Teröre Şehit Verilen 124 Öğretmenin Fotoğrafı
Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu şube 24 Kasım öğretmenler günü münasebetiyle Kayseri Cumhuriyet Meydanına Şehit edilen öğretmenlerin fotoğraflarından oluşan sergi açtı. Sergide teröre şehit verilen 124 öğretmenin fotoğrafı yer aldı. Programın başında Edebiyat öğretmeni Ahmet GÜRSES Adnan Büyükbaş’ın şehit öğretmen Buminhan Temizkan için yazdığı yazıyı okudu.
“Şehit öğretmen Buminhan Temizkan için”
Adini sorduğumda “Buminhan!” demiştin. O mütevazi ses tonunda Türk’ü, Çin esaretinden kurtaran Ílteriş Han’ın azameti de seziliyordu. “Hem Buminhan, hem tarihçi, ne kadar güzel” deyivermiştim. Mehterin en güzel marşı çaldığı, hilalle ay yıldızın “şafaklar gibi” dalgalandığı; tekbirlerin arsa vardığı bir gün Erciyes’te tanışmış, kucaklaşmıştık…
Henüz talebeydin fakat kendinden o kadar emin bir hâlin vardı ki, bir an evvel öğretmenliğe başlamak; boşluğa bırakılan çocuklarımızın elinden tutarak onları şeref dolu bir tarih bahçesinde gezdirmek istiyordun.
Bırakmadılar seni Buminhan!
Kara tahta başında beyaz tebeşirle konuşacaktın, kalemle, kitapla konuşacaktın… Tahammül edemediler. Dilini susturdular ama sen öyle bir konuştun ki, ciğeri beş para etmez uşaklarla eşkıyanın avukatlığını yapan soy özürlülerin dışında herkes seni anladı.
Bismillah diyerek başladığın Peygamber mesleğinde Büyük idealini sevgili çocuklarımıza vermeye başladığın bir anda silahla geldiler üzerine… Korkaklara has bir şekilde geldiler üstelik.
Silahtan başka neleri vardı ki? Çürümüş beyinlerini mağaralara gömmüşler, yüreklerini kaya oyuklarına gizlemişlerdi.
Geniş ve sevgi dolu yüreğine, ışık yayan beynine katlanamadılar Buminhan!
Her şey bir yana, neye yanıyorum biliyor musun Buminhan… Diyarbakır’da öğrenci olduğunu, gençler için kitaplar götüreceğini söylediğin zaman, “aman dikkatli ol kardeşim” demiştim de sen, kadere tam iman etmiş tavrınla “Allah’ın dediği olur!” diye karşılık vermiştin.
Biliyorduk ki, Türklüğün lügatinde korkmak, geri çekilmek, haksizlik karşısında susmak; ülküsünü gizlemek yoktu… Zafere ulaşıncaya kadar her türlü zorlukla mücadele etmek vardı.
Ne büyüktün Buminhan!
Belki on beş dakika kadar sohbet ettik. O günden beri o yiğit, o efendi, o vakur hâlini unutmadım. “Vaka-i âdiyeden” bir haber hâline getirilen katliamları sunan spikerlerin dudaklarından dökülen kelimeler hâlâ kulaklarımda: “Tunceli’nin Mazgirt ilçesi, Darikent beldesine baskın düzenleyen teröristler, altı öğretmeni katlettiler…”
Sevgili Buminhan, beş öğretmen arkadaşınla beraber kancık bir baskınla şehit edildiğini duyunca ürperdim ve ağladım. Şehit olarak aramızdan ayrılışına değil, biliyor ve iman ediyoruz ki sen ölmedin, şehitler ölmez! TEMÍZKAN’inla Büyük Türkiye’nin kurutulmak istenen Çınar’ına can verdin… Bizim gözlerimizden akan acizliğimizdir… Yiğidim, kardeşim, kardeşlerin sancağını omuzladılar. Emin ol, bu sancak asla yere düşmeyecek. “
Serginin açılışında konuşma yapan Türk Eğitim Sen Kayseri Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk 12 Eylül 1994 de Tunceli’de şehit edilen 6 öğretmen ve onlarca şehit edilen öğretmeni unutmadıklarını ve unutmayacaklarını belirtti. Öztürk konuşmasında Bugün 24 Kasım öğretmenler günü sizleri katledenleri iktidara sahip olanlar kırmızı halılarla karşıladılar hatıranıza sahip çıkamadık bizleri affediniz dedi.
Basın Bürosu
