Toplu Görüşme Eğitim-İş Samsun
15 Ağustos 2009 Cumartesi günü Hükümet ile “yetkili” sendikalar ve bağlı bulundukları konfederasyonlar arasında 4688 sayılı yasa gereği yürütülen toplu görüşmelerin 8. başlamıştır. Şimdiye kadar yapılan 7 toplu görüşmede kamu çalışanlarının esas beklentilerine ilişkin olarak hiçbir önemli olumlu sonuç ve kazanım elde edilememiştir. AKP Hükümeti, sendikalardan ve uzlaştırma kurulundan gelen önerilere kulaklarını tıkayarak her defasında kendi iradesini dayatma yoluna gitmiştir. Grevli toplu sözleşme hakkını içeren yasal düzenleme yapma ve memurlara siyaset yasağını kaldırma gibi hayati konularda daha önceki yıllarda mutabakata varılmasına rağmen, demokratikleşme sözünü dilinden düşürmeyen AKP Hükümeti bu konularda girişimde bile bulunmamıştır.
Ancak kamu çalışanlarını temsilen masanın diğer tarafına oturan konfederasyonlar ve sendikaların da gelinen bu noktada sorumlulukları bulunmaktadır. Temsil ettikleri üyelerini seferber ederek Hükümeti zorlayıp kazanım elde etmek yerine, yarım puanlık “ödünlerle” teslim olmayı yeğlemişlerdir.
AKP, iktidara geldiği 2002’den bu yana işçi ve memur sendikaları üzerinde baskı kurmuş, ya kendine yandaş sendika yönetimlerini iş başına getirmeye çalışmış ya da yandaşı sendikaların güçlenmesini sağlamıştır. Böylece toplumsal muhalefeti ve kamu çalışanları hareketini etkisiz duruma getirmeyi amaçlamıştır.
Ülkemiz, bugün Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizinin içerisine yuvarlanmıştır. Ekonomi rekor denilecek ölçüde küçülmüş, işsizler ordusu çığ gibi büyümüştür. Teğet geçecek denilen kriz, toplumsal dokumuzda ağır tahribat yapmaya devam etmektedir. Temel mal ve hizmetlere yapılan zamlar, eğitim ve sağlık alanında yapılan düzenlemeler yaşamı iyice çekilmez hale getirmektedir.
İşte bu koşullarda, 2010 yılı ile ilgili olarak yapılan görüşmeler iyice önem kazanmıştır.
8. Toplu Görüşmelerde dayatılan 2+2 sefalet ücreti kabul edilemez bir öneridir. Çalışanları açlığa ve yoksulluğa mahkum etmektir. Krizin aşılması için pazara çıkın kampanyası yapanlar önerilen bu zam oranı ile neler yapılabileceğini de açıklamak zorundadırlar.
Bileşik Kamu-İş Konfederasyonu ve Eğitim-İş olarak; Çözüm grevli toplu sözleşme hakkının kullanılmasındadır. Çözüm ekmeğin fiyatını belirlemek için memura siyaset yapma hakkının kazanılmasındadır. Çözüm doğru sendikacılık ve Birleşik Kamu İş’tir. Çözümde ortaklaşalım
AKP Hükümeti de eğer demokratikleşme sözlerinde samimi ise; ulusumuzu bölecek “açılımlar” yerine, grev ve toplu sözleşme hakkının kullanılması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, sağlık ve eğitim hizmetlerinin bütün yurttaşlar için parasız ve erişilebilir olması ve kamu yatırımları yoluyla işsizliğin önlenmesi konularında acilen adımlar atmalıdır.
İsmail Tutoğlu
Eğitim-İş Samsun Şube Başkanı
