Anasayfa / Kamu Sendikaları / Hükümet Yanlısı Sendikaların “Başarısı” Sınıf Sendikacılığının etkin Olamamasından Kaynaklıdır.

Hükümet Yanlısı Sendikaların “Başarısı” Sınıf Sendikacılığının etkin Olamamasından Kaynaklıdır.

Kamu emekçilerinin mücadelesinin gündeme oturduğu ve toplumsal muhalefette öne çıktığı dönemlerde, sistemim efendileri bir dizi baskı aracı ile emekçilerin mücadelesini önlemeye çalışmıştı. Soruşturmalar, tutuklamalar hatta sendika kapatmalarla başaramadığını gerici-kontra sendikaları devreye sokarak hayata geçirmeye çalışan egemenlerin bu yönlü hamlelerinin meyvesini verdiği görülüyor. 7 Temmuz günü Resmi Gazete’de yayımlanan memur konfederasyonlarının sahip olduğu üye sayısı ve yetkili oldukları işkolları açıklaması bu gerçeği gözler önüne seriyor.
Açıklamaya göre Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) üye sayısını 15 bin 816 artırarak 392 bin 171’e çıkardı. Böylece Memur-Sen, üye sayısı en fazla olan konfederasyon oldu.
Memur-Sen’in örgütlenme “başarısı” na kısaca bir göz atarsak!
AKP’ye yakınlığıyla bilinen ve adeta AKP’nin arka bahçesiymiş izlenimi veren Memur-Sen’in bu “başarısını” AKP’nin hedeflerinden ayrı düşünmemek gerekir. Hükümet olduğu dönemler boyunca sermayeye hizmette kusur etmeyen AKP, bunun yanı sıra devlet aygıtını da kendi özel hesaplarına dayalı olarak şekillendirmeye çalıştı. AKP, hükümet olmaktan daha öte bir biçimde iktidar gücü olabilmek için gerçekleştirdiği düzenlemeler çerçevesinde idari, hukuksal ve siyasal yapıyı kendine uyarlamaya, toplumsal yaşama da bu yönlü şekil vermeye çalıştı. Bürokrasi içinde egemen olmaya çalışırken bununla paralel olarak toplumsal muhalefeti de etkisiz kılmak için dini duyguları, yardım adı altında sadaka kültürünü yerleştirme vb. unsurları güçlendirdi. Ayrıca işbirlikçi-ihanetçi sendikalar şahsında hem sınıfın öfkesini sönümlendirdi. Hem de sermayenin arzuladığı dikensiz gül bahçesini şekillendirdi.
Bu noktada Memur-Sen, AKP’nin açık desteğiyle büyüdü. AKP’nin sunduğu olanaklarla örgütlenen Memur-Sen üye sayısını ise doğal olarak emek mücadelesi üzerinden yeni örgütlenen emekçilerle arttırmadı. Emekçilerin sendika değiştirmesi Memur-Sen’deki üye sayısındaki artışın temel sebebini oluşturdu. Örneğin 2009’daki yerel seçimlerde AKP’nin kaybettiği belediyeler Memur-Sen’in üye kaybettiği tek iş kolu oldu.
Memur Sen in bildik başarı öyküsünde Konfederasyonumuz KESK in politikalarının hiç mi katkısı yok? Gelin iğneyi kendimize batırmaya başlayalım!
Genel bir söylemle Sistemin Efendilerinin çok yönlü çabalarıyla, devlet güdümlü ve hükümet yanlısı sendikalara sağlanan örgütleme kolaylığı ve 4688 sayılı sendika yasası ile bugün kamu emekçilerinin mücadele dinamiğinin sınırlandırıldığı söylenebilir. Memur-Sen ve Türk Kamu-Sen’in gelişmesi bir yönüyle buna bağlanabilir. Fakat her iki emek ve emekçi düşmanı sendikanın gelişmesindeki en önemli etken Konfederasyonumuz KESK’in fiili-meşru mücadele çizgisinin silikleşmesidir. KESK’in hak alıcı bir mücadele hattından tavizler vermesi kamu emekçilerinin KESK’e duyduğu güveni zayıflattı. Kamu emekçilerinin günü birlik eylemlerle oyalanması ve hak elde edici eylem biçimlerinin dıştalanması, gündemleştirilmemesi kitlelerde ümitsizliğe yol açarken bu ise kamu emekçilerinde iktidara yakın sendikalarda örgütlenme eğilimlerini geliştirdi.
Sermayenin saldırılarına karşı kararlı bir mücadele vermeyen KESK’in bu tutumu diğer sendikalarla arasındaki çizgiyi silikleştirerek KESK’in geniş kamu emekçileri cephesinden diğer sendikalarla aynılaşması anlamına geldi.
Yani bu sayısal veriler tek başına egemenlerin ve AKP’nin ihanet çetelerine sağladığı olanaklar üzerinden hayat bulmadı. Mücadeleyi sınıf sendikal bir çizgi haline getirmeyen KESK’ in de bu rakamların oluşmasında yani bizlerin de rolü oldu.
Devlet güdümlü ve hükümet yanlısı sendikalar sınıf sendikal mücadele ile alaşağı edilebilir. Bugün, sosyal kazanımların gasp edildiği, özelleştirmelerin hayata geçirildiği ve esnek çalışma koşullarının emekçilere dayatıldığı bir süreçte toplu görüşmeler gerçekleştirilecek. Kamu kurumlarında sözleşmeli-taşeron çalışma biçimleri, esnek ve kuralsız çalışma yaygınlaştırılırken, ücret ve statü farklılaştırması ile emekçilerin birliği parçalanırken öncü ve ilerici kamu emekçilerinin, KESK’in vereceği mücadele bu ihanetçi çetelerin teşhir edilmesinde önem kazanacaktır.
KESK, toplu görüşmeyi, toplu sözleşmeye çevirme şiarıyla ve bunu gerçekçi kılacak bir mücadele programıyla geniş emekçi kitlelere giderek ancak tekrar emekçilerin güvenini kazanabilir, bu kontra sendikaları etkisiz kılabilir.
Kamu emekçileri sermayenin saldırıları karşısında kontra sendikalarda değil, güvencesizliğe ve geleceksizliğe karşı militan bir mücadelede örgütlenmeyi tercih edecekleri günler yakındır. Yeter ki fili, meşru ve mücadeleci sendikal anlayışımızın gereklerini yerine getirelim.
Göksel Rıza Özkan
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

Ambulans Çalışanlarına ve Hastalara Sigorta Yapılsın.

Türk Sağlık-Sen ambulans çalışanlarına ve ambulansta bulunan hastalara devlet tarafından ferdi kaza sigortası yapılması için …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir