, sabitlik puanı ve hizmet içi eğitim puanı da eklenerek daha kullanışlı hale getirilmiştir.<br />
Sözleşmeli sağlık personelinin eş, sağlık gibi mazeretlerinin yanı sıra öğrenim durumundan da yer değişikliği yapılabileceği ve bu yapılırken hiçbir birimin açıkta kalmayacağı irdelenmiştir.<br />
Sağlık personelinin sorunlarına yaklaşımlar ve Çözüm önerileri projesi ile sözleşmeli sağlık personelinin birçok sorunu, Sağlık Bakanlığı’nın sağlık politikalarına ters düşmeyecek şekilde çözüme ulaştırılmıştır.<br />
Bu projede, en çok vurgulanmak istenen ise, vatandaşlarımızın hepsinin sağlığa ulaşılabilirliğinin eşit mesafede olması gerekliliğine göre hazırlanmış olmasıdır. Bir taraftan yurdun her tarafına sağlık hizmeti götürülebilmekte, bir taraftan da sağlık personeli ilerisini görür, planlar yapar ve yer değiştirme olanaklarıyla çalışacaktır.<br />
SAĞLIK SÖZ-SEN olarak hazırladığımız bu projenin, Devletimize ve tüm sağlık çalışanlarına hayırlı olması dileğiyle.<br />
Saygılarımızla sunarız.</p>
<p>SAĞLIK SÖZ-SEN<br />
BASIN YAYIN</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6797&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/saglik-soz-sen-adim-adim-kadro-projesi-saglik-bakanligina-iletildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçükçekmece, Banka Promosyonunda Fark Attı.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/kucukcekmece-banka-promosyonunda-fark-atti/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/kucukcekmece-banka-promosyonunda-fark-atti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 22:16:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Banka promosyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Küçükçekmece]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6794</guid>
		<description><![CDATA[Küçükçekmece’de görev yapan eğitim çalışanlarının maaş ve ek ders gelirlerinin aynı banka üzerinden yapılmasına ilişkin banka promosyonu görüşmelerinden öğretmen başına üç yıllığına 780 TL çıktı. Sözleşmeliler dâhil 1463 Öğretmen bulunan 27 kurumun banka promosyonu anlaşması ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece’de görev yapan eğitim çalışanlarının maaş ve ek ders gelirlerinin aynı banka üzerinden yapılmasına ilişkin banka promosyonu görüşmelerinden öğretmen başına üç yıllığına 780 TL çıktı. Sözleşmeliler dâhil 1463 Öğretmen bulunan 27 kurumun banka promosyonu anlaşması yapıldı. Protokole göre 780 TL’yi öğretmenler tek <span id="more-6794"></span>seferde alacak.</p>
<p>Küçükçekmece’de yapılan promosyon protokolüne göre 31.12.2010 tarihine kadar sisteme dahil olacak her sözleşmeli ve kadrolu öğretmen promosyon tutarının tamamından faydalanacak. 31.12.2010 tarihinden sonra ilçeye tayin olan personel ise 780 TL’nin 36 aya bölümünden geriye kalan ayların çarpımı ile ortaya çıkan tutar kadar alacak. Kapalı tekliflerden sonra en fazla teklifte bulunan iki bankanın açık artırması ile yapılan promosyon anlaşmasını Halk Bank aldı.</p>
<p>İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüce 15 Ocak 2010’da imzalanan protokolde promosyon tutarının 2/3 oranında personele dağıtılması 1/3 ‘ünün ise kuruma verilmesi kararlaştırılmış. Komisyona İlçe’de en fazla üyesi bulunan eğitim sendikası olarak katılan Eğitim Bir Sen’in, tamamımın çalışana dağıtılması isteği yerine getirilmeyince “promosyonun tamamının çalışana dağıtılması esastır” diye protokole şerh düştüğü görüldü.</p>
<p>Eğitim Bir Sen Küçükçekmece Başkanı Mehmet Etik: promosyon çalışanların hakkıdır. Kurumun derslik, laboratuar, sosyal donatı alanları, açık ve kapalı alanı esas alınarak verilen bir ücret değildir. Temel kriter kurumun personel sayısıdır. Kötü bir promosyon anlaşmasında personel zarara uğruyorsa iyi bir anlaşmada doğal olarak personel karlı çıkmalıdır. Biz personel karlı çıksın diye katkıda bulunduk. Personelin maaş ve ek ders gelirleri için alınan promosyon gelirinden kurum için para ayırmak doğru değildir. Promosyon paraları kurumların teşrifat giderlerine kullanmak için değil, personel için verilmektedir. KİK kararları ve MEB Genelgesi bunu doğrular niteliktedir. Sendika olarak üzerimize düşeni yaptık. Israrımız dikkate alınmayınca şerh düşmek zorunda kaldık dedi.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı ile Eğitim Bir Sen arasında imzalanan KİK (Kurum İdari Kurulu) kararları gereği 02.02.2010 tarihinde Bakanlık Genelge yayınlanmış ve Promosyon tutarının tamamının personele dağıtılmasını istenmişti. Genelge’den 17 gün önce imzalanan protokolde 1/3’lük kısma kuruma dağıtılmak üzere el konulmasına şerh düşen Eğitim Bir Sen, tamamının eğitimcilere dağıtılmasında ısrarcı görünüyor.</p>
<p>Eğitim Bir Sen Küçükçekmece Başkanı Mehmet Etik: Protokol, MEB Genelgesinden 17 gün önce imzalanmıştır diye itirazlarımızı dikkate almayıp 1/3’ünü kurum payı olarak düşünmek etik değildir. İlçemizde görev yapan personelin moral ve motivasyonu için bu konu önemlidir. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün çalışanların motivasyonunu göz ardı etmeyeceğini düşünüyorum. Sendikamıza yargıya gitmeyi düşünüyor musunuz diye soruyorlar. Bizim için yargı son seçenektir. Önceliğimiz, şerhte de belirttiğimiz üzere tamamının çalışana dağıtılması ısrarımızı sürdürmektir dedi.</p>
<p>Kaynak: şube basın sekreterliği</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6794&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/kucukcekmece-banka-promosyonunda-fark-atti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitimcilerin Sorunlarını Çözmek İçin 13 Martta Ankara’dayız</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/egitimcilerin-sorunlarini-cozmek-icin-13-martta-ankara%e2%80%99dayiz/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/egitimcilerin-sorunlarini-cozmek-icin-13-martta-ankara%e2%80%99dayiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 22:13:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[13 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitimciler]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitimcilerin Sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6792</guid>
		<description><![CDATA[Türk Eğitim Sen olarak, yıllardır diyalog, hoşgörü, yönetişim anlayışıyla eğitim çalışanlarının hak ve menfaatlerinin ilerletilmesi için mücadele yürütmekteyiz. Elbette bu mücadelenin öncelikli hedefi eğitim ve bütün kamu çalışanlarının toplu sözleşme, grev ve siyaset haklarını da ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Eğitim Sen olarak, yıllardır diyalog, hoşgörü, yönetişim anlayışıyla eğitim çalışanlarının hak ve menfaatlerinin ilerletilmesi için mücadele yürütmekteyiz. Elbette bu mücadelenin öncelikli hedefi eğitim ve bütün kamu çalışanlarının toplu sözleşme, grev ve siyaset haklarını da içeren çağdaş, ILO standartlarında sendikal haklardır. <span id="more-6792"></span>Bu mücadelede toplumumuzun hassasiyetlerini gözeterek, gerginliklerden mümkün olduğunca kaçınarak, milli ve manevi değerlerimizi ön planda tutarak, “önce ülkem” diyerek yer aldık.</p>
<p><img class="alignleft" title="dvh" src="http://www.turkegitimsen.org.tr/lib_spot/27.jpg" alt="" width="595" height="280" />Türk Milli Eğitimi çözüm bekleyen sorunlarla baş başadır. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı, sorun çözmek yerine, sorun üreten bir merci haline gelmiştir. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ise eğitimin, eğitim çalışanlarının sorunlarına hâkim değildir, eğitimi otomatik pilottan çıkaramamıştır, Hüseyin Çelik gibi usulsüz, torpilli atama furyasını sürdürmektedir. Bakan Çubukçu eğitim camiasında verdiği sözleri yerine getirmeyen, güvenilmez bir bakan haline gelmiştir. Eğitimcilerin umutlarını söndüren Milli Eğitim Bakanlığı, geleceğinden emin olamayan, huzurlu çalışamayan, mutsuz bir eğitimci kitlesi oluşturmuştur.</p>
<p>Özellikle ülkemizde kamu hizmetlerini sevk ve idare etmekle sorumlu olan Hükümet üyeleri, sürekli öğretmenlerimizin ve memurlarımızın işe yaramaz, vasıfsız, yan gelip yatan, hizmetin gereklerini yerine getirmeyen kimseler olduğunu ifade ederek, öğretmenlere ve memurlara hakaret ettiler. Kamu hizmetini düzenlemekle ve yürütmekle görevli olan bakanlar, basiretsiz ve beceriksiz yönetim anlayışlarını, liyakatsiz, yandaş yöneticilerle desteklemek isteyince ortaya çıkan aksaklıkların sorumluluğu, fedakâr eğitim ve kamu çalışanının omuzlarına yüklendi.</p>
<p>Bizler, açlık sınırındaki bir maaşla Üniversitelerde, Yurt-Kurda ve Milli Eğitim’de hizmet üreten idari personel, Yoksulluk sınırının altındaki bir maaşla bilimsel araştırma yapan, Üniversitelerde ve Milli Eğitim’de yarının gençlerini yetiştiren öğretim üyesi ve öğretmenleriz.</p>
<p>Ekonomik krizle ilgili olarak alınan tedbirler, sözde istihdam paketi adı altında küresel sermayeye ve onun işbirlikçilerine ulufe olarak dağıtılırken 54,3 milyar TL’yi bir çırpıda gözden çıkaranlar; başta memurlarımız olmak üzere, işsiz, işçi, esnaf, emekli, dul ve yetimlerin tamamı için 4,3 milyar TL kaynak ayırmayı lütfetmişlerdir. Bütçe, milletin ortak kaynağıdır. 72 milyonun ortak kaynağından; milletin %99’u için 4,3 milyar TL, %1’i için 54,3 milyar TL ayrılması hiçbir adalet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.</p>
<p>Sorunumuz yalnızca ekonomik değildir. Bizim anlayışımızda ahlaki değerler, her şeyden önce gelmektedir. Bize göre bir Başbakan, milletin gözünün içine baka baka bir konuda söz veriyorsa; artık verdiği sözü yerine getirmek o başbakanın boynunun borcu olmuştur. Sayın Başbakan’ın 2004 yılında kamu görevlilerine toplu sözleşme ve grev haklarını içeren sendikalar kanunu sözünün üzerinden 5 yıl geçmiş ama bu yönde hiçbir adım atılmamıştır. Bu durum Başbakanın sorumluluğundadır. Ancak tüm hatırlatmalarımıza rağmen, Başbakan’ın konuyu sahiplenmeyişi, kabul edilemez bir tutumdur.</p>
<p>Verilen sözlerin tutulmaması bir tarafa, bu süreçte Hükümet imza altına alarak yerine getirmeyi taahhüt ettiği, yasal yönden de zorunlu olarak yapması gereken düzenlemeleri dahi gerçekleştirmeyerek, güvenilirliğine bir gölge daha düşürmüştür. Yetkililerin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesi nedeniyle eğitim çalışanlarının ve kamu görevlilerinin sorunları çözümsüz kalmış; sözleşmeli 4/B ve 4/C statüleri, 50/D’li Araştırma Görevliliği, taşeronlaşma, özelleştirme ve ihtiyaç olduğu halde öğretmen atamama gibi yanlış politikalar nedeniyle de yeni mağduriyetler ortaya çıkmıştır. Uzlaştırma Kurulu’nun kararları kabul edilmeyerek, eğitim ve kamu çalışanlarının talepleri karşısında uzlaşma mekanizmasının da esamesinin okunmadığı görülmüştür.</p>
<p>Toplu sözleşme ve grev hakkı, eğitim ve kamu çalışanlarının uluslar arası sözleşmelerden doğan Anayasal hakkıdır. Ancak bugüne kadar gerekli yasal düzenleme yapılmayarak, süreç sürüncemede bırakılmıştır. Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları Türkiye’de kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkının olduğunu, grev yapması durumunda haklarında herhangi bir soruşturma yapılamayacağını hükme bağlamıştır. Bu kararlara rağmen, soruna çare üretmek yerine, sorunun parçası olmayı tercih eden iktidar, Anayasal hakkımızı vermemekte ısrar etmektedir.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı, Üniversiteler ve Yurt-Kur çalışanları huzurlu değildir. Eğitimin tüm aktörleri bugün kan ağlamaktadır. Üniversitelerde akademik yükseltmelerde keyfi uygulamalar yapılmaktadır. Üniversite çalışanları, ekonomik ve sosyal yönden dünyadaki meslektaşlarından çok geridedir. Milli Eğitim Bakanlığı eğitim çalışanlarını kucaklamamaktadır.</p>
<p>Eğitimin görünmeyen kahramanları hizmetliler, memurlar, teknisyenler özlük ve sosyal açıdan birçok hak kaybına uğramıştır, hizmetlilerin görev tanımları bile yapılmamıştır. MEB’de kadrolu çalışanlarla aynı işi yapmasına karşın onların yarısı kadar maaş alan, hiçbir özlük ve sosyal hakka sahip olamayan, iş güvencesinden yoksun çalıştırılan 11 bin civarında özelleştirme mağduru 4/C’li personel bulunmaktadır. Kredi ve Yurtlar Kurumu çalışanları ekonomik ve sosyal yönden sıkıntı yaşamaktadır.</p>
<p>Ayrıca Milli Eğitimde kadrolaşma faaliyetleri tüm hızıyla sürmektedir. Usulsüz, torpilli atamalarla anılan Milli Eğitim Bakanlığı’nın imajı ciddi bir zarar görmüştür. Torpilli, usulsüz atamaları belgeleriyle kamuoyuyla paylaşan, bunlar hakkında iptal davaları açan, suç duyurularında bulunan Türk Eğitim-Sen, konunun üzerine her fırsatta gidecektir.</p>
<p>Bizler bugüne kadar diyaloğun her yolunu denedik, hoş görünün her türlüsünü gösterdik, sabrımızı sonuna kadar zorladık. Ama yaptığımız her iyi niyetli girişimde, adres olarak sokaklar gösterildi. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Söz bitmiş, hoş görümüz karşılıksız kalmış, diyalog mekanizması tahrip edilmiştir. Son çare eylemdir.</p>
<p>Hakkımızı almak, iktidarı uyarmak, Türkiye’nin demokrasi ile yönetildiğini; demokrasinin temelinde tüm kesimlerin haklarının korunması geldiğini hatırlatmak için; Türk Eğitim Sen olarak, 13 Mart 2010 Cumartesi günü Türkiye’nin her bir tarafından Ankara’ya gelecek olan eğitim çalışanlarıyla Sıhhiye Abdi İpekçi Park’ında büyük bir miting gerçekleştirilecektir. Saat 10.00’da Hipodrom’dan büyük bir yürüyüşle başlayacak eylem, Abdi İpekçi Park’ında yapılacak mitingle sona erecektir.</p>
<p>Türk Eğitim-Sen olarak başta sözleşmelilere verilen sözlerin yerine getirilmemesi olmak üzere, atama bekleyen öğretmen adayları için, kadrolu öğretmenlik dışındaki öğretmen istihdamına son verilmesi için, il emrine atanma hakkına sahip olmaması nedeniyle aileleri parçalanan öğretmenler için, MEB, Üniversiteler ve Yurt-Kur çalışanlarının sorunlarını dile getirmek için yapacağımız yürüyüş ve mitingde, 950 bin eğitim çalışanının sesini Milli Eğitim Bakanlığı’na ve diğer yetkililere duyuracağız. Türk Eğitim-Sen’in düzenleyeceği mitinge eğitimin tüm kesimlerinden ciddi bir destek bekliyoruz. Eğitimin hiçbir aktörü haksızlığa, hukuksuzluğa, yanlışlıklara sessiz kalmamalıdır. Mitinge katılmak isteyen bütün eğitim çalışanları, şube başkanlıklarımızla irtibata geçmelidir.</p>
<p>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p>
<p>Türk Eğitim-Sen</p>
<p>İstanbul Bölge Başkanı</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6792&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/egitimcilerin-sorunlarini-cozmek-icin-13-martta-ankara%e2%80%99dayiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UTANDIRAN HEDİYEYE TEPKİ!</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/utandiran-hediyeye-tepki/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/utandiran-hediyeye-tepki/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 22:08:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HEDİYEYE]]></category>
		<category><![CDATA[HEDİYEYE TEPKİ]]></category>
		<category><![CDATA[UTANDIRAN HEDİYE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6790</guid>
		<description><![CDATA[Kadıköy Belediyesi Sağlık ve Sosyal Dayanışma Vakfı (KASDAV) tarafından 13.sü düzenlenen Liseler Arası Müzik Yarışması’na katılan öğrencilere prezervatif dağıtılmasına eğitim sendikasından tepki gecikmedi. Eğitim Bir Sen; “utandıran hediyeden utanması gerekenler edepli, hayalı aileler ve çocuklarımız ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadıköy Belediyesi Sağlık ve Sosyal Dayanışma Vakfı (KASDAV) tarafından 13.sü düzenlenen Liseler Arası Müzik Yarışması’na katılan öğrencilere prezervatif dağıtılmasına eğitim sendikasından tepki gecikmedi. Eğitim Bir Sen; “utandıran hediyeden utanması gerekenler edepli, hayalı aileler ve çocuklarımız değil,Kadıköy Belediye Başkanı <span id="more-6790"></span>Selami Öztürk ve KASDAV’ın sorumluluk makamında bulunan büyük(!)lerdir” dedi.</p>
<p>İstanbul’da özel ve devlet liseleri arasında düzenlenen KASDAV 13. Liselerarası Müzik Yarışması’nda bir skandala imza atılmış, geçen hafta etkinliğe katılan 13-17 yaş arası 150 öğrenciye sponsor firma marifetiyle prezervatif dağıtılmıştı. Yarışmayı izlemeye çocukları ile giden velilerin tepkisine neden olan “Utandıran Hediye” konusunda Kadıköy Belediye Başkanı ve KASDAV yetkililerine tepki gösteren Eğitim Bir Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı Ali Yalçın, “Yapılan densizlik cezasız kalmamalıdır. KASDAV’ın öğrencilere yönelik faaliyet onaylarında bu tutumları göz önüne alınmalıdır” dedi.</p>
<p>24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Kartal’da 4000 öğretmene “Adem soyundan değil, hayvan soyundan geldiğimizi” telkin eden İslam’a hakaret içerikli kitap dağıtan CHP’li Kartal Belediyesi’nden sonra yine CHP’li Belediye olan Kadıköy Belediyesi’nin kurumu olan Kadıköy Belediyesi Sağlık ve Sosyal Dayanışma Vakfı (KASDAV) tarafından öğrencilere prezervatif dağıtılması “CHP’li Belediyeler Ne Yapmak İstiyor?” sorusunu akıllara getirdi.</p>
<p>Kadıköy Bostancı Gösteri Merkezi’nde yapılan Liselerarası Müzik Yarışmasında okullardan öğrencileri utandıran ve ailelerin tepkisine neden olan ve basında “Öğrencilere Ahlaksız Promosyon” diye yer alan densizlikle ilgili Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Yalçın, “Belediye öğrencilerden tam olarak ne yapmalarını istiyor? Neyi tetiklemeye çalışıyor, 4 yılda okullarda 169 cinsel saldırı, Belediye ve KASDAV tarafından az mı bulunmuştur” diye sordu. Şube Başkanı Yalçın; Belediye Başkanı Selami Öztürk ve KASDAV yetkililerini ailelerden ve kamuoyundan özür dilemeye davet etti.</p>
<p>HABER: Şube Basın Sekreterliği/08.03.2010</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6790&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/utandiran-hediyeye-tepki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İŞYERLERİNE KADIN KOTASI GETİRİLSİN</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/isyerlerine-kadin-kotasi-getirilsin/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/isyerlerine-kadin-kotasi-getirilsin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 22:02:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İŞYERLERİNE KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN KOTASI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6787</guid>
		<description><![CDATA[Bugün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, birçok kurum bugün kadınlar ile ilgili mesajlar yayımladı. Kadınların toplumdaki yeri hakkında kendilerince değerlendirme yaptılar. Ancak neredeyse hiç kimse Türkiye’de çalışma hayatında olan kadınların ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, birçok kurum bugün kadınlar ile ilgili mesajlar yayımladı. Kadınların toplumdaki yeri hakkında kendilerince değerlendirme yaptılar. Ancak neredeyse hiç kimse Türkiye’de çalışma hayatında olan kadınların şartlarının gittikçe zorlaştığından bahsetmedi. <span id="more-6787"></span>Türk kadınının Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Kazanımları, Avrupa’daki hemcinslerinden bile çok ilerde iken bugün gerçek yaşamda, özellikle de iş hayatında, kadınlar zor günler yaşamaktadırlar.</p>
<p>İŞYERLERİNE KADIN KOTASI GETİRİLSİN</p>
<p>Ülkemizde, çalışan kadınlara karşı yapılan ayrımcılık ciddi boyutlara ulaşmıştır.Çalışma hayatında kadın ikinci sınıf insan muamelesi görmektedir.Kadın çalışanların mesleki olarak,insan kaynakları açısından ve eğitimi anlamında ciddi sıkıntıları vardır. Türkiye de kadınların iş gücüne katılım oranları her geçen yıl düşmektedir. AKP iktidarının başlangıcında, %26 olan kadınların işgücüne katılım oranı, bugün % 22 lere kadar gerilemiştir. Ülkemizde son yıllarda kadın ile ilgili ortaya konulan sorun olarak kamuoyunu meşgul eden tek konu ; kadın = başörtüsü olarak lanse edilmiştir. Başörtüsü de çok önemli bir sosyal problemdir, ancak,kadın denince, kadının sorunları denince,sadece başörtüsü sorunu akla gelmemelidir.Türkiye’de kadın sorunlarının daha büyük ve kapsamlı olduğunun kabul edilerek,çözüm yollarının ona göre ortaya konması gerekir. Ülkemizin kalkınması daha ileri seviyelere ulaşması için, Kadınları çalışma hayatında taçlandırmamız gerekir. Mesela; kadınların işgücüne katılımlarının arttırılması için işyerlerine kadın kotası uygulanabilir. Kadınlara karşı işyerlerinde cinsel ve psikolojik tacizler yaygındır. Kadınlar siyasi partilerce de istismar edilmektedir.Bu konularda da ciddi önlemler alınmalı ve caydırıcı yaptırımlar uygulanabilecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır.</p>
<p>Eğitim İş kolunda çalışan Kadınların, oran olarak erkeklerden daha fazla olmasına ragmen, yönetici pozisyonundaki kadın oranı düşüktür.Eğitim iş kolunda çalışan Kadınlar, çalışma hayatında kadın ve erkeklerin birbiriyle eşit koşullarda yarışmadığına inanmakta ve toplumda kadınların yaşadığı en büyük sorunun kadınlara yönelik ayrımcı tutum ve davranışlar olduğunu söylemektedirler.Ekonomik bağımlılık, kadınların eğitimine gereken önemin verilmemesi, fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalmak gibi sorunlar hala gündemimizi meşgul etmektedir.</p>
<p>Bağcılar İstanbul Ticaret Odası ilköğretim okulunda geçtiğimiz günlerde işlenen hunharca cinayet de kadınların öğretmen olsalar bile, sınıfta derste oldukları anda bile can güvenliklerinin olmadığını açıkça gösteriyor.</p>
<p>Biz Türk Eğitim sen İstanbul 5 Nolu şubesi olarak kadınlar günü vesilesiyle tüm toplumu bir kez daha düşünmeye ve kadın haklarının sadece kağıt üstünde kalmamasını, Ülkemizde; cinsiyet ayrımcılığının yapılmadığı, kadınlara yönelik şiddet ve istismarın yaşanmadığı, kadınların okuma oranının yüzde yüze ulaştığı, kadınların her alanda varlığını ve etkinliğini artırdığı bir toplum yapısına kavuşmayı diliyoruz.</p>
<p>Enver DEMİR</p>
<p>Türk Eğitim-Sen İstanbul 5 No lu Şb.Bşk</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6787&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/isyerlerine-kadin-kotasi-getirilsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HİZMET SAĞLIK-SEN DEN MUHTEŞEM BİR GENEL KURUL</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/hizmet-saglik-sen-den-muhtesem-bir-genel-kurul/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/hizmet-saglik-sen-den-muhtesem-bir-genel-kurul/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 22:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL KURUL]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet Sağlık-sen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6782</guid>
		<description><![CDATA[HİZMET SAĞLIK SEN 1.Olağan Genel Kurulu, Genel kurul delegelerin ve davetlilerin geniş bir katılımıyla gerçekleştirildi. Birlik, beraberlik ve demokrasi adına güzelliklerin sergilendiği genel kurulda büyük bir coşku yaşandı. Genel kurula katılan tüm delegelere Genel Başkan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HİZMET SAĞLIK SEN 1.Olağan Genel Kurulu, Genel kurul delegelerin ve davetlilerin geniş bir katılımıyla gerçekleştirildi. Birlik, beraberlik ve demokrasi adına güzelliklerin sergilendiği genel kurulda büyük bir coşku yaşandı. Genel kurula katılan tüm delegelere Genel Başkan Hayati KAYA tarafından “TEŞEKKÜR BELGESİ” verildi. <span id="more-6782"></span></p>
<p><a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/zz1.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-6783" title="zz" src="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/zz1-600x450.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a>Genel başkan Hayati KAYA “Hizmet Sağlık &#8211; Sen İlkeli, seviyeli-kararlı, çözüm üreten sendikacılık anlayışına taliptir. Hizmet Sağlık – Senin kendine özgü ilkeleri-prensipleri ‘Olmazsa olmazları’ olacaktır. Hizmet Sağlık &#8211; Senin“Bizce insan, Bizce Hizmet” temel ilkesidir. Biz inanıyoruz ki; insanın olmadığı yerde ‘anlam ve değer’ olamaz. Her şey insanla anlam ve değer kazanır. Bizim emeğe bakış açımız: insan emeğin bütünleşmesidir.<br />
Bu bütünleşme Hizmet Sağlık &#8211; Sen de “Bizce insan Bizce Hizmet” şeklinde amaçlanmıştır.</p>
<p>Bu bağlamda;</p>
<p><a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/HİZMET-SAĞLIK-SEN.bmp"><img class="alignleft size-full wp-image-6784" title="HİZMET SAĞLIK-SEN" src="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/HİZMET-SAĞLIK-SEN.bmp" alt="" /></a>Hizmet sağlık sen Grevli toplu sözleşme hakkı alıncaya kadar mücadeleye devam edecektir.<br />
Hizmet sağlık sen Çözüm odaklı hizmet sendikacılığını hedefler<br />
Hizmet sağlık sen Uyuyan değil üreten bir sendikacılığı benimser.<br />
Hizmet sağlık sen Her zaman her yerde sağlık çalışanlarının yanında olacaktır<br />
Hizmet sağlık sen kamuda ücret adaletsizliğinin çözümü için mücadele edecektir.<br />
Hizmet Sağlık-sen Türkiye cumhuriyeti Devletinin ve milletin bölünmez bütünlüğünü korumak yaşatmak ve Demokratik laik ilkelerden sapmadan ”hür sendikacılık” ilkeleri içerisinde üyelerin ortak ekonomik, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerini korumak geliştirmek kamuda verimliliğin artırılması amacı için çalışacaktır” dedi.<br />
Tek liste halinde gidilen seçimde zorunlu organlar belirlendi Hayati KAYA tekrar Genel başkan seçildi.</p>
<p>Hizmet Sağlık &#8211; Sen</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6782&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/hizmet-saglik-sen-den-muhtesem-bir-genel-kurul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Emekçi Kadınlar Günü Eğitim İş Adana Şubesi toplantı salonunda düzenlenen etkinliklerle kutlandı.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/dunya-emekci-kadinlar-gunu-egitim-is-adana-subesi-toplanti-salonunda-duzenlenen-etkinliklerle-kutlandi/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/dunya-emekci-kadinlar-gunu-egitim-is-adana-subesi-toplanti-salonunda-duzenlenen-etkinliklerle-kutlandi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 21:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Adana Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş]]></category>
		<category><![CDATA[Emekçi Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[salon]]></category>
		<category><![CDATA[Toplantı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6764</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Emekçi Kadınlar Günü Eğitim İş Adana Şubesi toplantı salonunda düzenlenen etkinliklerle kutlandı.
Toplantıya; Prof. Dr. Figen DORAN – Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi
*Yönetici Kadın
*Sosyal Sorumluluk Sahibi Kadın
Süreyya KÖLE – Yeni Adana Gazetesi Yazarı
*Basında Kadın
Hatice KOÇAK &#8211; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Emekçi Kadınlar Günü Eğitim İş Adana Şubesi toplantı salonunda düzenlenen etkinliklerle kutlandı.<br />
Toplantıya; Prof. Dr. Figen DORAN – Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
*Yönetici Kadın<br />
*Sosyal Sorumluluk Sahibi Kadın<span id="more-6764"></span></p>
<p>Süreyya KÖLE – Yeni Adana Gazetesi Yazarı<br />
*Basında Kadın</p>
<p>Hatice KOÇAK &#8211; Tekel Emekçisi -Tek Gıda İş Sendikası<br />
*TEKEL Direnişi</p>
<p>başlıklı konuşmalarıyla katkı verdiler.</p>
<p>Etkinliğe, Birleşik Kamu İş Genel Başkanı Hasan KÜTÜK, Birleşik Kamu İş Genel Örgütlenme Sekreteri N.Fuat SOYLU, Tek Gıda İş Eski Bölge Başkanı ve Çukurova İlçe Belediye Meclis Üyesi Gürsel DİLİÇIKIK, Eğit Der Başkanı Zeki BÜYÜKYILMAZ ve Eğit Der Yönetim Kurulu Üyesi &#8211; Gazeteci &#8211; Yazar Demirel BABACANOĞLU, Hollanda Eğitim Fakültesinden Doç. Cezmi DOĞANER, Avk. Cemil DENLİ ve sendika üyeleri katıldılar.</p>
<p>Etkinlikte Eğitim İş Adana Şube Başkanı İsa KAYADAN &#8220;ŞANLI MÜCADELEDE 100. YIL&#8221; başlıklı basın açıklamasını okudu.</p>
<p><a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/zz.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-6765" title="zz" src="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/zz-600x450.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a>ŞANLI MÜCADELEDE 100. YIL</p>
<p>1857 yılının 8 Martında ABD’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında insanca çalışma koşulları isteyen, eşit işe eşit ücret mücadelesi veren 129 kadın emekçi katledilmiştir. Bugün ise dünyaya özgürlük getireceğim diye dünyanın jandarmalığına soyunan emperyalist ABD kendi kirli tarihini sorgulamadan sözde soykırım aldatmacasıyla Anadolu’nun şanlı tarihini kirletmeye çalışmaktadır. Soykırım sizin işinizdir! Mister Berman! Bizim işimiz emperyalizme ve kapitalizme karşı şanlı tarih yazmaktır. ABD’nin dün olduğu gibi bugünde sömürge senaryoları ve uygulamaları devam etmektedir. 8 Martın unutulmadığını anlayan emperyalist ve kapitalist güçler, 8 Martın içini boşaltmak gibi şuursuz bir takım uygulamaların içine girmişlerse de; bu şuursuzluk emeğin ve kadının yüce bir değer olduğunu yalanlayamayacaktır.<br />
1910 yılında 2. Enternasyonal’de Clara Zetkin’in önerisiyle tam 100 yıldır “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” anılmakta ve kutlanmaktadır. Buna emperyalistlerin her türlü müdahale etmesini engelleyeceğiz.<br />
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu aydınlık Türkiye Cumhuriyet’i; siz aydınlık, çağdaş, devrimci Türk Kadınlarının emeği, üretimi ve direnişiyle yeniden ilk günkü ışığına kavuşacaktır. Cumhuriyet kazanımlarından asla ödün vermeyeceğiz. Bizi orta çağ karanlığına götürmek isteyen zihniyetlere izin vermeyeceğiz.</p>
<p>Selam olsun 8 Mart’ı yaratanlara!<br />
Selam olsun mücadeleleriyle tarih yazan TEKEL işçisi kadınlarımıza!</p>
<p>Yaşamı yaratan, ekmeği üreten, emeği yücelten, çocuğu büyüten kadınlarımızın mücadeleleri daim olsun, 8 Mart Emekçi Kadınlar Gününüz kutlu olsun&#8230;<br />
Eğitim İş Adana</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6764&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/dunya-emekci-kadinlar-gunu-egitim-is-adana-subesi-toplanti-salonunda-duzenlenen-etkinliklerle-kutlandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Gününde Kadınların Sorunları</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/kadinlar-gununde-kadinlarin-sorunlari/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/kadinlar-gununde-kadinlarin-sorunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 20:55:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul İl Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kamu-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6762</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada kadınlar günü kutlanırken, tüm kadınların toplumda hak ettiği, layık olduğu yere gelmesi temennisini taşımaktayız. Bu tür özel günler, toplumların kanayan yarası haline gelmiş olan sorunların gündeme gelmesi, tartışılması açısından önemlidir. Bugün dünyada ve ülkemizde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada kadınlar günü kutlanırken, tüm kadınların toplumda hak ettiği, layık olduğu yere gelmesi temennisini taşımaktayız. Bu tür özel günler, toplumların kanayan yarası haline gelmiş olan sorunların gündeme gelmesi, tartışılması açısından önemlidir. <span id="more-6762"></span>Bugün dünyada ve ülkemizde kadınlar birçok açıdan sorunlar yaşamaktadırlar. Dünyada birçok kadın çeşitli geleneksel nedenlerle cezalandırılırken, ülkemizde ise dışlanmışlık, eğitimsizlik ve istismarlarla karşı karşıya olan kadınların sorunları büyüktür.</p>
<p>Türk toplumunun % 25’ini 15-49 yaş grubu kadınlar oluşturuyor.</p>
<p>6 ve daha yukarı yaştaki her 100 kadından 25‘i okuryazar değil.</p>
<p>Her 100 kadından 14’ü ilkokulu bitirememiş.</p>
<p>Her 100 kadından 58’i ilkokul mezunu.</p>
<p>Kadın nüfusun sadece % 12’lik bir kesimi ortaokul ve daha üstü eğitim almış.</p>
<p>Her yıl 600 bin ile 800 bin arasında kız çocuğu zorunlu eğitim yaşına gelmelerine karşın okula gidemiyor.</p>
<p>Ülkemizde kadının işgücüne katılım oranı 1998’de % 35 civarındayken, bugün % 24.8’e düşmüş.</p>
<p>Erken yaş evliliği yapmış olan kadınların çoğunluğu tarım sektöründe ücretsiz aile işçisi olarak çalışmakta.</p>
<p>Seçme ve seçilme hakkını 1934’te elde eden Türk kadını parlamentoda ancak % 8.7 oranında temsil edilmekte.</p>
<p>Kız çocuklarının erken yaşlarda evlenmeleri ve özellikle akraba evliliği yapmaları, ülkemizde bebek ve anne ölümlerinin sayısını artırıcı bir etken.</p>
<p>Yukarıda sıralanan istatistikî veriler aslında kadın sorunları açısından neden değil, sonuçtur. Ülkemizde kadınların asıl en büyük sorunu, medyada kadının ve cinselliğin istismar edilmesi, kadının bir mal gibi gösterilmesidir. İlginçtir ki hiçbir kadın örgütü, kadın sorunu dendiğinde bu konuyu gündeme getirmemektedir.</p>
<p>Oysa kirlenmiş medyada, magazin programlarından, reklamlara, dizilerden, haber programlarına kadar her yerde kadın ve cinsellik unsuru ön plana çıkarılmaktadır.</p>
<p>Toplumda kadının hak ettiği yere gelmesi, kadını bir meta olmaktan çıkarıp, birey haline getirdiğimiz zaman mümkün olacaktır. Böyle bir propaganda ile yetişen ve kadının cinsel bir öğeden başka bir şey olmadığı fikri bilinçaltına yerleştirilen bir toplumda, eleştiri konusu ne yazık ki sorunun nedeni değil, sonuçları olmaktadır.</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk; kadınları toplum içinde birer birey haline getirecek hukuki düzenlemeleri Avrupa’daki ve dünyadaki pek çok çağdaş ülkeden önce ülkemizde gerçekleştirmiştir. Yani kadınlarımızın toplumsal hayata katılmalarının, iş hayatına atılmalarının, erkeklerle aynı haklara sahip olmalarının önünde hukuki hiçbir engel bulunmamaktadır. Bugün kadınlarımızın önündeki en büyük engel, toplum içinde oluşmuş, sabit fikirler ve gelenek zannedilen yanlış inanışlar ile kadının cinsel bir öğe gibi gösterilmesini çağdaşlık zanneden zihniyetten başka bir şey değildir.</p>
<p>Kadınlarımız, Kurtuluş Savaşı’nda erkeklerle omuz omuza çarpışmıştır. Bu millet Nene Hatunları, Kara Fatmaları, Sabiha Gökçenleri, Halide Edipleri yetiştirmiş bir millettir. Türk toplumu kadını hiçbir zaman geri plana itmemiş, onları ailenin de toplumsal hayatın da odak noktasına yerleştirmiştir. Ama bugün, daha çocuk yaştaki kızlar, maddi çıkar karşılığında hiç tanımadığı insanlarla zorla evlendirilmekte, onlara söz hakkı, eşini seçme hakkı tanınmamakta, hatta evlenmek istemediğinde hayat hakkı dahi tanınmamaktadır.</p>
<p>Kadın ve erkek bir vücudun dayandığı iki ayrı ayağı gibidir. Bunlardan herhangi biri toplumdaki işlevini yitirirse o vücut eksik, sakat kalır. Atatürk de &#8220;Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir.&#8221; diyerek, kadının toplum içindeki önemini ortaya koymuştur.</p>
<p>Bugün de millet olarak bir sarsıntı yaşamaktayız. Bu travmanın ana sebeplerinden birisi yine kadının toplumdaki işlevini kaybetmeye başlaması, kadının bir ana; aileyi ve milleti ayakta tutan, birleştiren unsuru olduğunun unutulmasındandır.</p>
<p>Bugün dizilerde, reklamlarda kadını istismar eden, cinselliği kullanarak rant elde eden, bunu da çağdaşlık ve özgürlük olarak toplumumuza kabul ettirme gayretinde olan bir zihniyetle, Türk kadını çağdaşlık yolunda daha fazla yol kat edemez. Anne olmak her halde yapılacak işlerin en kutsalı, en şereflisidir. Peygamber Efendimiz (sav) “cennet anaların ayağı altındadır.” Hadisi ile dinimizin de kadına ve anneye verdiği önemi ortaya koymuştur.</p>
<p>Ülkemizin kanayan yarası terör sorununa parmak basan, gerçekleri gözler önüne sermek, kardeşin kardeşe nasıl kırdırıldığını anlatmak amacında olan bir televizyon dizisi için kampanya başlatılıp, yayından kaldırılırken; kadınlık onurunu ayaklar altına alan, her kadının maddi bir değeri olduğu izlenimi uyandıran, ahlaksız tekliflerle dolu diziler için neden hiçbir kadın örgütü tepki göstermez.? Neden, sabah kuşağı programlarında, kendisini sanatçı zannedenler tarafından, kadınların bütün gün aşağılandığı, şiddet gördüğü, ahlaksızlığın diz boyu olduğu programlara kadın haklarını savunduğunu iddia eden örgütlerin bir tepkisi olmaz?</p>
<p>Neden hep ana olmak, namuslu olmak, aileyi çekip çevirmek kötülenirken; toplumumuza, örf ve adetlerimize aykırı olan davranışlar yüceltilir?</p>
<p>Anne olmak, kadının birey olmasına engel midir? Elbette kadın isterse çalışmalıdır. Kadın okumalıdır, eğitim almalıdır. Kadın toplumun her kademesinde temsil edilmeli, her ortamda söz sahibi olmalıdır. Ama anne olmak da kutsaldır, çalışmayan kadın da toplumun bir bireyidir. Kadınların kişisel hak ve özgürlüklerini kullanmasına engel olacak hiçbir statü, hiçbir durum yoktur. Olmamalıdır. Atatürk’ün dediği gibi kadının hakkı yerlerde sürünmek değil, omuzlarda yükselmektir. Kadının omuzlarda yükselmesi ise onun reklamlarda, televizyonlarda cinsel bir meta gibi sunulması değil; statüsü, işi ne olursa olsun, kadına değer verilmesi, toplumda temsil edilmesi ve toplumsal hayata katılması ile olur.</p>
<p>Gittikçe olumsuzlaşan ekonomik şartlar altında çalışan, evlat yetiştiren, yozlaşan kültürel şartlar karşısında vakarını bozmayan, Nene Hatunlardan devraldığı iffet bayrağını dalgalandıran, çocuklarına helalden ve doğrudan başka bir şey öğretmeyen, Türk Milletinin temel direği anneler,</p>
<p>Bu vatan için çalışan, üreten ve savaşan bütün evlatların anneleri,</p>
<p>Kanlarıyla bayrakları bayrak yapan, mezar taşlarıyla bu vatana Türk mührünü vuranların anaları,</p>
<p>Bugün, saygı görmeyi, temsil edilmeyi, omuzlarda taşınmayı kuşkusuz dünyadaki her kadından daha çok hak ediyorlar.</p>
<p>Tüm kadınlarımızın kadınlar günü kutlu olsun.</p>
<p>Türkiye Kamu-Sen</p>
<p>İstanbul İl Başkanı</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6762&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/kadinlar-gununde-kadinlarin-sorunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anasınıfı Öğretmeni Derya Çakır’ın Katledilmesi’ne İlişkin Basın Açıklaması</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/anasinifi-ogretmeni-derya-cakir%e2%80%99in-katledilmesi%e2%80%99ne-iliskin-basin-aciklamasi/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/anasinifi-ogretmeni-derya-cakir%e2%80%99in-katledilmesi%e2%80%99ne-iliskin-basin-aciklamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 20:48:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Anasınıfı Öğretmeni]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Çakır]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde Eğitim Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Yasemin Dikdurak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6758</guid>
		<description><![CDATA[Kadına yönelik şiddet her geçen gün artarak devam ediyor. Kadınlar; babaları, kocaları, sevgilileri yahut erkek kardeşleri tarafından katlediliyor. Bu kör şiddeti şüphesiz ki ataerkil zihniyet besliyor. Söz konusu zihniyetin son hedefi ise, anasınıfı öğretmeni Derya ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadına yönelik şiddet her geçen gün artarak devam ediyor. Kadınlar; babaları, kocaları, sevgilileri yahut erkek kardeşleri tarafından katlediliyor. Bu kör şiddeti şüphesiz ki ataerkil zihniyet besliyor. Söz konusu zihniyetin son hedefi ise, anasınıfı öğretmeni Derya Çakır oldu.</p>
<p><span id="more-6758"></span>İnsanca bir diyalog ve ikna ile yetinmeyen, “ya benimsin ya da kara toprağın” dili üzerine inşa edilen egemen erkek zihniyet yüzünü, bu kez de bir okulda hem de öğrencilerinin gözü önünde Derya öğretmenin katledilmesiyle gösterdi.<br />
Eğitim Sen olarak bizler; 8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü’nün 100. yılını anmaya/kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde yaşanan bu vahim olayın bir anlamda, 143 yıl önce New York’ta bir dokuma fabrikasında direnirken diri, diri yakılan kadınların yaşadıklarının devamı olarak değerlendirdiğimizi belirtmek isteriz. Kadın-erkek eşitliğinin gerek yasalarda gerekse toplumsal alanda sağlanamamasının, kadına yönelik şiddet ve katliamların ataerkil sistemden ve onun hayat verdiği zihniyet tarzlarından kaynaklandığını gayet iyi biliyoruz.<br />
Bu doğrultuda İstanbul Bağcılardaki ilköğretim okulunda gerçekleşen katliamı esefle kınıyor; kadına yönelik şiddetin ve kadın katliamlarının üzerine gidilmesi için başta yasama ve yürütme olmak üzere tüm devlet organlarını bu konuda net bir tavır almaya ve acilen göreve davet ediyoruz.<br />
Yasemin Dikdurak<br />
Niğde Eğitim Sen Kadın Sekreterliği</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6758&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/anasinifi-ogretmeni-derya-cakir%e2%80%99in-katledilmesi%e2%80%99ne-iliskin-basin-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-kutlu-olsun/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-kutlu-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 20:44:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[8 MART]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA KADINLAR GÜNÜ]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-İş]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[ŞB.SEKRETERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşim SOYSAL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6755</guid>
		<description><![CDATA[Anayasa‘da yer alan &#8220;Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir&#8221; ifadesine karşın kadınlar için, toplumda hak ettikleri eşit koşullar sağlanamamıştır. Yetersiz yasal düzenlemeler ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa‘da yer alan &#8220;Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir&#8221; ifadesine karşın kadınlar için, toplumda hak ettikleri eşit koşullar sağlanamamıştır. Yetersiz yasal düzenlemeler nedeniyle kadının iş istihdamının engellenmesine olanak sağlayan <a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/yeşim+soy...jpg"></a><span id="more-6755"></span>düşünce ve önyargıların önüne geçilememiştir.</p>
<p>Bugün, eğitimli kadınların bile iş sorunlarının çok fazla olduğu ülkemizde , herhangi bir sosyal güvencesi olmadan kayıt dışı olarak çalıştırılan kadınlar &#8220;ucuz emek gücü&#8221; olarak görülmekte, &#8220;eşit işe eşit ücret&#8221; uygulamasından yoksun bırakılmaktadır.</p>
<p>Üniversitelerin bölümlerine kız-erkek ayırımı yapılmadan öğrenci alınmasına ve bu bölümlere giren öğrenciler, mesleklerinin gerektirdiği her koşulda çalışacaklarının bilinciyle mezun olmalarına rağmen ,bazı kamu kuruluşları da olmak üzere pek çok kuruluşun, personel alım ilanlarına da yansıyan cinsiyet ayrımcılığı dikkat çekicidir.</p>
<p>Ne kadar acıdır ki Türkiye Cumhuriyetinin maliye bakanı çıkıp “Kadınlar iş aramasa işsizlik bu boyutta olmazdı” diyebilmiş ve işsizliğin faturasını kadınlara kesebilmiştir.</p>
<p>Bir yandan sosyal politikalar adı altında evdeki kadına beyaz eşya ve kömür dağıtılırken diğer yandan sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası yasası ile sağlık ve emeklilik haklarımız elimizden alınmıştır.</p>
<p>Önderimiz Atatürk bundan 75 yıl önce ,dünyada pek çok kadının sahip olmadığı hakları Türk kadınına sağlamışken, bugün 2010 ve Türk kadınının 19,4’ü okuma yazma bilmiyor, yüzde 12’si üniversiteye devam edebiliyor,sadece %9 u meclise girebiliyor. % 18.8 i işsiz, % 50’si ücretsiz aile işçisi konumunda , her üç kadından biri şiddete maruz, sokakta tacize ve töre cinayetine kurban. Yılda 2500 kadın hamilelik sırasında yaşamını kaybediyor.Ülke işsizlik ve yoksullukla kıvranıyor. Tüm bunlar ortadayken, ülkeyi yönetenler ve onların yandaş medyası,kadının saçıyla başıyla,etek boyuyla,karnında taşıyacağı çocuk sayısıyla uğraşıyor.</p>
<p>Ey efendiler! Kendinize geliniz!. Hangi çağda yaşıyoruz? Bir yandan ,”Türkiye dünyanın parlayan yıldızı olma yolunda ilerliyor “diyeceksiniz, diğer yandan Türk kadınının dünyadaki itibarını sarsacak eylemler içinde olacaksınız.Size Atatürk’ün şu sözlerini hatırlatmak isteriz: &#8220;İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?&#8221;</p>
<p>Ayrımcı zihniyet; kadının eğitim ve çalışma hakkını kabul etmeyen, baskıcı, ataerkil, gerici bir zihniyet demektir. &#8220;Egemen sınıfın çıkarlarına hizmet eden cinsiyet ayrımcılığı çözülmeden özgür ve eşit bir toplum yaratılması mümkün değildir&#8221;</p>
<p>Ülkemiz gün geçtikçe gerici, piyasacı, dışa bağımlı bir ülke haline getirilmeye çalışılmaktadır. Sustuğumuz her an haklarımız, çocuklarımızın geleceği, bağımsız bir ülkenin onurlu insanları olarak başımız dik yaşama hakkımız elimizden alınıyor.<br />
Kadın uyanırsa toplum uyanır diyor ve Eğitim-İş olarak, tüm emekçi kadınları el ele vermeye; işsizliğe, düşük ücrete, açlığa ve yoksulluğa karşı çıkmaya, haklarımızı hep birlikte aramak için örgütlenmeye çağırıyoruz”</p>
<p>Dünya ve ülkemizdeki tüm kadınların &#8220;8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8221; kutlu olsun.</p>
<p>Yeşim SOYSAL / EĞİTİM-İŞ SAMSUN ŞB.SEKRETERİ</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6755&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-kutlu-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HERKES ÖZGÜR OLANA KADAR KADINLAR YÜRÜYECEK YAŞASIN 100. YILINDA 8 MART</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/herkes-ozgur-olana-kadar-kadinlar-yuruyecek-yasasin-100-yilinda-8-mart/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/herkes-ozgur-olana-kadar-kadinlar-yuruyecek-yasasin-100-yilinda-8-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 20:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[8 MART]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Örgütlü Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[sube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6749</guid>
		<description><![CDATA[Yaşasın Kadınların Birlik Mücadele ve Dayanışması 100 yıl önce NewYork’ta dokuma işçisi kız kardeşlerimizin yaktığı direniş meşalesini bu yıl Dünya Kadın Yürüyüşünün “HERKES ÖZGÜR OLANA KADAR KADINLAR YÜRÜYECEK” şiarıyla yükseltiyoruz. Kadınların her türlü sömürüye, şiddete ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşasın Kadınların Birlik Mücadele ve Dayanışması 100 yıl önce NewYork’ta dokuma işçisi kız kardeşlerimizin yaktığı direniş meşalesini bu yıl Dünya Kadın Yürüyüşünün “HERKES ÖZGÜR OLANA KADAR KADINLAR YÜRÜYECEK” şiarıyla yükseltiyoruz. <a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/8_mart_etkinlikleri2.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-6750" title="8_mart_etkinlikleri2" src="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/8_mart_etkinlikleri2-600x450.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a><span id="more-6749"></span>Kadınların her türlü sömürüye, şiddete ve ezme/ezilme ilişkisine karşı yürüttüğü mücadelenin 100. yılında herkes için özgürlük istiyoruz.</p>
<p>Barış, adalet ve eşitlik olmadan özgürlük de olmayacağını biliyoruz, bu nedenle 8 Mart’ın 100. yılında herkes için eşitlik, adalet ve barış istiyoruz.</p>
<p>Kapitalist sömürü düzeni, tarihte ataerkillikten de destek alarak kadın emeği üzerinde yükseldi. Halen de kadın emeğinin sömürüsünden besleniyor. Sermayenin sömürü çarkları, dün olduğu gibi bugün de cinsiyete dayalı rol bölüşümü ve ayrımcılık sayesinde daha kolay işliyor. Kapitalizm, bugün de içine girdiği son krizi aşmak için yine cinsiyet ayrımcılığından yararlanmak istiyor. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de enformelleştirme, güvencesizleştirme, kayıt dışı çalıştırma uygulamaları, en fazla kadın emekçileri etkiliyor. Dünya genelinde dinsel tutuculuğun, milliyetçiliğin ve savaşların artmasından en fazla kadınlar zarar görüyor. Milliyetçilik kadınların bedenlerini savaş alanına çeviriyor. Ve savaşlar kadınların her dilden yaktıkları ağıtları çoğaltıyor.</p>
<p><a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/8_mart_etkinlikleri1.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-6752" title="8_mart_etkinlikleri1" src="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/8_mart_etkinlikleri1-600x450.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a>Yürürlüğe konulan Sosyal Güvenlik Yasası, kadınların sosyal güvenlik haklarını kısıtlamakla kalmamış, kadınları “eve dönüş”e mecbur bırakmıştır. Sistem, sosyal güvenlik haklarını alabildiğine daralttığı kadınlardan kapitalist üretim ihtiyaç duyduğunda güvencesiz bir şekilde çalışmalarını, ihtiyaç ortadan kalktığında da evlerine gitmelerini istiyor. Başbakan hala kadınlardan üç çocuk doğurmalarını isterken, ekonomiden sorumlu devlet bakanı Mehmet Şimşek, kadınlar iş aradığı için işsizlik oranlarının yüksek çıktığını söyleyebiliyor.</p>
<p>Ama kadınlar bu sözlerin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Yüz yıldır gerektiğinde emeğini sömürmek üzere evden çıkaran gerektiğinde de haydi evlerinize üç çocuk doğurmaya diyen egemenlere karşı hakları için, hayatları için, herkesin mutluluğu için direniyorlar.</p>
<p>Evet, kadınlar, tıpkı 100 yıl öncesinde olduğu gibi bugün de direnmeyi sürdürüyorlar;</p>
<p>İşte TEKEL işçisi kadınlar. TEKEL işçisi kız kardeşlerimiz iki buçuk aydır Ankara’nın ayazında direniyor.</p>
<p>Onların sesine sesini katan binlerce kadın ülkenin her yanında daha eşit bir yaşam, barış içinde bir ülke ve adalet için yürüyor.</p>
<p>Kadınların sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıran, onları “eve dönüş”e mahkûm eden SSGSS’ye hayır demek için,</p>
<p>Emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkmak için,</p>
<p>Kadın katliamına karşı durmak için,</p>
<p>Halen kadın cinayetlerine “haksız tahrik” indirimi uygulayan ataerkil yargı sistemine ve</p>
<p>Erkek egemen kültürden beslenen ve onu güçlendiren milliyetçiliğe, militarizme karşı barış için kardeşlik için yürüyor.</p>
<p>Biz eğitim ve bilim emekçisi kadınlar olarak da diğer kız kardeşlerimizle birlikte yürüyor ve haykırıyoruz. Bize reva görülen şiddeti, eşitsiz ve insan onuruna yaraşmayan uygulamaları kabul etmiyoruz. Ataerkilliğe, eşitsizliğe, kapitalist sömürüye, milliyetçiliğe ve savaşlara karşı çıkıyoruz. Barış içinde, eşit ve özgürce yaşamak istiyoruz ve örgütlenirsek bunu başaracak gücümüz olduğunu biliyoruz.</p>
<p>İnsan onuruna yarışır bir yaşam için, adalet için, barış için, kamu yararı için aşağıdaki talepleri öne sürüyoruz ve karşılanana değin yürüyüşümüze devam edeceğimizi ilan ediyoruz.</p>
<p>Eğitim ve Bilim Emekçisi kadınlar olarak taleplerimiz:</p>
<p>· Tüm çalışanlar, iş güvencesine, eşit ve adil ücrete ve sosyal güvenlik hakkına kavuşmalıdır.</p>
<p>· Grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır.</p>
<p>· Sağlık ve eğitim ticarileştirilmemeli, parasız, nitelikli kolay ulaşılabilir olmalıdır.</p>
<p>· Sözleşmeli, kısmi zamanlı geçici öğreticilik ve ücretli öğretmenlik gibi uygulamalara son verilmeli, öğretmenler kadrolu olarak istihdam edilmeli, öğretmenleri kariyer basamaklarına göre ücretlendirmek yerine, kıdem esasına göre ücretlendirmeye geçilmelidir.</p>
<p>· Bu hayata geçirilene değin de ücretli ve sözleşmeli öğretmenlerin statülerine, özlük haklarına, ücretlerine ilişkin net, anlaşılır ve her yerde eşit bir şekilde uygulanabilir düzenlemeler yapılmalı ve bu konudaki belirsizliğe ve karmaşaya son verilmelidir.</p>
<p>· Doğumdan dolayı ücretsiz izne ayrılan kamu çalışanı kadınların, izinde geçen süreleri emekli kesenekleri devlet tarafından ödenmeli ve emeklilikten sayılmalıdır.</p>
<p>· Doğum öncesi 8, doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli doğum izni verilmelidir.</p>
<p>· Cinsiyete dayalı rol ayrımının ortadan kaldırılması ve bakım yükümlülüklerinin dengeli bir biçimde paylaşılması için, doğum izni süresinin bitiminden, çocuğun ilköğretime başladığı süreye kadar geçen sürede anne ya da babanın isterlerse dönüşümlü olarak kullanabilecekleri 1 yıl ücretli izin hakkı tanınmalıdır. Bakım isleri kamusallaşmalı ve “ebeveyn izni” için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.</p>
<p>· Süt izni, doğum sonrasındaki ilk 6 aylık dönemde yol süresi hariç 3 saat, 6 ayın bitiminden itibaren 1 yıla kadar olan dönemde 1, 5 saat olmalıdır.</p>
<p>· Kriz bahanesi ile sosyal hakların aşındırılmasına son verilmelidir.</p>
<p>· Kapatılmış kreşler tekrar açılmalıdır!</p>
<p>· 0–6 yaş grubu çocuklar için, en az 50 çalışanın bulunduğu iş yerlerinde ve 50’den az çalışanın bulunduğu işyerleri için çalışma alanlarına yakın ortak bakım üniteleri ve kreşler açılmalıdır!</p>
<p>· Bu hizmetler, SHÇEK ve belediyeler bünyesinde, SHÇEK yönetmeliğine uygun olarak ücretsiz olarak yerine getirilmelidir!</p>
<p>· Gece çalışması ve vardiyalı işlerde ise kreşler 24 saat açık olacak şekilde düzenlenmelidir.</p>
<p>· İşyerinde cinsel tacize karşı koruyucu tedbirler alınmalı ve yasal yaptırımların uygulanmasında mağdurun şikâyeti yeterli olmalıdır.</p>
<p>· ILO’nun “Aile Sorumlulukları Olan Kadın ve Erkek İşçilere Fırsat Ve Davranış Eşitliği Sağlanması”na İlişkin 156 sayılı sözleşmesi ülkemiz tarafından onaylanmalıdır.</p>
<p>Yaşasın 8 Mart Yaşasın Kadın Dayanışması</p>
<p>Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz</p>
<p>Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6749&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/herkes-ozgur-olana-kadar-kadinlar-yuruyecek-yasasin-100-yilinda-8-mart/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yoksulluk Sınırı 2936 TL, Memurun Maaşı Kaç TL?</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/yoksulluk-siniri-2936-tl-memurun-maasi-kac-tl/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/yoksulluk-siniri-2936-tl-memurun-maasi-kac-tl/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 20:30:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Memurun Maaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kamu-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksulluk sınırı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6747</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Kamu-Sen olarak, Türkiye İstatistik Kurumu’ndan aldığımız ŞUBAT 2010 fiyatlarına göre yaptığımız araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 1.463,13 TL olarak hesaplanmıştır. Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 2.936,40 Lira olarak belirlenmiştir. Sonuçlar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Kamu-Sen olarak, Türkiye İstatistik Kurumu’ndan aldığımız ŞUBAT 2010 fiyatlarına göre yaptığımız araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 1.463,13 TL olarak hesaplanmıştır. Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 2.936,40 Lira olarak belirlenmiştir. Sonuçlar dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya <span id="more-6747"></span>göre % 1,53 oranında arttığını göstermektedir. Çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre % 0,88 oranında artarak, 1.116 Lira 12 Kuruş olmuştur. Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı 2010 yılı ŞUBAT ayında 1.185,79 Lira olarak tahmin edilmiştir.</p>
<p>Yapılan araştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın ŞUBAT 2010 verilerine göre günlük 23,61 TL olduğu belirlenmiştir. Ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 708,27 TL olmuştur. ŞUBAT 2010 itibarı ile ortalama 1.355,9 TL ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının % 52,24’ünü oluşturmuştur. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde bulunan konut gideri ise ŞUBAT 2010 ortalama maaşının %35,22’sine denk gelmiştir. Buna göre bir memur, ortalama maaşının % 87,46’sını yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kalmıştır. Diğer ihtiyaçlarını karşılamak için ise maaşının % 12,54’ü ile yetinmiştir.</p>
<p>Ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için ŞUBAT 2010 maaşından geriye yalnızca 170 TL kalmıştır. Buna göre kamu görevlilerinin maaşı son bir ay içinde ortalama %3,18 oranında yani 43 TL erimiştir.</p>
<p>Ülkemizde ortalama memur maaşı 1356 TL iken, yoksulluk sınırının (asgari geçim endeksinin) Şubat 2010 sonu itibarıyla 2936 TL’ye yükselmesi düşündürücüdür. Memuru enflasyona ezdirmediklerini iddia edenler, memurun yoksulluk sınırının yarısı kadar bile maaş alamamasını nasıl izah edeceklerdir?</p>
<p>Türkiye Kamu-Sen</p>
<p>İstanbul İl Başkanı</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="106" valign="top"><strong>Gider Kalemleri</strong></td>
<td width="93" valign="top"><strong>Çalışan Tek Kişi</strong></td>
<td width="84" valign="top"><strong>Çalışmayan Eş</strong></td>
<td width="96" valign="top"><strong>0-6 Yaş Çocuk</strong></td>
<td width="105" valign="top"><strong>6-15 Yaş Çocuk</strong></p>
<p><strong>(Okula Giden)</strong></td>
<td width="106" valign="top"><strong>4 Kişilik Aile Toplam </strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">GIDA</td>
<td width="93">6,121</td>
<td width="84">6,121</td>
<td width="96">5,246</td>
<td width="105">6,121</td>
<td width="106">23,609</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">ISINMA</td>
<td width="93">7,751</td>
<td width="84"> </td>
<td width="96"> </td>
<td width="105"> </td>
<td width="106">7,751</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">AYDINLANMA</td>
<td width="93">1,800</td>
<td width="84"> </td>
<td width="96"> </td>
<td width="105"> </td>
<td width="106">1,800</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">BARINMA</td>
<td width="93">15,917</td>
<td width="84"> </td>
<td width="96"> </td>
<td width="105"> </td>
<td width="106">15,917</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">SAĞLIK</td>
<td width="93">0,816</td>
<td width="84">0,816</td>
<td width="96">0,816</td>
<td width="105">0,816</td>
<td width="106">3,264</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">ULAŞIM</td>
<td width="93">6,119</td>
<td width="84">6,119</td>
<td width="96"> </td>
<td width="105">4,283</td>
<td width="106">16,521</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">HABERLEŞME</td>
<td width="93">0,993</td>
<td width="84">0,993</td>
<td width="96"> </td>
<td width="105">0,993</td>
<td width="106">2,979</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">GİYİM</td>
<td width="93">1,072</td>
<td width="84">1,072</td>
<td width="96">1,072</td>
<td width="105">1,072</td>
<td width="106">4,288</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">TEMİZLİK</td>
<td width="93">3,388</td>
<td width="84">3,388</td>
<td width="96">3,388</td>
<td width="105">3,388</td>
<td width="106">13,552</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">EĞİTİM KÜLTÜR</td>
<td width="93">0,791</td>
<td width="84"> </td>
<td width="96"> </td>
<td width="105">3,405</td>
<td width="106">4,196</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">SPOR</td>
<td width="93">1,081</td>
<td width="84"> </td>
<td width="96"> </td>
<td width="105"> </td>
<td width="106">1,081</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">TATİL</td>
<td width="93">0</td>
<td width="84"> </td>
<td width="96"> </td>
<td width="105"> </td>
<td width="106">0</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">ÇEVRE VE SU</td>
<td width="93">1,148</td>
<td width="84"> </td>
<td width="96"> </td>
<td width="105"> </td>
<td width="106">1,148</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top">EV EŞYASI</td>
<td width="93">1,774</td>
<td width="84"> </td>
<td width="96"> </td>
<td width="105"> </td>
<td width="106">1,774</td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top"><strong>1 GÜNLÜK TOPLAM</strong></td>
<td width="93"><strong>48,771</strong></td>
<td width="84"><strong>18,509</strong></td>
<td width="96"><strong>10,522</strong></td>
<td width="105"><strong>20,078</strong></td>
<td width="106"><strong>97,880</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="106" valign="top"><strong>1 AYLIK TOPLAM</strong></td>
<td width="93"><strong>1.463,13</strong></td>
<td width="84"><strong>555,27</strong></td>
<td width="96"><strong>315,66</strong></td>
<td width="105"><strong>602,34 </strong></td>
<td width="106"><strong>2.936,40</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p><strong>4 KİŞİLİK BİR AİLENİN ASGARİ GEÇİM HADDİ </strong></p>
<p><strong>(YOKSULLUK SINIRI)</strong></p>
<p><strong> </strong> </p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="211" valign="top"> </td>
<td width="108"><strong>OCAK 2010</strong></p>
<p><strong>(TL)</strong></td>
<td width="108"><strong>ŞUBAT 2010</strong></p>
<p><strong>(TL)</strong></td>
<td width="84" valign="top"><strong>FARK</strong></p>
<p><strong>(TL)</strong></td>
<td width="96"><strong>DEĞİŞİM</strong></p>
<p><strong>%</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="211" valign="top"><strong>TEK KİŞİ (ÇALIŞAN)</strong></td>
<td width="108" valign="top"><strong>1.449,24</strong></td>
<td width="108"><strong>1.463,13</strong></td>
<td width="84"><strong>13,89</strong></td>
<td width="96"><strong>0,96</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="211" valign="top"><strong>ÇALIŞMAYAN EŞ</strong></td>
<td width="108" valign="top"><strong>544,83</strong></td>
<td width="108"><strong>555,27</strong></td>
<td width="84"><strong>10,44</strong></td>
<td width="96"><strong>1,92</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="211" valign="top"><strong>ÇOCUK (OKULA GİTMEYEN)</strong></td>
<td width="108" valign="top"><strong>307,53</strong></td>
<td width="108"><strong>315,66</strong></td>
<td width="84"><strong>8,13</strong></td>
<td width="96"><strong>2,64</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="211" valign="top"><strong>ÇOCUK </strong></p>
<p><strong>(İLKÖĞRETİME GİDEN)</strong></td>
<td width="108"><strong>590,67</strong></td>
<td width="108"><strong>602,34</strong></td>
<td width="84"><strong>11,67</strong></td>
<td width="96"><strong>1,98</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="211" valign="top"><strong>ASGARİ GEÇİM HADDİ</strong></td>
<td width="108" valign="top"><strong>2.892,27</strong></td>
<td width="108"><strong>2.936,40</strong></td>
<td width="84"><strong>44,13</strong></td>
<td width="96"><strong>1,53</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p><strong>ÇALIŞAN TEK KİŞİNİN AÇLIK SINIRI</strong></p>
<p><strong></strong> </p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="88" valign="top"><strong>TEK KİŞİ (ÇALIŞAN)</strong></td>
<td width="112" valign="top"><strong>GİDERLER</strong></td>
<td width="96" valign="top"><strong>OCAK </strong></p>
<p><strong>2010</strong></p>
<p><strong>GÜNLÜK/TL</strong></td>
<td width="96" valign="top"><strong>ŞUBAT</strong></p>
<p><strong>2010</strong></p>
<p><strong>GÜNLÜK/TL</strong></td>
<td width="84" valign="top"><strong>FARK</strong></p>
<p><strong>(TL)</strong></td>
<td width="108" valign="top"><strong>DEĞİŞİM</strong></p>
<p><strong>%</strong></td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="14" width="88" valign="top"><strong></strong> </td>
<td width="112" valign="top"><strong>GIDA HARCAMASI</strong></p>
<p><strong>(1800 Kalori)</strong></td>
<td width="96">3,702</td>
<td width="96">3,935</td>
<td width="84">0,233</td>
<td width="108">6,29</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>ISINMA</strong></td>
<td width="96">7,653</td>
<td width="96">7,751</td>
<td width="84">0,098</td>
<td width="108">1,28</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>AYDINLANMA</strong></td>
<td width="96">1,800</td>
<td width="96">1,800</td>
<td width="84">0</td>
<td width="108">0</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>BARINMA ½</strong></td>
<td width="96">7,939</td>
<td width="96">7,959</td>
<td width="84">0,020</td>
<td width="108">0,25</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>SAĞLIK (sağlık giderleri kamu tarafından sağlandığından dahil edilmedi)</strong></td>
<td width="96">0,826</td>
<td width="96">0,816</td>
<td width="84">-0,010</td>
<td width="108">-1,21</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>ULAŞIM</strong></td>
<td width="96">6,094</td>
<td width="96">6,119</td>
<td width="84">0,025</td>
<td width="108">0,41</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>HABERLEŞME</strong></td>
<td width="96">0,993</td>
<td width="96">0,993</td>
<td width="84">0</td>
<td width="108">0</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>GİYİM ½</strong></td>
<td width="96">0,560</td>
<td width="96">0,536</td>
<td width="84">-0,024</td>
<td width="108">-4,29</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>TEMİZLİK</strong></td>
<td width="96">3,370</td>
<td width="96">3,388</td>
<td width="84">0,018</td>
<td width="108">0,53</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>EĞİTİM-KÜLTÜR</strong></td>
<td width="96">0,791</td>
<td width="96">0,791</td>
<td width="84">0</td>
<td width="108">0</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>SPOR</strong></td>
<td width="96">1,127</td>
<td width="96">1,081</td>
<td width="84">-0,046</td>
<td width="108">-4,08</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>TATİL</strong></td>
<td width="96">0</td>
<td width="96">0</td>
<td width="84">0</td>
<td width="108">0</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>ÇEVRE VE SU</strong></td>
<td width="96">1,148</td>
<td width="96">1,148</td>
<td width="84">0</td>
<td width="108">0</td>
</tr>
<tr>
<td width="112" valign="top"><strong>EV EŞYASI ½</strong></td>
<td width="96">0,875</td>
<td width="96">0,887</td>
<td width="84">0,012</td>
<td width="108">1,37</td>
</tr>
<tr>
<td width="88" valign="top"><strong>1 GÜNLÜK HARCAMA</strong></td>
<td width="112"><strong>TOPLAM</strong></td>
<td width="96"><strong>36,878</strong></td>
<td width="96"><strong>37,204</strong></td>
<td width="84"><strong>0,326</strong></td>
<td width="108"><strong>0,88</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="88" valign="top"><strong>1 AYLIK HARCAMA</strong></td>
<td width="112"><strong>TOPLAM</strong></td>
<td width="96"><strong>1.106,34</strong></td>
<td width="96"><strong>1.116,12</strong></td>
<td width="84"><strong>9,78</strong></td>
<td width="108"><strong>0,88</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6747&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/yoksulluk-siniri-2936-tl-memurun-maasi-kac-tl/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“TCDD’de Yolcu Treni Çalıştırılmayan Hatlar”</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/%e2%80%9ctcdd%e2%80%99de-yolcu-treni-calistirilmayan-hatlar%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/%e2%80%9ctcdd%e2%80%99de-yolcu-treni-calistirilmayan-hatlar%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 20:21:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[TCDD]]></category>
		<category><![CDATA[Yolcu Treni Çalıştırılmayan Hatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus AKIL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6740</guid>
		<description><![CDATA[TCDD Genel Müdürlüğü 28.12.2009 tarihli bir yazısıyla “verimsiz işletildikleri” ve “işletildikleri parkurlarda yol çalışmaları yapılacağı” gerekçeleriyle 8 yolcu treninin seferlerine son vermiştir.Daha önceleri yine benzer gerekçelerle bir dizi tren seferden kaldırılmış, hiç yolcu taşımacılığı yapılmayan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TCDD Genel Müdürlüğü 28.12.2009 tarihli bir yazısıyla “verimsiz işletildikleri” ve “işletildikleri parkurlarda yol çalışmaları yapılacağı” gerekçeleriyle 8 yolcu treninin seferlerine son vermiştir.Daha önceleri yine benzer gerekçelerle bir dizi tren seferden kaldırılmış, hiç yolcu taşımacılığı yapılmayan hatlar arasına yeni hatlar katılmıştır.<span id="more-6740"></span>Yolcu trenlerinin seferden kaldırılmaları “Demiryollarının Yeniden Yapılanması” adı altında uygulanan politikaların yansımasından başka bir şey değildir.<br />
Bir süredir, Booz-Allen&amp;Hamilton Şirketi&#8217;nin 1995 yılında hazırladığı “TCDD&#8217;nin Rehabilitasyonu, Yeniden Yapılandırılması ve Finansman” başlıklı raporu ile 2002 yılında hazırlanan Canac Raporunda belirtilen önermeler demiryolu yöneticileri tarafından bir emir olarak telakki edilmiş ve istemler siyasi iradenin bu yöndeki kararlılığı ile de denk düşerek bir bir hayata geçirilmektedir.<br />
Yani, TCDD bir kamu kurumu olarak kamusal işletmecilik görevini bir kenara bırakarak kârlılığı temel alan işletmeciliği esas alırken uygulamalar ile kamusal bir ulaşım aracı olan trenden yararlanmak isteyen yöre halkının ulaşım hakkını engellenmektedir.<br />
1950&#8242;li yıllardan bu yana uygulanan karayolu ağırlıklı ulaşım politikaları sonucu demiryollarımız devamlı olarak ihmal edilmiştir. Gelinen süreçte; diğer ulaştırma modları karşısında demiryolunda yolcu taşımacılığının payı her geçen gün azalmıştır.<br />
Toplam 11.005 km demiryolumuz mevcut olup, bunun 2.306 km.si tali hatlar (istasyon hatları, fabrika bağlantıları vb.) olup, ana hat: 8.699 km.dir. Bunun 156.244 km.si hiç kullanılmamakta, atıl olarak bulunmaktadır. 1581.484 km.lik kesimde ise yolcu taşımacılığı yapılmamaktadır. Yani toplam 1737.728 km.lik demiryolumuz yolcu trenine hasrettir. Böylece TCDD Anahat şebekesinin yaklaşık %20’sinde yolcu taşımacılığı yapılmamaktadır.<br />
Bugün mevcut 11 bin km demiryolu hattı ulaştırma sistemimiz içerisinde işlevsiz bir duruma getirilmiştir. Son 7 yıl içinde &#8220;demiryollarının devlet politikası haline getirildiğini&#8221; her fırsatta ifade eden Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) döneminde 198 km.lik Esenkent-Hasanbey arası hızlı tren işletmeciliğinin öne çıkartıldığı, 11 bin km konvansiyonel mevcut demiryolunun ise kendi kaderine terk edildiği bir süreci yaşamaktayız.<br />
Sendikamız tarafından hazırlanan YOLCU TRENİ ÇALIŞTIRILMAYAN HATLAR RAPORU işte bu gerçekliği somut olarak ortaya koymaktadır.</p>
<p>Yunus AKIL<br />
Genel Başkan</p>
<p>EKLER:<br />
1. TCDD’de Yolcu Treni Çalıştırılmayan Hatlar Raporumuz<br />
2. TCDD’de Yolcu Treni Çalıştırılmayan Hatların Listesi<br />
3. TCDD’de Yolcu Treni Çalıştırılmayan Hatları Gösterir Demiryolu Haritası</p>
<p>Not: Bilgiler ve haritanın renkli hali sendikamız web sayfamızda yer almaktadır.</p>
<p>YOLCU TRENİ ÇALIŞTIRILMAYAN HATLAR RAPORU</p>
<p>TCDD Genel Müdürlüğünün 28.12.2009 Tarih ve B.11.2.DDY.0.14.00.12-402.02-59244 sayılı yazılarıyla “verimsiz işletildikleri” ve “işletildikleri parkurlarda yol çalışmaları yapılacağı” gerekçeleriyle;</p>
<p>01.01.2010 tarihinden itibaren karşılıklı olarak Ankara-Zonguldak-Ankara arasında işleyen Karaelmas Ekspresi, Ankara-Kars-Ankara arasında işleyen Erzurum Ekspresi, Kars-Akyaka-Kars arasında işleyen yolcu treni, Diyarbakır-Adana-Diyarbakır arasında işleyen yolcu treni ve Kütahya-Balıkesir-Kütahya arasında işleyen yolcu trenlerinin seferlerine,</p>
<p>10.01.2010 tarihinden itibaren karşılıklı olarak Ankara-Malatya-Ankara arasında işleyen 4 Eylül Mavi Treni seferlerine, 16.01.2010 tarihinden itibaren ise karşılıklı olarak Ankara-Basmane (İzmir)-Ankara arasında işleyen 9 Eylül Ekspresi seferlerine son verilmiştir.</p>
<p>Daha önceleri yine benzer gerekçelerle bir dizi tren seferden kaldırılmış, hiç yolcu taşımacılığı yapılmayan hatlar arasına yeni hatlar katılmıştır.</p>
<p>İskenderun- Toprakkale arası yol 27.05.2009 tarihinden itibaren yol çalışması yapılacağı gerekçesiyle yolcu tren seferlerine son verilmiştir.03.03.2008 tarihinde Ortaklar-Denizli arası kapatılmıştır. Yine yol çalışmaları gerekçesiyle İstanbul-Denizli arasında işleyen Pamukkale Ekspresi 24.07.2008 tarihinde, İstanbul-Adana arasında işleyen Toros Ekspresi 20.07.2008 tarihinde, Afyon-Alsancak arasında çalışan Posta treni 03.03.2008, Basmane- Isparta arasında işleyen Göller Ekspresi 03.03.2008 arasında seferine son verilmiştir. Malatya- Narlı hattı Kumlu-Kapıdere istasyonları arasında 23.01.2010 tarihinde meydana gelen heyelan nedeniyle yol tren trafiğine kapalı bulunmaktadır.</p>
<p>Yolcu trenlerinin seferden kaldırılmaları “Demiryollarının Yeniden Yapılanması” adı altında uygulanan politikaların yansımasından başka bir şey değildir.</p>
<p>Booz-Allen&amp;Hamilton Şirketi&#8217;nin 1995 yılında hazırladığı “TCDD&#8217;nin Rehabilitasyonu, Yeniden Yapılandırılması ve Finansman Raporu” başlıklı raporda “TCDD’nin ağırlıklı olarak yük taşımacılığı yapmasını, yolcu taşımacılığında ise, prestij trenlerinin kullanılması” 2002 yılında Canac Raporunda ise “kar getirmeyen hatların kapatılması, bu hatlardaki istasyon ve diğer demiryolu binalarının bir daha işletmeye açılmaması için satılması yada yıkılmasını, birkaç prestij treni dışında yolcu taşımacılığından vazgeçilmesi, taşımacılığın kaldırıldığı yerlerdeki arazi ve binaların elden çıkartılmasını, prestij trenlerinin de özelleştirilmesi, istihdamın daraltılması asli faaliyetin dışında kalan faaliyetlerden vazgeçilmesini, limanların fabrikaların özelleştirilmesi” öngörülmüştü.<br />
Son yapılan uygulamalara bakıldığında her iki raporda dile getirilen ve demiryolu yöneticileri tarafından bir emir olarak telakki edilen istemler siyasi iradenin bu yöndeki kararlılığı ile de denk düşerek bir bir hayata geçmektedir.<br />
Yani, TCDD bir kamu kurumu olarak kamusal işletmecilik görevini bir kenara bırakarak kârlılığı temel alan işletmeciliği esas almaktadır. Bu uygulamalar ile kamusal bir ulaşım aracı olan trenden yararlanmak isteyen yöre halkının ulaşım hakkı engellenmektedir.</p>
<p>1950&#8242;li yıllardan bu yana uygulanan karayolu ağırlıklı ulaşım politikaları sonucu demiryollarımız devamlı olarak ihmal edilmiştir. 1950 yılında yolcu taşımacılığında demiryolunun payı %42, karayolunun payı %50.3, denizyolunun payı %7.5 havayolunun payı 0.0 iken, bu paylar 1960 yılında sırasıyla %24.0, %72.9, %2.0 ve %0.4, 1970 yılında %7.6, %91.4, %0.3, %0.7, 1980 yılında ise %4.5, %94.8, %0.2 ve %0.5 olmuştur.</p>
<p>Gelinen süreçte diğer ulaştırma modları arasındaki demiryolunda yolcu taşımacılığının payı her geçen gün azalmıştır. 1983’te %3,5, 1990’da %2,5, 2000’de %2.2 ve günümüzde de %2’ye kadar düşmüştür.<br />
Bu oranlar İsviçre’de %14.3, Avusturya’da %9.9, Macaristan’da %9.6, Romanya’da %9.3, Almanya’da %7.4, İngiltere’de %6.3’tür. Ayrıca Avrupa ulaşım politikalarında demiryolu ve denizyolunun yükseltilmesi yönündedir.<br />
Ülkemizin birincil enerji ihtiyacı yılda ortalama % 4-5 ve elektrik enerjisi ihtiyacı % 8 gibi bir hızla artmaktadır. Uygulanan enerji politikalarının da etkisi ile oluşan enerji ihtiyacının ulusal kaynaklarla karşılanması mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle önemli ölçüde birincil enerji ithalatına gitmek gerekmektedir. Ülkemizin yıllık enerji ithalatı 35-40 milyar $ mertebelerine ulaşmış durumdadır. İthalat içerisindeki en önemli pay petrolündür.</p>
<p>Petrol tüketimini incelediğimizde ülkemizin yanlış ulaştırma politikalarını ve bu nedenle ödenen bedelleri açıkça görmek mümkündür.</p>
<p>İstatistikler ülkemizin yıllık petrol tüketiminin yaklaşık % 80’inin ulaşım sektöründe tüketildiğini göstermektedir. Alt modlar itibariyle incelendiğinde bu tüketimin % 85’inin karayolunda, yaklaşık olarak %13’ünün ise havayolu sisteminde kullanıldığı görülmektedir. Tüketim içerisindeki demiryolu payı ise sadece % 2’dir.</p>
<p>Öte yandan yapılan çalışmalar demiryolu sisteminin önemli dışsallıklar yarattığını da ispatlamıştır. Bugün aynı işi üretmek için demiryolu sisteminde karayoluna göre yaklaşık 3’ e 1 gibi bir oranda enerji ihtiyacı duyulduğu bilimsel bir gerçekliktir.</p>
<p>Tüm bu gerçeklik bir gerekliliği de beraberinde getirmektedir. O da petrol ithalatı için her yıl milyarlarca dolar akıtan ülkemizde ulaştırma sektörünün petrole olan bağımlılığının ortadan kaldırılmasının ülkemizin birinci önceliği olduğudur.</p>
<p>Durum böyleyken TCDD idaresi gerek yük, gerekse de yolcu taşımacılığındaki taşıma paylarının artırılması için çaba sarf etmesi gerekirken demiryollarının işlevsiz hale getirmek için elinden geleni yapmaktadır.</p>
<p>Toplam 11.005 km demiryolumuz mevcut olup, bunun 2.306 km.si tali hatlar (istasyon hatları, fabrika bağlantıları vb.) olup, ana hat: 8.699 km.dir. Bunun 156.244 km.si hiç kullanılmamakta atıl olarak bulunmaktadır. 1581.484 km.lik kesimde ise yolcu taşımacılığı yapılmamaktadır. Yani toplam 1737.728 km.lik demiryolumuz yolcu trenine hasrettir. Böylece TCDD Anahat şebekesinin yaklaşık %20’sinde yolcu taşımacılığı yapılmamaktadır.</p>
<p>Öyle ki içerisinde demiryolu bulunmasına karşın şu an itibarıyla 7 il merkezinde yolcu treni çalıştırılmamaktadır. Bunlar; Mardin, Kahramanmaraş, İsparta, Burdur, Van Kırklareli, Denizli’dir.</p>
<p>Mevcut 11 bin km demiryolu hattı ulaştırma sistemimiz içerisinde işlevsiz bir duruma getirilmiştir. Son 7 yıl içinde &#8220;demiryollarının devlet politikası haline getirildiğini&#8221; her fırsatta ifade eden Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) döneminde 198 km.lik Esenkent-Hasanbey arası hızlı tren işletmeciliğinin öne çıkartıldığı, 11 bin km konvansiyonel mevcut demiryolunun ise kendi kaderine terk edildiği bir süreci yaşamaktayız.</p>
<p>Tüm dünya; ekonomik olması, çevreye olan zararının azlığı, petrole bağımlı olmayışı, can güvenliğinin yüksek oluşu gibi nedenlerle demiryollarına yönelmişken, ülkemizde halen pahalı ve yılda binlerce ölü ve yaralıya neden olan, çevreye yaydığı egzoz gazları ve yarattığı gürültüye rağmen karayolu ağırlıklı bir ulaşım sisteminde ısrar edilmesi artık düşünülmemeli, seferden kaldırılması düşünülen yolcu trenleriyle ilgili bu karar iptal edilmeli, ayrıca yolcu treni çalıştırılmayan hatlarda da bir önce yolcu treni çalıştırılmaya başlanmalıdır.</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6740&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/%e2%80%9ctcdd%e2%80%99de-yolcu-treni-calistirilmayan-hatlar%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİLEDE, EĞİTİMDE, ÜLKEDE BİRLİĞİ ANCAK KADINLARIMIZ SAĞLAYACAKTIR</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ailede-egitimde-ulkede-birligi-ancak-kadinlarimiz-saglayacaktir/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ailede-egitimde-ulkede-birligi-ancak-kadinlarimiz-saglayacaktir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 20:14:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[AİLEDE]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Kamu-İş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Emekçi Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİMDE]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim DAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜLKEDE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6735</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün 100. yılını kutluyoruz. Aradan geçen yüzyılın sonunda bugün, kadın haklarının neresindeyiz? Dünya; savaş rüzgarlarının esmediği, barışın egemen olduğu bir ortama kavuşabildi mi? Kadınlarımız oy hakkına, eşit işe, eşit ücrete, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/DSC_1.jpg"></a>Bu yıl Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün 100. yılını kutluyoruz. Aradan geçen yüzyılın sonunda bugün, kadın haklarının neresindeyiz? Dünya; savaş rüzgarlarının esmediği, barışın egemen olduğu bir ortama kavuşabildi mi? Kadınlarımız oy hakkına, eşit işe, eşit ücrete, iyi çalışma koşullarına ulaşabildiler mi? <span id="more-6735"></span><a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/DSC_1.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-6736" title="DSC_1" src="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/DSC_1-600x398.jpg" alt="" width="535" height="398" /></a>Şiddet, toplumun ve kadınlarımızın üzerinden elini çekti mi? Kadınlarımızın aydınlanması sağlanabildi mi?<br />
Bu sorulara olumlu yanıtlar vermek ne yazık ki mümkün değil. Dünya hala egemenlerin dünyası olamaya devam ediyor. Emperyalizm, bütün aç gözlülüğü ile mazlum ulusların topraklarına, insanlarına, doğal kaynaklarına göz dikiyor. Haksız savaşlar; kadını, erkeği, genci, yaşlısı ile herkesi vuruyor. Vatanları ve ulusal onurları tehdit altında olan halklar, kişisel haklar mücadelesi vermeyi lüks görüyor. Onlar biliyorlar ki vatanı olmayanın hakları da yoktur.<br />
Türkiye Cumhuriyeti Kadınlarının 8 Mart’ı Mustafa Kemal devrimleridir.<br />
Kadınlarımız, vatanlarını savunmak için erkekleri ile omuz omuza çalıştırlar. Kağnı başlarından, hastanelere, aşhanelere, savaş siperlerine her yerde en önde koştular. Ülkenin bağımsızlığında harç oldular. Vatanlarını savunmak nasıl görevleri ise devrim yasalarını inşa etmekte öyle görevleriydi. Saltanatın kaldırılmasından, hilafetin kaldırılması yasasına, kılık kıyafet yasasından, Tevhid-i Tedrisat yasasına, seçme seçilme hakkından medeni yasaya kadar hep kendi özgürleşme iradelerini koydular. Kadın yurttaş olma hakkını, kendi emeğiyle kazandı. Devrim onlara yol aldırdı. Ama bugün gericilik yeniden ayaktadır. Cumhuriyet devriminin tüm kazanımları yeniden tehdit altındadır.<br />
8 Mart 2010 da ülkemiz kadınları için bugün durum nedir? 8 Mart, bir bayram günü gibi kutlanabilir mi? Kadını erkeği ile bir ulusu ayakta tutabilecek ve mutlu edecek yegane güç bağımsızlıktır. Bugün ülkemizin gerçekten bağımsız olduğundan söz edebilir miyiz? Ne yazık ki ülkemiz her bakımdan dünyanın gelişmiş emperyalist merkezlerine bağımlı haldedir.<br />
Eko nomik Kriz, Kadınları Ezmeye, Eğitim, Kadın için Lüks Olmaya Devam Ediyor;<br />
Kadın Siyasetten Uzak Tutuluyor ,kadın şiddete maruz kalıyor,Kadınlarımızın Aydınlanması; Onları Var Eden Cumhuriyete Sahip Çıkmakla Olanaklıdır.<br />
T.C. yurttaşları olarak kadın ve erkek tümümüzü var eden Cumhuriyet devrimleridir<br />
Cumhuriyeti savunan çok sayıda aydın, gözaltına alınmış, sorgulanmış ve cezaevlerine kapatılmıştır. Bu tablo, kadınlarımızı cumhuriyet devrimlerini savunmaktan vazgeçirmeyecektir. Böyle bir vazgeçiş, vatandan ve kendimizden vazgeçmektir. 8 Mart kadın mücadelesinin bize öğrettiği de mücadelede karalılıktır. Bu karalılığın verdiği onurla 8 Mart’ ı kutluyoruz.<br />
Dünya Emekçi Kadınlar Gününüz Kutlu olsun!</p>
<p>İbrahim Daş<br />
Birleşik Kamu İş Konfederasyonu<br />
Dönem Sözcüsü</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6735&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ailede-egitimde-ulkede-birligi-ancak-kadinlarimiz-saglayacaktir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TARİHİMİZ YÜZ AKIMIZDIR!</title>
		<link>http://www.sendikal.net/kamudan-haber/tarihimiz-yuz-akimizdir/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/kamudan-haber/tarihimiz-yuz-akimizdir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 00:08:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kamu Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[45 üyenin katıldığı oturum]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Temsilciler Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Dış İlişkiler Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[oyuna karşı 23 kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Sözde Ermeni soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[tasarı için 22 hayır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6729</guid>
		<description><![CDATA[ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, sözde Ermeni soykırımı tasarısını kabul etti. 45 üyenin katıldığı oturumda tasarı için 22 hayır oyuna karşı 23 kabul oyunun kullanıldığı oylama sonucunda ABD Temsilciler Meclisi de resmen tarihi yalana ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="albayrak" src="http://www.turkegitimsen.org.tr/konsol/upload_img/turk_bayragi_2.jpg" alt="" width="395" height="300" />ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, sözde Ermeni soykırımı tasarısını kabul etti. 45 üyenin katıldığı oturumda tasarı için 22 hayır oyuna karşı 23 kabul oyunun kullanıldığı oylama sonucunda ABD Temsilciler Meclisi de resmen tarihi yalana ortak oldu.<span id="more-6729"></span>İnsan hakları ve mazlum halkların sömürülmesi anlamında kabarık bir sicile sahip olan Amerika’nın bu ayak oyunu oldukça anlamlıdır. Son on yılda neden olduğu 1,5 milyon sivil Iraklının kanı dahi kurumamışken, Türkiye’ye “İnsanlık” dersi vermeye kalkan ABD’ye tarih gereken asıl dersi verecektir. Tarihin hiçbir döneminde ve dünyanın hiçbir coğrafyasında soykırımı andıracak en küçük bir sicili olmayan büyük Türk Milleti’ni katliam sanığı sandalyesine oturtmak isteyenlerin, dönüp 200 yıllık geçmişlerini gözden geçirmeleri gerekmektedir. İnsanlık tarihinin utanç sayfalarında büyük harflerle yer almış olan bir devletin; dünya tarihinin büyük ve en insancıl medeniyetini soykırım suçlusu olarak karalaması manidardır. Gerçek tarih ve tarih boyunca varolan tüm mazlum milletler, Türk Milleti’nin medeni vasfını ve yönetme tarzını minnet ve şükranlıkla yad etmektedir. Evrensel ahlakın, medeniyetin ve adaletin simgesi olan Türk tarihi, iğrenç yalanlar ve politik tezgahlarla kirletilemeyecek kadar temiz ve kutsaldır.</p>
<p>Öte yandan; dış politikamızı belirleyenlere de seslenmek istiyoruz: Beceriksiz uluslar arası ilişkiler sonucu, neredeyse bir hezimete dönüşen Ermenistan Protokolü hususunda artık onurlu bir tavır göstermeniz gerekliliğini anlamış olmanızı umuyoruz. Türk tarihinin gerçekleri ve milli onurumuz bir politik kumara ya da “ya tutarsa…” vurdumduymazlığına alet edilemez.</p>
<p>Türk Eğitim Sen</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6729&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/kamudan-haber/tarihimiz-yuz-akimizdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ATT UZAKTAN EĞTİMİ VE YEMEK SORUNU</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/att-uzaktan-egtimi-ve-yemek-sorunu/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/att-uzaktan-egtimi-ve-yemek-sorunu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 23:45:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[ATT]]></category>
		<category><![CDATA[EĞTİM]]></category>
		<category><![CDATA[SORUN]]></category>
		<category><![CDATA[UZAKTAN]]></category>
		<category><![CDATA[UZAKTAN EĞTİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[YEMEK]]></category>
		<category><![CDATA[YEMEK SORUNU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6719</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Söz Sen Genel Başkanı Selim YİRİK Türkiye’de birçok 112 Acil istasyonumuzda A.T.T. ve Paramedik çalışanın,çeşitli sorunlar yaşadığını,bu sorunların çözümü için gerekli tüm çalışmaların yapılacağını söyledi. Sayın YİRİK,112 İstasyonlarında ATT’lere hastaya müdahale yetkisinde kısıtlamalar getirildiğini ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Söz Sen Genel Başkanı Selim YİRİK Türkiye’de birçok 112 Acil istasyonumuzda A.T.T. ve Paramedik çalışanın,çeşitli sorunlar yaşadığını,bu sorunların çözümü için gerekli tüm çalışmaların yapılacağını söyledi. Sayın YİRİK,112 İstasyonlarında ATT’lere hastaya müdahale yetkisinde kısıtlamalar getirildiğini Ambulanslarda ATT lerin <span id="more-6719"></span>yetkilerinin kısıtlı olmasından kaynaklı insan hayatınında tehlikeye atıldığını söyledi.. birçok istasyonda ATT lerinde usulsüz bir şekilde çalıştırıldığını bir an önce buna çözüm bulunması gerektiğini dile getirdi..</p>
<p>Sayın YİRİK,üniversitelerle görüşme sonucu Acil Tıp Teknisyenlerinin Paramedikliğe geçişleri için üniversitelerden kontenjan açmaları talebinde bulundu. 2011 ÖSS sonucuna göre Marmara üniversitesinin 3000 Anadolu üniversitesi nin 4000 uzaktan eğitimle paramedik bölümüne öğrenci alması planlanmaktadır..Uzaktan eğitimle paramedik açığı kapatılmış olacaktır. Ayrıca Paramediklerin lisans tamamlama ve yüksek lisanları içinde çalışmalar da başlatılmıştır..</p>
<p>Acil Sağlık çalışanlarının en büyük sorunlarından biri olan yemek ve iaşe ihtiyaçlarının karşılanması içinde Sağlık Bakanlığına resmi başvuruda bulunuldu… Sayın YİRİK Sağlık Sözsen olarak Sağlık çalışanlarının sorunları bitinceye kadar gece gündüz demeden çalışacağını ifade etti.</p>
<p>Basın Yayın.</p>
<p>saglık sözsen</p>
<img src="http://www.sendikal.net/?ak_action=api_record_view&id=6719&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/att-uzaktan-egtimi-ve-yemek-sorunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
