Anasayfa / Sendikal Makaleler / YETKİLİ SENDİKA OLMANIN DAYANIMAZ HAFİFLİĞİ! VE İLKSAN ÖRNEĞİ

YETKİLİ SENDİKA OLMANIN DAYANIMAZ HAFİFLİĞİ! VE İLKSAN ÖRNEĞİ

4688 Sayılı yasa gereği grevsiz toplu sözleşmesiz “toplu görüşme” cenderesine sıkıştırılmış Kamu emekçileri sendikacılığı 2010 yetki sürecini tamamlamak üzere. Eğitim Emekçilerinin İş kolunun da 4 yıldır olduğu gibi bu yılda Türk Eğitim Sen yetkiyi aldı. Yetkili Sendika olmanın gereğini 4 yıldır yerine getiremediği, toplu görüşme masasında hükümetin bakanları karşısında acz içinde 4688 in verdiği koltukları içine gömülü durdular. 4 yıldan buyana İş kolumuzla ilgili herhangi bir kazanım elde edemediği gerçekliğinden hareketle 2010 yılında da yetkili sendika olmanın propagandif (o da yetkili sendikanın üye tabanına yönelik) söylemi dışında iş kolumuzda çalışan emekçilere yönelik bir kazanımı olmayacaktır.
Dahası “devlet güdümlü sendikaların” aldıkları bu yetkiyi nasıl emekçilere karşı kullanmadıkları sendikal kamuoyumuzca bilinmektedir.
Sendikamız Eğitim Sen yetkili olduğu dönemler de dâhil olmak üzere fili meşru ve mücadeleci sendikal anlayışı gereği olarak İş Kolumuza yönelik olumsuzlukları gidermek için eğitim emekçilerinin demokratik, özlük haklarını alnının akıyla savunmuş ve ülkemizin gündemine taşıma başarısını göstermiştir. AKP iktidarının neo liberal politikaları eğitim emekçilerine fazla dokunamadıysa bunun en önemli etkeni Eğitim Sen örgütlülüğünün militan duruşu ve eylemleridir. Bizim sendikal anlayışımızın ve mücadele azmimizin verileri gayet nettir.
Şimdi iş kolumuzun “genelinde” yetkili sendikanın pratiğine bakalım. Yetkili sendikamız pek alanlarda görünmez, göründüğü zaman ise “dostlar alışverişte görsün”, taban basıncını absorbe etme amaçlı alanda görünür! Ama sayısız salon pratikleri vardır. Bunun son örneği Alanya’daki İLKSAN Mali Kongresinde yaşanmıştır.
İş Kolumuzun “genelinde yetkili Sendikanın” İLKSAN ‘da yolsuzluk yapılmasına göz yumması “devlet güdümlü sendikacılığın” ne demek olduğunu gözler önüne sermesi bakımından ibret verici bir örnektir. Bakın “yetkili ama etkisiz sendika” İLKSAN mali kurulunda ne yapmış:
Eğitim Sen ve İLKSAN delegesi üyelerimiz en son 17–18 Nisan tarihlerinde Alanya’da yapılan İLKSAN mali kongresinde yeni bir yolsuzluğu daha ortaya çıkararak İLKSAN’ da talana izin verilmeyeceğini aşağıdaki bildiriyle kamuoyuna duyurdular.
“…Tüm uyarılarımıza rağmen İLKSAN’ da yolsuzluklar son bulmamıştır. İLKSAN Yönetim Kurulu Başkan vekili Hamza AYDOĞDU askerde iken yasadışı olarak İLKSAN’ dan her ay 2770 TL olmak üzere toplamda 14.620 TL almıştır. İLKSAN yönetiminde yer alan ilgili sendika temsilcileri ve bakanlık adına yönetimde atama ile görev yapan bürokratlar olaya sessiz kalmış, yolsuzluğa onay vermişlerdir. Yine 2009 denetleme raporunda bu duruma ilişkin en ufak bir tespit yer almamıştır. Denetleme kurulu ise öteden beri İLKSAN’ da ortaya çıkan yolsuzlukları görmeme ve aklama pozisyonunda olmuştur.
Eğitim Sen delegeleri mali kongrede eğitim emekçileri ve kamuoyu vicdanında ahlaki olarak kabul edilemeyecek bu durum için Ana statünün 23.maddesine dayanarak temsilciler kurulunca Hamza Aydoğdu’nun görevine son verilmesini istemişlerdir. Delegelerimizin verdikleri önerge divan başkanı tarafından lehte ve aleyhte konuşmalar yaptırıldıktan sonra Türk Eğitim Sen’li delegelerin baskısıyla reddedilmiş, delegelerimizin bütün ısrarlarına rağmen usulsüzlüklere devam denilmiştir. Eğitim Sen dışındaki İLKSAN delegeleri bu yolsuzluğa sessiz kalarak ortak olmayı tercih etmişlerdir. Bu kongrede bir kez daha görülmüştür ki; İLKSAN’ da yolsuzluk ve talan devam etmektedir. İLKSAN’ ın bir an önce tarafsız bir kurul tarafından denetlenmesi ve tüm yolsuzlukların açığa çıkarılarak kamuoyunun bilgisine sunulması gerekmektedir.
İLKSAN Yönetim Kurulu, birçok şirketin zarar ettiği ve zararların öğretmenlerin aidat birikimlerinden telefi edildiği bir süreçte, tüm bu olumsuzluklar yetmezmiş gibi yeni işletme açma ve kapatma yetkisini sınırsız olarak genişleterek daha fazla yolsuzluk yaşanmasının önünü açmıştır. Yönetimde aynı anlayış ve sendika temsilcilerinin yer aldığı 2009 yılı için AD-TUR 35.233 TL Deha şirketi 110.517 TL zarar ettirilmiştir. Bu miktarlar yaklaşık 6 bin İLKSAN üyesinin 1 aylık ödenti miktarına denk gelmektedir. İLKSAN’ ın 2005 yılında toplam olarak 5 trilyon zarar ettiğini de unutmamak gerekmektedir. Zararlar ve ana statü de tesis açma ve kapatma için bakanlık görüşü alınır denilmesine rağmen bütün karşı çıkışlarımıza karşı Türk Eğitim Sen’li delegelerin çoğunluğu bunu da reddetmiştir.
Bu nedenle daha önceden işletilen kurumların gelir-giderleri, yapılan ihalelerin, sözleşmelerin, TOKİ ile ilgili yapılan anlaşmaların Cumhurbaşkanlığı denetleme kurulu ve bağımsız bir heyetinde içinde yar alacağı bir inceleme soruşturma kurulu tarafından denetlemesinin yapılıp bir an önce kamuoyuna bilgi verilmesi gerekmektedir.
Nisan ayında yapılan mali kongrede MEBSİS ortamında İLKSAN’ ın geleceğiyle ilgili resmi anket yapılması için verilen önergemiz de Türk Eğitim Sen’li delegelerce reddedilmiştir.
Bütün bunlara hayır diyen Türk Eğitim Sen’li delegeler neye EVET demişlerdir. Yönetim Kurulu Başkanı’nın ayda 7 asgari ücret, Yönetim Kurulu Üyeleri’nin 5 asgari ücret ve Denetleme Kurulu Üyeleri’nin 3 asgari ücret maaş almalarına ve ayrıca oturum başı ücret almalarına 230 bin İLKSAN üyesinin görüşünü almadan EVET demişlerdir.”
Yukarıda sıraladığımız tüm bu gerekçelerden yola çıkan sendikamız EĞİTİM SEN, yıllardır adı yolsuzluklarla anılır olan İLKSAN ’ın bir an önce yasal bir düzenlemeyle tasfiye edilmesini bu dönemde de kararlılıkla savunmaya “yetkili sendikaya” ve bakanlık yetkililerine rağmen devam edecektir.
Evet, Yetkiyi kazanmak önemli ama kazanılan bu yetkiyi eğitim emekçilerinin aleyhine kullanmak “devlet güdümlü” sendikacıların pratiği olsa gerek.
Grevli Toplu Sözleşmeli Sendikal hak Mücadelesi başta olmak üzere eğitim emekçilerinin tüm hak gasplarına karşı Eğitim Sen 110 bini aşkın üyesiyle fiili meşru ve militan mücadelesine yetki vb. kavramlara takılmadan devam edecektir.
Göksel Rıza ÖZKAN
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

SONBAHAR VE SINIF SENDİKAL MÜCDELENİN GEREKLERİ!

İçinden geçtiğimiz sonbahar, mücadelenin farklı yönlerden ısınmakta olduğu bir döneme işaret ediyor. Isınma, toplumsal gerilimlerin …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir