24 KASIM EYLEMİ ve ÖDÜL TÖRENİMİZ
Kutlama içeriğinden çok bir anma ve sorunlara dikkat çekme niteliğinde gerçekleşen 24 Kasım basın açıklamamız AYÖP ün Demirtepe’den başlayıp bakanlık önünde süren kitlesel eylemini ardından gerçekleştirilmiştir. KPSS zulmüne uğratılan, atama bekleyen 327 bin öğretmeni temsilen yurdun dört bir yanından gelerek isyanlarını haykıran meslektaşlarımıza sendikal desteğimizi sunduk. Saat 14:00 de ataması yapılmayan öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler, il emri mağdurları, kadrolu öğretmenler adına basın açıklaması yapan genel başkanımız sözlerinin sonunda 8 yıldır atama bekleyen resim öğretmeni Sayın Bayram ŞEN ve 2 yıldır ailesinden ayrı sözleşmeli olarak çalışan Sayın Arzu DEMİRTAŞ’a Başöğretmenlik Onur Ödüllerini sundu.
Ödülü atama hak eden ve bekleyen, bu uğurda sağlığını hatta hayatını kaybeden öğretmenler adına aldığını belirten Bayram ŞEN, AYOP üyelerinden büyük alkış aldı.
Ödülünü almaya çocuklarından ikisiyle gelen Arzu DEMİRTAŞ ise bakanlık önündekilere duygusal anlar yaşattı. Sözleşmesini imzalarken 1 yıl için ailesinden uzak kalacağı bir düzenlemenin olduğunu, geçen yıl bu süreyi doldurduğu halde belirsiz bir süreçle karşı karşıya bırakıldığını belirtti. 11 aylık bebeğinin kendisiyle, 2 küçük çocuğunun babasıyla kaldığını belirten öğretmenimiz aile bütünlüğünün sağlanmasını istedi. Küçük yaştaki oğlu ve kızının göz yaşları içinde “biz annemizi ve kardeşimi istiyoruz” haykırışı tüm basın açıklamalarından daha anlamlıydı. Tekrar söz alan Genel Başkanımız Cansel Güven, “aynı kabinedeki Maliye ve Milli Eğitim Bakanlarının bütçe-kadro paslaşması utanç vericidir, Kadın ve Aileden Sorumlu eski bakanı, yeni Milli Eğitim Bakanı Sayın Çubukçu bu gözyaşından sorumludur” dedi.
Haksen Genel Başkanı Sayın Hanifi GÖKÇEK yönetim kurulu ile, Türk eğitim sendikası da temsil bazında eylemimize katılım göstermişlerdir. Desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Cansel Güven’in Basın açıklamasının tamamı aşağıdadır:
——————————–
Senede bir gün hatırlanan Sevgili Meslektaşlarım,
Eğitim İş Kolunda Kurulmuş Sendikalarımızın değerli yöneticileri,
Türk Basını’nın kıymetli Temsilcileri;
Mustafa Kemal Atatürk’ün “BAŞÖĞRETMENLİK” unvanını kabul edilişinin 81. yılında, kutlamadan çok anma görevimizi yerine getirmek için bir aradayız. Yurttaş yetiştirme görevimizi gereğince yapamamanın sıkıntısı içerisinde karşınızdayız.
Bizler; eğitim fakültesi diplomalarımıza rağmen mesleksiz bırakıldık, KPSS zulmüne uğratıldık. Alanımız dışından sorularla maruz bırakıldık, sınav birincilerimiz bile kadroya yerleştirilmedi.
Bizler; mevsimlik işçiler gibi sözleşmelere zorlandık. İdarenin insafında çalışan 2. sınıf eğitim işçileri olduk. Aile kurmamız, ailemizle, çocuklarımızla olmamız, yönetici olmamız, hatta hasta olmamız yasak olan sözleşmelileriz!
Bizler, işsiz kalma tehdidiyle saatlik kiralanan, sosyal güvencesiz çalıştırılan ücretli öğretmenleriz. Hem devlet hem de dershaneler için ucuz iş gücüyüz!
Bizler; siyaseten kuşatılmış, karar-yetki mekanizmalarının dışına itilmiş, sosyal ve ekonomik açıdan irtifa kaybeden kadrolu öğretmenleriz!
Yoksulluk sınırının çok altında yaşamaya mahkum edilen, her durumda ücreti tırpanlanan, saatlik ücreti sadaka misali 5 lira olan, bila bedel nöbet tutturulan kamu çalışanlarıyız!
Bir milleti millet yapan öğretmenlerdir! Öğretmeni kadrosuz, öğretmeni yoksul, öğretmeni mutsuz ve umutsuz olan bir toplum yükselemez!
İktidarını 7 yıldır da olan AKP, öğretmenine kör ve sağır olma istikrarını sürdürüyor. Uluslar arası antlaşmalara ve kendi parti programına rağmen gereğini yapmayan bu iktidarı şiddetle kınıyoruz. Bakanların değişmesi zihniyet değişmedikçe önemsizdir. Bir devletin insan üzerinde telafi edilemez uygulamalar yapan icracı kurumları eğitim, sağlık ve hukuktur. Her üçünün de yıpratıldığı günümüzde gelecek nesillerimiz için derin bir endişe duymaktayız.
Tek başına iktidar olan AKP, yasamanın başıdır. Eğitim hakkını ve eğitim çalışanlarının hakkını düzenleyen yasaları parlamentodan geçirecek çoğunluğa sahiptir. Eğitimciyi ve eğitim çalışanını gündemin uzağına itmesi için hiçbir haklı gerekçesi yoktur!
Biz 24 Kasımlarda hamasi nutuklarla kutlanmayı reddediyoruz! Emeği maaşla, ikramiyeyle ödenemeyecek öğretmenler olarak buçuklu zamlarla tartılmayı affetmiyoruz! Öğretmenini sıradan bir kimse, herhangi biri olarak gören bürokrasiyi azarlama hakkını kendimizde buluyoruz: KENDİNİZE GELİN, HADDİNİZİ BİLİN!
Yurttaşları, seçmenleri yetiştiren bizleriz! Öğretmenini küstüren bir iktidarın geleceği olamaz. Kara kara düşünmek yerine onurlandırılacağımız, kutlamaya değer 24 Kasımlar görme dileğiyle hepinize teşekkür ediyorum.
Cansel Güven
Genel BAŞKAN
