Anasayfa / Kamu Sendikaları / İL GEZİLERİ KAPSAMINDA ADANA’YI DOLAŞAN KESK

İL GEZİLERİ KAPSAMINDA ADANA’YI DOLAŞAN KESK

İL GEZİLERİ KAPSAMINDA ADANA’YI DOLAŞAN KESK MYK ÜYELERİNİN KATILIMIYLA EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE BİNASINADA YAPILAN BASIN AÇIKALMASINA KESK MYK ÜYELERİ VE KESK ADANA ŞUBELER PLATFORMU ÜYELERİNİN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR.

Adana’ya Gelen KESK MYK Üyeleri;

KESK MYK ÜYESİ ADNAN GÖLPUNAR,
EĞİTİM SEN MYK ÜYELERİ ÜNSAL YILDIZ, SAYIM GÜLTEKİN,
SES MYK ÜYESİ KÖKSAL AYDIN,
TÜM BEL SEN MYK ÜYESİ GÜLER ELVEREN,
HABER SEN MYK ÜYESİ HASAN YILDIZ,
TARIM ORKAM SEN MYK ÜYESİ METİN VURANOK,
ESM MYK ÜYESİ HULUSİ CEYHAN,
BES GENEL BAŞKANI OSMAN BİÇER,
BES MYK ÜYESİ DÖNDÜ TAKA ÇINAR

Basın Açıklamasını KESK MYK ÜYESİ ADNAN GÖLPUNAR, okumuştur.

Türkiye’de işler yolunda gitmiyor. Bir yanda kriz nedeniyle işinden gücünden olan milyonlar var, diğer yanda krizi bahane edip kamu kaynaklarından teşvik üzerine teşvik alanlar var. Bir yanda özgürlük, eşitlik, barış ve demokrasi talebiyle haykıran milyonlar var; diğer yanda otoriter, devletçi, baskıcı geleneğin sürmesini isteyen yetkililer var. Bir yanda cezaevlerinde ölüme terk edilmiş insanlarımız var, diğer yanda nezle olsa cezaevinden lüks hastane odalarına sevk edilen çeteciler var. Bir yanda açlık, yoksulluk, sefalet var, diğer yanda kar hırsıyla en temel, en insanı alanları piyasalaştırmaya çalışan bir avuç asalak var. Bir yanda ülkenin temel sorunlarının çözümünü bekleyen, barış isteyen milyonlar var, diğer yanda hala savaştan medet uman, kardeşliğimize kasteden bir avuç ırkçı, şoven var.

Türkiye’de işler yolunda gitmiyor. Küresel krizin bir yılını geride bıraktık. Kriz nedeniyle işinden olmuşların sayısı 1,5 milyona ulaştı. İyi kötü bir işi olanların % 90’ı yoksulluk, % 60’i açlık sınırının altında bir ücretle çalışıyor. Hiçbir alanda dünyada ilk üçe giremeyen ülke, konu işsizlik olunca dünyanın en çok işsizi olan üçüncü ülkesi oluyor. Konu gelir dağılımında adaletsizlik olunca yine dünya rekoruna aday oluyor. Halkı, yoksulları, emekçileri krizin etkisi altında ezilirken, bu ülke bu sorunlara karşı duyarsız, gözünü emekçilerin kaynaklarına dikmiş, sırtını küresel kapitalizme dayamış bir siyasal iktidar tarafından yönetiliyor.

Üstelik hazırlanan 2010 bütçesiyle krizin yükü emekçilerin omzuna yüklenmeye çalışılıyor. 2010 bütçesi emekçileri borçlandırma bütçesidir. Bütçeye baktığımızda dolaylı vergilerin toplam vergi gelirlerinin % 65’ini oluşturduğunu görüyoruz. Şirketlerden, kurumlardan neredeyse vergi alınmadığını görüyoruz. Yoksul halkın, emekçilerin, emeklilerin, işsizlerin koşullarına tamamen duyarsız bir bütçe görüyoruz. Böyle bir bütçeye mahkum ediliyoruz.

Üstelik mahkum edildiğimiz bu karanlık tablo karşısında halkın, emekçilerin hak arama imkanları daraltılıyor. Emekçilerin kazanılmış hakları bile bir bir budanıyor. İnsanca bir emeklilik, insana yakışır bir sağlık hizmeti emekçiler için hayal haline getiriliyor. Taşeronlaştırma, esnek çalıştırma, kamuda sözleşmeli çalıştırma uygulamaları sonucu hem emekçiler parçalanıyor hem de eşit işe eşit ücret ilkesi ayaklar altına alınıyor. Emekçiler sadece yoksulluğa, açlığa değil, örgütsüzlüğe de mahkum ediliyor.

KESK olarak buradan sesleniyoruz: emekçilerin kendi örgütlü güçlerinden başka güvenecekleri bir güç yoktur. Dünyanın her yerinde sadece örgütlenen emekçiler haklarını almışlardır. Bunların başında toplu sözleşme yapma hakkı gelir, grev hakkı gelir. Bu hakları olmayan emekçilerin kaderi sermayenin iki dudağı arasında kalır.

KESK olarak yıllardır bunu vurguluyoruz. Toplu sözleşme hakkımızın gasp edilmesine karşı bu nedenle sesimizi yükseltiyoruz. 15 Ağustos’ta siyasi iktidar sendikaları toplu görüşmelere çağırdığında oraya gittik ve bu görüşümüzü ortaya koyduk. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin kararıyla artık içtihat haline gelen toplu sözleşme hakkımızı hatırlattık. Toplu görüşmeden vazgeçin toplu sözleşme yapalım dedik. Hükümete Anayasa’nın 90. Maddesini çiğniyorunuz, hukuksuzluk yapıyorsunuz dedik. Sadece orada değil, her zeminde, işyerlerinde, alanlarda, sokaklarda toplu sözleşme hakkımızı savunduk. TİS yoksa grev var! diye haykırdık. Ancak siyasi iktidar inadından caymadı. Hem toplu sözleşme hakkımızı çiğnedi, hem de ulufe dağıtır gibi önerdiği %2,5+%2,5’luk ücret zammı önerisiyle emekçilerin onurunu kırdı.

Siyasi iktidar bize grev’den, üretimden gelen gücümüzü kullanmaktan başka bir yol bırakmamıştır. KESK olarak 25 Kasım’da 1 günlük bir uyarı grevi kararı almış bulunmaktayız. Bu kararda ortaklaşmak için kamu alanındaki bizim dışımızdaki iki konfederasyonla da görüştük. KAMU-SEN’le 25 Kasım’da uyarı grevinde işyerlerinde ortaklaşma kararı aldık. Bu süreçte emek ve meslek örgütleriyle temasımızı sürdürüyoruz.

25 Kasım’da Türkiye’de kamu hizmetleri duracak. Uçaklar havalanmayacak, trenler, vapurlar çalışmayacak. Acil servisler dışında sağlık hizmeti duracak. Vergi toplanmayacak, belediye hizmetleri duracak.

Bugün, 25 Kasım Uyarı grevinin hazırlıkları için buradayız. İl il, şube şube gezerek grevi örgütleyeceğiz. İşyeri işyeri dolaşarak grevi anlatacağız. Gittiğimiz her ilde emek ve meslek örgütlerinin, emekten ve demokrasiden yana olan herkesin kapısını çalacağız, dayanışma talep edeceğiz.

Bütün demokrasi güçlerini, emek ve meslek örgütlerini, emekten, demokrasiden ve barıştan yana olan herkesi; işsizleri, emeklileri, bütün kriz mağdurlarını, kadınları, çiftçileri, gençleri 25 Kasım grevimize omuz vermeye çağırıyoruz.

Buradan siyasi iktidara bir kez daha sesleniyoruz. Toplu sözleşme hakkımızı çiğnemekten vaz geçin. Bugün hemen toplu sözleşme masasına oturmak için hiçbir yasal engel yoktur. Vakit hala geç değildir. Ülkenin çalışma barışını bozan sendika yasalarından vazgeçin. Krizin bedelini emekçilere ödetecek politikalarınızı terk edin.

Emek karşıtı politikalarınızda inat edersiniz, bilin ki 25 Kasım emekçilerin bu politikalara direnişinin yeni bir başlangıcı olacaktır.

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

Ambulans Çalışanlarına ve Hastalara Sigorta Yapılsın.

Türk Sağlık-Sen ambulans çalışanlarına ve ambulansta bulunan hastalara devlet tarafından ferdi kaza sigortası yapılması için …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir