Anasayfa / Basın Açıklamaları / ALES BAŞVURU KILAVUZU’NDA HUKUKA AYKIRI KIYAFET DÜZENLEMESİNDE YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI

ALES BAŞVURU KILAVUZU’NDA HUKUKA AYKIRI KIYAFET DÜZENLEMESİNDE YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI

Danıştay Kararını Çok Önceden Kestiren AKP Seçim Öncesinde İnançlı Yurttaşın Kutsal İnançlarını İstismar Ediyor. 13.10.2010 tarihli, “Üniversitelerde Türban Sorunu, Hukuk Yok Sayılarak Çözülemez!” başlıklı basın açıklamamızda ve yine 21.10.2010 tarihli, “Kulak Verin: Türkiye Kaosa Sürükleniyor…” başlıklı basın açıklamamızda Eğitim-İş Sendikası olarak yükseköğretimde türban sorunu konusunda siyasi uzlaşma arayışları üzerine, laiklik ilkesinin tahrip edileceği yönünde ciddi kaygı ve korku yaşayan kitlelerin makul bulacağı çözüm arayışlarına katkı ve destek sunacağımızı açıklayarak, hiçbir şekilde taviz vermeyeceğimiz tek hassasiyetimizin, hukuk kurallarına ve yargı kararlarına saygı zorunluluğu olduğunu ifade etmiştik.

Daha açıklamamızın daha mürekkebi kurumadan, YÖK’ün iyi niyetimizi ve uzlaşma umudumuzu paramparça eden ALES Kılavuzu provakasyonu ile karşı karşıya kaldık. Dayatma sonrasında siyasi iktidarın YÖK’ü ve Başkanı’nı kullanarak üniversitelerde türban sorununu kalıcı olarak aşmaya dönük uzlaşma arayışlarını etkisiz kılabilmek amacıyla ülkeyi bilinçli olarak provokasyon ortamına sürüklediği yönünde ciddi kuşkular yaşadığımızı ifade ederek, YÖK’ün hukuk kurallarını ve yargı kararlarını yok saymaya dönük düzenlemesinin yürütmesinin durdurulması ve iptali amacıyla Danıştay’a dava açmıştık.

Sonuç olarak Danıştay, sendikamızın açtığı davada ALES Sonbahar Başvuru Kılavuzu’nun hukuka aykırı kıyafet düzenlemelerinin yürütmesini durdurdu. AİHM’in, Anayasa Mahkemesi’nin ve bu kararlar ışığında sorunu inceleyen Danıştay’ın başka türlü karar vermesi olası değildi. Ülkeyi adım adım sivil diktatörlüğe sürükleyen AKP tarafından hala siyasallaştırılamamış olan Danıştay, anayasal görevine sadık kalarak, sorunu salt hukuki açıdan irdeleyip son derece yerinde bir karar vermiştir. Onurlarını baskılara feda etmeyen yüksek mahkeme yargıçları, “Türk Milleti Adına” ifa ettikleri görevlerinin dimdik başında olduklarını, hukuk devletine ve yargı bağımsızlığına yönelik saldırılarla vicdanlarının köreltilemeyeceğini kendini bilmezlere göstermişlerdir.

Danıştay 2002 yılından bu yana devam eden AKP iktidarı boyunca tarafsız ve sorumlu tutumunu hep korumuş, AKP ve yandaşlarının iddia ettiği gibi dava konusu yapılan idari tasarruflara ideolojik bakış açısıyla yaklaşmamıştır. Sendikamızın dava konusu yaptığı birçok yönetmelik, genelge ve sair düzenleyici işlemin iptali davaları aleyhimize sonuçlanmıştır. Danıştay nezdinde

yüzlerce dava açan sendikamız, bu davaların bazıları aleyhimize çıktığında Danıştay’ı AKP’nin yargısı olmakla itham etmedik. Danıştay’ın herhangi bir partiye ya da ideolojiye göre karar vermediğini bildiğimiz ve buna bizzat tanıklık ettiğimiz için verilen tüm yargısal kararlara saygı gösterdik, kararları asla eleştirmedik. AKP ve yandaşlarının yaptığı düpedüz sorumsuzluktur.

Mevcut Hukuki Duruma Vakıf Hiçbir Hukukçu

Kararı İdeolojik Olarak Tanımlayamaz.

AKP ve yandaşları Danıştay kararının hukuki içeriğiyle ilgili yaptıkları açıklamalarla her zaman olduğu gibi gerçekleri karartarak kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktalar. İçerik olarak mutlak biçimde suç teşkil eden seviyesiz söylemlerle, sendikamıza ve Danıştay’a kin kusuyorlar. Devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan sorumsuz açıklamalarla, ülkemizde ve dünyada onlarca yıldır idari yargı uygulamasına egemen olmuş yerleşik hukuki kabulleri ve kavramları bile anlamlarından saptırarak Danıştay’ı kitlelere hedef gösteriyorlar. Bu tür durumlarda iktidara destek için hazır bekleyen hukukçulukları kendinden menkul “eski” ünvanlı hukukçular da, ya cehaletlerinden ya da kasıtlı olarak karartma ve linç sürecine iştahlı şekilde destek olmaya çalışıyorlar. İşi, hiç sıkılmadan “Düzenleyici işlemlerde yer alan “eksik düzenlemeler” iptal davalarına konu edilemez, edilirlerse yerindelik denetimi olur.” deme noktasına dahi taşıyabiliyorlar.

AKP adına devlet adamı ciddiyetinden uzak açıklamalar yaparak Danıştay kararına “kahkahalarla güldüklerini”, karara “kargaların bile güleceğini”, kararı “komik” bulduklarını ifade eden şahsiyetleri kınıyoruz. Vefat etmiş başkanlarına saygısızlık yapılmasına demokratik tepki gösteren futbol takımı taraftarına hakaret eden, hatta işi Başbakanlık binası muhafızlarına ezeli rakibinin renklerini taşıyan üniformalar giydirmeye kadar götüren anlayıştan daha gülünç ne olabilir.

AKP sözcüleri ve yandaşları, devam eden davalarda Danıştay’ı etki altına almak ve yargıçlar üzerinde baskı kurarak istedikleri kararların çıkmasını sağlamaya cüret etmekteler. Bu amaçla Danıştay kurumsal olarak yıpratılmakta, mensupları toplumun kin ve husumetine maruz bırakılmaktadır. İfade etmek gerekir ki, sendika olarak devam eden bir yargılamaya etki etmeye yönelik açıklamalar yapan bu şahıslar ve benzer yaklaşımı ortaya koyan kişi ve kuruluşlar hakkında geniş kapsamlı hukuki hazırlık yapıyoruz. Konuyla ilgili gelişmeleri kamuoyu ile paylaşacağız.

Özetle; açılan davaların uzlaşma yoluyla mevzuat değişikliği yapılmadığı sürece önceki yerleşik içtihatların devamı olacağı apaçık ortadadır. AKP çirkin siyasi oyunlarından yenisini sahnelemiş, dava konusu düzenleme ile bir yandan sandıktan alacağı oyları artırıp, diğer yandan Danıştay’a operasyon yapmak için zemin yaratmaya çalışmıştır. Bu kirli oyunu bozmak için elimizden geleni yapacağız. Şurası kesindir ki, gün gelecek AKP’nin iktidar hikayesi son bulacak ve AKP’liler ve yandaşları hukuk devletini ve muhaliflerini yok etme girişimlerinin hukuki sonuçlarıyla yüz yüze kalacaklar.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Yüksel Adıbelli

Genel Başkan

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir