Anasayfa / Basın Açıklamaları / “ Dilim, dilim dilim dilinesice dilim”* Vah Benim Şovmenim Mehmet Ali Erbil’ im!

“ Dilim, dilim dilim dilinesice dilim”* Vah Benim Şovmenim Mehmet Ali Erbil’ im!

Geçtiğimiz günlerde Star TV’ de canlı olarak yayınlanan Çarkıfelek programında, bir kez daha belli bir inanç sahibi yurttaşlarımıza yönelik iftira ve hakaret edilmiş, programın sunucusu Mehmet Ali Erbil, program içersinde ”Mum söndü mü yapıyoruz burada?” ifadesi ile bilinçaltına kazınan tekçi anlayışın hegomonik baskılaması sonucu oluşan önyargıyı açığa çıkarmıştır.

Kamuoyu oluşturma araçlarından biri olan televizyonda, milyonların gözü önünde Mehmet Ali Erbil’ in kullandığı bu ifade, yakışıksızdır, çirkindir, ayıptır. Aynı televizyonda yıllar önce benzer bir programda Ümit Güneri egemen kültürün bilinçaltı oluşumunun örneğini sergilemiş ve haklı tepkileri yoğun bir şekilde almıştı. Yaşamını konuşarak idame ettiren iki “usta” show insanının benzer aşağılamaları yapması tesadüfî değildir. Yıllar yılı süren Sünni İslam öğretisinin asimilasyoncu, yok sayıcı, aşağılayıcı kültürünün dile pelesenk olma halidir.
Alevilerle ilgili bu asılsız ve çirkin iftiranın sahiplerini şiddetle kınamak tüm inançlardan iman sahibi insanların boynunu borcudur.
Erbil’ in son olayı da göstermiştir ki, Alevileri aşağılama amaçlı “mum söndü” iftirası, bu toplumun güya eğitimli insanlarının kafasında hala canlılığını korumaktadır. Hatta bu önyargıları bizzat bu toplumun yazarları, kadıları, şeyhülislamları, şovmenleri üretmekte ya da beslemektedir. İşte örnekleri;
Halit Ziya Uşaklıgil’in Aşk-ı Memnu romanı,
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun, Nur Baba eseri,
Reşat Nuri Güntekin’in Balıkesir Muhasebecisi Tanrı Dağı Ziyafeti’ adlı eseri;
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “Toraman” adlı romanı bu “Mum söndü, Kızılbaş” atıflarının yapıldığı eserlerden sadece birkaçıdır.
Çok uzak değil, daha yakın bir zamanda 1979 yılında bu ülkede Milli Eğitim Bakanlığı’nın Talim Terbiye Kurulu’ndan onay alan “Felsefeye Giriş” ders kitabında da Alevilerle ilgili aynı iftiralara yer veriliyordu. Daha yakın bir dönemde AKP iktidarı zamanında Milli Eğitim Bakanlığı’nın “100 Temel Eser” serisinde yayımlanan bazı kitaplarda da aynı ifadelerle Aleviler aşağılanmıştır.
Bu iftiranın kaynağında “Alevilerin malı, canı helaldir, katli vaciptir” fermanları yayınlayan Ebu Suud’ lar vardır ki, o Ebu Suud günümüz milliyetçi muhafazakâr politikacıları tarafından miting meydanlarında yere göğe sığdıramadığı Ebu Suud’ dur.
Toplumsal bilinçaltına yerleştirilen Alevilerle ilgili bu önyargılar, bu coğrafyada hala egemenliğini sürdüren Sünni zihniyetinin, zorunlu din derslerinin, Diyanet İşleri Teşkilatı’nın, zorunlu cami uygulamalarının bir ürünüdür. Artık değişik inancı olan insanlarımızın canına tak demiştir. Siyasal iktidarın, Alevilere yönelik açılım söyleminin iyice pespayeleştiği bir dönemde M. Ali Erbil’in sergilediği bu ayıp, Türkiye’de “Eline, diline, beline sahip ol !” ilkesinin inancının temeline oturtan milyonlarca insanı incitmiştir.
Niğde Eğitim Sen olarak herkesi, Alevi inancı taşıyan yurttaşlarımızla ilgili daha saygılı bir üslup kullanmaya davet ediyor, Mehmet Ali Erbil’ in şahsında, bu çirkin iftiraya başvuran tüm şahsiyetleri bir kez daha kınıyoruz.
Göksel Rıza ÖZKAN
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü
* Orta Asya Halk Deyimi

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir