Anasayfa / Basın Açıklamaları / 5 Ocak Adana’nın Kurtuluşu onuruna, Eğitim-İş

5 Ocak Adana’nın Kurtuluşu onuruna, Eğitim-İş

5 Ocak Adana’nın Kurtuluşu onuruna, Eğitim-İş Sendikası Adana Şubesinin, 4 Ocakta Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonunda yaptığı etkinliğe;İl Milli Eğitim Müdürü, Abdulgaffur Büyükfırat

Cumhuriyet Gazetesi Bölge Temsilcisi, Çetin Yeğenoğlu

Emekli Öğretmen, Bayram Uğur

Yeni Adana Gazetesi

Tarım Orman-İş Sendikası Yönetim Kurulu Üyeleri

Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri

Eğit-Der Yönetim Kurulu Üyeleri

Pir Sultan Abdal Kül. Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri

Alevi kültür Dernekleri Yönetim Kurulu Üyeleri

Hacı Bektaş Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Üyeleri

Çağdaş Yaşamı Destekleme Dernekleri Yönetim Kurulu Üyeleri

Emekli Subaylar Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri

Çukurova Engelliler Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri

İşçi Partisi Yönetim Kurulu Üyeleri

CHP Kadın ve Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyeleri

Demokratik Sol Parti Yönetim Kurulu Üyeleri

Katılım sağladılar.

Yaklaşık 400 kişinin katıldığı etkinliği Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni, Eğitim-İş Üyesi Nazan Balcı öğretmenimiz sundu. Gecenin ilk konuşmasında Şube Başkanı İsa Kayadan “Tam Bağımsızlık, Yurt Sevgisi ve Ulusal Birliktelik” vurgularını ön plana çıkarttı. Ç.Ü. Eğitim Fak. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Sümbül’ün ‘Fransa’nın Çukurova Projesi’ sunumunu yaptı. Radyo Güney’den Aydın Manaşırlı, Nazım Hikmet ve Ahmed Arif’ten günün anlam ve önemine yönelik şiirler okudu. Gecenin sonunda Binay Koçak ve grup arkadaşları 7 Bölgeden türküler okuyarak katılımcıları coşturdular.

Kouşma metni

Eğitim-İş Sendikasının kuruluş ereklerinden en önemlisi “Tam Bağımsız Türkiye, Bağımsız Sendika” anlayışıdır. Çünkü Eğitim-İş’liler şunu net olarak bilirler ki; bağımsız bir ülkeye sahip olmayanların demokrasileri ısmarlama, siyasi partileri ve demokratik kitle örgütleri güdümlü, hukukları bağımsız değildir. Örneğin, Irak’ta, İran’da Cezayir’de, Afrika’da siyasi parti kursanız, kimden neyi talep edeceksiniz? Can güvenliğinizin olmadığı, zorunlu ihtiyaçlarınızı karşılayamadığınız, hukuka güvenmediğiniz bir ortamda; siyasi yaşam, demokratik yaşam, hukukun bağımsızlığı ancak ütopik kalacaktır.

Eğitim-İş Sendikası ve Cumhuriyet için Adana Güç Birliği Platformu olarak; bu bilinçten hareketle, eylem ve etkinliklerini bir insanın sağ ve sol kolları gibi bir yanına emek mücadelesini diğer yanına da demokrasi, hukukun üstünlüğü, Atatürkçü düşünce sisteminin ve Cumhuriyet kazanımlarının yaşatılmasını koymuştur.

Bundan 89 yıl önce bağımsızlığımıza kast edenlere karşı Çukurovalılar ve Anadolu gereken dersi belleklerinden silinmemek üzere emperyalistlere anlatmışlardır.

Dorukları karlı, başı dumanlı Toroslarla, nazlı Akdeniz’in arasında dünyanın en verimli toprakları, emperyalistlerin iştahını kabartmış ve o dönemde bağımsız bir ermeni devleti kurmak isteyen, ermeni – yerli işbirlikçiler, beraberce, Çukurova’nın üstüne bir kâbus gibi çöktüler.

Destursuz, Çukurova’nın başağının altın sarısını avuçlamaya, bereketli topraklarını çiğnemeye, denizin akını karartmaya başladılar. 24 Aralık 1918’de artık Adana işgal altındaydı. Adana, bir, 10 Temmuz 1920 Günü yaşadı ki tarihlere dip not olarak girdi.

Obaları göç etti Adana’nın

Adana bir yangın yerine döndü

Kalplerde bir sızı oluştu, şafakta kanların izi kaldı. Ortalık mahşer yerine döndü. Çocuğumuzu beşikte bırakıp çalı-süpürgesine sarılan analar,

Çanta yerine gaz tenekesini eşya diye taşıyanlar,

Saçını örtmek için eteğini başına geçiren kadınlar…

Elbette ki hep böyle sürmedi, direndi Çukurova. Direndi Adana, direndi çoluk-çocuk, kız-kızan, genciyle, ihtiyarıyla…

Onbaşı Rahime direndi

Kara Fatma elleriyle direndi

Şehit Duran mavzeriyle direndi

Ahmet Remzi Yüreğir anti-emperyalist kalemiyle direndi

Ve 5 Ocak 1922 tarihinde Çukurova mavi üniformalı işgalcileri ve onların yerli işbirlikçilerini
bozguna uğrattı.

Ateşi ve ihaneti görenlerin gelecek nesilleri olarak;

Yurdumuz tam bağımsız olsun diyorsak!

Yeraltı kaynaklarımız altıyla-üstüyle satılmasın diyorsak!

Ülkemiz bölünmesin, barış baki kalsın diyorsak!

Dünyanın en pahalı petrolünü tüketmek, İsrail’in ne olduğu belirsiz tohumlarını ekmek istemiyorsak!

Çocuklarımız, ana rahminden, doktorların ebelerin avucuna 6500 lira borçla doğmasın

Ve

Kahrolsun emperyalizm!

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!

Diyorsak…

Tıpkı Atalarımız gibi; savaşa ve sömürüye karşı direnelim, dinelelim ancak dilenmeyelim.

Gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım.
Saygılarımla, İsa KAYADAN

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir