01 Mayıs 2012 – 04:36 |

Memur-Sen’den Meclis’te görüşmeleri devam eden Toplu Sözleşme Yasası’yla ilgili açıklama geldi…
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Teşkilatlanma Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, ”Kamu görevlileri için toplu sözleşme hakkı tanıyan yasanın yürürlüğe girmesi ve ülkemizde …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Sendikal Haberler

Sendikalarla ilgili güncel haberler…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

Annelerimizi “anneler günü”yle avutmak mümkün değildir!

Ekleyen / 08 Mayıs 2010 – 21:27
Annelerimizi “anneler günü”yle avutmak mümkün değildir!

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Mayıs ayının ikinci pazarında anneler günü vesilesiyle demeçler verilecek, annelerin ve anneliğin önemine ve onları mutlu etmek gerektiğine dair konuşmalar yapılacak. Oysa mutluluğun kendiliğinden ya da verilen demeçlerle sağlanamayacağı çok açıktır. Kadınlara yönelik şiddetle mücadele etmek amacıyla son yıllarda gerçekleştirilen yasal düzenlemeler bu doğrultuda atılmış olumlu adımlar olarak değerlendirilebilir. TCK ve Medeni Kanun’daki değişiklikler, Aile Mahkemelerinin kurulması, şiddete karşı Başbakanlık Genelgesinin yayınlanması önemli ilerlemeler niteliğindedir. Fakat gerek uygulamada bu düzenlemelerinin gereklerinin yerine getirilmemiş olması, gerekse de kadınların karşı karşıya bulunduğu sorunların çok katmanlı ve boyutlu olması daha yapılacak çok iş olduğunu gösteriyor.
Dünyada ve ülkemizde kadınların ve annelerin içinde yaşadıkları eşitsizlikleri, baskı ve şiddeti göz önüne aldığımızda bunların kendiliğinden ortadan kalkmayacağını kolayca görebiliriz. Yoksulluk, eşitsizlik, cins ayırımcılığı ve şiddet bu denli yaygınken anneleri “anneler günü”yle avutmak mümkün değildir.
Kadınlar ve Anneler Eşitsiz Bir Dünyada Yaşıyorlar
Ülkemizde annelerin baş tacı olduğu söylenir. Ama öte yandan da kadınların akıllarının kısa olduğu vurgulanır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının en erken verildiği ülkelerden biri olmakla övünülen ülkemizde; kadınların parlamentodaki temsili içler acısıdır. Kamu kurum ve kuruluşlarının üst yönetimlerinde kadınlar yok denecek kadar azdır. Ülkemizde çalışan kadınların büyük bir bölümü ücretsiz aile işçisi konumundadır. Kadın emeğine değer verilmez. Çocuk, yaşlı ve hasta bakımı kadınların omuzlarındadır. Evdeki kadınlık/annelik rollerinin devamı niteliğinde, toplumsal olarak düşük bir itibara sahip olan işlerde çalışır. Ülkemizde kadınların yüzde yirmiye yakını halen okuryazar değildir.
Kreş hakkından yararlanamadığı için işinden ayrılmak zorunda kalan ve/veya süt izninden yararlanamadığı için bebeğini gerektiği gibi besleyemeyen annelerin mutlu olması mümkün müdür?
Ülkemizde ağırlıklı olarak kadınların istihdam edildiği tarım sektöründe çalışanların sadece yüzde dördü sosyal güvenlik kapsamındadır. Kadınlar kentlerde çalışmak isteseler bile yeterli istihdam olanağı bulamazlar. Daha çok enformel sektörde, kayıtsız ve güvencesiz bir şekilde çalışırlar. Çalışan kadınların önemli bir kısmı anne olduklarında işlerinden ayrılmak zorunda kalırlar. Devlet kreş konusunda sorumluluğunu yerine getirmiyor. Bunun bedelini ise anneler ödemektedir. Çünkü ülkemizde çocuk bakımı hala kadın işi olarak görülmektedir. Çalışan kadınlar çoğunlukla süt izinlerini kullanamıyorlar. Nitekim eğitim işkolunda çalışan annelerin bu haklarını kullanmaları okul müdürlerinin insafına bırakılmıştır.
Çocuklarını çatışmalarda yitiren annelerin acısını hangi anneler günü kutlaması dindirebilir?
Annelerin anneler gününü kutlamanın en güzel yolu sorunlarını çözmekten geçmektedir. Annelere verilecek en anlamlı armağan ise artık çocuklarını yitirme kaygısı yaşamayacakları bir barış ortamıdır.
Bunun için biz Eğitim Sen de örgütlü eğitim emekçileri olarak ülkemizde barışın ve huzurun sağlanmasını, sorunları şiddetsiz bir şekilde çözecek yöntemlerin bulunmasını istiyoruz. Bunun yanı sıra annelerin , çocukların ve dolayısıyla toplumun genelinin mutluluğunun sosyal adaletten, eşitlikten ve özgürlükten geçtiğine inanıyoruz ve Anayasamızla da güvence altına alınmış olan sosyal devlet ilkesinin bütün gereklerinin yerine getirilmesini, ayrıca emekçi annelerin çalışma yaşamındaki sorunlarının giderilmesi öncelikle; Cins ayırımcı yasaların ve uygulamaların ortadan kaldırılmasını, çalışma yaşamına eşitlik, iş güvencesi ve sosyal güvence getirilmesini talep ediyoruz.
Göksel Rıza Özkan
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü

Şu haberler ilginizi çekebilir...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .