07 Şubat 2012 – 23:29 |

Madde 7- (1) Görevi başında iken şehit edilen üyelerin kanuni varislerine yapılacak şehit yardımı miktarı, her yıl Yönetim Kurulu’nca tespit edilir.
(2) (Değişik ikinci fıkra: Şubat 2010/2629) Şehit yardımının yapılabilmesi için;
a) Veraset ilâmı aslı veya Mahkemece …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Seçime Doğru

Seçim arefesinde Antalya ve Türkiye…

Anasayfa » Kamu Sendikaları

Buzdolabı, Çamaşır Makinesi Dağıtımına Para Var!

Ekleyen senDİKalı / 14 Mart 2009 – 12:44
Buzdolabı, Çamaşır Makinesi Dağıtımına Para Var!

AKP, Buzdolabı, Çamaşır Makinesi Dağıtımına Para Var da Çalışanların Tedavi Giderlerine mi Yok – 2009-03-13

Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik in açıklaması.

Hükümet, yerel seçimler arifesinde buz dolabı, çamaşır makinesi dağıtmak gibi uygulamalarını savunmak için sosyal devlet kavramına başvuruyor ve kendisini eleştirenlere, “biz sosyal devletin yapması gerekenleri yapıyoruz, neden eleştiriyorsunuz” yanıtını veriyor. Vatandaşlara seçim öncesinde buzdolabı, çamaşır makinesi dağıtmanın seçim yatırımı olduğu çok açıktır ve sosyal devletle alakası bulunmamaktadır. Bunun adı “sosyal devlet” değil, olsa olsa “sadaka devleti”dir.

AKP hükümeti sosyal devletten sadaka veren devleti anlamaktadır. Sadakayı da seçim hesabı ile vermektedir. Sosyal devlet, vatandaşları muhtaç insanlar olarak damgalayıp onlara sadaka veren devlet değildir, insanların insan onuruna yaraşır şekilde yaşamaları için gereken sosyal politikaları uygulayan, vatandaşların eğitim, istihdam, barınma gibi haklardan yararlanması için kendisini sorumlu gören devlettir. Sosyal devlette aslolan, insanları lütufta bulunmak ya da onurlarını kırma pahasına sadakası vermek değildir. Sosyal devletin özü, vatandaşların sosyal haklarının bulunması ve devletin de vatandaşların bu haklardan yararlanmaları için yükümlülüklerini yerine getirmesidir.

Bu açıdan bakıldığında AKP hükümetinin uygulamalarının sosyal devletle uzaktan yakından alakası olmadığı görülmektedir. Örneğin MEB’in icraatları, hükümetin sosyal devletten ne kadar uzak olduğunu bir kez daha göstermektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan onbinlerce eğitim ve bilim çalışanın tedavi giderlerini karşılamıyor ve 2008 başından bu yana yolluklarını ödemiyor. Hem tedavi giderlerinin hem de yollukların vakit geçirilmeksizin ödenmesi Milli Eğitim Bakanlığının görevidir. MEB bu görevini yerine getirmeyerek on binlerce eğitim ve bilim emekçisini mağdur etmektedir. Yerel seçim sürecinde de her yerde “Hamd Olsun Kriz Bizi Etkilemedi”, “Teğet Geçti” diyen Sayın Başbakanın bu sözlerinin de ne kadar sahici olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bu gün kriz yok diye polemik yapanlar emekçilerin tedavi giderlerinde ortaya çıkan hak edişlerini 2008 yılından bu yana ödemeyerek hak gasplarını arttırmaktadırlar. Eğitim Sen olarak soruyoruz; hükümet acaba bu paraları bekleterek seçimlerde iki buzdolabı, iki çamaşır makinesini daha fazla nasıl dağıtırımın hesabını mı yapmaktadır? Sağlık nedeniyle mağdur olan, bulunduğu ilde veya başka bir ilde tedavi gören emekçilerin bu alacakları neden ödenmemektedir? Acaba sayın milletvekillerimizin, bakanlarımızın da tedavi giderleri ödenmemekte midir? Örneğin Maliye Bakanı Sayın Unakıtan, Amerika’ya giderek kalp ameliyatı oldu. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletirken, tedavi giderlerinin durumunu soruyoruz. Acaba eğitim ve bilim emekçilerinden esirgenen tedavi giderleri sayın Unakıtan’dan da esirgenmiş midir?

İlginizi çekebilecek benzer haberler...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .