01 Mayıs 2012 – 04:36 |

Memur-Sen’den Meclis’te görüşmeleri devam eden Toplu Sözleşme Yasası’yla ilgili açıklama geldi…
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Teşkilatlanma Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, ”Kamu görevlileri için toplu sözleşme hakkı tanıyan yasanın yürürlüğe girmesi ve ülkemizde …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Sendikal Haberler

Sendikalarla ilgili güncel haberler…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 29 yıl geçti.

Ekleyen / 13 Eylül 2009 – 11:51

12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 29 yıl geçti. Bundan 29 yıl önce, tank sesleriyle ve marşlarla uyandırılmamızla başlayan süreç Türkiye‘yi siyasal, sosyal, hukuksal ve bilimsel alanlarda büyük yıkımlara uğratmıştır. Hukuk, adalet, bilim, emek ve çalışma hayatı yok edilmiş, emekçilerin kazanılmış bütün hakları zorla ellerinden alınmıştır.12 Eylül sürecinde 650 bin kişinin gözaltına alınması, 1 milyon 683 bin kişinin fişlenmesi, 230 bin kişinin yargılanması, idam cezaları ve yüzlerce yıla varan cezaların verilmesi, bir toplu yok edişin de göstergesi olmuştur. Aynı süreçte, 517 kişiye idam cezası verilmiş, idam cezası verilenlerden 50‘si asılmıştır. 388.000 kişiye pasaport verilmemiş, 30.000 kişi “sakıncalı” olduğu için işten atılmış, 14.000 kişi vatandaşlıktan çıkarılmıştır. 30.000 kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitmek zorunda kalmış, 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldürülmüş ve 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelenmiştir.

Ülkemizde 12 Eylül’ün Faşist Karanlığı devam etmektedir.

12 Eylül’ün 29. yılında toplumun özgürlük, eşitlik ve barış beklentileri hala karşılanamamıştır! 12 Eylül özgürlükleri ortadan kaldırmayı hedeflemiştir. Bugün hala fikir ve ifade özgürlüğünün varlığından söz edemiyoruz. Yazdıklarından, düşündüklerinden, örgütlerinden dolayı binlerce insanımız cezaevlerinde…

12 Eylül emek güçlerinin zayıflatılması, sendikaların etkisizleştirilmesini hedeflemiştir. Bugün Türkiye’de sendikal hak ihlalleri sürmektedir, grev yapmak, hak aramak neredeyse imkânsızdır. Sendikal etkinliklerden dolayı cezaevlerinde yatan insanlar vardır.

12 Eylül Türk-İslam sentezini hedeflemiştir. Bugün Türkiye’de hala müfredat milliyetçi, şoven içeriğinden arındırılamamış, zorunlu din dersi uygulaması kaldırılamamıştır.

12 Eylül sivil, demokratik siyaseti zayıflatmayı hedeflemiştir. Bugün Türkiye’de hala parlamento güçsüzdür, siyasal partiler kanunu antidemokratiktir ve seçim barajları nedeniyle yurttaşların siyasal katılımı engellenmektedir.

12 Eylül askeri, bürokratik vesayet rejimini güçlendirmeyi hedeflemiştir. Bugün Türkiye’de hala ordu ve bürokrasinin siyasal sistem üzerinde ağırlığı sürmektedir.

12 Eylül özgür ve demokratik üniversite idealini yerle bir etmeyi hedeflemiştir. Bugün Türkiye’de Üniversiteler hala devletin emri altında, etkisiz, bilim üretemeyen YÖK şubeleri konumundadır.

12 Eylül bu ülkenin yurttaşlarını şiddetle, cezaeviyle, işkenceyle yola getirmek, hizaya sokmak istemiştir. Bugün Türkiye’de hala devlet şiddeti vardır; hak arayanlar copla, gazla, silahla karşılaşmaktadır. Cezaevlerinde insan hakları ihlalleri sürmektedir; işkence gündelik bir gerçeğimiz olmaktan çıkarılamamıştır; sokak infazları vakay-ı adiye’dendir.

12 Eylül bu ülke yurttaşlarının kimliklerini inkâr etmeyi hedeflemiştir. Bugün Türkiye’de hala kendi kimliklerini savunmak zorunda bırakılan Kürt yurttaşlarımız kültürel hakları ellerinden alınmış bir yaşam sürmektedir.

12 Eylül, tam bir sermaye egemenliği sağlamak istemiştir. Bugün Türkiye’de hala siyaset sermaye kesiminin tekelinde piyasacılığın yüceltildiği, emeğin tanınmadığı, emekçilerin açlık sınırının, yoksulluk sınırının altında sefalete mahkûm edildiği bir ülkedir.

Özetle söylemek gerekirse 12 Eylül günceldir.

Aradan geçen 29 yıla rağmen, Türkiye ne darbeci Generallerle hesaplaşılabilmiş,ne de 12 Eylül’ün ürünü olan 1982 Anayasası’ndan kurtulunabilmiştir. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde darbeciler ve darbe hukuku, Türkiye’deki gibi el üstünde tutulmamıştır. Türkiye, darbecileri Anayasayla koruyan yegâne ülke olmanın ayıbıyla yaşamaktadır.

Buradan Niğde Hükümet meydanından sesleniyoruz:

Türkiye’de özgürlük, eşitlik ve barış egemen olacaksa; Türkiye demokratik bir geleceğe doğru yürüyecekse bunun ilk koşullarından birisi başta 12 Eylül Darbesini gerçekleştiren Faşist Generaller olmak üzere, dönemin tüm sorumlularının yargılanmasıdır.

Başta 1982 Anayasası olmak üzere tüm darbe hukukunun derhal tasfiye edilmesidir. Tüm toplumu baskı altında tutan antidemokratik Anayasa’nın yerine toplumsal barışı, özgürlüğü, demokrasiyi ve eşitliği sağlayacak bir anayasaya ihtiyacımız olduğu açıktır.

Türkiye yüz binlerce yurttaşımızın işkencelerden geçirildiği, ailelerin parçalandığı, gepegenç insanlarımızın darağaçlarında can verdiği, devlet gücüyle cinayetlerin işlendiği 12 Eylül karanlığıyla hesaplaşmayı daha fazla erteleyemez.

Göksel Rıza ÖZKAN

Niğde Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü

İlginizi çekebilecek benzer haberler...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .