Anasayfa / Basın Açıklamaları / AKP İKTİDARI DEMİRYOLLARINDA SİYASİ KADROLAŞMAYA SON VERMELİ!

AKP İKTİDARI DEMİRYOLLARINDA SİYASİ KADROLAŞMAYA SON VERMELİ!

AKP hükümeti ve onun talimatlarını yerine getiren bürokratlar siyasi kadrolaşmada sınır tanımıyor! Kadrolaşma tüm hukuksuzluğuna rağmen hızla devam ediyor. Ülke ve halk çıkarlarını gözetmek üzere yönetimlere getirilenler, kendi siyasal çıkarlarını halkın çıkarlarının önünde tutarak yetkilerini kötüye kullanmaktadır. Asıl görevlerini bir yana bırakıp kadrolaşma için kamuda en alt kademelere kadar hukuk tanımaz bir şekilde müdahale eden siyasi iktidarların ve onların üst bürokratların yanlış uygulamalarının faturasını çalışanlar ödemektedir.

Teknik bir hizmetin verildiği kurumumuz TCDD, diğer kurumlardan farklı ele alınmak durumundadır. Atama ve yükselmelerde muhakkak mesleki bilgi, birikim ve yeterlilik aranmak durumundadır. Aksi uygulamalar ve keyfi davranışların sonucundan telafisi mümkün olmayan kazalar meydana gelmekte yurttaşlarımız, çalışma arkadaşlarımız hayatlarını kaybetmektedir. Son yıllarda meydana gelen tren kazalarına baktığımızda siyasi kadrolaşmanın sonuçlarını görmemiz mümkün olacaktır.

Son yıllarda kurumumuzda ve özellikle Bölgemizde yapılan görevlendirmelere bakıldığında AKP hükümeti ile Memur-sen tarafından siyasi kadrolaşmaların örüldüğü görülecektir. Bu atamalarla: Hakan Kurtcebe YAVUZ Yol Müdürlüğüne, Ali Rıza Yüksel Yol Müdür Yardımcılığına, Ali ÜNAL Yol Müdür Yardımcılığına, Ali İÇÖZ Yol Başkontrolörlüğüne, Mehmet DURNA Yol Kontrolörlüğüne, Şeref UĞUR Cer Müdür Yardımcılığına, Ömer SİBER (Memur-Sen’e bağlı UÇMS Şube başkanıyken) ÖNCE Daire Müdürlüğüne sonra Kırıkkale Satın alma Müdür Yardımcılığına, Murat Görmek Tesisler müdür Yardımcılığına, Muzaffer KARABULUT Eğitim Müdürlüğüne, Mehmet HAKSEVER Mali İşler Müdür Yardımcılığına, Fedaettin KILIÇ Eğitim Müdür Yardımcılığına, Ömer AVCU Hukuk Müşavirliğine, Hıdır YILDIZ Adana Gar Müdürlüğüne, Nezir DURGAY Mersin Gar Müdürlüğüne, Nizamettin ÜZGÜÇ Mersin Revizörlük Şefliğine, Mehmet ER Adana Servis Depo Müdürlüğüne, Cenk BİLDİRİCİ Adana Raybüs Depo Müdürlüğüne, Taner GÖKÜZ Sivas Cer teslim alma müdürlüğüne, Ahmet CÖMERT Bilgi İşlem Müdürlüğüne, Murat SAFA Cer Müdürlüğüne, Muzaffer SEDEF Mali İşler Şefliğne, Abdullah KARATURNA Hareket Müdür Yardımcılığına, Fevzi DURGAY Mersin Lojistik Müdürlüğü görevlerine kimisi vekaleten kimisi ise görevde yükselme yönetmeliğindeki boşluklardan yaralanılarak asaleten getirilmiştir. Bu görevlendirme ve atamalar yapılırken hiçbir liyakat esasları dikkate alınmamıştır. Tek kriter AKP ye bakış açısı ve Memur-Sen üyesi olup olmadığıdır.

Bunlar içerisinde Ömer SİBER’e ve Taner GÖKÜZ’e verilen unvanlar tam bir komedidir. Adana UÇMS eski Şube başkanı (şube başkanlığı görevi devam ederken) Ömer SİBER’in hizmetine ihtiyaç duyulması ve 2. Bölge sınırları içerisinde aranan kriterlere uyan kimse bulunmaması nedeniyle ataması Kırıkkale Satın alma müdür yardımcılığına yapılmış ancak hiç çalışmadan tekrar Bölgemiz Daire Müdürlüğü görevine vekaleten geri getirilmiştir. Bir benzer örnekte Taner GÖKÜZ’ün görevlendirilmesinde yaşanmıştır. Sivas’ta kriterlere uyan kimseyi bulamadıkları için Sivas Teslim Alma Müdürlüğüne ataması yapılmış ancak tekrardan Adana Depo Müdürlüğü görevine getirilmiştir. Bu kadar ihtiyaç vardı neden bu şahıslar unvan aldığı yerde çalıştırılmamıştır? Atandıkları yerde hizmetlerine ihtiyaç yoksa neden bu unvanlar verilmiştir?

Bunların dışında üyemiz Murat YAVUZ Genel Müdürlük tarafından Tesisler Müdür Yardımcılığı unvanına vekaleten atanmıştı. Ancak görevlendirme arkadaşımızın BTS üyesi olması nedeniyle Memur-Sen’in müdahalesiyle iptal edilmiş, yerine Memur-Sen üyesi Murat GÖRMEK getirilmiştir.

Son olarakta Mersin Revizör Şefliği görevini yapan arkadaşımızın kalp krizi sonucunda vefat etmesi üzerine; Unvan olarak kendisiyle aynı emsalde olan hizmet yılı daha fazla olan ve yıllardır revizör şefliğinin yokluğunda bu işyerine vekalet eden personeller salt BTS üyesi olmalarından dolayı görevlendirilmeyip Mersin’e daha 15 gün önce nakil gelen işyerinin çalışma şartlarını hatta mesai arkadaşlarının isimlerini dahi bilmeyen Nizamettin ÜZGÜÇ Memur-Sen üyesi olmasından dolayı bu işyerine siyasi kadrolaşmayla unvan alan Cer Müdürü tarafından görevlendirilmiştir.

Tüm bunlar demiryollarında iş güvenliğini ve iş barışını ortada kaldırmaktadır. AKP iktidarının, yasaları, yönetmelikleri hiçe sayarak kuruluşumuzdaki en alt kademelerdeki atamalara kadar müdahale etmesi siyasi kadrolaşmanın ne kadar pervasızca uygulandığını göstermektedir.

TCDD ki adaletsizlikler sadece atamalarla son bulmamaktadır. Aynı zamanda lojman tahsislerinde yönetmelikler hiçe sayılmakta sendikal ve siyasal ayrımcılık yapılmaktadır. Kurum tarafından yönetmeliklere göre yapılan sıralamalar göz ardı edilmektedir. Lojman tahsislerinde yapılan adaletsizlikler alt alta yazılsa 100 lerce kişiyi kapsayacak bir liste karşımıza çıkacaktır. Sadece Lojman tahsislerindeki adaletsizlikle ilgili olarak son dönemde yapılan 4 tahsisi örnek verecek olursak adaletsizliğin boyutu karşımıza çıkacaktır. Sıra tahsisli olmasına rağmen görev tahsisli arkadaşlar yok sayılarak Bölge Müdürünün sekreterine, Bölge Müdürünün Şoförüne, kendisinden puanı daha yüksek ve kontenjanı tutan isimler olmasına rağmen Mühendis Murat GÖL’e ve G.Antep’te kendisinden puanı daha yüksek 5 kişi olmasına rağmen Memur-Sen temsilcisi Kenan KARAKURT’a tahsis yapılmıştır.

Bunlar dışında bölgemizde suspantı uygulaması personel üzerinde baskı aracı olarak kullanılmaktadır. Suspantı uygulaması sadece delillerin karartılması ihtimali varsa uygulanması gerekirken Bölge Müdürlüğünce personelin yola gitmesine engel olmak ve km tazminatı almasını engellemek amacıyla yapılmaktadır. Suspantı olan kişi soruşturma sonucunda uyarma cezası alsa bile maaşının 1/3 ünün kesilmesi nedeniyle 2. hatta 3. bir cezalandırma olarak kullanılmaktadır. Yani kısacası yasa ve yönetmeliklerde tedbir olarak kullanılması öngörülen suspantı uygulaması personel üzerinde tedbir değil tehdit aracı olarak kullanılmaktadır.

Bölgenin personel üzerindeki baskı ve ayrımcılığı bunlarlada bitmemektedir. Genel Müdürlük tarafından faal personelin unvanları dışında çalıştırılmaması emirlenmesine rağmen tüm tarifeler faal personel tarafından yapılmaktadır. Tarifede çalışacaklar ise doğrudan servis müdürleri ve Bölge Müdürü tarafından belirlenmektedir. Hatta bazı işyerlerinin tarifeleri AKP iktidarının il teşkilatları tarafından belirlenmektedir. Yine aynı şekilde personelin kurslara gönderilmesinde de haksızlıklar alıp başını gitmektedir. Yukarıda belirttiğimiz konularda olduğu gibi kurslara gönderilme kriterleri de personelin Memur Sen üyesi olması yada AKP’ye yakın olması şeklinde belirlenmiştir.Yapılan bütün bu ayrıcalıklı uygulamalar personel arasında huzursuzluğa neden olmaktadır.

Biz 20 yıllık sendikal mücadele tarihimizde bir çok baskı ve adaletsizlikle karşılaştık. Tüm bu adaletsizliklere karşı sınıfsal bakış açımızla tüm çalışanların ekonomik özlük ve sosyal haklarını geliştirmek için mücadele verdik. Bugün ve yarın yapacağımız açlık greviyle yukarıda saydığımız tüm adaletsizliklerin son bulmasını TCDD Yönetiminden ve AKP iktidarından son bir kez daha talep ediyoruz. Eğer bu adaletsizlikler son bulmaz haksız ve usulsüz görevlendirmeler ve atamalar geri çekilmez, lojman tahsislerindeki haksızlıklar iptal edilerek yönetmeliklere uygun tahsisler yapılmaz, haksız suspantı uygulamaları son bulmaz ve faal personel kendi görevlerinde çalıştırılarak tarifelerde büro personelleri çalıştırılmazsa fiili ve meşru mücadelemiz sonuç verinceye kadar devam edecektir. 09.09.2009

Mehmet GÖK

BTS Adana Şube Başkanı

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

Yeni atanan öğretmenlerden istenecek belgeler

1) Lisans Diploması veya Mezuniyet Belgesinin aslı veya kurumunca onaylı 2) Orta Öğretim Alan Öğretmenliği …

6 Yorum

  1. Demiryollarında,; siyası atamalar,ünvan adaletsizlikleri,adam kayırmalar,uzmanların pasifize edilmesi,yöneticilerin kuruma yabancı olması,faal persolele yapılan haksızlıklar vb hatalı yanlış,olumsuz davranışlar çalışanların çalışma şevkini kırmakta dolayısiyle bu durum verim ile hşzmet kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.

  2. Ne alakası var kardeşim, sayılanların çoğu sendikalı bile değil, atananların çoğu da çalıştıkları birime emek vermiş,fedakarlık yapmış insanlar.Lütfen karalama yapmayı bırakalım,yazı yazan mehmet gök arkadaş dışarda gezmeyi bıraksın da önce işe gelmeyi öğrensin.Haa bir de bu dönemde atanan Cafer Avar ve Oğuz Saygılı yı niye yazmıyor,onlarda mı AKP li ya da UÇM üyesi? İftirayı bırak kardeş,demiryollarına ne verdin onu söyle bana.

  3. Memet Gök birilerine iftira atmasını,atıp tutmasını pekala iyi biliyor.O zaman şu sorulara cevap versin; SORU 1:jeoloji mühendisi unvanını nasıl almıştır? SORU 2:Ondan önceki unvanı ne idi? SORU 3: Jeoloji müh. unvanı ile neden ihtiyaç duyulan Yol Servisinde değil de,Taşınmaz Mallar Servisinde çalışmaktadır ? SORU 4: Jeoloji mühendisi unvanı ile taşınmaz mallar servisinde ne iş yapmaktadır ? SORU 5: Yol servisinde değil de taşınmaz mallar servisinde çalışmasının sebebi, diğer tüm gerçek vefakar demiryolcular gibi konya mardin arası yola gidip aldığı maaşını hak etmek yerine taşınmaz mallar servisinde yan gelip yatmak mıdır? SORU 6: Her ayın 15.günü maaşını alırken birkez olsun maaşımı hak ettim diyebilmiş midir? SORU 7:Birilerine iftira atarken aklından bir kez olsun “delikanlı adam bu kadar da iftira atmaz” diye bir fikir bir kez olsun aklından hiç geçmiş midir? SORU 7: Edebiyatını yaptığı ama hiçbir zaman tatmadığı “gerçek emekçi” olabilmiş midir? YAT MEMO YAT,KALK MEMO KALK MESAİ BİTTİ YİNE YAT,AMA DELİKANLI OL…SEVİYEYİ VE SEVİYENİ DÜŞÜRME…

  4. Mehmet kardeş,bu dönemde hangi yönetici yerinden edilip de yerine bir başkası atandı örnek verebilir misin? yani birileri yerinden alıp da yerlerine kim atandı? Bir unvana atanmak için senin kafandaki tek şart liyakat yerine, BTS üyesi olmak mıdır? Çağ değişiyor,siz de biraz kafaları değiştirin artık,geride kalmayın belli bir fikrin yobazı olmayın bee kardeş,küçülüyorsunuz,yelpazeyi geniş tutun,halka inin,onu tanıyın artık.

  5. ben nizamettin üzgüç evet ben mersine geldim 15 gün sonra vagon servis şefimiz hasan güneri ağabeyimiz rahmetli oldu.onun ölümünün ardından işyerimizde en yüksek tahsilli başrevizör bendim bana vekaleten görev verildi.bundan mehmet gök ten başkası rahatsız olmamış anlaşılan,ben görevi alırken işyerinde bütün arkadaşarın ismini öğrenmiştim kim sana bilmiyor demişse seni yanlış yönlendirmiş. ayrıca bir vali bir şehire atanırken kimi tanıyorki bende tanıyayım.benim adımı buralarda kullanma milletin arasınada nifak sokma.

  6. Yıllarını dolu dolu vermiş personelleri bile harcayan bir sürü amir varken bu tartışmalarla birbirinizi yıpratıp üzmeyin.
    Dibi düşmüş sepetin bi kere, kalırmı sağlam yumurta.
    Ne liyakat ne etik anlayış…Kimin Haberi var ki.
    Onur ve haysiyet denen kavramlar unutulmuş.
    Onun için biz personeller her zaman yüz yüzeyiz.
    Bizler bari kırmayalım zincirleri.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir