76. MADDEYE GÖRE YAPILAN ATAMALARIN İPTALİ İÇİN DAVA DİLEKÇE ÖRNEĞİ
657 sayılı Yasanın 76. maddesi uyarınca gerçekleştirilen “makam onaylı” atamaların iptal edilmesini talep eden üyelerimiz; öncelikli olarak bulundukları ilçe ve illerde görev yaptıkları okul ve kurum müdürlüklerine bir dilekçe ile başvurarak atamanın yapıldığı kadroya duyuru yapılmış olsaydı kendisinin atandığını belirtecekler.
Aksi takdirde böyle bir başvuru yapmadan doğrudan dava açma yoluna gidilirse idare mahkemelerinde ehliyet bakımından sıkıntılar yaşanabilir. Verilen dilekçeye 60 gün içinde cevap verilmelidir ve gelecek olan red cevabının tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır. Eğer 60 gün içinde cevap verilmez ise zımni red işlemi üzerine 60 gün sonunda dava yine yeni bir 60 gün içinde açılmalıdır. Hazırlamış olduğumuz örnek dava dilekçesini üyelerimiz kendi durumlarına göre uyarlayarak bulundukları yer idare mahkemelerinde davalarını açabilirler.
………… NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Yürütmeyi durdurma taleplidir.
DAVACI :……………….. T.C.No:………………
Adres: …………………
DAVALI :Milli Eğitim Bakanlığı /ANKARA
T.KONUSU : Davalı idare tarafından tesis edilen …….. tarih ve ……….. sayılı atama kararnamesi ile ………… Okuluna müdür olarak atanan ………..’ya ilişkin işlemin ve bu işleme itiraz üzerine gelen ….. tarih ve …… sayılı red cevabı işleminin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali taleplerinden ibarettir.
TEBLİĞ TARİHİ : …/…/2009 (itiraz dilekçesine gelen red cevabının tebliğ tarihi)
AÇIKLAMALAR : Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde ….. yıldır …….. olarak görev yapmaktayım. Milli Eğitim bakanlığı’nın kendi hazırladığı mevzuat hükümlerince duyuruya çıkacak okul yöneticiliklerine ilişkin listeyi beklerken ve yönetici olarak atanabilmek için başvurumu yapacakken ……. Tarihinde ……. Okuluna …….. kişinin 657 sayılı Yasanın 76. maddesi uyarınca atama sebebi “makam oluru” olarak belirtilen dava konusu işlem ile atama yapıldığını öğrendim. ……….. tarih ve …. Sayılı işlem ile yapılan atamaya itiraz ederek anılan kadroya atanmak için gerekli şartlara haiz olduğumu belirttim. Ancak tesis edilen hukuka aykırı atama iptal edilmemiş ve dava açma zarureti hasıl olmuştur.
Dava konusu atama kararnamesi de Bakanlık tarafından 657 sayılı Yasanın 76. maddesi uyarınca gerçekleştirilmiştir. 657 sayılı Yasanın 76. maddesinin fazla geniş yorumlanarak ve bu maddenin arkasına sığınılarak yapılan atamalar hukuk dışıdır. 657 sayılı Yasanın 76. maddesi memurların atanmaları konusunda istisnai bir düzenleme ihtiva etmektedir. Ancak ülke çapında yüzlerce tesis edilen atamalarda görüleceği üzere eğitim camiasının içinde bulunduğu durum istisnai bir durum olmaktan çıkmış, yönetici atamaları kaosunu beraberinde getirmiş ve memurun idareye karşı güvenini tamamen yitirmesine sebebiyet vermiştir. Mevzu bahis 76. madde “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” Demektedir. Bu madde ile kariyer ve liyakat ilkelerini görmezden gelinerek tamamen siyasi çıkarlar doğrultusunda işlem tesis edilmiş ve bu hukuka aykırılık hukuki temele oturtulmaya çalışılmıştır. Anılan maddeyle idarelere kamu görevlilerinin naklen atanmaları konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin kullanımı kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup, bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Madde metnini suiistimal etmek suretiyle yapılan usulsüz atamaları hukuk korumamaktadır ve hiçbir surette de korumayacaktır. Bakanlığın 76. maddeyi yorumlarken ve uygularken göz ardı ettiği Danıştay içtihatlarında yerleşmiş kriterleri unutmaması gerekmektedir. Bu yerleşik içtihatlar bağlamında atamalar gerçekleştirilirken kariyer ve liyakat ilkelerinin uygulanması, kamu hizmetleri görevlerine girmede bütün kamu görevlilerine eşit imkânların verilmesi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ilkeleri gözetilmelidir. Bu ilkeler gözetilmeden yapılan atamalar elbette yargı denetimine tabi tutulacak ve son beş yılda pek çok defa olduğu üzere yine yargı organlarınca iptal edilecektir. Bakanlığın son beş yılda düzenlemiş olduğu Yönetici atamalarına ilişkin yönetmelikler ve değerlendirme formları Danıştay tarafından pek çok kez aynı gerekçeler ile iptal edilmiş ancak Bakanlık iptal kararlarını da hiçe sayarak hukuka aykırı işlemlerine devam etmektedir. Mağdur olmama sebebiyet veren dava konusu atama işleminin bu bağlamda da iptali gerekmektedir.
Kariyer ve liyakat ilkeleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun temel ilkeleri olarak benimsenmiştir. Bilindiği gibi, Kariyer; 657 Sayılı Kanun’un ifadesi ile Eğitim Çalışanlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânının sağlanması anlamına gelir. Kariyer ilkesi ile benimsenen temel prensip; kişisel veya siyasi çıkarların meslekte ilerlemedeki olası olumsuzlukları önlemektir. Bu ilke sayesinde eğitim çalışanlarımızın; bilgi, tecrübe ve yeteneği dışında meslekte ilerlemek yolunda herhangi bir haksızlıkla karşılaşmasının önüne geçilmesi gereklidir. Diğer taraftan Liyakat ilkesi, diğer bir deyişle yeterlilik ise; eğitim çalışanlarımızın hizmete giriş ve ilerleyişlerinde yeteneklerinin ve başarılarının temel alınmasını ifade etmektedir. Bu ilke, söz konusu hizmet için en ehil, en nitelikli, en başarılı kim ise, hizmetin ifasına yönelik tercihte ilk olarak onun öne çıkarılmasını sağlamaktadır. Eğitim çalışanlarımız, yüksek konumdaki kamu görevlilerine veya iktidara yakınlığına göre değil yeteneğine ve başarısına göre görevlere atanmalı ve görevlerinde ilerlemelidirler. Liyakat ilkesi; her türlü ayrımcılığı ve kayırıcılığı reddeder niteliktedir. 657 sayılı yasa ile açıklanan bu ilkeler 3797 sayılı Milli Eğitim bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 56. maddesi ile desteklenmekte ve bu ilkelerin Kanun Koyucu tarafından ne denli önemsendiği tekrar vurgulanmaktadır. Ancak Bakanlık 76. maddeye göre yaptığı atama ile bu ilkeleri çiğnemiş ve hukuku hiçe saymıştır. Hukuk devleti olma gereklerini yerine getirmeyen idare çalışanları arasında kayırmacılık politikası güderek mağduriyetlere sebep olmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliğinin 5. maddesi; “Eğitim kurumu yöneticiliklerine atamada esas alınacak temel ilkeler şunlardır;
a) Atama ve yer değiştirmelerde kariyer ve liyakat esas alınır.
b) Atama ve yer değiştirmelerde norm kadro esasları göz önünde bulundurulur.
c) Atama ve yer değiştirmelerde hizmet gerekleri esas olmakla birlikte puan üstünlüğü de dikkate alınır.” Şeklinde düzenlenmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliğinin “Duyuru” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası “Atama yapılması planlanan eğitim kurumlarının yöneticiliklerine; valiliklerce il genelinde ve her adayın bilgi sahibi olmasını sağlayacak şekilde başvuru tarihinden en az 15 gün önce duyuru yapılır.” Şeklindedir. Bu madde uyarınca münhal duyurular yapılmış olsa atanan şahıstan kariyer ve liyakat bakımından daha üstün durumda bulunan çok sayıda aday bu görevlere atanmak için başvuruda bulunacak iken, münhal duyurusu yapılmadığı için ben ve diğer adaylar başvuru imkânı bulamamıştır. Hukuka uygun atamalar için atama yapılacak olan kadrolar belirlenmeli ve duyuruya çıkarılmalıdır. Duyuruya çıkarılan kadrolara atanmak isteyenlerin talepleri toplanmalı ve bu talepler şeffaf bir inceleme ve değerlendirmeden geçirilerek atama yapılacak olan kadroya kariyer ve liyakat ilkeleri de unutulmadan en ehil çalışan atanmalıdır. 657 sayılı Yasanın 76. maddesinin arkasına sığınarak yapılan atamaların hepsi Bakanlığın kendi çıkardığı düzenlemeleri bertaraf etmektedir. Bu durumun eğitim çalışanlarınca kabul edilmesi beklenemez. Mağduriyetime sebep olan atama işleminde mevzuata uygun prosedür işletilmemiş ve duyuruya çıkmadan re’sen davalı idarece işlem tesis edilmiştir. Dava dilekçeme ek olarak sunacağım belgelerde de görüleceği üzere mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak olan bir atama sistemi içinde istediğim okula atanamama ihtimalim söz konusu değildir.
Açıkça hukuka aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlemin neticesinde telafisi güç ve imkânsız zararların doğduğu da muhakkaktır. Bütün bu anlatılanlardan bahisle davamın kabul edilerek öncelikle yürütmenin durdurulması ve devamında iptali gerekmektedir. Takdir şüphesiz makamınızındır.
HUKUKİ SEBEPLER :Anayasa, İYUK, 657 sayılı DMK ve ilgili tüm yasal mevzuat
HUKUKİ DELİLLER :……………….
SONUÇ VE TALEP :Yukarıda arz ile izahına çalıştığım ve yüksek mahkemenin de re’sen gözeteceği sair hususlar nedeni ile;
1) Davalı idare tarafından tesis edilen …….. tarih ve ……….. sayılı atama kararnamesi ile ………… Okuluna müdür olarak atanan ………..’ya ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaline,
2) Tüm yargılama harç ve masrafların karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ile talep ederim.
Tarih
İsim/İmza
EK: 1) Hukuki deliller bölümünde sayılanlar
