Anasayfa / Basın Açıklamaları / 12 Eylül deki rotüşlu 12 Eylül Anayasasına da “HAYIR”!

12 Eylül deki rotüşlu 12 Eylül Anayasasına da “HAYIR”!

Referandum oyunu, yıllardan beri süregelen “yönetememe” krizi içerisinde ki iktidar gücünün yeniden paylaşım kavgasının ürünlerinden biri olarak ortaya çıktı Referanduma sunulan anayasa değişikliği paketi, 12 Eylül cuntasının süngü zoruyla uygulanan neoliberal ekonomi politikaları sayesinde palazlanan sermaye kesimlerinin yargı üzerinde de denetim kurarak iktidarlarını pekiştirme hamlelerinin bir halkasıdır.

“Hayır” cephesi oluşturmaya çalışan zengin düzen partileri ve onların arkasındaki sermaye kesimlerinin buna karşı direnişleriyse, kendilerinin güçlü ve etkin oldukları geleneksel iktidar yapılanmasını koruma amacını taşıyor. Dolayısıyla, bu çatışmanın her iki kanadının ve temsil ettikleri eğilimlerin “demokrasi ve demokratikleşme” ile uzaktan yakından bir ilişkileri yoktur.
Hal böyleyken bizim “hayır” oylarının farkı nedir?Yada egemenlerin yukarda belirtiğim bölüklerinden birine yedeklenme anlamına mı gelir? Elbette kocaman bir HAYIR. Bizim hayır oylarımız oynanan oyunun açığa çıkarılması ve AKP iktidarının sandıkta yenilmesi aracını içerir.Sınıf sendikacılarının “Hayır”oyunun üzerinde elbette ayırt edici bir renk yok,tercih mührünü bizde “kahverengi” hayır bölümüne basacağız ancak sistemin efendilerinin “it dalaşını” teşhir ederek,demokratik emekçi halk anayasası mümkündür şiarını yükselterek o mührü basacağız. Ve inatla,ısrarla “yemlik” maddelerin gerçeğini anlatacağız.
Nedir yem olan maddeler? Bunların her biri kendi başlarına ele alındıklarında ne kadar “doğru” ve “haklı” gibi görünseler bile bu parça görüntüler aldatıcı olmamalıdır. Bunların arkasına saklanan olgular görmezden gelinemez, yokmuş gibi davranılamaz, üzerinden atlanılamaz. Parçalara değil bütüne, görüntülere değil öze bakılmalıdır. Bütünün ve özün yanında diğer her şey teferruattır.
Dolayısıyla 12 Eylül Anayasası’nda yapılan son rötuşlar, ne de zayıf bir olasılık olarak referandum sandığına gidilmeyip boykot edilmesi , ekonomik ve siyasal olarak sermayenin boğucu cenderesi altında tutulan tüm işçi ve emekçilerin, “düşük yoğunluklu savaş konseptine” kurban edilen Kürt halkının ve Kürt-Türk gençlerinin yaşamlarında bugünkünden farklı hiçbir sonuç doğurmayacaktır.
“Evet” ya da “yetmez ama evet” üzerinden hangi sonuç çıkarsa çıksın her iki durumda da ceberrut 12 Eylül Anayasası, sadece sermaye kesimlerinin kendi aralarındaki güç dengelerini yeniden kurdukları bir düzlem üzerinden emekçilere bir kez daha onaylatılmış olacaktır. İçeriğiyle, mantığıyla, yönetim felsefesiyle, kurduğu merkezi iktidar yapılanmasıyla hala yaşayan ceberrut12 Eylül Anayasası’nın orasını burasını rötuşlayıp, diğer yandan YÖK örneğinde de yaşayarak gördüğümüz gibi özde onu pekiştirerek sürdüren hiçbir girişim en basit demokratik hak ve özgürlüklerin dahi önünü açamaz! 12 Eylül anayasasına da 12 eylüldeki rotüşlu 12 eylül anayasasına da “HAYIR” hem bir kez değil bin kez hayır.
Bu nedenle referandumda tutumumuz hayır oyu kullanmak olmalıdır!
Hayır oyu kullanmayı sadece pasif bir biçimde sandığa gitmek ve oy kullanma olarak değil, bu oyunu bozmanın, kullandıkları silahı tersine çevirerek emekçilere ve geniş halk yığınlarına zulm eden rejimin anayasasının tüm maddeleriyle değiştirilmesi ve yaşamın her alanında emekçilere özgürlük tanınması , bunun güvence altına alınması mücadelesi olarak ele almalıyız.
Bu tablo uluslararası emperyalist sermayenin ihtiyaçları ve bölge dengeleri içerisinde işbirlikçi tekelci zenginlere biçilen rolle birleşik rejimin yeniden yapılandırılması, bunun ortaya çıkardığı gerilimin “iç”e yansımasıyla da ilişki içerisinde şekilleniyor. Aynı zamanda kriz ve emek-sermaye çelişkisinin, sınıfsal çatışma dinamiklerinin dünya ölçeğinde büyüdüğü bir dönemde…
Emperyalist kapitalist sistemin dünya ölçeğinde sarsıcı yapısal krizlerinden birini yaşaması, uluslararası alanda yeni bir işçi ve emek hareketinin mayalanmasını da tetikliyor. İşçi sınıfının mücadele ve eylem ritmi yer yer kesik kesik görüntüler de çizse, patlak veren her eylem, grev ve direniş birbirinden öğrenerek ve birbirinin üzerine yığılmanın açığa çıkardığı güçle giderek bir süreklilik kazanıyor. Referandum sürecini (son 23 günü) kendi cephemizden bu dalgayı büyütmenin bir kaldıracına dönüştürmeliyiz!..
12 Eylül Anayasası’nın tümüyle ortadan kaldırılmasını, emekten yana demokratik yeni bir anayasa taleplerini de dile getiren aktif bir HAYIR kampanyası örgütlemek, işçi sınıfı ve emekçileri kurtuluşa götürecek siyasi mücadeleyi besleyecektir.

Göksel Rıza Özkan
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir