“NE ŞERİAT, NE DARBE “
“NE ŞERİAT, NE DARBE “NOKTASINDAN TÜRKİYE’DEKİ ANTİ DEMOKRATİK ŞEKİLLENMEYE DİKKAT ÇEKEN TÜRKAN SAYLAN’A YAPILANLARI ŞİDDETLE KINIYORUZ
ÇYDD Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’ın İstanbul Arnavutköy Beyazgül Sokak’taki evinde, geçtiğimiz günlerde sabahın erken saatlerinde başlayan arama akşam saatlerine kadar sürmüş ve aramanın sonunda bir açıklama yapan Saylan, “Hiçbir zaman darbe özlemcisi olmadığını ve darbeye karşı durduğunu söyleyerek, Ergenekon ile en küçük bir bağlantısının olmadığını belirtmişti.” Ayrıca Saylan, Cumhuriyet mitinglerine katıldıklarını belirterek, “ÇYDD varsa, ‘ne şeriat ne darbe’ deriz biz. Darbeden yana birşey demeyiz. Biz onlardan değiliz” biçiminde açıklama yaparak kamuoyunun dikkatlerini önemli bir yere çekmek istemişti.
“Ergenekon gibi bir organizasyonla, Bir rektörün ya da Türkan Saylan gibi bir “eğitim gönüllüsü”nün ne işi olabilir?” diye soruluyor elbette. Bu soruya elbette verilebilecek bir yanıt vardır. Dahası başka ülkelerde benzer davalarda da profesörler, başbakanlar, bakanlar, cumhurbaşkanları yargılanmış; cezalar almışlardır. Ancak Türkiye’de Ergenekon operasyonunun gerçek bir kontrgerilla operasyonu mu yoksa; bir medya şovu olarak, sadece AKP ve kimi devlet yetkililerinin isteklerine göre yönlendirilen bir siyasi amaca mı hizmet edeceği önemlidir. Ve bu yapılan son operasyonlar; giderek daha çok hedef saptırıcı olmaktadır.
Ergenekon davası bir yol ayrımındadır ve soruşturmanın arkasındaki iktidar yanlısı güçlerin (yandaş basın ve politikacılar) soruşturmayı muhaliflerin tasfiyesi yönüne doğru yönelmesi için baskıladığı gözlenmektedir. Diğer Ergenekon dalgalarında da şov ve AKP muhalifi kesimleri sindirme isteği hissediliyordu. Ama bu 12’nci dalganın, daha büyük ölçüde böyle bir amaca yönelik olduğu anlaşılıyor.
Ergenekon savcıları geçekleri açığa çıkarmak Ergenekon soruşturmasının bir kontrgerilla soruşturmasına evrilmesine cesaret edemediklerinden olacak; dönüp dolaşıp; birkaç ünlü kişi etrafında “Ergenekon dalgaları” oluşturarak, “Bu davadan ciddi bir şey çıkmaz”, “Bu dava AKP’nin muhaliflerin sindirmenin davasıdır” diyenleri haklı çıkarmak için uğraşmaktadırlar. Ve tabii davanın seyri sadece savcılarla ilgili değildir. Dava bir siyasi dava olarak hükümetin tutumuyla da doğrudan bağlantılıdır. Bu yüzden de bu dava sadece devletin bağırsağındaki gazı almaktan ibaret kalırsa sorumlusu savcılardan çok, AKP Hükümeti olacaktır. Saygılarımızla. 17.04.2009
Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına
Güven BOĞA
Şube Başkanı
Kaynak:Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu
