Yasaklamak için neyi bekliyoruz?
Mahalle İçlerindeki Baz İstasyonlarının Kaldırılması Kararını Yargıtay da Onayladı. Sokaktaki direkte, komşu apartmanın çatısında ya da caminin minaresinde cep telefonu için kurulmuş baz istasyonları sardı. Çevremizi her dakika düşük dozda radyasyon yayan ama yıllara yansıttığımızda inanılmaz tehlikeli olan kanser istasyonlarını kaldırmaya kimsenin gücü yetmiyordu. Ağaçlardaki, çatılardaki kuş yuvalarının yerini bu kanser yuvaları aldı.Bunların yakınındaki evlerde yaşayan insanlar arasında kanser hastalıklarının görülme sıklığı arttı. İnsanlar panik içerisinde, ölüm korkusuyla yaşıyorlar. Ama korkudan seslerini çıkartamıyorlar. Kanser hastası annesini, lösemi hastası yavrusunu bağrına basıp için için ağlıyor.
Nasıl savaşsın dev gibi çep telefonu şirketleriyle? Kocaman devleti yönetenlerin sesi çıkmıyor, ben tek başıma mı durduracağım bu acımasız katili?
Ama bu ülkede cesur insanlar da var. İşte Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’ndeki 5 CESUR YÜREK buna “Durun” dedi ve uzun sürede kanser yaptığı gerçeğini gözler önüne serdi, “Kaldırın!” dedi.
Şimdi görev sivil toplumda. Bu kararın arkasında durmalıyız. Hep birlikte sesimizi yukarılara duyurarak kanser istasyonlarını mahallemizden atmalıyız.
SAĞLIK BAKANI ve ULAŞTIRMA BAKANI’NA Açık Sesleniş;
Siz duyarlı ve çocukları seven kişilersiniz. Belki cep telefonları vergilerle devlete bir gelir sağlıyor gibi görünebilir. Ama bu teknoloji ürünleri yaydığı radyasyonlarla özellikle çocuklarımızda uzun dönemde lösemi ve beyin tümörleri başta olmak üzere kanser yaptığı bilimsel bir gerçektir. Ne yazık ki, bir yandan insanlar acı çekiyor ve ölüyorlar, diğer yandan kanserin tedavisine milyarlarca lira harcanıyor. Size bu durumu rakamlarla açıklamak gerekirse; tedbir almazsanız ülkemizde kanser hastalığı görülme sıklığı %75 ile %100 oranında artacaktır. Ve şu anda senede bu yüzden 42.5 milyar dolar olan ekonomik kaybımız yılda 85 milyar dolara çıkacaktır. Karar sizin…
Biz yıllardır kanserle iç içe olan, savaşan ve hiçbir çıkar gözetmeksizin bu ülkenin çocuklarını korumak amacıyla kanser hastalıklarını önlemeyi ilke edinmiş bir kuruluş olarak;
Bir gün dahi geçilirmeden mahalle içlerine kurulmuş olan ve kanser yuvası haline gelen baz istasyonlarının şehir dışına çıkartılmasını,
Cep telefonu kullanabilme yaşının 16 yaşa yükseltilmesini,
Cep telefonu şirketlerinin karlarının %1′inin kanser araştırmaları için sivil toplum kuruluşlarına aktarılmasının sağlanması,
Halkımızın cep telefonunun uzun dönemdeki zararları konusunda bilinçlendirilmesinin LÖSEV ve Bakanlığınızca el ele verilerek yapılması gerektiğini,
Binlerce lösemili yavrumuz, yüz binlerce kanserli aile ve milyonlarca masum çocuk adına, öneriyoruz.
Yargıtay’ın bu kararı bundan sonra açılabilecek davalar için de emsal teşkil edebilecek olan kararının tam metni
BAZ İSTASYONU HAKKINDA YARGITAY KARARI ( ESAS NO: 2007/14402 KARAR NO: 2008/13542)
T.C. YARGITAY 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO: 2007/14402 KARAR NO: 2008/13542
YARGITAY İLAMI
MAHKEMESİ: Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/06/2007
NUMARASI: 2005/380–2007/219
Davacı Maksut Demir vekili Avukat Ercan Duran tarafından, davalı Mehmet Üresin vd. aleyhine 23/12/2005 gününde verilen dilekçe ile baz istasyonunun kaldırılmasının istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 26/6/2007 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 6/11/2008 durulma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Orhan Gür ile karşı taraf davalılardan ihbar olunan Vodafone Telekomünikasyon AÞ. vekili Avukat Hakan Arıduru geldiler, diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacının oturduğu caddede bulunan, davalı Mehmet Üresin’e ait binaya diğer davalı şirket tarafından kurulup işletilen baz istasyonunun, insan sağlığını olumsuz yönde etkileyeceği iddiasına dayalı olarak belirtilen adresteki baz istasyonunun kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı şirket vekili, verdiği cevap dilekçesi ile; tesisin sertifikalı ve yönetmeliğe uygun olarak kurulup işletildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yapılan keşif ve ölçümlere göre, baz istasyonunun davacıya ait yerlere 20 ila 25 metre arası uzaklıkta bulunduğu ve alan şiddetinin cihaz için öngörülen limit değerin altında bulunduğu belirlenmiş ve mahkemece bu belirlemeye dayanılarak dava reddedilmiştir.
Baz istasyonunun yaydığı radyasyonun referans değerlerin altında olsa bile meskun alanlarda yarattığı radyasyondan dolayı, alanlarda uzun süreli radyasyona maruz kalacak insanların sağlığı olumsuz yönde etkilenecektir. Dava konusu istasyonun konumu, yerleşim yerlerine ve davacılara yakınlığı gözetildiğinde, kısa zaman dilimi içinde olmasa dahi uzun zaman diliminde zarar doğurabilir. Çevredekiler için gelecek ve uzun zaman diliminde büyük endişe, psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaratarak, kişilerin çalışmasını ve sağlık değerlerini olumsuz olarak etkileyecek ve zararlı sonuç doğuracaktır. Bir istasyon, yönetmeliğe uygun çalıştırılsa dahi zarar veriyorsa, yönetmeliğe uygun olduğundan söz edilerek zarar verenin sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Yönetmelik ve bu yönetmeliğe göre verilen sertifika, soyut bir belirlemeyi içermektedir. Yargıç, yönetmeliğe değil, yasaya, genel hukuk kurallarına ve bu bağlamda sorumluluk hukukunun ilkelerine göre karar vermek zorundadır.
Dava konusu istasyonun konumu, yerleşim yerlerine ve davacının oturduğu yere yakınlığı itibarı ile uzun sürede kişi ve çevreye zarar vereceği ve istasyonun bulunduğu yerde kullanılmasının sakıncalı olduğu anlaşıldığından, yerleşim yerlerinden daha uzak uygun bir yere taşınmasını gerektirmektedir. Mahkemece, davacının zarar gördüğü kabul edilmeli ve baz istasyonun kaldırılmasına karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 550.00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilme s ine ve peşin alman harem istek halinde geri verilmesine 6/11/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sivas C.Ü.SESİM
kaynak:blogcu.com
