Anasayfa / Sendikal Makaleler / Sendikal Hak ve Özgürlüklerin Önü Açılmalı

Sendikal Hak ve Özgürlüklerin Önü Açılmalı

Avrupa Birliği`ne giriş sürecinde olan Türkiye, birçok açıdan mevzuat uyumlaştırma çalışmalarını sürdürmektedir. Avrupa Birliği kurumlarının, sendikal hak ve özgürlükleri `etkin bir sosyal diyalog` için ön şart kabul etmelerine rağmen yasalarda önemli değişiklikler yapılmamıştır. Yorum – Tarkan Zengin Ancak değişiklikler özellikle ilerleme raporları veya kritik tarihler öncesinde yapılmaktadır. Kopenhag Zirvesi(2002) öncesinde ve sonrasında birçok anayasa uyum paketleri hazırlanmasına rağmen sendikal özgürlüklerle ilgili yapılması gereken düzenlemelerin yapılmadığını söyleyebiliriz. Kritik tarihler öncesine sıkıştırılan düzenlemeler sendikal özgürlüklerin önünü açmamaktadır. İşçi ve memur ayrımı devam ettikçe sendikal haklar bakımından da ikili yapı devam edecektir. Bir gruba tanınan haklar diğer grup için yasak oldukça, çalışma barışını sağlamak da mümkün olmayacaktır. Daha kapsayıcı bir düzenleme için Anayasa, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Yukarıda söz edilen yasaları düzenlerken uluslararası alanda bağlayıcı niteliği olan uluslararası belgeler de dikkate alınmalıdır. Bilindiği gibi katılım görüşmelerinde 35 konu var. Bu konuların 19. sırasında `sosyal politika ve istihdam` yer almakta ve sendikal haklar burada görüşülmektedir. Sendikal haklar konusunda yapılması gereken çalışmaları yalnızca AB müktesebatı çerçevesinde düşünmek doğru değildir. Müktesebatın yanı sıra, Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) sözleşmelerini, Avrupa Topluluğu anlaşmalarını ve ilerleme raporlarını temel dayanak olarak kabul etmeliyiz. Bu çerçevede Avrupa Sosyal Şartı, ILO`nun `Sendika Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin 87 sayılı Sözleşmesi`, `Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkının Uygulanmasına İlişkin 98 sayılı Sözleşmesi` ve `Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Şartlarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 sayılı Sözleşmesi` sendikal hak ve özgürlüklerin çerçevesini belirlemede önemli dayanaklardır.

SENDİKAL HAKLARDA İŞÇİ-MEMUR AYRIMI

Sendikal haklar, memurlar ve işçiler bakımından farklı uygulamalara tabidir. Temel haklardan sayılan örgütlenme özgürlüğü, toplu sözleşmeli ve grevli sendikal hakların kullanımı işçiler açısından sorun olduğu gibi memurlara da bu haklar yeterince tanınmamıştır. Ayrıca işçi ve memur sendikalarının yasaları ayrı düzenlenmiştir. Bu durum uygulamada çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Aynı işyerinde çalışan işçiler toplu iş sözleşmesi yaparken memurlar yapamamaktadır. İşçiler kısıtlı da olsa grev yapabilirken memurlara grev yasaktır. Memurların bir kısmı örgütlenme engeli yaşamaktadır. İşçi sendikalarında sendika genel kurulları 4 yılda bir yapılırken memur sendikalarında genel kurullar 3 yılda bir yapılmaktadır. İkisinin de aynı süre olması gerekir. İşçi sendikalarında toplu iş sözleşmeleri genellikle 2 yıllık yapılır. Oysa memur sendikalarında toplu görüşme yapmak için her yıl yetki almak gerekir. Kanımızca memur sendikaları için de yetki 2 yıl için geçerli olmalıdır. Ayrıca sendika aidatları konusunda da farklı uygulamalar var. İşçi sendikasına işçinin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, bir günlük çıplak ücretini geçemez. Memur sendikalarında ise ödenti tutarı, 15`inci derecenin birinci kademesinden aylık alan devlet memurunun damga vergisine tâbi brüt gelirleri toplamının binde dördünden az, otuzda birinden fazla olamaz. İşçi sendikalarında sadece üst sınır belirlenmişken, memur sendikalarında hem alt hem üst sınır belirlenmiştir. İşçi sendikaları ortalama olarak 30-50 TL arasında aidat alırken, memur sendikaları ortalama 6-9 TL arasında aidat almaktadır. Burada da yapılacak düzenlemede sadece üst sınır konulmalı ve sendikalar tüzüklerinde ne kadar aidat alacaklarını belirlemelidir. İşçi sendikalarında üye olma ve üyelikten ayrılma noter şartına bağlı olduğu için oldukça maliyetlidir. Memur sendikalarında ise noter şartı olmadığı için üyelik maliyeti yoktur. Örgütlenme engeli olarak işçiler için noter şartı kaldırılmalıdır.

YASALARDA NELER YAPILMALIDIR?

Sendikal hak ve özgürlüklerin önünü açmak için öncelikle Anayasa`da yer alan bazı hükümlerin değiştirilmesi gerekir. Anayasa`nın sendika kurma hakkını düzenleyen 51. maddesi, toplu iş sözleşmesi hakkını düzenleyen 53. maddesi, grev hakkı ve lokavtı düzenleyen 54. maddesi sendikal hakların çerçevesini belirleyen uluslararası belgeler dikkate alınarak değiştirilmelidir. 2821 sayılı Sendikalar Kanunu`nda yapılacak değişikliklerle ilgili olarak şu hususlar dikkate alınmalıdır: İşyeri sendika temsilcilerinin güvenceleri artırılmalı, sendikaya üye olup olmama hürriyetinin güvencesi sağlanmalı, etkin sendikacılık için işkolları sayısı azaltılmalı, sendikaların özel radyo ve televizyon kurma yasağı kaldırılmalı, genel kurul dokümanlarının delegelere gönderilmesi ile ilgili hüküm yasadan çıkarılmalıdır.

2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu`nda yapılacak değişikliklerle ilgili olarak şu hususlar dikkate alınmalıdır: Ülkemizde toplu iş sözleşmesi yapmak için gerekli olan ikili baraj (ülke genelinde yüzde 10 işkolu barajı ile birlikte toplu iş sözleşmesi yapılmak istenen işyeri ya da işletmede çalışan işçilerin yarıdan fazlasını temsil etme barajı) sistemi değiştirilmelidir. Resmî arabuluculuk müessesesi beklenilen yararı sağlayamadığı için yasadan tamamen çıkarılmalı, uyuşmazlıklarda yeni barışçıl çözüm yolları kurulmalıdır. Ayrıca grev kapsamına giren işler ve işkollarında yasaklar kaldırılmalıdır. Hükümet, sendikal hak ve özgürlüklerin önünü açarak demokrasi yolunu biraz daha genişletmiş olacaktır. En temel hak sayılan örgütlenme özgürlüğü, toplu sözleşmeli ve grevli sendikal haklarla ilgili kısıtlamaların giderilmesi, yasalarda göstermelik değişikliklerle değil bütünsel değişimlerle mümkün olacaktır.

TARKAN ZENGİN- ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE END. İLİŞ. UZMANI

17 Nisan 2009, Cuma

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

SONBAHAR VE SINIF SENDİKAL MÜCDELENİN GEREKLERİ!

İçinden geçtiğimiz sonbahar, mücadelenin farklı yönlerden ısınmakta olduğu bir döneme işaret ediyor. Isınma, toplumsal gerilimlerin …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir