01 Mayıs 2012 – 04:36 |

Memur-Sen’den Meclis’te görüşmeleri devam eden Toplu Sözleşme Yasası’yla ilgili açıklama geldi…
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Teşkilatlanma Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, ”Kamu görevlileri için toplu sözleşme hakkı tanıyan yasanın yürürlüğe girmesi ve ülkemizde …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Sendikal Haberler

Sendikalarla ilgili güncel haberler…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

“Hayır, da Hayır Vardır” Söylemine Kapılmadan HAYIR Diyebilmek!

Ekleyen / 07 Ağustos 2010 – 22:03
“Hayır, da Hayır Vardır” Söylemine Kapılmadan HAYIR Diyebilmek!

AKP iktidarı öncesinde geleneksel sermayenin egemenliğinden yakınan, kAr pastasından aldıkları payın giderek küçülmesiyle yaşadıkları “mağduriyeti” İslam ideolojisine yaslanarak ifade eden MÜSİAD’çılar, AKP iktidarı döneminde şaşırtıcı bir hızla palazlanmış ve TÜSİAD’çı geleneksel sermayenin 80 yıllık egemenliğini sarsmaya başlamıştır. Denilebilir ki, artık mağduriyet edebiyatı yapan MÜSİAD’çılar değil, TÜSİAD’çılardır!.
Ve şimdilerde, yakın geçmişin “mağdur” sermaye grupları, kendilerini yalnızca iktisadi olarak değil, siyasi olarak da egemen bir güç şeklinde örgütlemek ve bu egemenliği kalıcılaştırmak istiyorlar. Görülmesi gereken gerçek budur; AKP iktidarının hazırladığı anayasa değişiklik paketi bu amaca hizmet ediyor.
AKP iktidarının “demokratlığında” hiçbir samimiyet belirtisi görünmüyor. AKP’nin askeri vesayet rejimine “dokunması” ise, onun demokrasi aşkından kaynaklanmıyor. AKP, kendisinin de varlık nedeni olan memleketin yeni “efendilerinin” istikbali için geleneksel sermayenin güç kaynaklarına “dokunmak” zorundaydı; Emperyalist dostlarının aktif desteği ile orduyu ve yargıyı “terbiye” etme eylemine girişmesi bundandır.
Bu güne dek 12 Eylül Anayasası’nda pek çok değişiklik yapıldı. 12 Eylül Anayasası’nın 34 maddesi değiştirildi. Ama bu değişiklikler yapılırken 12 Eylül Anayasası’nın anti demokratik özüne hiç dokunulmadı.. AKP’nin anayasa değişiklik paketinde yer alan maddeler de 12 Eylül Anayasası’nın faşist dokusuyla uyum içindedir.
Şayet AKP, ulusların kendi kaderlerini özgürce belirleme hakkının teslimi, işsizliğin yasaklanması ya da seçim barajının kaldırılması gibi “demokratik açılımlar” yapmaya karar vermiş ve anayasa değişiklik paketine bu meselelerle ile ilgili birkaç madde koymuş olsaydı, onaylanması imkânsız diğer maddelerin varlığına rağmen referandumda “kerhen evet” (havet) tavrı düşünülebilirdi. Ve fakat vaziyet şimdiki gibi olunca AKP’nin anayasa değişikli paketini onaylamak, referanduma katılıp “evet” demek bir demokrat için bile “ayıp” bir şeydir; bir sınıf sendikacısının “evet” demesi ise akıl dışı bir davranış sayılmalıdır
Gerçekte, sınıf sendikacısının, egemen sermayenin siyasal ihtiyaçlarını gidermeye ayarlı anayasa değişiklik paketine kendi alternatifini de koyarak “hayır” demeleri gerekir. Fakat memlekette öyle bir siyasal atmosfer oluştu ki, “hayır” demek, “hayır”cı CHP ve MHP gibi partilerle aynı kulvarda yer almak anlamına da vaaz ediliyor. AKP’nin karşısındaki “hayır”cı CHP ve MHP li siyasal güçler, geleneksel sermayenin eski gücüne yeniden kavuşmasını istiyor olabilirler ve fakat biz bağımsız emek siyaseti yapan sınıf sendikacılarının “hayır” tavrının bunların “hayrıyla” karıştırılıp “boykotçu” ve “liboş solcu” demagogların gayretiyle “hayır diyenler CHP-MHP ye yedeklenmiştir, vesayet sisteminin savucusudurlar” söylemleriyle kafa karışıklığı yaratıp AKP nin ekmeğine yağ sürmeyi hedefleyenlere ne demeli!
Bu koşullarda, reel politik tavır AKP’nin “evet” ine karşı, CHP ve MHP gibi partilerin “hayır”ına taraf olmadan ya da yedeklenmediğini söylemiyle de eylemiyle de emekçi kitlelere gösterecek şekilde alanlara çıkarak, sermaye grupları arasındaki egemenlik mücadelesini teşhir eden, emeğin ve emekçinin demokratik anayasasını gündemleştiren bir mücadele hattını örerek, farklılığını dosta düşmana göstererek HAYIR denmelidir.
Bu nedenle, referandumda, “evet” çilerle “boykot”çuların siyasal teşhirini merkeze alan bir HAYIR tavrı almak daha anlamlıdır.
Göksel Rıza ÖZKAN
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü

İlginizi çekebilecek benzer haberler...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .