Anasayfa / Kamu Haberleri / Mutabakat Sağlandı

Mutabakat Sağlandı

Hükümetin zam önerisini Memur-Sen kabul etti, Türkiye Kamu-Sen ise kabul etmedi. Kamu İşveren Kurulu ile Memur-Sen Konfederasyonu Aşagıdaki şartlarda mutabakata varmışlardır.1- Kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinde 2011 yılının birinci altı aylık döneminde % 4 ve ikinci altı aylık döneminde % 4 oranında artış olacak şekilde zam yapılması,

2- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesi uyarınca yapılan ek ödemenin, Ocak 2011 tarihinden itibaren 80 TL. artırılması,

3- Eş için ödenmekte olan mevcut aile yardımı ödeneğinin 2011 yılının birinci yarısında 20 TL ve ikinci yarısında 20 TL artırılması ve aile yardımı ödeneğinin sözleşmeli personele de verilmesi,

4- Sendika üyesi kamu çalışanlarına 3 ayda bir 45 TL Toplu Görüşme Primi ödenmesi,

5- Yılın her bir yarısı için gerçekleşen enflasyon oranının anılan dönemlerde yapılan artış oranını aşması halinde, gerçekleşen enflasyon oranı ile sözkonusu artış oranı arasındaki farkın ilk altı ay için 01/07/2011, ikinci altı ay içinse 01/01/2012 tarihinden geçerli olacak şekilde kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerine enflasyon farkı olarak yansıtılması,

üzerinde mutabakata varmışlardır.

Türkiye Kamu Sen ise taban aylığa 30 TL zam yapılması önerisi kabul edilmediği için toplantıyı terk etti.

Kamu Sen aşagıdaki açıklamayı yaptı;

Toplu görüşmeler sonrasında açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, “Toplu görüşme sürecinden önce, kapalı kapılar ardında zam pazarlığının yapılıp neticelendirilmeye çalışılmasını kamu görevlileri asla unutmayacaktır.” dedi.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Kamu görevlilerinin ve emeklilerimizin açlıktan ve yoksulluktan kurtarılması, yıllardır ihmal edilmeleri nedeniyle dağ gibi biriken sorunlarının çözülmesi, gönül rahatlığı içinde evlerine ekmek götürebilmeleri için ümit bağladıkları tek yer olan toplu görüşme süreci sona ermiştir.

Türkiye Kamu-Sen, her yıl olduğu gibi bu yıl da son derece ciddi ve titiz bir çalışma yürüterek taleplerini belirlemiş, kamu görevlileri arasında yaptığı anketlerle ve tabanın sesini dinleyerek oluşturduğu gündemle kamu görevlilerinin sorunlarını çözecek önerilerini hazırlamıştır.

Bu yılki toplu görüşmelerin referandumdan hemen önceye denk gelmesi ve 2011 yılında yapılacak genel seçimler öncesinde memurların hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için son yasal platform olması nedeniyle daha farklı bir ortamın oluşacağını ve taleplerimizin siyasi irade tarafında karşılık bulacağını düşünmüştük.

Seçim öncesinde elimizde bulunan bu gücü, tüm sendikalarla ortak hareket ederek ve kararlılık göstererek kamu görevlilerinin lehine kullanabileceğimize inanmıştık.

Ne yazık ki süreç, sendikaların, siyasi irade ile birlikte gücümüzü kırmak için oynadığı çirkin oyunlara sahne olmuştur.

Bir konfederasyon her zaman olduğu gibi taşın altına elini koymak, kamu görevlilerinin haklarını uygun olan her platformda savunmak yerine, kolaycılığı seçmiş, polemik sendikacılığına devam etmiştir.

Diğer konfederasyon ise siyasi irade ile kol kola girmiş, iktidarı üzmemek adına taleplerini dahi onlara danışarak belirlemiş ve verilene razı bir görüntü çizmiştir.

Bu durumda toplu görüşme masasında kamu görevlilerinin gerçek temsilcisi olarak yine yalnızca Türkiye Kamu-Sen kalmıştır.

Türkiye Kamu-Sen, masada bizleri yalnız bırakanlara, Truva atı gibi memur temsilcilerinin içine sızdırılan sendikalara, sayın Bakan’ın yetkisini aşan tek taraflı kararlarına, Kamu İşveren Kurulu’nun süreci dar bir zamana sıkıştırma çabalarına karşı bütün gücüyle, birikimiyle ve kadrosuyla mücadele vermiştir.

Belirlediğimiz mali taleplerimizin maaşlara yansıması, kamu görevlilerinin tamamı için geçmiş dönem kayıplarının karşılanması ve 2011 yılının maaş artışlarıyla birlikte aylık 310 TL düzeyinde olmuştur.

Bu rakam son derece makul, mantıklı ve istenildiğinde karşılanabilecek ve kamu görevlilerinin temel ekonomik sorunlarını çözebilecek düzeydedir.

Oysa masada memurları temsil eden diğer konfederasyon, tüm kamu görevlileri için talep ettiği artış miktarını sınırlı tutunca, pazarlıkların en alt seviyeden başlamasını sağlamış ve siyasi iradenin kendisine verdiği öncelikli görevi yerine getirmiştir.

Bizim 310 TL’lik talebimize karşılık, Kamu İşveren Kurulu’nun diğer konfederasyonu da arkasına alarak sunduğu öneri, tüm çalışanlar için yalnızca %3+%3’lük bir artış olmuştur.

Ayrıca yaklaşık 850 bin memur ve 1 milyon 800 bin emeklinin maaşlarına yansımayan ek ödemeye 70 TL artış, 2 milyon 200 bin memurun yararlanamadığı aile yardımının yılın tamamında 20 TL artması ve daha önce kaldırılan toplu görüşme priminin tekrar hayata geçirilmesi önerilmiştir.

Türkiye Kamu-Sen olarak daha önce de belirttiğimiz gibi ek ödemeler “eşit işe eşit ücret” ilkesini hayata geçirmek için bir araçtır ve bunların maaş artışlarından bağımsız şekilde verilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu durum zaten 2008 yılında sayın Başbakan tarafından da açıklanmış ve imza altına alınmıştır.

Üstelik tam 800 bin çalışan ve 1,8 milyon emekli de bu ödemeyi alamamaktadır.

Dolayısıyla ek ödeme önerisinin bir maaş artışı gibi kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu ancak kamu görevlileri için bir iyileştirme değil, bir harçlık niteliği taşımaktadır.

Sunulan teklifin , kamu görevlilerinin tamamını ilgilendiren kısmı yalnızca 3+3’tür.

Bu gerekçelere dayanarak, uzlaşma arzumuzu ve irademizi de göstermek amacıyla siyasi iradenin teklifinin üzerine, sosyal yardımlardan sözleşmeli personelin de faydalandırılması, emekli ikramiyesine esas olan 30 yıllık üst sınırın kaldırılması, toplu görüşme priminin 15 TL olması, tüm kamu görevlilerine altışar aylık iki dilim halinde 120 TL daha seyyanen zam yapılması ve oransal artışlara yılın her iki yarısı için 1’er puan olmak üzere %2 refah payı eklenmesi durumunda uzlaşmanın mümkün olduğunu Kamu İşveren Kurulu’na ilettik.

Sayın Bakan ve Kamu İşveren Kurulu yetkilileri, sözleşmeli personelin de sosyal yardımlardan faydalanmasının ve emekli ikramiyesine esas 30 yıllık sınırın kaldırılması konusunda çalışma yapılmasının mümkün olduğunu ancak tüm kamu görevlileri için yaptığımız seyyanen artış teklifini kabul edemeyeceklerini, buna karşın ek ödemeye 10 TL daha artış yaparak 80 TL’ye, aile yardımı ile ilgili tekliflerini 5’er TL daha artırarak, 30 TL’lik bir artış yapabileceklerini belirttiler.

Türkiye Kamu-Sen olarak bizler, tüm kamu görevlilerinin maaşlarına artış yapılmasını istedikçe Kamu İşveren tarafı, memurların çoğunluğunu ihmal eden, kısmi ödemelere yönelmişlerdir.

Bunun üzerine, kamu görevlilerinin tamamı için tatmin edici bir artış oranına ulaşmak adına, Kamu İşveren tarafının teklifine ek olarak seyyanen artış talebimizi 30 TL + 30 TL olmak üzere 60 TL olarak yeniledik.

Başbakanla yapılan görüşme sonucunda maaş artış oranlarının %3 +%3’ten %4+ %4’e çıkarılabileceği, bunun dışında bir artış yapılamayacağı sonucu çıkmıştır.

Türkiye Kamu-Sen olarak bizler de son bir teklif ve iyi niyetimizin göstergesi olarak, Kamu İşveren Kurulunun teklifinin üzerine ek olarak, seyyanen artış talebimizi 25 TL’ye çektiğimizi ifade ettik.
Ancak bu denli düşük teklifimiz dahi siyasi irade nezdinde karşılık bulmamış ve 2010 yılı toplu görüşmeleri bizim açımızdan uzlaşmazlıkla sona ermiştir.

Konfederasyonumuzun verdiği çetin mücadele maaş artışlarına %2 refah payı eklenmesi, ek ödemelerde fazladan 10 TL, aile yardımı ödemesinde fazladan 10 TL ve toplu görüşme priminde fazladan 5 TL olarak karşılığını bulmuş, sözleşmeli personelin de sosyal yardımlardan faydalanması ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında baz alınan 30 yıllık üst sınırın kaldırılması için çalışma yapılması mümkün olmuştur.

Ancak, Toplu görüşme sürecinin sulandırılarak, dar bir zamana sıkıştırılması; gündem belirlenmesi, toplantı günlerinin tespiti, tekliflerimizin değerlendirilmesi gibi konularda takınılan baskıcı ve tek taraflı tutumu anlamak mümkün olmamıştır.

Konfederasyonumuzun 4-b, 4-c ve 4924 sayılı Kanuna tabi personel gibi tüm sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi teklifinin, uygulanması son derece kolay olmasına rağmen karşılıksız kalmasını anlamak mümkün olmamıştır.

Yemek, giyim, kira, ulaşım gibi sorunların bütçeye çok düşük bir yük getirmesine rağmen neden çözülmek istenmediğini anlamak mümkün olmamıştır.

Kamu İşveren tarafının fazla mesai ücretleri konusunda yaşanan insan hakkı ihlalini önlemek konusundaki isteksizliğini anlamak mümkün olmamıştır.

Kamu İşveren Kurulu yetkililerinin Türkiye Kamu-Sen’in üzerinde önemle durduğu, tüm kamu görevlilerinin maaşlarına yansıyacak ve emekli maaşlarına eklenecek olan seyyanen artış talebimizi ısrarla reddetmelerindeki mantığı anlamak mümkün olmamıştır.

Bizler kamu görevlilerimizin kazanımlarına ne kadar daha katkıda bulunabiliriz diye uğraşırken, diğer konfederasyonun mücadelemizi yalnızca izlemesindeki mantığı anlamak mümkün olmamıştır.

Sayın Bakan ve siyasi iradenin kamu görevlileri için gösterdiği sevgisizliği anlamak mümkün olmamıştır.

Ancak Türkiye Kamu-Sen her şeye rağmen, toplu görüşmelerin son anına kadar masada kalmış, mücadelesini sürdürmüş, kamu görevlilerinin haklarının geliştirilmesi noktasında kararlılığını ve iradesini ortaya koymuştur.

Kamu görevlileri, toplu görüşme sürecini mutlak surette değerlendirecektir.

Türkiye Kamu-Sen olarak toplu görüşme sürecinin takviminin daraltılmasını, gündeminin sıkıştırılmasını, tartışma ve pazarlık sürecinin kısa süreye sıkıştırılmasını protesto ediyoruz.

Bir konfederasyonla birlikte toplu görüşme sürecinden önce kapalı kapılar ardından pazarlığının yapılıp neticelendirilmeye çalışılmasını kamu görevlileri asla unutmayacaktır.

Danışıklı dövüşün şike şeklindeki uygulamalarını kamu görevlileri asla unutmayacaktır.
Siyasi irade bizim samimiyetimizi, gayretimizi görmek istememiştir.

Siyasi irade bize göre kaybetmiştir.

Çünkü kamu çalışanları, kendi gayretini görmeyen, samimiyetini görmeyen, kısaca kamu çalışanları kendisini sevmeyen bir görüntüyle karşı karşıya kalmıştır.

Bu nedenle kamu çalışanları uygun fırsatı bulup hesaplaşma gününü iple çekmektedir.
Bu hesaplaşma mutlaka gerçekleştirilecektir.

Biz siyasi iradeye yeterince samimi davrandık ama karşılık göremedik.

Kamu çalışanlarını bu denli küçümseyen, bu denli aşağılayan bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir.

Sorgulama konusundaki hakkımızı kullanma konusunda tereddüt etmeyeceğiz.

Bir daha bu yasayla, bu masaya oturmam diyen malum sendikanın, masaya oturmasını, hükümetle el ele vererek, referandum ve seçim öncesinde hükümeti sıkıntıya sokmayacak şekilde talep belirlemesini, masadaki pasif görüntüsüyle mücadelemizi ve pazarlık gücümüzü baltalamasını ve yine kabul etmedikleri yasayı kullanarak mutabakat imzalamalarını kamu görevlileri ve kamuoyu mutlak surette değerlendirecektir.

Mücadelemizin hayırlara vesile olmasını diliyor, saygılar sunuyorum.”
Memur-Sen den yapılan açıklama

Toplu Görüşmeler Bitti, Gelecek Yıl Toplu Sözleşme

Toplu Görüşmelerde 9 Yılın En İyi Mutabakatı Sağlandı

Hükümetle memur konfederasyonlarının 15 Ağustos´tan bu yana sürdürdükleri toplu görüşme süreci tamamlandı. Memur-Sen, hükümetin ikinci kez revize ettiği zam teklifini kabul etti, Türkiye Kamu-Sen ise kabul etmedi.

Saat 04.24 itibariyle, 2010 yılı toplu görüşmelerinde en çok üyeye sahip konfederasyon olan Memur-Sen ile hükümet arasında mutabakat sağlandı. Buna göre, 2011 yılında memura yüzde 4+4 zam, 80 TL ek ödeme, eş için 20+20 aile yardımı ödeneği ve sendika üyesi memurlara 3 ayda bir 45 TL toplu görüşme primi verilmesi ve enflasyon farkı ödenmesi konularında mutabakat sağlandı.

Yazıcı, Başbakanla Görüştü

9. dönem toplu görüşmelerini yürüten Devlet Bakanı Yazıcı, Memur-Sen’in Kamu İşveren Kurulu’nun konfederasyonlara önerdiği zam teklifini kabul etmemesinin ardından memur konfederasyonları temsilcileri ile yaptığı görüşmeye ara vererek AK Parti Genel Merkezi´ne geldi. Başbakan Erdoğan ile Bakan Yazıcı´nın görüşmesi yaklaşık 1 saat sürdü. Erdoğan ve Yazıcı´nın görüşmesinin ardından, hükümetin ikinci kez revize ettiği zam teklifini Memur-Sen kabul etti, Türkiye Kamu-Sen ise taban aylığa zam yapılmadığı gerekçesiyle teklifi kabul etmedi.

Bakan Yazıcı Ve Genel Başkan Gündoğdu Ortak Açıklama Yaptı

Mutabakatın sağlanmasının ardından Bakan Hayati Yazıcı ile birlikte ortak bir açıklama yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, son olarak teklif ettikleri önerinin Kamu İşveren Kurulu tarafından kabul edilmesiyle mutabakata vardıklarını ifade etti. Hükümetin 3+3 zam teklifi, 70 bin TL ek ödeme, 10+10 aile yardımı ve 3 ayda bir 30 TL’lik toplu görüşme primini içeren teklifini kabul etmeyerek 4.5+ 4.5 zam, 80 TL ek ödeme, eş için 20+20 aile yardımı ödeneği ve sendika üyesi memurlara 3 ayda bir 45 TL toplu görüşme primi verilmesi ve enflasyon farkı ödenmesi ile mutabakatın oluşturulabileceğinin altını çizdiklerini söyledi.

Son olarak tekliflerinin yüzde 4+4 zam, 80 TL ek ödeme, eş için 20+20 aile yardımı ödeneği ve sendika üyesi memurlara 3 ayda bir 45 TL toplu görüşme primi verilmesi ve enflasyon farkı ödenmesi konularına Kamu İşveren Kurulu tarafından kabul edilmesinin ardından mutabakat sağlandığını belirten Gündoğdu, “ Kamu İşveren Kurulu ile sağladığımız mutabakatla birlikte 2010 yılı toplu görüşmeleri tamamlanmıştır. Her zaman ifade ettiğimiz gibi “masa sorunlu değil, yasa sorunlu” dedik ve bu yasayla bu masadan, bu zamana kadar sağlanan mutabakatların en iyisi diyebileceğimiz bir mutabakat sağlayarak ayrılıyoruz. Daha iyisi ancak toplu sözleşmeyle mümkün olacaktır. Dolayısıyla artık bundan sonra toplu görüşme değil, toplu sözleşme yapmak istiyoruz. Memur-Sen olarak yoğun bir çalışma temposu içinde yürüttüğümüz 2010 yılı toplu görüşmeleri tüm kamu çalışanlarına ve ülkemize hayırlı olsun diyor, siz değerli basın mensuplarına da bu süreci kamuoyuna aktarmak için 15 gün boyunca bizimle birlikte gösterdiğiniz yoğun çaba dolayısıyla hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

En Düşük Memur Maaşına 234 TL Zam

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, ´´Bu sene yaptığımız zamla bin 300 TL olan en düşük memur maaşı 2011 yılı temmuz ayı itibariyle aile yardımıyla birlikte bin 534 TL olacak. Aradaki fark net 234 TL ve oransal karşılığı yüzde 18. Bu zam fevkalade bir zam´´ dedi.

Yazıcı, Türkiye gündemine oturmuş bir konuda, kamuda çalışanların mali ve sosyal haklarına ilişkin müzakere ile görüşmelerin noktalandığını söyledi.

Memurlar ve sözleşmeli personelle ilgili hemen hemen her konuyu enine boyuna tartıştıklarını ifade eden Yazıcı, çok özgür bir tartışma ortamında sorunları her yönüyle irdelediklerini dile getirdi.

Daha sonra önerilerini kademeli olarak konfederasyonlarla paylaştıklarını anlatan Yazıcı, çok verimli çalışmalar yapıldığını, aralar verildiğini, öneriler getirildiğini, önerilerin revize edildiğini, sonuç olarak kamuda çalışan memurlara 2011 yılının ilk 6 ayında yüzde 4, ikinci 6 ayında yüzde 4 olmak üzere toplam yüzde 8 oransal zam yapılması, ocak ayından itibaren 80 lira ek ödemede bulunulması, ilk 6 ayda 20, ikinci 6 ayda 20 olmak üzere 40 lira aile yardımı ödemesini taahhüt ettiklerini, bu ödemeden sözleşmeli personelin de yararlanacağını kaydetti.

Ayrıca konfederasyonların uzun bir süredir talep ettikleri ancak, Anayasa Mahkemesi kararı dolayısıyla alamadıkları 10 liralık toplu görüşme priminin aylık 15 liraya çıkarıldığı bilgisini veren Yazıcı, 2011 yılında her üç ayda bir olmak üzere 45´er lira ödeme yapılacağını söyledi.

´Zam Oranı Enflasyonu Çok Çok Aştı´

En düşük memur maaşının 2003´te 398 lira olduğuna dikkati çeken Yazıcı, o tarihten bu yana memur maaşlarına yapılan artışların daima enflasyonun üzerinde olduğunu vurguladı.

Yazıcı, hiçbir zaman hiçbir yıl kamu çalışanlarının enflasyona ezdirilmediğini dile getirerek, şöyle konuştu:

´´Bu sene yaptığımız zamla bin 300 TL olan en düşük memur maaşı 2011 yılı temmuz ayı itibariyle aile yardımıyla birlikte bin 534 TL olacak. Aradaki fark net 234 TL ve oransal karşılığı yüzde 18. Bu zam fevkalade bir zam. Türkiye´nin bütçesi vesaire faktörler dikkate alındığında hep ifade edegeldiğimiz enflasyon oranını da çok çok aşmış ve verdiğimiz örnekte olduğu gibi yüzde 18 seviyesine ulaşmıştır. Ortalama memur maaşlarındaki artış oransal olarak 13,7´ye, miktar olarak 2011 temmuz ayı itibariyle 215 liraya erişecek. Bu sözleşmenin diğer konfederasyon başkanınca, sendika başkanlarınca niçin imzalanmadığını doğrusu anlayabilmiş değilim, çünkü onlar da nihayetinde memurlar için 2011 yılında 4 artı 4 zam önerisinde bulunmuşlardır. Yani önerileri karşılanmış ve keza sendika üyelerine prim olarak 15 TL talep etmişler, o da karşılanmış. Keza, ek ödemeye ilişkin 50 TL talep etmişler, biz 80 TL´ye getirmişiz ama arkadaşlarımız sonuç olarak bir taban aylığından söz ederek ayrılmışlardır.´´

Başbakan Erdoğan´dan Onay

Bütün bu çalışmalar, sendikaların yaptığı teklifler, hükümetin ve ekonomi bürokratlarının gerçekleştirdiği çalışmalar sonucu varılan noktanın Türkiye için önemli bir aşama, çalışanlar için önemli bir imkân olduğunu vurgulayan Yazıcı, ´´Elbette ki son önerileri derleyip toparladıktan sonra Sayın Başbakanımızı bürokrat arkadaşlarımızla birlikte ziyaret ettim. Onun da görüşlerini aldık. Nihai rakamları, oransal durumları Sayın Başbakanımız da uygun gördü. ´Bunları verelim´ diye talimatlandırdığı hususlardır´´ diye konuştu.

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

Yeni atanan öğretmenlerden istenecek belgeler

1) Lisans Diploması veya Mezuniyet Belgesinin aslı veya kurumunca onaylı 2) Orta Öğretim Alan Öğretmenliği …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir