Anasayfa / Kamu Haberleri / Gençlerimiz İşsiz Gezerken, 561 Bin Memur Kadrosuna Neden Eleman Alınmıyor?

Gençlerimiz İşsiz Gezerken, 561 Bin Memur Kadrosuna Neden Eleman Alınmıyor?

Devlet Personel Başkanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu’ndan derlenen verilere göre, 1980-2010 döneminde Türkiye nüfusu %62.2 oranında artarken, bu dönem memur sayısındaki artış ise %92.7 olarak tespit edildi. 1980 yılında Türkiye’de 38 kişiye 1 memur, 1990 yılında 36,6 kişiye, 2000 yılında da 32 kişiye 1 memurun düştüğü belirlendi. Günümüzde ise 31,7 kişiye 1 memurun düştüğü hesaplandı. Bu bilgiler bazı basın-yayın organlarımızda “Türkiye’de Memur Patlaması”, “Türkiye’de Memur Enflasyonu Var” ve “Memur sayısı nüfustan fazla” şeklinde yorumlandı. Ancak gerçek böyle mi?

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkelerinin verileri göz önüne alındığında ülkemizde nüfusa düşen memur sayısı diğer ülkelere göre oldukça düşük, hatta yetersiz düzeydedir. Nitekim Finlandiya’da memurların nüfusa oranı %10.4, Fransa’da % 8.2, Kanada’da %8.1, Macaristan’da %7.8, ABD’de %7.5, Çek Cumhuriyeti’nde %6.9, İrlanda’da %6.2, Almanya’da % 5.3, İspanya’da %3.9, İtalya’da da % 3.9’dur.

Anadolu Ajansı’nın 07.07.2010 tarihli haberine göre; Türkiye’de işsizlikten en çok etkilenen kesim olan gençler arasındaki işsizlik oranı, geçen yıl itibarıyla yüzde 25,3 düzeyinde bulunuyor. OECD’nin İstihdam Raporuna göre, Türkiye’de, genç nüfustaki işsizlik oranı 1999’da yüzde 15 iken, 2008’de yüzde 20,5’e ve geçen yıl da yüzde 25,3’e çıktı.

2002 yılında kamu kurumlarında ki memur açığı 471.826 iken, boş kadro sayısı 2009 yılında üstelik nüfusun yükselmesine rağmen 561.179 ‘a yükselmiştir. Vatandaşın, devletten kaliteli hizmet alması için kamuda istihdam edilen memur sayısının, ülkede ki nüfus artışı ile doğru orantılı olması gerekmektedir. Fakat 657 sayılı devlet memurları kanununun 4-A maddesine tabi olarak kadro karşılığı çalışan memur sayısı, Türkiye nüfusu artış gösterdikçe, azalmaktadır.

Ortalama 31,7 vatandaşa bir memurun düştüğü devlet dairelerinde, kamu hizmetleri aksamakta, memur ağır iş yükünün altında ezilmekte, vatandaşın işi ise haddinden fazla uzamaktadır.

Hükümet memur sayısını azaltırken, kamuda taşeron firma elemanları ile kamu hizmeti sürdürmek istemektedir. Bugün kamuda 300 bini aşkın taşeron firma elemanının en az 50 bini masa başında, yetkisi olmadığı halde memur gibi çalıştırılmaktadır.

Başbakan Erdoğan, özel sektöre eleman alımı yapması yönünde direktifler verirken, kamuda ki istihdam açığının kapatılması için yeterli bir çalışma göstermediği gözlenmektedir. Bir bireyin ilk önce yüksek öğretimi kazanmak için dershanelere para harcadığını, daha sonra üniversiteyi okumak için belli bir harcama sarf ettiğini, bunun da yeterli olmayıp KPSS duvarını aşmak zorunda olduğu düşünülürse, kamuda istihdam edilmek için gösterilen çaba anlaşılmış olur. Öte yandan alt gruplarda ki öğrenim kurumlarından mezun olanların devlette istihdam şansı da gittikçe azalmaktadır.

Vatandaşlarımız kamuda istihdam edilebilmek veya atanmak için yıllarca beklerken ve kamuda az sayıda memurla işler kaliteden ödün verilerek yürütülmek zorunda kalırken, kamudaki mevcut istihdam açığının mantıklı bir izahı yoktur.

Yapılan anketlerde vatandaşlarımıza “ülkenin en büyük sorunu nedir?” diye sorulduğunda, “işsizlik” diyenlerin oranı %80’lerin altına düşmemektedir. Kamuda acil olarak, sosyal güvencesi tam olan ve kanuna en uygun şekilde 4-A kadrosunda alım yapılmalıdır.

Ülkemizin en başta gelen sorunu işsizliktir. Özellikle genç nüfusun işsizliği oran olarak oldukça yüksektir. Resmi rakamlara göre her 4 gençten biri işsizdir. İşsizlik oranı her geçen yıl artıyor. 8 yıl önce işsizlik oranı ülkemizde %10’lar civarında seyrederken bugün %15’e dayanmıştır. İş bulmaktan umudunu kesip, iş aramaktan vazgeçen 100 binlerce insanımız bu orana dahil değildir. Pek çok ekonomik verilere göre ise işsizlik resmi kayıtların çok üstündedir. Hükümet işsizliğe çare bulma konusunda ciddi ve kapsamlı bir çalışma yapabilmiş değildir. İşsizlere iş bulma ve iş umudu olacak söylemlerden de kaçınmaktadır. Daha da önemlisi Başbakanımız işsizlik sorununun sorumluluğunu iş çevrelerine yüklemiş durumdadır. Özellikle “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin bu konuda gereğini yapamadığını ve işçileri sömürdüklerini ifade etmesi ayrıca her iş yeri sahibinin artı birer kişiyi istihdam etmesi halinde sorunun çözüleceğini söylemesi”, çaresizliğin ve sorumluluktan kaçınmanın önemli bir göstergesi olmalıdır. Ayrıca Başbakan’ın “Her üniversite mezununa iş vermek zorunda değiliz” ifadesi işsizlerin umutlarını tamamen yok etmiştir.

Son yıllarda hükümetin özelleştirmeler ve taşeron firmalar vasıtası ile istihdamı öne çıkaran anlayışı neticesinde kamuda işçi ve memur sayısı azalmıştır. “Özel sektöre istihdam yaratmıyorsunuz” diye kızan hükümet yetkililerinin kamuda ki memur açığını görmezden gelmesi, bu konuda gerekli istihdamı yapmaması, anlaşılabilir bir durum değildir. Bugün itibariyle Devlette memur kadrolarının %25’i boştur. Toplam boş kadro sayısı AKP’nin iktidara gelmesinden sonra 90 bin artışla 561 bine yükselmiştir.

Hem ülkemizin hem de insanlarımızın alacağı hizmetler açısından hayati öneme haiz olan bir kısım kamu kurumlarının kadrolarının büyük bir bölümünün boş tutulması izaha muhtaç bir durumdur. Ülkemizin en önemli tarım projesi GAP İdaresi’nin kadrolarının %78’i, Adli Tıp Kurumu’nun %63’ü, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun %57’si, AB Genel Sekreterliği’nin %77’si, Özel Çevre Koruma Kurumu’nun %56’sı, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün %60’ı, Maden Tetkik Arama Kurumu’nun kadrolarının %52’si boş tutulmaktadır. Diğer yandan Atatürk Araştırma Merkezi kadrolarının %67’si, Türk Tarihi Kurumu’nun %72’si, Türk Dil Kurumu’nun %66’sı ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı’nın kadrolarının da %62’si boştur.

Kamudaki bu istihdam açığı, vatandaşımızın kamudan nitelikli hizmet alımlarını engellemekte, iş barışını bozmakta, çalışanların iş yükünün artmasına neden olmaktadır. Artık kamuda birçok kamu hizmeti eksik memur istihdamı nedeni ile taşeron firma elemanları eliyle yürütülmektedir. Milyonlarca gencimizin, KPSS sınavı ile devlet memuru olmak için çaba sarf ettiği bir dönemde, kamuda ki bu açığın bir an önce kapatılması, kamuya en az 400 bin memur istihdamının sağlanması gerekmektedir.

Türkiye Kamu-Sen

İstanbul İl Başkanı

Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

Yeni atanan öğretmenlerden istenecek belgeler

1) Lisans Diploması veya Mezuniyet Belgesinin aslı veya kurumunca onaylı 2) Orta Öğretim Alan Öğretmenliği …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir