Anasayfa / Basın Açıklamaları / Angaryanın Adı İMECE Olmuş!

Angaryanın Adı İMECE Olmuş!

Eğitime ayrılan bütçenin yetersizliği bilinen, kabul gören eskimiş bir konudur. Bütçe içindeki en büyük kalem personel giderlerine ayrılmış olsa da eğitim çalışanlarının açlık sınırlarında yaşadığı da bilinmektedir. Okulların yapım-onarımına ayrılan pay ise yalnızca İstanbul’daki okulları depreme karşı güçlendirmeye yetecek bir meblağdır.

Büyük oranda deprem riski taşıyan ülkemiz topraklarındaki binlerce okulun proje, malzeme ve işçilik açısından eğitim yapılması sakıncalı statüde olduğunu bilmekteyiz. Büyük şehirlerdeki çok katlı okullarımızın çoğu ancak kırsaldaki yığma binalar kadar güvenlidir. Artan okul ve derslik ihtiyacı sürerken mevcutların içler acısı durumu duyarlı işadamlarını, dernek ve vakıfları aktif kılmıştır ki bizler her çaba için ayrı ayrı minnet duymaktayız.

Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanlığı 81 ilden 1000 ilköğretim okulunun onarılması için Türkiye Toplum Hizmetleri Vakfı ile ´imece´ protokolü imzaladı. TOVAK olarak bilinen bu vakıf gönüllülerle birlikte iki yıldır bu onarım çalışmalarını zaten gerçekleştirmekteydi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın -zaten görevi olan- okul onarma işine bir protokolle taraf olmasıyla işler tuhaf bir şekil aldı. Şöyle ki; bakanlığımız “gönüllü ortak çalışma” anlamına gelen imece için okul idarecilerini ve öğretmenleri katılım ve çalışma konusunda zorunlu kıldı. Onarılacak okulun idareci ve öğretmenleri bir taahhütname imzalayacak. Bu belgede “İlköğretim okulunda gerçekleştirilecek olan her türlü çalışmaya gönülden destek olabileceğimiz gibi üzerimize düşecek bakım, onarım gibi işlerde ücretsiz olarak çalışacağımızı şahsım, mahalle-köy halkı, okul yönetici ve öğretmenleri, okul aile birliği başkanlığı adına kabul ve taahhüt ederim” yazmak zorunda. Böylece bedelsiz olarak emek ve zaman harcayanların zorla çalıştım, başka seçeneğim yoktu demesinin önü alınacak.

Bunun Anayasamızdaki karşılığı ANGARYADIR! Hukukçu bir bakan tarafından yönetilen MEB de bunu bildiğinden taahhütname ile kendini güvenceye almaya çalışmaktadır.

Arazi ve bina bağışçılarından okul aile birliklerine kadar pek çok kişi ve kuruluşun can havliyle yaptığı yardımlar okulların güvenlik, temizlik ve bakımının tek kaynağı haline geldiyse, bakanlık yalnızca maaş öder konuma çekildiyse bunda görevi ihmal var demektir. Kayıt döneminde başlayan ve yıl boyu onlarca kalemde süren para toplama çabası zorunlu ve ücretsiz eğitim hakkıyla çelişmektedir. Eğitim alma hakkından çok, çocuğunu suyu akan, elektriği ve kaloriferi yanan, depremde ayakta kalacak bir okulda hayatta tutmaya çalışan velilerden söz ediyoruz. Bağışlar için tavşana kaç, tazıya tut demekle yetinen bakanlık okul idarecilerini öğretmen, öğrenci ve velilerle baş başa bırakmakta, asli görevini vakıflara havale etmektedir.

Bağışçıların ve gönüllülerin çabalarını bir görev kabul ederek kendi sorumluluğundan kaçan bir devlet asli görevlerini yerine getirmiyor demektir. Okul onarımını organize ve finanse eden TOVAK, zorunlu-gönüllü amale öğretmen, 1000 okulu onardık diye övünecek olan MEB!

Biz elinde fırça sınıf boyayan öğretmenlerin, kolları sıvayıp okul temizleyen velilerin takdir edildiğini ve haber değeri olduğunu biliyoruz. Bu fedakarlıkların olağan sayılması ve göreve dönüşmesi ise kabul edilemez. Pek çok meslektaşımızın burunlarına bir taahhütname uzatılmadan TOVAK’ın projesinde gönüllü çalışacağından eminiz. Kabul edilmez olan bakanlığın asli görevini kendi personeline dayatmış olmasıdır. Öğretmeni, asli görevleri arasında yer almayan bakım-onarım çalışmasına zorlamak hiçbir kişi ve kurumun haddi değildir.

Bu son hadsizlik vesilesiyle bakanlığa bir defa daha hatırlatalım:

Devlet bağış almaz, vergi toplar!

Devlet yardım etmez, hizmet eder!

Cansel GÜVEN

AES Genel Başkanı

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir