MEMUR SENDİKACILIĞININ TEK UMUDU TÜRKİYE KAMU-SEN’DİR…
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız genel merkezde düzenlediği basın toplantısında Türkiye’de yaşanan ekonomik ve sosyal ayrımcılığı dile getirdi. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, konuşmasında”Dışarıda ve içeride yaşanan gelişmeler, ekonomik kriz ve yapılan haksızlıklar, adaletsizlikler ve ayrımcılık toplumumuzu gerginliğe sürüklemektedir.” dedi.
Düzenlenen basın toplantısında konuşan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, sıcak gelişmelerin yaşandığı ülkemizde, kritik bir süreçten geçtiğimiz söyledi. Çin’de Uygur Türklerine karşı uygulanan vahşete seyirci kalan dünya kamuoyunu eleştiren Akyıldız, “Dünyanın herhangi bir yerinde kendileri ile ilgili olarak ortaya çıkan en küçük olumsuzlukta insan hakları, adalet, demokrasi söylemleri ile ayağa kalkanlar; terör örgütü mensuplarını özgürlük savaşçısı ilan edenler, Çin’de Uygur Türklerine karşı yapılan katliamı görmezden geliyor, Irak’ta Türk bölgelerine yapılan saldırıları izlemekle yetiniyorlar.” Dedi. Bu durumu protesto etmek için Türkiye Kamu-Sen olarak Çağlayan’da düzenlenen mitinge destek vereceklerini belirten Genel Başkan Bircan Akyıldız, ülkede yaşanan ayrışmadan ve gerginlikler üzerinden beslenenleri de eleştirdi. Akyıldız sözlerini şöyle sürdürdü;
“Son zamanlarda ülkemizde;
Sivil toplum kuruluşları arasında yandaş oluşumlar desteklenerek ayrışmaya gidilmekte,
Memurlar arasında yandaş memur oluşturularak, kamu görevlileri arasındaki ayrışma beslenmekte,
Siyasi alandaki uygulamalarla devletimizin kurumları arasında ayrışma yaratılmaya çalışılmakta,
Avrupa Birliği’ne uyum adı altında, öz değerlerimizle bağdaşmayan bir çok düzenleme hayata geçirilirken, sosyal politika ve istihdamla ilgili uygulamalarda ayak sürünmekte, kamu görevlilerine toplu sözleşme ve grev hakkı verilmesi konusu sürekli ertelenerek, sendikal hakların sağlanması konusunda ayrışmaya gidilmekte,
Yüksek Planlama Kararı ile ek ödeme konusunda ortaya çıkan aksaklıkları çözmek mümkünken, ısrarla çözümsüzlük yolu tercih edilerek, teknik kökenli çalışanlarımız arasında ayrışma yaratılmakta,
Aynı işi yapan aynı görevdeki memurlarımız arasında maaş ve ek ödeme farkı oluşturularak, kurumlar arasında ayrım oluşturulmakta ve;
Toplumun bir kesimini sürekli yok sayan, tek taraflı tedbirlerle ekonomik olarak kayırılan ve dışlanan kesimler ortaya çıkarılarak, sosyal ve ekonomik ayrımcılık yapılmaktadır.
Öncelikli olarak şunu belirtmek isterim ki; Türkiye Kamu-Sen, bütün bu ayrımcılık içinde tehditlere, yıldırmalara ve baskılara rağmen üye sayısını her yıl artırmaya ve büyümeye devam etmektedir. Böylesine hukuksuzluk ortamında dahi kamu görevlileri, büyük bir vefa ve basiret örneği göstererek tercihlerinin Türkiye Kamu-Sen olduğunu ispat etmişlerdir.
Türkiye Kamu-Sen, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı etki, inanç ve kararlılıkla kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerinin geliştirilmesi için, mücadelesine devam edecektir.
Herkes çok iyi biliyor ki, ülkemizde memur sendikacılığının sahibi ve Türk memurunun tek umudu Türkiye Kamu-Sen’dir.”
Ekonomik yıkımın yaşandığı ülkemizde, krizden en çok etkilenen kesimin dar ve sabit gelirliler olduğunu vurgulayan Bircan Akyıldız, krizin sadece işverenleri ve sanayicileri etkilediği izlenimi verilmesini eleştirdi. Akyıldız konuyla ilgili şunları söyledi:
“Son bir buçuk yıldır ülkemizi etkileyen ekonomik krizin en çok etkilediği kesim dar ve sabit gelirliler olmuştur.Ancak ülkemizde oluşturulan gündem, krizin yalnızca işverenleri ve sanayicileri etkilediği izlenimi vermektedir. Bugüne kadar krize karşı alınan tedbirlerin ortaya çıkardığı maliyet tam olarak 54,3 milyar TL’dir. Ne yazık ki, bu paranın bir kuruşu bile dar ve sabit gelirlilere verilmeyecektir. Siyasi irade memur, işçi, işsiz, emekli gibi dar ve sabit gelirlilere ekonomik ayrımcılık uygulamaktadır. Ülkemizin sahip olduğu sınırlı kaynaklar içerisinde 54,3 milyar TL, vergi indirimi, teşvik, af gibi uygulamalarla sermayeye dağıtılmakta, yıkılan ekonominin enkazı altında ezilen memur, işsiz, işçi, emekli, dul ve yetimlerin feryadı yetkililerce duyulmamaktadır.Bu durum artık sağ duyulu ve gerçeklerin farkında olan sanayicilerimizi bile isyan noktasına getirmiştir.
Defalarca dile getirdik, yine söylüyoruz: ne kadar kaynak aktarılırsa aktarılsın, yalnızca bir kesimi desteklemek, sistemde asalakların, rantiyecilerin ve sahtekarların türemesine neden olacak çarpık bir anlayıştır. Tüketicileri desteklemeden, alım gücünü artırmadan alınacak tedbirler etkisiz kalacaktır.Yangını söndürmek istiyorsanız, önce tüketicilerin cebindeki yangını söndürmekten işe başlamalısınız. Çünkü yangının kaynağı orasıdır. Nitekim ekonomide ortaya çıkan veriler, tespitlerimizin ne denli yerinde olduğunu göstermektedir. Alınan tek taraflı tedbirlere ve ülkemizin sınırlı kaynaklarından aktarılacak olan 54,3 milyar TL’ye rağmen Türkiye, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük daralmasını yaşamıştır. ”
“Ekonomik anlamda yapılan ayrımcılığı giderecek ve ülkemizi krizden çıkaracak tek yol “Harcama Çeki”dir.” Diyen Genel Başkan Bircan Akyıldız, siyasi iradenin üzerindeki kompleksleri atarak “Harcama Çeki” projesini hayata geçirmesini beklediklerini vurguladı.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız sözlerini şöyle tamamladı:
“8 yıldır gösterdiğimiz iyi niyet, uyum ve uzlaşma arzusu bazı kesimlerce acziyetimiz olarak algılanmış olacak ki, artık verilen sözlerin tutulmadığı, imza altına alınan metinlerin esamesinin okunmadığı, yandaşların açıkça desteklenerek kutuplaşmaların yaratıldığı bir süreç yaşanmaktadır. 2008 yılı toplu görüşmelerinde imzalanan mutabakat hükümlerinin üzerinden 1 yıla yakın zaman geçmiş ama hala tam olarak hayata geçirilmemiştir. İmza, sahibinin taahhüdü, o konu hakkında verdiği sözdür. Verilen sözün ve atılan imzanın ne anlam taşıdığını hatırlatmak isteriz. Siyasi iradeden isteğimiz, kendi belirlediği kesimlerin değil, tüm ülkemizin hükümeti olmasıdır. Milletimiz yıllardır, yapılan siyasi, sosyal ve ekonomik ayrımcılığa bir son verilerek; kucaklayıcı, birleştirici ve bütünlükçü politikalar üretilmesini beklemektedir. Sevgisiz ve saygısız politikalarla bir yere varamazsınız. Ancak kin ve nefret tohumları ekersiniz. Bizden söylemesi.”
Türkiye Kamu-Sen
