Masada Kalan Sendikalar!
“Karınca yumurtasından kartal çıkmaz hiçbir vakit” 2008 yılında Ağustos ayında yitirdiğimiz Filistinli şair Mahmut Derviş böyle sesleniyor dizelerinde.Evet, karınca yumurtasından kartal çıkmaz. Bilinen bu basit gerçeklik bile toplu görüşme masasından kamu çalışanlarının iradesinin ve taleplerinin yansımayacağı kesindir.
Kamu Emekçileri bu sorunun yanıtını çok iyi biliyor ve hükümetin çalışmalarını takip ediyorlar. Daha bir ay evvel Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan 2010–2011 yılları arasını kapsayan “ kamu ücret Programı”, tam da toplu görüşmelerin devam ettiği dönemde açıklandı. Hükümetin kamu maaş politikalarının temelini oluşturan bu programda, Hükümetin 2011 yıllarında da kamu emekçilerine vereceği zam oranları belirlenmiştir.
Programın “Maliye Politikaları”yla ilgili kısmının “Kamu Harcama Politikası” alt başlığında, “Kamu kesiminde ücret ve maaşlar hedeflenen enflasyon oranında artırılacaktır. Gerçekleşmenin, enflasyon hedefini aşması durumunda fark telafi edilecektir.” ifadeleri yer almaktadır.
Aynı programın “Hedef ve Göstergeler” kısmında yer alan enflasyon hedefleri ise 2011 yılı için %5,5’tir. Programda açıkça enflasyon hedefi oranında maaş artışı öngörüldüğüne göre, önümüzdeki 2011 yılı zam oranları şimdiden belirlenmiştir.
Ek ödemeleri tek taraflı olarak açıklayan, maaş zam oranlarını aylar öncesinden belirleyen AKP Hükümeti ile görüşülecek ne kalmıştır? Masada hala neyin pazarlığı yapılmaktadır? Masada otura kalan konfederasyonlar üyelerinin yüzüne nasıl bakacaklar?
Yaşanan tüm bu gelişmeler yıllardır dile getirdiğimiz “Toplu Görüşme masasının hiçbir işlevi olmadığı” gerçeğini kanıtlamaktadır. Toplu Görüşmelerin işlevsizliği bizatihi Başbakanlık’a bağlı Devlet Personel Başkanlığı’nın raporuna bile yansımıştır. Ortada tüm bu gerçekler duruyorken Hükümet ve masadaki konfederasyonlar kamu emekçilerini kandırmayı bırakmalıdır.
Kamu emekçileri gayet iyi biliyor Oturanlar “sendika aidat” gelirlerini artırma pazarlığı yapmak için orada oturuyor, hükümetten alacakları birkaç liralık kırıntı (teklifleri net asgari ücretin %12 sidir.) ile 2 milyonu aşkın kamu emekçisinin iradesine 2 yıl önce olduğu gibi bu gün de ipotek koyacak, devlet güdümlü sendikacılığın son versiyonunu oynamaktan çekinmeyecektir.
Hâlbuki 800 bin kamu çalışanının hiçbir sendikaya üye olmadığı,400 bininin sözleşmeli.4-B li,4 –C li vb. kadrolar altında çalıştırıldığı,200 bininin ise örgütlenme yasağı ile kuşatıldığı kamu çalışanlarının da sözcüsü konumundaki sendikaların o masadan biran evvel kalkıp yüzlerini kamu emekçisine dönmesi ve ortak eylem ve etkilikler düzenlemesi gerekliliktir.
Ama kamu emekçileri “Karınca yumurtasından kartal çıkmaz hiçbir vakit” Arap atasözünü ve dayandığı gerçekliği de bildikleri için bu iki konfederasyondan ve yöneticilerinden ileri adım atmalarını beklemenin de safdillik olacağını bilirler.
Aynı yaşam ve çalışma şartları ile işyerlerini paylaştığımız diğer sendikalara üye kamu emekçileriyle sorunlarımızı ve çözüm yollarını ortaklaştırıyor. Genel Merkezlerinin “masacı” yüzünü teşhir ederek bu çalışma arkadaşlarımızı da mücadele arkadaşlığı sürecine dâhil etme yollarını bilmeli ve bulmalıyız.
Göksel Rıza ÖZKAN
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü
