Anasayfa / Davalar ve Sonuçları / USULSÜZ ŞUBE MÜDÜRÜ GÖREVLENDİRMELERİNE DAVA AÇTIK

USULSÜZ ŞUBE MÜDÜRÜ GÖREVLENDİRMELERİNE DAVA AÇTIK

Bakanlığa gönderdiğimiz yazıyla, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde il ve ilçe milli eğitim şube müdürlüğü kadro sayılarını sormuştuk. Bakanlık tarafından gönderilen listeye göre; il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde 1995 adet şube müdürü norm kadrosu bulunmakta olup, 1075 kişi kadrolu olarak görev yaptığı için 920 adet boş norm bulunmakta ve bu 920 adet boş norm kadro asaleten atanma şartlarına haiz olmayan kişilerce doldurulmaktadır. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından; bu 920 kişinin dışında 214 kişi daha norm kadro bulunmamasına karşılık, devleti zarara uğratacak şekilde, geçici görevlendirme yolu ile çalıştırılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı, kendi yandaşlarına makam ve mevki sağlamak adına, kariyer ve liyakat ilkelerini hiçe sayarak sözkonusu görevlendirmeleri gerçekleştirmektedir. Bu haksız görevlendirmelere sendika olarak sessiz kalabilmemiz mümkün değildir.

Türk Eğitim Sen olarak, 214 şube müdürünün geçici görevlendirilmesi sebebiyle devleti zarara uğratan Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU hakkında, daha önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştuk.

Şimdi de 214 şube müdürünün geçici görevlendirilmesi işleminin iptali istemiyle yaptığımız başvurumuzun reddine dair işlemin iptali için Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesinde dava açtık.

ANKARA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
“Yürütmeyi Durdurma Taleplidir”

DAVACI :Türk Eğitim-Sen
VEKİLİ :Av. Hatice AYTEKİN-Av. Emrah AYTEKİN
Av. Hilal Kezban DÜZGÜN KILIÇ-Av. Dilek ATAK ZENGİN
Bayındır 2 Sok. No:46 Kızılay/ANKARA
DAVALI :Milli Eğitim Bakanlığı
T.KONUSU : Müvekkil sendikanın 05/06/2010 tarihinde yapmış olduğu davalı idare tarafından geçici olarak görevlendirilen 214 şube müdürünün atamalarının iptali istemi ile yapılan başvurunun reddine ilişkin 21/06/2010 tarih ve 30683 sayılı işlemin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali talebinden ibarettir.
T.TARİHİ :25/06/2010
AÇIKLAMALAR : Müvekkil sendika tarafından Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderilen 05.06.2010 tarih ve 1288 sayılı yazıyla, şube müdürlüğüne geçici olarak görevlendirilen 214 kişinin görevlendirmelerinin bir an önce sona erdirilmesi talebi ile başvuruda bulunulmuştur. Davalı idare; 21.06.2010 tarih ve 30683 sayılı dava konusu cevabi yazı ile; bahse konu geçici görevlendirmelerin ihtiyaç doğrultusunda gerçekleştirildiği belirterek talebi reddetmiştir.
Davalı idare dava konusu işlemde yapılan görevlendirmelerin ihtiyaç doğrultusunda yapıldığını öne sürmekte ve bu uygulamanın hukuka uygun olduğundan bahsetmektedir. Ancak; geçici görevlendirmeler istisnai durumlarda başvurulan bir yol olmasına karşı dava idarece bu genel bir uygulama haline dönüşmüştür. İhtiyaç olarak belirtilmeyen kadrolara birilerinin yakını olduğu gerekçesi ile onlarca kişi atanmaktadır. Kamu kurumlarında ihtiyaç doğrultusunda geçici görevlendirme yoluna gitme imkânı bulunmakla birlikte, idare yetkililerinin yetkilerini yandaşlarına çıkar sağlamak amaçlı kullanmaları ve istisna olarak benimsenen bir yolun kural haline getirilmesi, hukuk sistemimizce korunabilecek bir uygulama değildir. Örneğin; Ankara’da şube müdürü norm kadro sayısı 75 iken; 49 kişi kadrolu, 35 kişi geçici görevlendirme ile çalışmaktadır. İstanbul’da şube müdürü norm kadro sayısı 137 iken, 102 kişi kadrolu, 96 kişi ise geçici görevlendirme yoluyla görev yapmaktadır. Adana’da şube müdürü norm kadro sayısı 43 iken, 28 kişi kadrolu, 28 kişi ise geçici görevlendirme ile çalışmaktadır.
214 kişinin bu şekilde istihdam edilmesi, devleti açıkça zarara uğratmaktadır. Şube müdürleri ortalama aylık 1.500 TL maaşlarının yanı sıra 18 saat ek ders ücreti almaktadır. Bu durumda; devlet fazladan çalıştırılan 214 şube müdürü nedeniyle binlerce lira zarara uğratılmaktadır.
İhtiyacın varlığına göre belirlenen norm kadro sayılarından 214 kişinin fazladan çalışmasında kamu yararı bulunduğu söylenemez. Milli Eğitim Bakanlığı, bir takım çevreleri memnun edebilmek, kendi yandaşlarına makam ve mevki sağlamak adına yaptığı bu haksız ve keyfi uygulamalar ile on binlerce eğitim çalışanının infialine sebebiyet vermiş, güven kaybına uğramıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelik Madde 18/a-“Yönetici norm kadrosu: En az iki öğretim yılı beklenerek, ikinci yılın sonunda birinci fıkra hükümlerine göre okul ve kurumların yönetici norm kadroları yeniden belirlenir.” hükmünü içermektedir.
Bahsi geçen Yönetmeliğin tanımlar kısmında her ne kadar açık ve net bir şekilde “Milli Eğitim Müdürlüğü” yazılmamışsa da, müdürlüğün bu kapsam dışında bırakıldığına ilişkin bir hüküm de yönetmelik kapsamında yoktur. Yasalarımız tadadi değildir. Tanımlar genel olarak yapılmaktadır. Özel olarak her kurumun isminin girilmesi her kurumdan ayrı olarak bahsedilmesi yasa yapmayı zorlaştıracağı gibi uygulanmasını da imkansız hale getirecektir. Norm kadrodan fazla personelin çalıştırılmasına da hiçbir yasa ve mantık izin vermemektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’na ihdas edilen (eğitim öğretim sınıfları hariç) GİH, SH, TH, YH sınıfları ile döner sermaye kadrolarının ilin nüfusu, okul/kurum sayısı, öğrenci sayısı, okul/kurumların özellikleri dikkate alınarak olması gereken kadro sayılarının belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, “MEB Taşra Teşkilatı Okul/Kurumlarında (EÖH Sınıfı Hariç) Diğer Hizmet Sınıfı ve Unvanlara Göre Olması Gereken Kadro Sayısının Belirlenmesine İlişkin Esaslar”da düzenlenmiştir.
Buna göre, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde çalışan şube müdürlerinin norm kadro sayısı da, 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereği, “MEB Taşra Teşkilatı Okul/Kurumlarında (EÖH Sınıfı Hariç) Diğer Hizmet Sınıfı ve Unvanlara Göre Olması Gereken Kadro Sayısının Belirlenmesine İlişkin Esaslar”da belirlenmiştir.
Bakanlık 21.06.2010 tarih ve 30683 sayılı cevabi yazısında, İller İdaresi Kanunu’na uygun olarak kurulan MEB taşra teşkilatının il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri olarak düzenlendiğini, 190 Sayılı KHK’ye 84/8360 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile eklenen cetvellerle MEB taşra teşkilatı için ihdas edilen kadrolar arasında yer alan şube müdürü, milli eğitim müdür yardımcısı kadrolarının 1984 yılında il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine dağıtıldığı, 1984 yılında bu kadroların dağılımında esas alınan il ve ilçe nüfusları ile öğrenci ve öğretmen sayılarında zaman içinde değişiklikler meydana geldiği, 3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında Kanun’un 16. maddesinin b fıkrasında “….Şube müdürlükleri, ilgili Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulur..” denildiğinden ve Bakanlık adına ihdas edilen kadroların tamamı dağıtıldığından, ihtiyaç duyulduğunda milli eğitim müdür yardımcısı, şube müdürü görevlendirmesi yoluna gidildiği, 657 Sayılı Yasa’da aynı kurum içinde görevlendirme konusunun düzenlenmediği, bununla birlikte bir kamu kurumunun görev alanı içinde yer alan bir kamu hizmetini yürütmek amacıyla kamu görevlilerinin kadro ve hukuki bağlarını sürdürmek üzere görevlendirilmelerinin mümkün olduğu, bu tür uygulamaların sadece bu döneme münhasır olmadığı belirtilmiştir.
Bakanlık cevabi yazısı ile yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu kabul etmektedir. 3046 sayılı Yasa uyarınca şube müdürü kadrolarının Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulduğunu, 1984 yılında ihdas edilen kadrolar dağıtıldığı için şu anda ihtiyacın karşılanamaması sebebiyle geçici görevlendirme yoluna gidildiğini belirten Bakanlık hukuka aykırı işlemini açıkça itiraf etmektedir.
Mademki bu alanda bir ihtiyaç söz konusudur; Bakanlık bunca yıldır Bakanlar Kurulu’na ihtiyaca binaen yeni düzenleme yapılması için teklifte bulunmamış ve yandaşlarına çıkar sağlamak için istisnai bir istihdam yolu olan geçici görevlendirme yolunu seçmiştir
Davalı idare dava konusu işlemde 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 84/8360 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile eklenen cetvellerle bakanlığın taşra teşkilatı için ihdas edilen kadrolar arasından yer alan şube müdürü, milli eğitim müdür yardımcısı kadroları 1984 yılında il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine dağıtıldığından bahis ile 1984 yılında bu kadroların dağılımında esas alınan il ve ilçe nüfusları ile öğrenci ve öğretmen sayılarının zaman içerisinde değişikliklerin meydana geldiği söylenmektedir. Bir anlamda davalı idare geçici görevlendirmelerin bu nedenle yapıldığını iddia etmektedir. Ancak var olan bir düzenleme günümüzde uygulama açısından sıkıntı çıkarıyorsa idarelerin bu konuda gerekli çalışmaları yapması ve önlem alması gerekmektedir. Davalı idarenin ortalama her yıl yönetici atama yönetmeliğini yeniden düzenlediği, yine tüm iç yönetmeliklerinde sürekli değişiklik yaptığı düşünüldüğünde bu uygulamanın 1984 yılından beridir düzenlenmemesinde bir art niyet aramak yanlış olmaz. Ayrıca; var olan bir düzenleme neyi gerektiriyorsa o şekilde hareket edilmelidir. Bu keyfi görevlendirmelerin gerekçesini 1984 yılında çıkarılmış olan bir bakanlar kurulunun artık işlevini kaybettiği temeline oturtmak idarenin bir kez daha işini gereği şekilde yapmadığının ispatıdır.
Şube müdürlüğü alanında ihtiyaç bulunması halinde dahi şube müdürlüğü norm kadrolarının yeniden güncellenmesi ve asaleten atanma şartlarına haiz kişilerce geçici görevlendirme kapsamında değil asaleten atamalar ile ihtiyacın giderilmesi gerekmektedir. Diğer geçici şube müdürleri bakımından da bir an önce şube müdürlüğü sınavı yapılarak sınav kazananlar arasından asaleten atamalar yapılmalıdır.
04.03.2006 tarih ve 26098 sayılı resmi gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğin 25. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan, belirli sürelerde eğitim kurumlarında müdürlük yapanlara şube müdürü olarak atanabilme hakkı tanıyan hüküm, Danıştay 12. Dairesi’nin 2009/602 E. Sayılı ve 12.05.2009 tarihli kararı ile iptal edilmiştir.
Bahsi geçen kararda, “Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği uyarınca, merkez ve taşra teşkilatı şube müdürlüklerinin görevde yükselmeye tabi kadrolar olması, bu kadrolara atanabilmek için aranan genel ve özel şartlara sahip kişilerin görevde yükselme eğitimi sonrasında yapılan görevde yükselme sınavında başarılı olmaları gerektiğinin kurala bağlanması karşısında, bazı görevlerde bulunmuş olan ya da bu unvanları bir şekilde almış olanların merkez ve taşra şube müdürlüğüne sınavsız atanmasını öngören, Yönetmeliğin 25. maddesinin 1. fıkrasının c bendi ile getirilen düzenlemenin, anılan görevlere atanmada eşit koşullara tabi olma ilkesini ihlal edici nitelikte bulunduğundan hukuka uygun olmadığı..” ibarelerine yer verilmiştir.
Danıştay kararı uyarınca, şube müdürlüğüne atanabilmek için yöneticilik görevi yapmış olmak dahi yeterli sayılmayarak, sınavı kazanmış olma şartı getirilmiştir. Buna karşılık Milli Eğitim Bakanlığınca, devleti zarara uğratacak şekilde şube müdürlüğüne geçici görevlendirmeler yapılmakta, kariyer ve liyakat gibi idare hukukunun temel prensiplerine aykırı hareket edilmektedir. Devlet Memurlarının Geçici Görevlendirme Yönetmeliği madde:4/a “Görevin gerektirdiği şartlara sahip olması ve yapılacak işin mesleği ile ilgili bulunması,” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca asaleten atanma şartlarına haiz olan kişiler geçici olarak görevlendirilebilmektedir. Ancak; şüpheli tarafından bu durum görmezden gelinerek ihtiyaç olmamasına karşın sadece birilerinin yakını oldukları gerekçesi ile hak etmedikleri makamlarda, hak etmedikleri ücretleri alarak devleti zarara uğratmaktadırlar. Ekonomik krizin tüm etkilerinin yaşandığı ülkemizde göz göre göre ben yaptım oldu mantığı ile hareket eden şüphelinin yaptığı hukuka aykırılığa yargı mercilerince dur denmesi gerekmektedir. Aksi takdir de bu ve buna benzer yandaş kayırmacı işlemler meşru hale gelecek ve devletimizi zarara uğratmaya devam edilecektir. Takdir makamınızındır.
HUKUKİ SEBEPLER :İlgili tüm yasal mevzuat
HUKUKİ DELİLLER : Dava konusu işlem
SONUÇ VE TALEP :Yukarıda arz ile izahına çalıştığımız ve mahkemenin re’sen gözeteceği sair hususlar nedeni ile;
1) Müvekkil sendikanın 05/06/2010 tarihinde yapmış olduğu davalı idare tarafından geçici olarak görevlendirilen 214 şube müdürünün atamalarının iptali istemi ile yapılan başvurunun reddine ilişkin 21/06/2010 tarih ve 30683 sayılı işlemin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaline;
2) Tüm yargılama harç, masraf ve ücreti vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ile talep ederiz.

Av. Hatice AYTEKİN-Av. Emrah AYTEKİN
Av. Hilal Kezban DÜZGÜN KILIÇ-Av. Dilek ATAK ZENGİN

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

SİVAS BÖLGE İDAREDEN ROTASYON KARARI

Sivas ilinde zorunlu yer değişikliği kapsamında görev yeri değiştirilen okul müdürü üyemizin açmış olduğu davada …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir