Anasayfa / Sendikal Haberler / Öğretmenlerimiz ve Eğitim Sistemimiz 2010 Yılına Buruk ve Yaralı Olarak Girdi

Öğretmenlerimiz ve Eğitim Sistemimiz 2010 Yılına Buruk ve Yaralı Olarak Girdi

Öğretmenlerimiz yeni yıla buruk, kırgın, öfkeli ve ümitleri sönmüş olarak giriyorlar; eğitim sistemimiz ise onarılamayacak dereceye yaklaşan ağır hasarlı olarak. Çünkü, AKP iktidarının yedi yıllık eğitim politikası nihayet öğretmenliği ve eğitim sistemimizi tam anlamıyla çöküş noktasına getirmiş bulunuyor. Tabiatıyla, çöküş sadece öğretmenlik mesleği ve öğretmenlerin şahıslarıyla ilgili ve sınırlı değil; çöküş, git-gide genişleyen ve genişleyerek yayılan dalgalar gibi hemen her alana sirayet ediyor. Öğretmenliğin çöküşü ile birlikte ve ona bağlı olarak, ilkokuldan üniversiteye ve oradan da akademik yapımıza kadar her alana yayılan bu çöküş, ilerideki yıllarda, ülkemizin telafi etmek için dağlar gibi bedeller ödemesi gerekecek olan bir tsunami etkisi yaratıyor ve yaratmaya da devam edecektir.

Nedir bu “çöküş” diyenler olabilir.

Nedeni en basit bir zekânın bile anlayabileceği kadar basit olup, şimdilik, bu bildiride, ana hatlarıyla birkaç başlık altında toplayacağız:

1: Fizikî tesisler, derslikler, kütüphane, laboratuar vb gibi hiçbir altyapısı tamamlanmadan sırf oy avcılığı için kurulan üniversitelerde bir de öğretim üyesi yetersizliğinin ilavesiyle hâsıl olan öğretim kalitesizliğinin çığ gibi büyümesi;

2: Her şeye rağmen, meslekî formasyonlarını tamamlamış genç öğretmenlerimizin tam bir kâbusa dönüşen istihdam sorunu;

3: Mesleklerini icra etme şansına güç belâ da olsa kavuşan öğretmenlerimizin ise bir yandan git-gide tam bir çıkmaza sürüklenen kadro sorunları ve diğer yandan da maaşlarının yetersizliği sonucunda ortaya çıkan geçim sorunları.

Biz burada Türkiye Kamu-Sen olarak, ikinci sırada belirttiğimiz istihdam, yani işsizlik sorunu üzerinde duracağız.

“Öğretmen İstihdamı” veya diğer adıyla “Öğretmen İşsizliği” sorunu

Eski YÖK Başkan Vekili ve Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsa Eşme’nin geçen hafta (24 Aralık) yaptığı açıklama, karşı karşıya bulunduğumuz faciayı bütün açıklığı ile ortaya sürmektedir.

Sn. Eşme’nin bildirdiğine göre, son iki yılda eğitim fakültelerinin kontenjanları yüzde 50 oranında artarken, ayrıca, yedi adet de yeni eğitim fakültesi açılmış olup bu fakültelerden bir yılda verilen mezun sayısı da 40 bin kişiyi buluyor; fakat buna karşılık, yapılan öğretmen atamaları bu sayının çok çok altında ve bunun sonucunda da işsiz kalan öğretmen sayısı 300 bin kişiye ulaşmış durumda.

Bu noktada, hesapsız kitapsız açılan eğitim fakültelerinin kontenjanlarının tam bir vahamet arz ettiği açıkça görülmektedir: Kontenjanlar daha henüz iki yıl önce, yani 2007’de 33 bin kişi iken 2008’de 45 bine, 2009’da ise 50 bine çıkmış vazıyette; yani son iki yıldaki kontenjan artışı tam yüzde 50. Buna mukabil, öğretmen atamalarında bir artış söz konusu olmadığı için öğretmen istihdamı çözme diye bir şey de hiç söz konusu değil. Nitekim aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi, 2009 yılı içinde KPSS’ye başvuran toplam öğretmen sayısı 179.297 olduğu halde ataması yapılan öğretmen sayısı en fazla 19.532 olmuş bulunuyor; yani atama için başvuran öğretmenlerin ancak yüzde 11’i kadar!

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

Yeni atanan öğretmenlerden istenecek belgeler

1) Lisans Diploması veya Mezuniyet Belgesinin aslı veya kurumunca onaylı 2) Orta Öğretim Alan Öğretmenliği …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir