Sabah-atv grevi 100. gününde
SABAH-atv ile dergi gruplarının bağlı olduğu Turkuvaz Grubu`nda başlayan grev 100 gününde. Grevciler bugün, Sabah-atv`nin Balmumcu`da bulunan merkezi önünde yapacakları eylem ve etkinliklerle grevi büyütme çağrısı yapacaklar.
SABAH-atv ile dergi gruplarının bağlı olduğu Turkuvaz Grubu`nda başlayan grev 100 gününde
Sabah-atv ile dergi gruplarının bağlı olduğu Turkuvaz Grubu`nda 13 Şubat`ta başlayan grev bugün 100. gününde. 29 yıl önce Banknot Matbaası grevinden sonra Türkiye`de ilk defa bir medya grubunda grev yapılması, örgütsüzlüğün ve hak kayıplarının had safhada olduğu medya sektöründe çalışanlar açısından önemli bir umut kaynağı oldu. AKP Hükümeti`ne yakınlığı ile bilenen Sabah-atv ve dergi işyerlerinde başlayan grev, diğer medya sektöründe yaşanan hak gasplarına karşı ve basın emekçilerinin sendikal örgütlenme faaliyetleri açısından bir emsal teşkil ediyor.
Halkın haber alma hakkı ve editöryal bağımsızlık için devam eden grev, EFJ (Avrupa Gazeteciler Federasyonu) ve ETUC`un (Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu) girişimleriyle uluslararası kamuoyunun gündemine de taşındı. Her kesimin desteğini kazanan Sabah-atv grevcilerinin başlattığı Cumartesi Yürüyüşleri de oldukça kitlesel geçiyor. Ayrıca grevin başarıya ulaşması için Turkuvaz Grubu yayınlarını boykot kampanyası da sürüyor. Balmumcu`da bulunan Sabah-atv binası önünde bekleyen grevciler, 100 günü geride bırakırken mücadelelerini kazanımla sonuçlandırmak için yüzlerce günü geride bırakmakta kararlılar. Diğer taraftan açtıkları işe iade ve patronun açtığı yetki davaları sürüyor. Bu davaların sonuçlanmasını bekleyen grevciler, duruma göre mücadelelerinin farklı bir boyut alacağını söylüyorlar.
GREV VAR!
Grev yerine gittiğimizde bizi vardiyalı olarak nöbet tutan grevci gazetecilerden Perihan Özcan, Ender Ergün, Uğur Güç ve Mete Öztürk karşılıyor. Grevlerle özdeşleşen çadırlar burada kurulamamış. Çünkü Balmumcu`nun merkezinde ve etrafı beton yığınları ile kapalı olan bina, çadır kurmaya elverişli değildi. Bina kapısının hemen yanı başında kurdukları gazlı soba etrafında 2 sandalye ve bir masayla grevlerini sürdürüyorlar. `Bu işyerinde grev var` pankartı asılı. Grevciler, bina önüne yerleştirilen kamera ile sürekli izleniyorlar. İş arkadaşları ise çoğu zaman mahcup bir şekilde başları eğik içeri girerken, bazıları da tüm baskılara rağmen arkadaşlarının hal ve hatırlarını soruyorlar.
`ÇOK ÖĞRETİCİ BİR 100 GÜN GEÇİRDİK`
Mete Öztürk, greve başladıklarından bu yana patrondan doğru bir diyalog çağrısı yapılmadığını söylüyor. Ancak bunun kendilerini etkilemediğini, haklı mücadelelerini sürdürdüklerini anlatan Öztürk, 100 günün kendileri için çok keyifli ve öğretici olduğunu dile getiriyor. Grev ile birlikte başlattıkları `Sabah okuma, atv izleme` kampanyasına değinen Öztürk, `Bize destek olanların bu kampanyaya uyduğunu biliyoruz. Ancak, Melih Gökçek gibilerinin 50 bin Sabah gazetesini ücretsiz dağıtması nedeniyle kampanyanın tirajlara nasıl yansıdığı kestiremiyoruz. Ama büyük ölçüde Sabah-atv`nin büyük bir darbe aldığının farkındayız. Özellikle izlediği yayın politikası ile yandaş medya yaftası aldığını biliyoruz. İlan gelirleri düştü` dedi.
`HALKI BU FİKRE KAZANAMADIK`
Basının özgür konusunda hemfikir oldukları kesimlerin dayanışma içinde olduklarını söyleyen Ender Ergün sıradan vatandaşları ise bu fikre kazanmakta zorlandıklarını dile getiriyor. Sadece önemseyen insanların dayanıştığı bir durumun söz konusu olduğunu ifade eden Ergün, `Çevremizde birçok şirket ve işyeri var. Ancak burada çalışanların 100 gündür süren grev hakkında bir bilgileri olmaması sinir bozucu` diye konuşuyor. Çalıştıkları yerde bile 70-80 sendikalı arkadaşlarının bulunduğunu aktaran Ergün, onların ekonomik kaygılarından dolayı görüşmelerinin basit bir diyalogdan öteye gitmediğini ifade ediyor. Diğer yanıyla 29 yıl sonra Türkiye `de gazetecilerin greve çıkmasının bir önyargıyı kırdığını belirten Ergun, artık medyada da hukuksal olarak grev yapılabileceğini ortaya koyduklarını ve mücadeleden de sendikal haklarını alana kadar vazgeçmeyeceklerini söylüyor.
Sabah gazetesindeki köşe yazarlarını da eleştiren Ergun, Umur Talu dışında kimsenin grevlerine yer vermediğine vurgu yaptı. Metin Göktepe Ödülleri`nde Onur ve Dayanışma ödüllerinin U- mur Talu`ya ve kendilerine verildiğini hatırlatan Ergun, Sabah`ın bu ödülü haber yaptığını, ancak nedenini yazmadığını dile getiriyor.
Uğur Güç ise işe iade ve patronun açtığı yetki davalarının sürdüğünü belirterek, davaların seyrinin mücadelelerine farklı bir yön vereceğini belirtiyor. Eylemlerini yaygınlaştırdıklarını ve herkesi davet ettiklerini söyleyen Güç, yakın zamanda Ankara`da Meclis önünde eylem yapmayı düşündüklerini aktarıyor. `Mücadelemizden taviz vermeyeceğiz ve patron bizimle masaya oturmaya mecbur kalacak. Yani 100 gündür grevde olmamız patron üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bir yüz gün daha geçebilir ama biz burada olacağız. Toplusözleşmeyle bağıtlanıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz` diyen Güç, grevin başarıyla sonuçlanmasının diğer medya sektöründe hak gasplarına uğrayan çalışanlar için emsal oluşturacağını söylüyor. (İstanbul/EVRENSEL)
SABAH-ATV ÖNÜNDE EYLEM VAR
Sabah-atv grevinin 100. günü nedeniyle Balmumcu`daki merkezi önünde 100 dakikalık oturma eylemi yapılacak. Bugün saat 15.00`de başlayacak oturma eylemine Müzik Grubu Bandista da destek veriyor. Grevin 100. günü dolayısıyla yapılacak 100 dakikalık oturma eyleminin ardından tüm katılımcılar Taksim`e geçecek. Her cumartesi günü gerçekleştirilen `Grev Gözcüleri Yürüyüşü`nün 14`üncüsü de saat 19.00`da yine Taksim`den başlayacak. Yürüyüş, Galatasaray`da grev gözcülerinin basın açıklamasıyla sona erecek.
Grevciler, tüm basın emekçilerini, sendika ve kitle örgütlerinin temsilcilerine destek çağırısında bulundu. TGS ve grev gözcüleri, medyada sendikal örgütlenme ve basın özgürlüğü mücadelesinin toplumsal direnişi haline dönüşen Turkuvaz grevinde anlaşma sağlanıncaya kadar grevi sürdürmeye kararlı olduklarını bildirdi.
İŞÇİ KIYIMI TMSF`DEN BAŞLADI
Sabah-atv`deki sendikal mücadele nedeniyle gerçekleşen işten atmalar, Dinç Bilgin`e ait olan kuruma devlet tarafından el konularak TMSF`ye devredilmesinin hemen ardından başlamış.
3 arkadaşının TMSF döneminde işten çıkarıldığını aktaran Ergün, `Devletin koyduğu yasalara saygılı olmasını beklerken, onlar sendikaya üye olanları işten çıkarmaya başladı. Çünkü onlar için sendikalı bir işyerini devretmek zorlaştıracağı için baskılar TMSF`de başladı. Çalık Grubu da bu kıyımın devamcısı oldu` dedi. Genel Müdür Levent Tay`ın sendikalı çalışanlara sürekli istifa baskısı yaptığına vurgu yapan Ergun, Türk Ceza Kanunu`nun 118. `Kimse sendikadan zorla istifa ettirilemez` maddesine göre Levent Tay hakkında dava açtıklarını aktardı. Ergun, konu ile ilgili duruşmaların devam ettiğine ve davayı kazanmaları halinde Türkiye`de ilk defa bu suçtan ceza verileceğine dikkat çekti.
FAALİYET SÜRÜYOR BU NASIL GREV!
Dört grevci kadından bir olan Perihan Özcan şikayetçi olduğu soğuklara rağmen aksatmadan grev yerine gelenlerden. Özcan, bu süreçte ailesinin desteğini esirgemediğini ifade ediyor. Grev yerinde vatandaşlarla aralarında ilginç diyaloglar geçtiğini anlatan Özcan, özellikle öğrencilerin `Grev ne demek` diye sorduklarını aktarıyor. `Biz de olabildiğince anlatmaya çalışıyoruz. Ancak ne acıdır ki, okullarda grev sözcüğünün cümle içinde kullanılmasını bile öğretmemişler. Birçok vatandaş da `Sabah-atv hâlâ faaliyette, bu nasıl grev` diye soruyor. Medyanın yapmadığı duyuruyu grev yerinde yapıyoruz` diye konuşuyor. Sendikalar, partiler ve kitle örgütlerinin sürekli dayanışma içinde olduğunu dile getiren Özcan, bu nedenle 100. günde bile grevin hâlâ diri olduğunu söylüyor. Grevin hak gasplarına uğramış diğer işkollarında çalışanlar için de birleştirici olduğuna dikkat çeken Özcan, özellikle Cumartesi Yürüyüşlerinde direnişteki işçilerin sesini duyurduklarını aktarıyor.
Reşat Dal
Evrensel http://www.evrensel.net
