Anasayfa / Basın Açıklamaları / 1,5 Milyon Memur Emsallerinden Daha Az Maaş Almaktadır

1,5 Milyon Memur Emsallerinden Daha Az Maaş Almaktadır

Bilindiği üzere yetkili kamu görevlileri sendikaları ve bunların bağlı bulunduğu konfederasyonlar ile Kamu İşveren Kurulu arasında 2008 yılında yapılan toplu görüşmeler mutabakatla sonuçlanmıştı. Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun 34. maddesi taraflar arasında imzalanan mutabakatla ilgili olarak, …“Bakanlar Kurulu üç ay içinde
mutabakat metni ile ilgili uygun idarî ve icraî düzenlemeleri gerçekleştirir ve kanun tasarılarını Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.” hükmünü içermektedir. Mutabakat metninin imzalanmasının üzerinden geçen 17 aya rağmen, üzerinde anlaşma sağlanan 13 konu hakkında hala hiçbir çalışma yapılmamış olması, kamu görevlilerinin birçok sorununun çözümsüz kalmasına neden olmaktadır.

Özellikle kamuda büyük bir ücret adaletsizliği bulunduğu, tüm kesimlerce kabul edilen bir gerçektir. Gerek aynı kurumda çalışan memurların ücretlerinde ortaya çıkan ücret uçurumları gerekse değişik kurumlarda aynı işi yapan memurların maaşlarındaki farklılıklar, Anayasamızın 55. maddesinde ifadesini bulan “adaletli ücret” ilkesine aykırı bir durum arz etmekte, kamudaki adaleti ve iş barışını bozan en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu’nun bu durumun giderilmesi amacıyla yürüttüğü faaliyetlere bağlı olarak 2006 yılında uygulamaya konulan “denge tazminatı”, 2008 yılında “ek ödeme” adıyla yeniden düzenlenmişti. 2008 yılı toplu görüşmelerinde imzalanan mutabakat metninde “halen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ödenmekte olan ek ödemenin, eşit işe eşit ücret prensibine uygun olarak 2012 yılı ortasına kadar kademeli bir şekilde artırılması” hükmü yer almaktaydı. Aradan geçen bir buçuk yılda bu yönde hiçbir adımın atılmaması, bugün memurlarımızın en önemli sorunu olan ücret konusunu içinden çıkılamaz bir hale getirmektedir. 2008 yılında varılan mutabakat uyarınca ücret adaletsizliğinin 2011 yılı sonuna kadar tamamen giderilmesi zorunludur. Oysa şu anda yaklaşık 1 milyon 500 bin kamu görevlisi emsallerinden aylık 102 TL ile 350 TL arasında daha düşük maaş almaktadır. Yetkililer 2008 yılı toplu görüşmelerinde, bu denli büyük bir uçurumun bir defada kapatılmasının bütçe imkânları çerçevesinde mümkün olmadığını, zamana yayılacak ve dönemler halinde yapılacak iyileştirmelerle kamuda eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirileceğini ifade etmiştir. Bu sorunun dört yıllık bir süre içinde çözüme kavuşturulması mutabakat metnine eklenmiştir. Ancak 2009 yılında bu yönde hiçbir düzenleme yapılmadığı gibi 2010 yılında da konu ile ilgili bir girişimin düşünülmediği görülmektedir.

Buna ek olarak 2010 yılı için memurlara %2,5 + %2,5 maaş artışı öngörülmesi, var olan sorunların artarak devam etmesine neden olacak bir uygulamadır. Üstelik sendikalı kamu görevlilerine ödenmekte olan aylık 10 TL Toplu Görüşme Priminin kaldırılması ve yerine herhangi bir ödemenin getirilmemesi düşük dereceli memur maaşlarında %1, ortalama memur maaşlarında %0,75 oranında bir azalmaya neden olmuştur. Bu durum, enflasyon da dikkate alındığında memur maaşlarının, 2009 yılı maaşlarına göre hiç artmaması aksine azalması anlamına gelmektedir.

Düşük maaş artışları, iptal edilen Toplu Görüşme Primi ve mutabakat altına alınmasına rağmen düzenlenmeyen eşit işe eşit ücret uygulaması nedeniyle kamu görevlilerinin mağduriyeti her geçen gün biraz daha artmaktadır.

12 Ocak 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı, teknik hizmetler sınıfı kökenli yöneticilerle, diğer yöneticiler arasında oluşturulan ek ödeme farkını gidermeyi amaçlamıştır. Ancak düşük ücret alan, kurumsal ek ödemeler nedeniyle emsallerinden daha az maaşı olan, döner sermaye, fon gelirlerindeki düzensizlik ve ek ödemelerin mahsuplaşmasındaki adaletsizlik nedeniyle sorunlar yaşayan yaklaşık 1 milyon 500 bin kamu görevlisinin sorunları hala devam etmektedir. Yapılan son düzenleme ile birlikte kamu görevlileri arasında, ücret adaletinin sağlanması konusundaki aksaklıklar nedeniyle daha büyük bir huzursuzluk baş göstermiştir.

Bu nedenle bir an önce 2008 yılında imza altına alınan mutabakatın gereği yerine getirilerek, ek ödeme oranlarının, idareciler arasındaki adaletsizliği gideren Bakanlar Kurulu Kararında olduğu gibi kamu görevlilerinin genelini kapsayacak ve yaşanan aksaklıkları giderecek şekilde yeniden düzenlenmesi konusunda çalışma yapılmak üzere ilgili birimlere Sayın Başbakanın talimat vermesi gerekmektedir. Bu kanuni bir yükümlülüktür. Sayın Başbakana ve kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Türkiye Kamu-Sen

İstanbul İl Başkanı

Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir