25 KASIM’DA İŞ BIRAKIYORUZ
Kamu çalışanlarının özlük hakları, yaşam ve çalışma koşulları bakımından geldikleri seviye artık diplerdedir. Sendikalı olma hakkının yasal olduğu ülkemizde kamu sendikalarının toplu sözleşme yapamayışı yaptırım gücünü sınırlamaktadır. Toplu görüşme ortamında temsil yetkilerinin etkili kullanılmaması, yalnızca yargı yoluyla hak aranması yüzünden örgütlülük oranı düşmekte, örgütlü olanlar arasında sendikal eylemlere katılım oranı azalmaktadır.
AES olarak, ortak sorunlar ve çözüm arayışları içinde olan farklı sendikaların ortak eylemler düzenleyerek daha etkili olabilecekleri inancımızı hep koruduk. 2009 Haziran-Ağustos aralığında en az 4 en çok 6 sendikayla MEB önünde gerçekleştirdiğimiz eylemler sonrası 30.000 öğretmen ailesine kavuştu. Eylemimiz gücünü, alanda toplanan mağdur sayısından çok çağrımıza yanıt vererek sendikal temsil sağlayan sendika sayısından almıştır.
Kamu sendikalarının da “benim üyem, benim eylemim iyidir” yaklaşımı ne memura ne örgüte hayır getirmiştir. Farklı sendikal yapıların varlığı demokrasinin gereğidir ancak, bu yapıların tümü “Kamu Personeli Yasa Tasarısına Hayır!” diyorsa, bütçeyi, sözleşmeliliği eleştiriyorsa, aynı gerekçeyle ayrı eylem kurgulamak egosal bir sorundur. Biz aynı iş yerlerinde, öğretmen odalarında aynı sıkıntıları yaşıyor, konuşuyoruz. Ortak eylem çağrımızı kurulduğumuzdan bu yana dile getirmekteyiz.
Siyaseten tamamen karşı olan KESK ve Kamu-Sen’in 25 Kasım günü için, aynı gerekçelerle iş bırakma kararı almasından mutluluk duyuyoruz. Bu kararı almalarında 2009 Yılı toplu görüşmelerinde masaya yetkili konfederasyon olarak Memur-Sen’in oturmasının bir baskı unsuru olduğu düşünülebilir. Ortak eylem konusunda kamu iş kolunda örgütlenen diğer konfederasyonları ve bağımsız sendikaları karar ve eylem boyutunda dışlamış olmaları ise talihsiz bir durumdur. Yönetimsel hatalar ve siyasi dengelerin Memur-Sen lehine bozulması yüzünden toplamda yüz binlerce üye kaybeden bu iki konfederasyon yıllardır birbiri ile rekabet etmekteydi. Dopingli bir yarışçının geriden gelip ipi göğüslemesiyle aradaki buzlar erimiş görünüyor. Şekli, nedeni ne olursa olsun “Bir musibet bin nasihattan iyidir” sözünü doğrularcasına 25 Kasım için ortak eylem kararı alınmış bulunuyor.
25 Kasım tarihi eylem için hem çok geç, hem çok korkak bir tarihtir. Bütçe görüşmelerinin tamamlandığı, hükümetin Üsküdar’ı geçmiş olacağı bu tarih aynı zamanda kurban bayramı arifesindedir. İyi niyetle iş bırakacak memurun bayram tatiline 1.5 gün önce başlaması muhtemeldir. KESK ve Kamu-Sen’in resmi sitelerinde iş bırakanların çağırıldığı kitlesel bir eyleme yönelik çağrı bulunmamaktadır. “İşi bırak toz ol” mantığıyla yapılacak bir eylemin yararından endişe duymaktayız.
İş bırakma eylemine kendileri dışında hiçbir memur sendikasını dahil etmeyen konfederasyonlardan biri Türk-İş’i, Hak-İş’i, hatta DTP’yi ziyaret ederek destek istedi. Başka memur sendikalarının varlığını yok sayarken, toplu sözleşme imzalayan işçi sendikalarını, AKP ile sıcak ilişkiler kuran Hak-İş’i, bile hatırlamış, eyleme çağırmış olmak biraz tuhaf kaçmaktadır. Kaç kişi ile, hangi alandaki hangi eyleme katılım gösterecekler birlikte göreceğiz.
Gerekçesi ne olursa olsun, sendikal tarihimiz için önemli bir adım olan bu ortak eylemde kompleks ve kırgınlıkla hareket edilmemelidir. Tarih, yöntem ve içeriğe yönelik eleştirilerimize rağmen 25 Kasım iş bırakma eylemine katılım göstereceğiz. Bu kararı 17 Ekim 2009 Tarihli MYK kararı ile imza altına aldığımız halde, eyleme çeyrek kala açıklamamızın nedeni; KESK ve Kamu-Sen den eyleme ilişkin bir detay, sendikalı-sendikasız tüm memurlara yönelik bir açılım beklentimizdir. Anlaşılıyor ki ortak bir alan, adres, söylem kararlaştırılmamıştır.
Kitlesel eylemler kişisel düğünler, davetler mantığıyla kurgulanamaz. İş yerlerimiz, iş akitlerimiz, sıkıntılarımız ortak olduğuna göre 25 Kasım’da iş başında olmak grev kırıcılığı olacaktır. Sendikalı, sendikasız tüm memur arkadaşlarımızla birlikte 25 Kasım 2009 Çarşamba günü iş bırakıyoruz. Birlikte hak arama ve hak alma geleneği açısından milat olmasını diliyorum.
Cansel Güven
Anadolu Eğitim Sendikası
Genel Başkanı
