Anasayfa / Basın Açıklamaları / Bizler, mensupları DHMİ çalışanı olan aşağıda isimleri yazılı Sendika ve Dernek temsilcileriyiz.

Bizler, mensupları DHMİ çalışanı olan aşağıda isimleri yazılı Sendika ve Dernek temsilcileriyiz.

DHMİ çalışanlarının beklentisi olan aşağıdaki sorunlarımızın çözümünde yaşanan olumsuzluklar için öncelikle çözüme muktedir olan yetkililerin dikkatini çekmek, kamuoyunu bilgilendirmek için karşınızdayız.Sorunun çözülmemesi halinde DHMİ çalışanlarınca gösterilecek tepkileri ortaya koyacak eylem ve etkinliklerin arifesinde olduğumuzu kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

Yaşanan sorunlardan;

1. Havacılık Tazminatı için beklenen YPK Kararına ilişkin olumsuzluklar,

2. 8. ve 9. Toplu Görüşmelerde taraflar arasında mutabakat sağlanan ve 113 maddelik Torba Kanun Taslağında yer alan ve alt komisyonlarda geri çekilen, ARFF memurlarının Genel İdari Hizmetler sınıfına geçirilmemesi,

3. DHMİ’de 399 sayılı KHK hükümlerine göre istihdam edilen I ve II sayılı cetveldeki pozisyonlarda yer alan personelin EK ödeme hakkından hariç tutulmaları,

4. Bir kısım meydanların özel sektör eliyle işletilmesine imkân verdirecek girişimler (Tarafımızdan sakıncalı görülmektedir).

DHMİ 233 sayılı KHK hükümlerine göre oluşturulmuş bir KİT kuruluşudur. DHMİ çalışanları 24 saat hizmete açık, özveri ve üstün gayretleri ile halkımıza kaliteli, süratli ve güvenli hizmet vermektedirler.

Verilen hizmet bir yönü ile uluslar arası entegrasyonu gerektirmekte bir yandan da ulaşımda milli politikaları yerine getirmektedir.

-Havacılık Tazminatı ile ilgili aylardır beklenen karar nasıl engelleniyor?

Başta DHMİ çalışanlarını ilgilendiren Havacılık Tazminatı oranını en düşük %50 ila %200’den %150 ila %600’e çıkarılmasına ilişkin düzenleme 01.8.2010 tarih ve 27659 sayılı resmi gazetede yayımlanmıştır.

Bu düzenlemenin hayata geçirilmesi için gerekli olan YPK kararı bugün itibariyle yaklaşık 5 aydır geciktiriliyor.

Havacılık Tazminatı oranlarının yükseltilmesi 2 sebepten dolayı yapıldı:

1. Daha evvel sadece pul parası kesintisi yapılarak ödenen tazminatlardan yeni düzenleme ile ilaveten gelir vergisi de kesilecek ve böylece EUROCONTROL teşkilatı kaynaklarından daha yüksek tutarda bir kaynağın ülkemize girmesi sağlanacaktı. Nitekim yeni düzenlemenin kısa sürede hayata geçmesi ile ülkemize yılda 150 milyon TL eski parayla 150 trilyon TL kaynak girdisi elde edilecektir.

2. Bugüne kadar Havacılık Tazminatı vesilesiyle kurum kaynaklarından kullanılan 15 milyon TL yeni düzenleme ile 7,5 milyon TL’ye indirilecektir. Yani 150 milyon TL gelire karşılık tazminat dolayısıyla DHMİ çalışanları için kurum kaynaklarından sadece 7,5 milyon TL’lik kaynak kullanılacaktır.

Oysa 150 milyon TL tutarındaki kaynağın ülkemize getirilmesi demek, sadece katma değer ve dolaylı vergiler nedeniyle maliyemize önemli yekûnda gelir oluşturacaktır.

Yılda 150 milyon TL tutarındaki EUROCONTROL gelirini kim ne şekilde engelliyor?

Bu gelirin DHMİ çalışanlarına dağıtılabilmesi için gerekli YPK kararının bugüne kadar çıkmamış olması (5 aydır yapılmaması), YPK için gerekli prosedür ve bu prosedür için de hazinenin olumsuz nitelendirilebilecek görüşü nedeniyle meydana gelmiştir.

Hazine Müsteşarlığı KİT Genel Müdürlüğünün görüşü, Maliye Bakanlığı Bütçe Kontrol Genel Müdürlüğü görüşünün hilafına yapılmıştır.

KİT Genel Müdürlüğünün görüşü 2 noktaya dayandırılmış;

1. Tazminatlardan vergi kesilsin.

2. Vergi kesintisinden dolayı meydana gelecek kayıpları karşılayacak kadar tazminat oranları artırılmalı.

3. Tazminat oranlarında öngörülen miktarlarda artış yapılması halinde kuruluşlar arasında ücret dengesizliği yaratacağı endişesi.

Bizler bu endişeleri yersiz ve gereksiz buluyoruz…

Şöyle ki; ülkemizde uygulanan ücret politikalarına baktığımızda zaten eşitsizlikler yaratılmış ve bugün DHMİ çalışanlarının aldığı ücretin 2-3 katı ücret alan kuruluşlar mevcuttur. Hazine Müsteşarlığı kendi personeline uyguladığı ücret politikasına baktığında da bunu görecektir.

Ayrıca, Havacılık Tazminatının kaynağı dışarıdan elde edilmektedir. Ve bu kaynağı ülkemiz dışındaki bütün ülkeler kendi personeline 2-3 kat daha fazla olarak ödemektedir. Ve hiçbir sebep böyle bir kaynağın ülkemize girişine engel koyacak tarzda olamaz.

2’nci sorun İtfaiye unvanlı ve bu Unvanın DHMİ’deki karşılığı olan ARFF memurlarının, Genel İdari Hizmetler Sınıfına geçirilmesi için Toplu Görüşmede 2 yıldır mutabakat oluşturulduğu halde sorunun çözülmemiş olması…

Konuya ilişkin Kanun değişikliği hazırlanarak 113 maddelik Torba Kanun Taslağına dâhil edildiği halde komisyona verilen ve akabinde verilen bir önerge ile geri çekilen ve bir daha ilave edilmeyen sorun mevcudiyetini korumaktadır.

4688 Sayılı Kanunun içerdiği “…taraflar arasında mutabakat oluşturulan hususlara ilişkin konularda 3 ay içerisinde gerekli düzenlemeler yapılır…” hükmüne rağmen,

2010 yılında çıkan 2010/26 sayılı Başbakanlık Genelgesinde “…Mutabakat altına alınan hükümlerle ilgili bir an evvel gerekli düzenlemeler yapılsın…” vurgusuna rağmen,

Ve Belediyelerde çalışan itfaiyeci unvanlı personelin 2,5 yıl önce Genel İdari Hizmetler sınıfına alınmış olmasına rağmen,

Bütün Kamu Kuruluşlarında yaklaşık 1.000 çalışanın Genel İdari Hizmetler sınıfına geçirilmeyişinin tek açıklaması olabilir, o da; ÇİFTE STANDART UYGULAMADIR.

İtfaiye hizmetleri önemli hizmettir. Ancak, bu önem DHMİ de çok daha fazla önemlidir. Çünkü Sivil Havacılık kurallarına göre Hava Meydanlarının kategorisi ARFF memurlarının mevcudiyetine göre belirlenir. Eğer bir meydanda olması gereken ARFF memur mevcudu %10 azalırsa o meydana uçak inemez. DHMİ için bu kadar önem arz eden ARFF memurlarına mahsus yaklaşık 5 yıldır verilen mücadelede sonuç alınmaması çalışanların tepkili hale gelmesine neden olmuş ve artık her şeyi göze alabilecek noktaya getirmiştir.

3. Sorun, DHMİ çalışanlarının 375 sayılı EK ödemeden hariç tutulmasıdır…

Bu durum II sayılı cetvelde yer alan çalışanları şöyle tedirgin etmektedir: Havacılık Tazminatı ödenmesi sebebi ile EK ödeme kapsamı dışında tutulmuşlardır. Esasen Havacılık Tazminatı başka hiçbir ödemeye ikame edilemeyeceği kanun hükmünde ve gerekçesinde mevcut ise de, bile bile EK ödemenin dışında tutulması düşündürücüdür. Bu uygulama kabul edilecek olsa dahi, Döner Sermaye uygulamaları gibi Havacılık Tazminatının EK ödemeden düşük kaldığı durumlarda aradaki farkın ödenmesinde ne mahsur olabilir?

I. Sayılı Cetvelde durum daha da vahimdir…

Çünkü Havacılık Tazminatı Kurum Hiyerarşisine göre ödenmemektedir Örneğin, 3 grupta ödenen tazminatlardan DHMİ Genel Müdürü ve tüm meydan müdürleri 2. gruptan tazminat almaktadır.

KİT’lerde I sayılı cetvelde yer alan çalışanlarla, II Sayılı cetvel arasındaki bozulan dengeleri düzeltmek için %100 olarak ödenmekte olan tazminat oranları %200’e çıkarılması, TOPLU GÖRÜŞME MUTABAKATI’dır.

Bu düzenlemede DHMİ çalışanlarının muaf tutulması anlaşılır bir durum değildir. Çünkü, dengelerin ve Hiyerarşinin en çok bozulduğu kurum DHMİ’dir. Bu düzenleme aksaklıkları gidermede bir fırsat olacakken yine DHMİ dışarıda tutulmuştur.

4’ncü sorun, bir kısım hava meydanlarının özel sektör eliyle işletilmesine imkân verdirecek girişimler…

21.04.2005 Tarih ve 5335 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33’ncü maddesi” dayanak edinilerek bazı havaalanlarının kiralanma çalışmaları başlatılmıştır.

Kiralanacak havaalanlarındaki hava tarafına hizmet eden Radar, VOR, ILS, Pist Işıkları, Navigasyon cihazlarından oluşan teknik cihaz,, sistemlerin elektrik, elektronik mekanik, bakım onarım vb. her türlü giderleri ile bu sistemlere hizmet eden personelin ücret v.s. giderleri EUROCONTROL (Avrupa Seyrüsefer Güvenliği Organizasyonu) karşılamaktadır.

Tüm gider ve maliyetler EUROCONTROL tarafından karşılanan teknik cihaz ve sistemlerin, havacılığa özel olması ve özel havacılık kuralları ile işletilmesi, hava sahası emniyetinin önemli olması, Ülkemiz üniversitelerinde bu sistemlerin bakım onarımına yönelik yeterli sayıda personel yetiştirecek bölümlerin az olması nedeniyle özel şirketlere kiraya verilmesinin insan can emniyeti açısından büyük riskler oluşturacağı açıktır.

Yıllarca DHMİ’nin yurt içi ve yurt dışında yoğun eğitimler almış personeli tarafından başarıyla işletilen Radar, VOR, ILS, Pist Işıkları, Navigasyon cihazlarının bulunduğu hava tarafının tümünün havaalanı işletimi olarak kiralanmasının büyük risklere gebe olması nedeniyle Türkiye Havaalanlarının 5335 Sayılı Kanun kapsamında Havaalanı İşletimi olarak komple müstecire verilmesi sakıncalıdır.

Konunun Ulaştırma Bakanlığı ve DHMİ Genel Müdürlüğü’nce strateji zihniyetiyle ve bütün tarafların iştirakine zemin oluşturulmuş ortamda değerlendirilmesini kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

Yukarıda özet olarak açıklamaya çalıştığımız sorunların çözümü için başta Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali YILDIRIM, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcımız Sayın Hayati YAZICI olmak üzere yetkililer nezdinde gerekli girişimler yapılmış ancak, şu ana kadar somut hiçbir adım atılmamıştır.

Bu durum DHMİ çalışanlarını çileden çıkarmakta ve her geçen gün daha da tepkili hale getirmektedir.

Mağdur olan mesai arkadaşlarımız adeta stres yükü ile görev yapar haldedirler.

Bizler Sendika ve Dernekler olarak halen iyi niyetimizi muhafaza etmekte ve sorunların çözümünü mümkün görmekteyiz.

Bu sorunlara el atılmadığı takdirde, 26 Ocak 2011 tarihinde Hazine Müsteşarlığı önünde yapacağımız kitlesel basın açıklaması ile alanlara ineceğimizi,

Bu haksızlıklar giderilinceye kadar kararlılığımızı sürdüreceğimizi,

Gerektiğinde iş yavaşlatmak ve iş bırakmak için üretimden gelen gücümüzü kullanacağımızı…

Tüm İlgililere, Yetkililere ve Kamuoyuna saygıyla duyururuz !…

Türk Ulaşım-Sen Genel Merkezi

BTS Genel Merkezi

UÇMS Genel Merkezi

AİMSA Derneği Genel Merkezi

HAVELTED Derneği Genel Merkezi

Hava Kurtarma ve Yangın Görevlileri Derneği

TATCA Derneği Genel Merkezi

TATSETPA Derneği Genel Merkezi

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir