Anasayfa / Basın Açıklamaları / 03 Aralık Uyarı Eylemimiz ve Ankara İzlenimleri!

03 Aralık Uyarı Eylemimiz ve Ankara İzlenimleri!

Taleplerimizin yapılması ve sorunlarımıza kalıcı çözümler üretilmesi için sendikamız
Eğitim Sen’in çağrısıyla Ankara da Milli Eğitim Bakanlığı önünde uyarı eylemine katıldık!
Sendikamız Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen’in) çağrısıyla Türkiye’nin
dört bir yanından şube yöneticilerinin katıldığı eyleme Niğde Eğitim Sen’i temsilen 5
yöneticimizle iştirak ettik. Eğitim emekçileri olarak taleplerimizin derhal gerçekleşmesi için
Milli Eğitim Bakanlığını uyardık.,


“Uyarıyoruz! Sözleşmeli çalışanlar kadroya alınsın!
Kontenjanlar arttırılsın, öğretmen açığı kadar atama yapılsın!
Sanat eğitimi, bilim teknolojileri, beden eğitimi dersleri saatleri arttırılsın, zorunlu olsun!
Ek ders yönetmeliği sendikalarla düzenlensin!
Ücretler, özlük ve sosyal haklar toplu sözleşmeye belirlendin” şekline taleplerimizin
yazıldığı pankartın arkasında Maltepe Demirtepe köprüsü mevkiinde diğer illerden gelen
arkadaşlarımızla buluştuk. Nicedir görmediğimiz eğitim emekçisi dostlarla kucaklaşmanın
Başkent soğuğuna inat sıcaklığını iliklerimize kadar hissettik.
Toplanma yerimiz Demirtepe noktasından Kızılay yönüne yürüyüşe geçmemizle
Ankara polisinin “demokratik” yüzüyle karşılaşıverdik! İlk polis barikatı görüşmelerle kısa
sürede aşılıp, Kızılay istikametine yürüyüşümüze devam ettik. Kızılay Meydanı girişindeki
ikinci polis barikatı nedeniyle YKM önünden yürüyerek ve Güven Park içinden geçerek
Milli Eğitim Bakanlığına ulaşmak isteyince Güven Park içerisinde Ankara polisi tarafından
ablukaya alındık. Yaklaşık iki saat yağmur ve soğuk havaya aldırmadan en direngen
sloganlarımızla, ıslık ve alkışlarımızla Ankara polisinin “demokratik” engellemesini protesto
ettik. Direndik geri adım atmadık ve polis barikatını açtırdık. Bakanlığa kalan 100 metre yolu
yine kortej halinde sloganlarımızla aşıp Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklamamızı
yaptık.
Ellerimizde “Ücretli köle olmayacağız”, “Güvencesiz öğretmen olmayacağız”, “350
bin öğretmene kadrolu atama” , “Güvenceli iş güvenceli gelecek istiyoruz” yazan dövizlerle
Eğitim Sen genel başkanı Zübeyde Kılıç; “Eğitim hizmetinin sağlıklı yürütülmesi için kadro
sorunun derhal çözülmesi gerektiğini belirtti. 350 bini aşkın işsiz öğretmenin bulunduğunu
söyleyen Kılıç 6 Aralık’ta gerçekleştirilecek olan 30 bin öğretmen atamasının yetersiz
olduğunu, Öğretmen açığı kadar öğretmenin kadrolu atanması gerektiğini, AKP iktidarının
hafta başında Meclis gündemine getirdiği “Torba Yasanın” iş güvencesini ortadan kaldırdığı,
kamuda esnek, kuralsız ve güvencesiz çalışmanın önünü açtığını, bu saldırının emekçilere
yönelik en kapsamlı ve en tehlikeli saldırı olduğunu, Taleplerin gerçekleştirilmesi ve
yaşanan sorunların kalıcı çözümler bulması için grev ve toplusözleşme taleplerinde ısrarcı
olacaklarını, Milli Eğitim Bakanlığının sorunlar karşısında sessiz kalmaması ve çözüm
üretmesi gerektiğini.” söylediği basın açıklamasını dinledik.
Niğde ekibi olarak sendikal kamuoyunun son günlerde yaşanan gelişmelerden (Sami
Evren, Adnan Gölpunar, Emir ali Şimşek ve Songül Morsümbül’ün istifaları) ve sonrasında
KESK adına yapılan açıklamalarının nedenlerini öğrenmek için Eğitim Sen ve KESK Genel
Merkezlerine ziyaretlerde bulunduk. Görüşmelerimizde “yaşananların merkezinde yer alan
hiçbir kişi ve anlayışın istifa ederek, yazılı açıklama yaparak kurtulamayacağını, “Sınıfın
mücadele değerlerini koruma” misyonu ile istifa dilekçesi imzalayanların da, KESK
içinde yeni bir Wikileaks pratiği ile bu parçalanmanın referandum gibi farklı pek çok arka
planı olduğunu deşifre ederek KESK kurumsal imzasıyla aynı argümanlara sarılanların
da aynı oranda sorumluluk sahibi olduklarını, hepsini ortak kesen gerçeğin birbirlerine
yönelttikleri “örgütün ve sınıfın değerlerini tahrip etme” fiilini beraberce işlemiş olduklarını
ve bu nedenle;
-Konu ile ilgili tüm dilekçe ve yazışmalar, Yönetim Kurulu toplantı tutanakları sendikalarımız
içinden oluşturulacak bağımsız bir komisyonca incelenip raporlaştırılması ve raporun tüm

örgütlülüğümüze duyurulmasını
-Sadece kurulların oylandığı değil, tüm bir sendikal-siyasal süreci tartışıp yeni bir kamu
emekçileri hareketi yaratmamıza katkı sunacak olağanüstü genel kurul(OGK) sürecinin kararı
bir an önce alınmalı ve üyelerin karar süreçlerine doğrudan ve aktif olarak katılabilecekleri
bir OGK süreci örgütlenmesini ( 08.01.2011 OGK tarihi olarak belirlenmiş olmasının iyi , 1
günle sınırlandırılmasının yetersizliğini belirttik.)
-Bizi ilgilendirenin; olaylar karşısında takınılan tutumun, en baştan itibaren söyleye
geldiğimiz gibi mutlaka değiştirmek zorunda olduğumuz sendika-siyaset-sınıf ve kitle
sendikal anlayışın-tarihsel-kültürel arka planının yeniden değerlendirilmesi olduğunu. Bunun
için de, bir günlük OGK’in değil, gerçek bir sınıf örgütüne yakışan “hesap sorma-hesap
verme” eleştiri öz eleştiri mekanizmalarının hayat bulacağı sürecin yaşanması gerekliliğini
bildirdik.
Aldığımız yanıtları ve diğer izlenimlerimi 08.12.2010 Çarşamba günü saat 18.00’de
yapılacak Niğde Eğitim Sen Genişletilmiş İşyeri Temsilcileri Aralık ayı toplantısında
üyelerimizle paylaştıktan sonra kaleme alacağım.
Göksel Rıza Özkan
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir