07 Şubat 2012 – 23:29 |

Madde 7- (1) Görevi başında iken şehit edilen üyelerin kanuni varislerine yapılacak şehit yardımı miktarı, her yıl Yönetim Kurulu’nca tespit edilir.
(2) (Değişik ikinci fıkra: Şubat 2010/2629) Şehit yardımının yapılabilmesi için;
a) Veraset ilâmı aslı veya Mahkemece …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Seçime Doğru

Seçim arefesinde Antalya ve Türkiye…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

ÇALIŞMAK BİR DERT, ÇALIŞAMAMAK BİN DERT: İŞSİZLİK KARABASANA DÖNÜŞTÜ!..

Ekleyen senDİKalı / 04 Mart 2010 – 21:53
ÇALIŞMAK BİR DERT, ÇALIŞAMAMAK BİN DERT: İŞSİZLİK KARABASANA DÖNÜŞTÜ!..

DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün’ün işsizlik rakamlarına ilişkin yaptığı açıklama: Türkiye, giderek büyüyen işsizler ordusunun çalışma yaşamı üzerinde yarattığı karamsar tablonun gölgesinde, krizin etkilerini tartışıyor. Resmi rakamlarla bir önceki yılın aynı ayına göre işsizlik oranı resmi rakamlarla 3 puan, işsiz sayısı ise 860 bin kişi artmış durumda. Ancak asıl dikkat çekici olan konu işgücüne katılma oranlarındaki düşüklük.

Türkiye’de 15 yaş üzeri nüfusun sadece yüzde 47’si çalışma yaşamına dahil oluyor. Bu oran Avrupa ortalamasında yüzde 65 düzeylerinde seyrediyor. Yani çalışmayı talep etmeyen atıl bir nüfusla karşı karşıyayız. Bunların arasında çalışmaya hazır olup, iş aramayan umutsuzlar, mevsimlik çalışanlar da var.

Türkiye, uygulanan yanlış ekonomi politikalarının bedelini ağır işsizlik ve atıl işgücü ile ödüyor. Genç ve dinamik nüfus masalı ise neredeyse 2 kişiden birinin iş bile aramadığı, arayanların ise eksik istihdam, yüksek işsizlik oranları ile karşı karşıya. Eğer Türkiye’de çalışma yaşamına katılım düzeyi Avrupa seviyesinde olsaydı, 12 milyon işsiz ile yüz yüze gelecekti. İşsizlik oranı ise yüzde 36 düzeylerinde gerçekleşecekti.

Bugün insanların, genç nüfusa rağmen çalışmayı tercih etmemeleri, ya da iş bulma umudunu yitirmeleri, bir şans olarak görülebilir mi? Türkiye övünç kaynağı olan genç nüfusunu atıl, işsiz bırakma lüksüne nasıl sahip olabiliyor?

Çalışmayı talep eden her dört gençten biri işsizlikle boğuşurken, iş bulmaktan umudunu kesen yüz binlerce genç, işsizlik rakamlarını aşağı çektiği için bizi rahatlatacak mı?

Bugün ekonomik krizin yarattığı etki ile işsizlik Türkiye gündeminin birinci sırasına yerleşmiştir. 70 milyon nüfuslu bir ülkede 21 milyon çalışan gerçeği kimsenin içini sızlatmıyor mu?

Krizi kendileri için fırsata çeviren servetlerini katlayan işverenlerin yanında, bugün işsiz kalan, ücretleri düşürülen, ücretsiz izinlere mahkum edilen milyonların sesi neden duyulmamaktadır?

Sendikasız, sigortasız, güvencesiz çalışma koşulları altında çalışma yaşamının nasıl bir cehenneme çevirildiği görülmemekte midir?

Çalışmanın bir dert, çalışamamanın bin dert olduğu, işsizliğin insanların üzerindeki en büyük şiddet haline geldiği bu süreçte, hükümetlere düşen görev işçiye iş sağlamaktır; onları kapının önüne koymak değil.

İşsizliğe karşı çözüm:

· Herkese iş güvencesinin ayrımsız bir şekilde uygulanması,

· Sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması

· Kamu girişimciliğinin ve hizmetlerinin istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınması,

· Çalışma saatlerinin aşağıya çekilmesidir.

· Türkiye’nin atıl işgücü kapasitesinin üretici bir faaliyet içerisinde harekete geçirilmesi ile mümkündür.

İşçileri ve emekçileri piyasanın acımasız kollarına iterseniz bedeli ne yazık ki, daha fazla işsizlik ve daha fazla güvencesizliktir.

İlginizi çekebilecek benzer haberler...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .