Anasayfa / Sendikal Haberler / 4/C’li Personel Sendika Üyesi Olabilir mi?

4/C’li Personel Sendika Üyesi Olabilir mi?

Kimlerin sendika üyesi olup olamayacağı 4688 sayılı Kanununda düzenlenmiştir. Kanunun 3. maddesinde yer alan “kamu görevlisi” tanımı tartışmaların ana noktasını oluşturmaktadır. Bu tanımda yer alan bazı teknik detaylar kurumlarca “4/C’li sendika üyesi olamaz” şeklinde yorumlanırken, Danıştay “4/C’li sendika üyesi olabilir” kararına varmıştır.

SORUNLU MADDE

Son olarak 4/B’lilerin sendika üyesi olabilmesini sağlamak amacıyla, 2007 yılında değiştirilen 4688 sayılı Kanunun 3. maddesi şu şekildedir:

” a) Kamu Görevlisi : Kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışındaki bir kadro veya sözleşmeli personel pozisyonunda çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış kamu görevlilerini,(1)”

2007 yılında yapılan bu düzenleme sonrasında 4/B’liler sendika üyesi olabilmiştir.

4/C’Lİ OLABİLİR Mİ?

4/C’linin sendika üyesi olup olamayacağı tartışmalı bir husus idi. Uygulamaya yön veren kurumlar, 4/C’linin sözleşmeli personel pozisyonunda çalıştırılmadığı belirterek bu konuda olumsuz görüş belirtmektedir.

Ancak yargıya intikal eden konular neticesinde, mahkemeler, 4/C’linin sendika üyesi olabileceğini belirtmiştir.

Bu konudaki ilk karar Ankara 11. İdare Mahkemesince verilmiştir. 11. İdare Mahkemesi 4/C’linin sendika üyesi olamayacağını belirtmiştir. Ancak mahkemenin bu kararı, temyiz sonucunda bozulmuştur. Danıştay Onuncu Dairesi 2007/3732 Esas Nolu kararında 4/C’linin sendika üyesi olabileceği yönünde karar vermiştir. Bu bozma kararı üzerine, dosyanın tekrar Ankara 11. İdare Mahkemesine gelmesi ve bir karar verilmiş olması gerekmekte olup, bunun sonucuna ilişkin olarak elimizde bir bilgi bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, bir üst makam olan Danıştay’ın bu önemli kararı sonrasında, Ankara 15. İdare Mahkemesi de, 4/C’linin sendika üyesi olabileceği yönünde karar vermiştir. Bu karar, temyiz edileceği için henüz kesin değildir.

KARARLAR NE ANLAMA GELİYOR?

Hali hazırdaki kararlar tüm idarelerin uyması zorunlu olan kararlar değildir. Bireysel kararlardır ve sadece dava açılan durumla sınırlıdır. Yeni bir idari karar alınmadığı sürece varolan uygulama devam edecektir.

Aşağıda önce Danıştay kararına daha sonra ise Ankara 15. İdare Mahkemesi kararına yer verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y
Onuncu Daire

Esas No : 2004/9181

Karar No : 2007/3732

Özeti : 657 sayılı Yasa’nın 4. maddesindeki işçiler dışında belirtilen memur, sözleşmeli personel ve geçici personelin de 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası Kanunu kapsamında bulunduğu; davalı idarede işçi statüsünde çalışmayıp, sözleşmeli personel statüsünde çalıştığı tartışmasız olan davacı sendikanın 5 üyesinin, 4688 sayılı Yasa kapsamında kamu görevlisi olduğu; davalı idare tarafından, anılan yasa uyarınca, söz konusu üyeler için, çalıştığı sürece sendika aidatı kesintisi yapılması gerektiği hakkında.

Temyiz Eden (Davacı) : Büro Emekçileri Sendikası

Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : Kültür ve Turizm Bakanlığı

İstemin Özeti : Ankara 11. İdare Mahkemesi’nin 31.12.2003 tarih ve E:2003/294, K:2003/2030 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Aydın Akgül

Düşüncesi : Olayda, davalı idarede işçi statüsünde çalışmayıp, sözleşmeli personel statüsünde çalıştığı tartışmasız olan davacı sendika üyelerinin, 4688 sayılı Yasa kapsamında kamu görevlisi olduğu açık olup; davalı idare tarafından anılan Yasa uyarınca, söz konusu üyeler hakkında sendika aidatı kesintisi yapılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamakta; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemektedir.

Açıklanan nedenle, idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı: Nevzat Özgür

Düşüncesi : İdare ve Vergi Mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, sözkonusu maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, davacı sendikanın, davalı idarede sözleşmeli personel olarak çalışan 5 üyesi için sendika aidatı kesintisi yapılması isteminin reddine ilişkin 27.1.2003 tarih ve 586/2862 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 11. İdare Mahkemesince; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası Kanunu kapsamına giren kamu görevlilerinin, anılan Yasa uyarınca, kamu kurum ve kuruluşlarında daimi surette çalışması, adaylık ve deneme sürelerini tamamlamış olması gerektiğinden; davacı sendika üyesi olup, davalı kurumda geçiçi olarak sözleşme ile çalışan personelin, 4688 sayılı Yasa kapsamında olmadığı, bu haliyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, idare mahkemesi kararının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve her hizmet kolunda yetkili kamu görevlileri sendikaları ve bunların bağlı bulundukları konfederasyonlar ile Kamu İşveren Kurulu arasında yürütülecek toplu görüşmelere ilişkin esasları düzenlemektir.”; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadi teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır.”; “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasında; a) Kamu Görevlisi : Kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışındaki bir kadro veya sözleşmeli personel pozisyonunda çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış kamu görevlilerini,.. ifade edeceği”; “Üyelik Ödentisi” başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Aynı hizmet kolunda çalışan kamu görevlilerinin yüzde beşinden fazlasını üye kaydetmiş bulunan sendikaların üyelik ödentileri, 14 üncü madde çerçevesinde üyenin üyelik beyannamesindeki istemine uygun olarak kamu işverenince aylığından kesilerek beş gün içinde sendikaların banka hesaplarına yatırılır ve ödenti listesinin bir örneği ilgili sendikaya gönderilir” hükümlerine yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4. maddesinde; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.

A) Memur: Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır. Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır.

B) Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir. (36 ncı maddenin II – Teknik Hizmetler Sınıfında belirtilen görevlerde yukarıdaki fıkra uyarınca çalıştırılanlar için, işin geçici şartı aranmaz.) Bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır. Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarını değerlendirenlerin mütercimlerin; tercümanların; dava adedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatlarını, (….) kadrolu istihdamın mümkün olamadığı hallerde, Bakanlar Kurulunca tespit edilecek esas ve şartlarla tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp Müessesesi uzmanlarının; Devlet Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi Konservatuvarı sanatçılarının; Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir.

C) Geçici personel: Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Dairesinin ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir.

D) İşçiler: (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan kişilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz. ” hükümlerine yer verilmiş; 5. maddesinde ise; bu Yasaya tabi kurumların, dördüncü maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramayacağı hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davacı sendikanın, davalı idarede sözleşmeli personel olarak çalışmakta olan 5 üyesi için sendika aidatı kesintisinin yapılmadığı, bu kişilerin aidat kesintisinin yapılması istemiyle 18.1.2003 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurduğu; söz konusu üyelerin 657 sayılı Yasa’nın 4(B) kapsamında, sözleşmeli personel olarak çalıştığı ve bu şekilde çalışan personelin 4688 sayılı Yasa kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle, istemin 27.1.2003 tarih ve 586/2862 sayılı işlemle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesince, 657 sayılı Yasanın 4. maddesindeki “Sözleşmeli Personel” tanımından hareketle, davacı sendika üyesi olup, davalı kurumda sözleşmeli personel olarak çalışan personelin, 4688 sayılı Yasa kapsamında olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Oysa, 4688 sayılı Yasanın “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, hangi kamu görevlilerinin anılan Yasa kapsamında olduğu açıkça belirtilmiş olup; 4688 sayılı Yasanın, anılan madde hükmünde belirtilen kurum ve kuruluşlarda işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla, 657 sayılı Yasanın 4. maddesindeki işçiler dışında belirtilen memur, sözleşmeli personel ve geçici personelin de 4688 sayılı Yasa kapsamında bulunduğu tartışmasızdır.

Kaldı ki, 4688 sayılı Yasanın 3. maddesinde kamu görevlisi; kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışındaki bir kadro veya sözleşmeli personel pozisyonunda çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış kamu görevlileri olarak tanımlanarak; Yasanın kapsamına yönelik, işçi statüsünde olanlar haricinde kamu görevlileri hakkında bir istisnaya yer verilmemiştir.

Olayda, davalı idarede işçi statüsünde çalışmayıp, sözleşmeli personel statüsünde çalıştığı tartışmasız olan davacı sendikanın 5 üyesinin, 4688 sayılı Yasa kapsamında kamu görevlisi olduğu açık olup; davalı idare tarafından, anılan Yasa uyarınca, söz konusu üyeler için, çalıştığı sürece sendika aidatı kesintisi yapılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasa’nın 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüyle Ankara 11. İdare Mahkemesi’nin 31.12.2003 tarih ve E:2003/294, K:2003/2030 sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın, yeniden bir karar verilmek üzere anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26.6.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

——————————————————————————–

T.C.
ANKARA
15. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2008/536
KARAR NO : 2009/298

DAVACI : Büro Çalışanları Hak Sendikası
: Av. Gökhan CAN DOĞAN
Bestekar Sokak 61/B-3 Kavaklıdere Çankaya/ANKARA
DAVALI: T.C. Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı Necatibey
“Cad. No:114 Bakanlıklar/ANKARA

DAVANIN ÖZETİ Davalı idare bünyesinde 657 sayılı Yasa’nın 4/C maddesi kapsamında çalışmakta olan Büro Hak Sen üyesi Sebahattin GÜRLER’e ait sendika üyelik formunun işleme konulmamasına ilişkin 14.04.2008 tarih ve 191 sayılı davalı idare işleminin; davalı idarece ilgilinin sendika üyesi olamayacağını ileri sürüldüğü, 657 sayılı Yasa’nın 4/C bendinde yer alan geçici personel tanımındaki “işçi sayılmayan kimseler” ibaresi ile işçi olmayan ilgilinin Sendikaya üye olma hakkının bulunduğu, dava konusu işlemin yargı içtihatlarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : 4688 sayılı Yasa uyarınca Sebahattin GÜRLER’in Sendika üyeliği geçerli olmadığından davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı, geçici personelin 4688 sayılı Yasa kapsamına girmediği, ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Ankara 15. İdare Mahkemesi’nce duruşma için önceden belirlenen tarihte davacı Sendikayı temsilen Av. Gökhan CANDOĞAN’ın davalı idareyi temsilen hukuk müşaviri Safire BAKIR’ın geldikleri görülmekle, taraflara usulüne uygun söz verilip beyanları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi, dava dosyası incelendi işin gereği görüşüldü:

Davalı idarede 657 sayılı Yasa’nın 4/C maddesi kapsamında çalışmakta olan Büro Hak Sen üyesi Sebahattin GÜRLER’e ait sendika üyelik formunun işleme konulmamasına ilişkin işlem, Sendika üyelik aidatının Sendika hesabına yatırılmaması bakımından davacının hak ve menfaat ihlaline yol açtığından, davacının dava açma ehliyeti bulunduğu sonucuna varılarak ve davalı idarenin aksi yöndeki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçildi. Dava, davalı idare bünyesinde 657 sayılı Yasa’nın 4/C maddesi kapsamında çalışmakta olan Büro Hak Sen üyesi Sebahattin GÜRLER’e ait sendika üyelik formunun işleme konulmamasına ilişkin 14.04.2008 tarih ve 191 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve her hizmet kolunda yetkili kamu görevlileri sendikaları ve bunların bağlı bulundukları konfederasyonlar ile Kamu İşveren Kurulu arasında yürütülecek toplu görüşmelere ilişkin esasları düzenlemektir.”,

“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; ” Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadi teşebbüslerinde, özel kanunlara veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır.”,

“Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasında; a) Kamu Görevlisi: Kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışında bir kadro veya sözleşmeli personel pozisyonunda çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış kamu görevlilerini,… ifade edeceği”,

“Üyelik Ödentisi” başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Kamu görevlileri sendikasına, kamu görevlisinin ödeyeceği üyelik ödentileri, 14. madde çerçevesinde doldurulan üyelik başvuru formuna ve sendika tüzüğünde belirtilen aylık ödenti tutarına göre kamu işverenince aylığından kesilerek beş gün içinde sendikaların banka hesaplarına yatırılır ve ödenti listesinin bir örneği ilgili sendikaya gönderilir. Kamu işvereni, sendikaya üye olan ve üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerinin listesini her ayın son haftasında, işyerinde herkesin görebileceği yerde ilan eder.” hükümlerine yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4. maddesinde; Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.
A) Memur: Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır. Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlarda memur sayılır.
B) Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığı’nın görüşleri alınarak Bakanlar Kurulu’nca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir. (36. maddenin II- Teknik Hizmetler Sınıfında belirtilen görevlerde yukarıdaki fıkra uyarınca çalıştırılanlar için, işin geçici şartı aranmaz.) Bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır. Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarını değerlendiren mütercimlerin; tercümanların; dava adedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatlarını, (…) kadrolu istihdamın mümkün olmadığı hallerde, Bakanlar Kurulu’nca tespit edilecek esas ve şartlarla tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp Müessesesi uzmanlarının; Devlet Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi Konservatuvarı sanatçılarının; Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir.
C) Geçici personel: Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Dairesinin ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir.
D) İşçiler: (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan kişilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz. ” hükümlerine yer verilmiş; 5. maddesinde ise; bu Yasaya tabi kurumların, dördüncü maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramayacağı hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davacı sendikanın 04.04.2008 günlü başvuru dilekçesi ile 657 sayılı Yasa’nın 4/C maddesi kapsamında geçici personel olarak çalışmakta olan üyesi Sebahattin GÜRLER’in sendika üyelik aidatının her ay maaşından kesilerek Sendika hesabına yatırılmasını davalı idareden istediği, dava konusu işlemle 4688 sayılı Kanuna göre işyerinde daimi statüde çalışan ve işçi sayılmayan personelin memur sendikalarına üye olabileceğinden bahisle ilgiliye ait üyelik formunun işleme konulmadığının bildirilmesi suretiyle sözkonusu başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

4688 sayılı Yasanın “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, hangi kamu görevlilerinin anılan Yasa Kapsamında olduğu açıkça belirtilmiş olup; 4688 sayılı Yasanın, anılan madde hükmünde belirtilen kurum ve kuruluşlarda işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla, 657 sayılı Yasanın 4. maddesindeki işçiler dışında belirtilen memur, sözleşmeli personel ve geçici personelin de 4688 sayılı Yasa kapsamında bulunduğu tartışmasızdır.

Kaldı ki, 4688 sayılı Yasanın 3. maddesinde kamu görevlisi; kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışındaki bir kadro veya sözleşmeli personel posizyonunda çalışan adaylık veya deneme süresini tamamlamış kamu görevlileri olarak tanımlanarak; Yasanın kapsamına yönelik, işçi statüsünde olanlar haricinde kamu görevlileri hakkında bir istisnaya yer verilmemiştir. Olayda, davalı idarede işçi statünde çalışmayıp, geçici personel statüsünde çalıştığı tartışmasız olan davacı sendika üyesinin, 4688 sayılı Yasa kapsamında kamu görevlisi olduğu açık olup, davalı idare tarafından, anılan Yasanın 25. madde hükmü uyarınca, sözkonusu sendika üyesi için, çalıştığı sürece sendika aidatı kesintisi yapılması gerekirken, sendika üyelik formunun işleme konulmaması suretiyle aksi yönde tesis edilen işiemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 147,20.-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 500,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin isteği halinde davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere 11.03.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
CENGİZ AYDEMİR
33773
üye
MUSA HEYBET
38029
üye
BÜNYAMİN AKDAĞ
42324

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

Yeni atanan öğretmenlerden istenecek belgeler

1) Lisans Diploması veya Mezuniyet Belgesinin aslı veya kurumunca onaylı 2) Orta Öğretim Alan Öğretmenliği …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir