Anasayfa / Basın Açıklamaları / AİLE HEKİMLİĞİNDE ÇALIŞAN DOKTOR VE HEMŞİRELER EMEKLİ OLAMIYOR. ÇÜNKÜ ÜCRETSİZ İZİNDE?

AİLE HEKİMLİĞİNDE ÇALIŞAN DOKTOR VE HEMŞİRELER EMEKLİ OLAMIYOR. ÇÜNKÜ ÜCRETSİZ İZİNDE?

9.12.2004 Tarih ve 25665 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 5258 Sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulama Kanunu, aradan 5 Yıl geçmesine rağmen halen pilot kanunluktan kurtulamamıştır. 15 Eylül 2005’te Düzce ilimizde, 14 Mayıs 2007’de ilimizde, İzmir’imizde başlayan Aile Hekimliği sisteminin her geçen gün artan problemleri gün yüzüne çıkmaktadır.
Aile hekimliğine tercih aşamasında, tabip ve sağlık personellerimize yerine göre tehdit, yerine göre özendirme politikalarıyla aile hekimliğini tercih ettiren yetkililerimiz, her geçen gün gelen yeni uygulamalarla adeta hekimlerimize ve sağlık personellerimizi isyan noktasına getirmişlerdir.
Bir aile hekimimize, hemen cevaplaması talebiyle mesai saatleri içerisinde günlük en az bir mail gelmekte, aylık ortalama 15-20 kalem istatistiki çalışma istenmektedir.
Aile hekimi istenilen yazışmalara mı cevap verecektir? Yoksa, hastasıyla mı ilgilenecektir?
Her gün istenen yeni prosedürler, Sağlık Bakanlığının aile hekimliği konusunda ne kadar plansız ve programsız olduğunu ortaya koymaktadır.
Aile hekimliği pilot uygulama kanununda, her yüz bin nüfusa bir TSM açılmasını planlanmışken, her ilçeye bir TSM şekline dönülmüş, yani sağlık ocakları sistemindeki sağlık gurup başkanlıkları sistemine geri dönülmüştür.
2007 Yılı sonuna kadar Tüm Türkiye’de geçilmesi planlanan aile hekimliği sistemine 2011’e yaklaşmamıza rağmen halen geçilememiştir.
Uygulanan yanlış sağlık politikalarıyla, 2009 Yılı sağlık harcamalarımız 40 Milyar dolar’a dayanmıştır.
Aile hekimliği = sevk zinciridir. Sevk zincirini uygulayamayan mevcut hükümet, çözümü sağlık hizmetleri sunumunu paralı hale getirmekte bulmuştur.
Bu şekliyle aile hekimliği sisteminde sevk zinciri uygulama şansı da yoktur. Günlük ortalama 70 hastaya bakan aile hekimi, sevk zinciri uygulandığında 120-130 hastaya bakması gerekecektir ki, bu da verilen hizmeti aksatacaktır.
Son zamanlardaki uygulamalardan bir tanesi de hastane olmayan ilçelerde aile hekimi ve personellerimizin nöbet tutmasıdır. Metropol ilçeler bu uygulamanın dışında tutulması gerekirken, metropol ilçelerde de nöbet tutulmaktadır. Saat:17:30’da mesaiden çıkıp, 17:30’da nöbette olması istenen hekim ve personellerimizin, ertesi günü sağlıklı koruyucu sağlık hizmeti vermesi bizleri endişelendirmektedir.
Vatandaşlarımızın sağlıklı hizmet alması için nöbet uygulamasından ya vazgeçilmesi, yada aile hekimlerinden alınması gerekmektedir.
Yine son zamanlarda iller arası görevlendirme ve atamalar da yapılmaktadır.
Ve bu sistemdeki en önemli sıkıntılardan biride personel mağduriyetleridir.
Aile hekimliğini tercih eden ( sözleşme imzalayan ) aile hekimlerimiz ve sağlık personellerimiz ( ebe, hemşire) memurluk görevlerinden ücretsiz izinli oldukları için, çalıştıkları süre hizmet yıllarına sayılmamaktadır. Yani emekli olmak isteyen personel dilekçesini verdiğinde aile hekimliğinde geçen süreler hizmet yılına sayılmamaktadır. Bir başka ifadeyle çalıştığı yıllar eksik çıkmaktadır.

SGK ücretsiz izinde olan memurun emekli primini alamadığını, sistemde ücretsiz izinli göründüğünü ifade etmektedir. Oysa ki, Aile hekimlerimiz ve sağlık personellerimiz kamuya hizmet vermeye devam etmektedir. Yaklaşık 5 yıldır bu problemi her fırsatta dile getirmemize rağmen, her seferinde problem çözüldü diyen bakanlık yetkililerimiz maalesef problemi çözmemişlerdir. Bu mağduriyetin düzelmesi için yapılacak tek yol kanuni düzenlemedir.

Bunun en canlı örneği de, şuan yanımızda bulunan emekli hemşiremiz Havva DURMAZOĞLU’DUR. 25 yıl 7 ay Çalışmasına rağmen 22 Yıl üzerinden emekli olmuş, yaklaşık 3.5 yılı adeta gasp edilmiştir. Hemşire arkadaşımız 1.derecenin 3.kademesinden emekli olması gerekirken, 2.derecenin 4. kademesinden emekli olmuş, yaklaşık 1150 TL emekli maaşı bağlanması gerekirken, 850 TL maaş bağlanmıştır. Sonuçta arkadaşımız mağdur edilmiştir. Hemşire arkadaşımız altı aydır devam eden yazışmalardan halen bir sonuç alamamıştır. Gideceği son nokta ise yargı yoludur.
Bir başka konuda, aile hekimliğini tercih eden personellerimizin emekli kesenekleri sözleşme imzaladıkları tarihteki kadro dereceleri üzerinden yapılmaktadır.
Bunun anlamı;
4/3’ünde sözleşme imzalayan bir hekim 10 Yıl sonraya emekli olduğunda 4/3 üzerinden emekli olacak ve alacağı maaşta bir işçimizin aldığı emekli maaşı kadar olacaktır.
Yapılması gerekenin, aile hekimi yada sağlık personellerimizden yapılan emekli keseneklerinin dereceleri ilerletilerek yapılması, yada aldıkları maaş üzerinden emekli keseneği yapılarak, mağduriyete uğratılmamalarıdır.
Sorunlar yumağı haline gelen aile hekimliği sisteminde aile hekimliği kanununun bir an önce çıkarmak, yada hekim ve sağlık personellerini mağdur etmeden 45 Yıllık geçmişi olan sağlık ocaklarımızı revize ederek ülkemizin sosyolojik ve coğrafi yapısına uygun bölge tabanlı sisteme geçmektir.

Ahmet DOĞRUYOL
Türk Sağlık-Sen İzmir-1 Şube Başkanı 05.10.2010

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir