Anasayfa / Sendikal Haberler / MÜCADELE HIRSIZLARI TÜREDİ

MÜCADELE HIRSIZLARI TÜREDİ

Sendikacılıkta “mücadele hırsızlığı” mübah mıdır? Mücadele hırsızlığı kavramı belki size tuhaf gelebilir ama sendikal alanda yaşananları ifade edebilecek başka bir söz var mıdır? Bu mücadele hırsızlığı nereden çıktı diyeceksiniz? Bildiğiniz gibi 30 Mart tarihinde MEB yazısı ile tüm okullarımızda eğitim öğretime bir gün ara verilmişti. Bu tatil sebebiyle öğretmenlerin o hafta alması gereken ek ders ücretini alamaması söz konusu idi.
Yaşanacak mağduriyeti 12 Mart tarihinde gören Türk Eğitim Sen MEB’e bir yazı yazarak, yani MEB daha tatil kararını vermeden günler önce, “öğretmenlerin 30 Mart 2009 tarihinde görevli izinli sayılmasını” istemişti. Bu tarihten çok sonra, Türk Eğitim Sen’in başvurusunu gören diğer sendikalar da MEB’e aynı konuda başvuru yapma gereği duymuştur. Bazıları başvuru da yapmamış, sadece sitelerinde bir haber yapmıştı.

Problem, bu yazılarla çözülmemiştir. MEB gönderilen yazıları dikkate almamış ve Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Muammer Yaşar ÖZGÜL, 27 Mart 2009 tarihinde kendisini arayan Türk Eğitim Sen Genel Başkanı ismail KONCUK’a, Maliye Bakanlığı yetkilileri ile görüştüğünü, ek ders mevzuatı gereği 30 Mart 2009 tarihinde öğretmenlerin görevli izinli sayılmalarının mümkün olmadığını bildirmişti. Sayın Müsteşar, “Bu konunun ancak bir Bakanlar Kurulu Kararı ile çözülebileceğini, ancak bu karar için bu yıl geç kalındığını, önümüzdeki yıllarda bu konuda bir düzenleme yapılacağını da söylemiştir.

Bu gelişmeler üzerine Türk Eğitim Sen 28 Mart 2009 sabahı bir basın açıklaması yaparak, 650 bin öğretmenin mağdur olacağını, bir haftalık ek ders ücretlerini alamayacaklarını ve bu problemin düzeltilmesi için acil bir Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılmasını istemiştir. Basın açıklamamızın 28 Mart tarihinde NTV ve diğer bazı televizyonda yayınlanması üzerine harekete geçen yetkililer, Başbakan Yardımcısı Cemil ÇİÇEK, Genel Başkanımız İsmail KONCUK’u arayarak, problemin çözüldüğünü, bir şekilde karar alarak öğretmenlerin mağdur edilmeyeceğini bildirmiş ve bu gelişmenin basınla paylaşılmasından memnuniyet duyacağını da Genel Başkan ismail KONCUK’a iletmiştir.

Yaşanan problemin çözülmesi için, Türk Eğitim Sen’e söz verildiği üzere, Bakanlar Kurulu Kararı seçimden hemen sonra yayınlanmıştır. Diğer hiç bir sendikanın ciddi bir girişimi olmamasına rağmen, ek ders problemini çözdük, girişimlerimiz sonuç verdi gibi açıklamalar yaparak “mücadele hırsızlığı” yapması ahlaki değildir. Böyle bir sendikacılık, kamu çalışanlarını aldatmaya yöneliktir. Hiç bir gayret göstermeyen, problemleri daha önceden göremeyen, problem çözmek için bir strateji geliştiremeyen ve sonunda etkili olamayan bir takım sendikaların Türk Eğitim Sen’in başarılarını, mücadelesini hırsızlamaktan başka şasları da kalmamaktadır. 30 Mart problemi ile ilgili bir tek basın açıklamaları varsa, hangi gazete ve televizyonda yayınlanmışsa göstersinler, biz de teşekkür edelim.

Türk Eğitim Sen’in dinamik yapısı, olayları önceden sezebilen sendikal tecrübeleri ile eğitim çalışanlarının daha nice problemlerini de çözecektir. Uyumak, tepkisizlik ve strateji eksikliği yaşayan diğer sendikaların bu eksiklerini görerek tamamlamaları eğitim çalışanları bakımından bir kazanç olacaktır. Aksi takdirde “mücadele hırsızlığı, emek hırsızlığı” yaparak, bu alanda devamlarını sağlamaları mümkün değildir. Aynı hırsızlığın tedavi yollukları konusunda da yaşanmasını bekliyoruz.

BU GELİŞMELER ÜZERİNE 28 MART 2009 ÖĞLEDEN SONRA, MİLLİ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK’İN AÇIKLAMASINDAN HEMEN ÖNCE, AŞAĞIDAKİ AÇIKLAMA SENDİKAMIZ TARAFINDAN YAPILMIŞTIR

Sendikamızın dile getirdiği 30 Mart’ta yaşanacak olan ek ders problemi çözüldü. Genel Başkan İsmail KONCUK’u arayan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil ÇİÇEK problemin çözülmesi için gerekli kararı aldıklarını açıkladı.

Bilindiği gibi Türk Eğitim Sen 13 Mart’ta Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurarak, 30 Mart tarihinde okullarda eğitim öğretime ara verileceğini bu durumda öğretmenlerin o haftaya ait ek derslerini alamayacağını ifade etmiş ve problemin düzeltilmesi için öğretmenlerin 30 Mart 2009 tarihinde görevli izinli sayılmasını istemişti.

MEB yetkilileri ile de görüşen Genel Başkan KONCUK, ilgili ek ders mevzuatı gereği öğretmenlere ek ders ücreti ödenemeyeceği bilgisine ulaşmıştı. Konuyu basın açıklaması ile duyuran Türk Eğitim Sen, 650 bin öğretmenin mağdur edilmemesi gerektiğini belirterek bir Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılması için Başbakanlığa başvuru yaptığını, gerekirse dava açılacağını duyurmuştu.

Gösterdiğimiz tepkiler ve konunun basına düşmesi sonucunda, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil ÇİÇEK, Genel Başkanımız İsmail KONCUK’u arayarak, “Keşke daha önce haberimiz olsaydı, problemi henüz duyduk, öğretmenlerin yerel seçimlerden dolayı ek ders ücretinde her hangi bir kesinti yapılmayacaktır bu doğrultuda karar aldık.” demiştir.

Türk Eğitim Sen olarak, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil ÇİÇEK’e hassasiyetinden ve problemi çözmesinden dolayı teşekkür ediyoruz.
Kaynak:Türk Eğitim-Sen

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

Yeni atanan öğretmenlerden istenecek belgeler

1) Lisans Diploması veya Mezuniyet Belgesinin aslı veya kurumunca onaylı 2) Orta Öğretim Alan Öğretmenliği …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir