Anasayfa / Basın Açıklamaları / DEVLET PARASI İLE SENDİKA VE SİYASET

DEVLET PARASI İLE SENDİKA VE SİYASET

Ülkemizin demokratikleşmesi ve sivilleşmesi açısından sivil toplum kuruluşları önemli bir yer tutmaktadır. Memurlarımız açısından ise memur sendikacılığı hak arama noktasında son derece önemlidir. Mevcut darbe anayasasında ise memurlarımız her türlü siyasal haktan mahrum bırakılarak devletin sessiz köleleri konumuna düşürülmüştür. Bu bağnaz durumu tartışmak bile akla ziyan bir durumdur.

Özellikle son yedi yıldır devletin tüm uygulamalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kararlarını baltalama girişiminde bulunanlar bu amaçlarının gerçekleşmesi için her defasında Anayasa Mahkemesi’nin kapısını aşındırdıklarını görmek demokrasi ve insanlık açısından esefle kınanması gereken bir durumdur. Bu cuntacı ve darbeci zihniyet bu durumu bazen o kadar abartmaktadırlar ki Türkiye Büyük Millet Meclisi oylamalarında kendilerinin evet dedikleri kararları bile Anayasa Mahkemesi mahkemesine taşıma aczi yetini göstermektedirler. Bu akla ziyan hareketlerin başrol oyuncularının birçok filmine seyirci olduk. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni boykot etmek, 411 milletvekilinin evet oyu ile başörtülü kızlarımızın eğitim hakkının önünü açan yasayı ve sivilleşmesin en büyük destekçisi olan sendika ödeneğini Anayasa Mahkemesine başvurarak iptal edilmesi kendileri açısından önemli icraatlar olarak görülebilir. 367 krizini yaşatanlara karşı halkımız 2007 genel seçimlerinde bu zat-ı şahanelere tokat gibi en güzel cevabı vermiştir. Bu seçim halkımızca bu zavallılara halktan uzak siyaset yapılmayacağının ültimatomu olmuştur. Ne var ki bu darbe avukatları ve uzantıları olan sivil toplum kuruluşları bu durumdan gerekli dersi çıkaramayarak aynı yanlışa ikinci kez düşerek 411 milletvekilinin evet oyu ile başörtülü kızlarımızın eğitim hakkının önünü açan yasayı utanmadan ve sıkılmadan Anayasa Mahkemesine taşıyarak tekrar akıllanmadıklarını göstermişlerdir ve başörtülü kızlarımızın eğitim hakkını ellerinden almışlardır. Bu karar üzerine ise bizlere “Allah ıslah etsin.” demekten başka bir şey düşmemektedir.

Demokratikleşme ve sivilleşmeden korkanların bugün ise Oscar ödülüne aday son filmlerini vizyon da görmekteyiz. Bu filmin başrol oyunculuğunu devletten hazine yardımı alarak siyaset yapan ana muhalefet partisi ve yardımcı oyunculuğunu ise ne yazık ki ülkemizin önemli ve köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan, bir sendikanın oynaması ise acı bir gerçektir. Bu gün bu sendikaların “Sendika Ödeneklerini” Anayasa Mahkemesinin iptal etmesini bayram olarak kutladıkları görmekteyiz. Bu zavallılara ise “12 Kasım” ı her yıl “Anti Demokrasi Günü” olarak taksimde kaldırım taşları, molotof kokteylleri, bankamatikler ve esnaf dükkânlarının camları ile kutlamalarını önerebiliriz.

Sendika ödeneğinin iptalini genel merkez sitelerinde yayınlanan basın açıklamalarında kendi haklılıklarını ispatlama çabasına girerek bu durumdan mağdur olanlar içinse iptal ettirdikleri 10 TL lik sendika ödeneğinin yerine 10 TL lik seyyanen zam istemeleri ise tam bir komedidir. Kestikleri kolu dikmeye çalışanların ne kadar aczi yet içinde oldukları kendi açıklamaları ile kendilerini ele vermektedir.

Sendika ödeneğini Anayasa Mahkemesine taşıyan partinin devletten hazine yardımı alarak siyaset yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Anayasa Mahkemesi kararına sevinen sendikanın ise Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) olması ise ilişkilerinin ilginçliğini düşündürücü bir şekilde ortaya koymaktadır. Ortaya çıkan bu durumun kendileri açısından sevinci ise bilinçaltlarında diğer iki memur sendikasının üyelerinin bu kararla istifa edeceği düşüncesinde olduklarını ve bu durumu bir psikolojik harbe dönüştürme çabası içine girdiklerini göstermektedir.

Sözde sivil toplum kuruluşu olan bu sendikaya, uzantıları olan siyasi partiye halkımızın 2007 yılında tokat gibi verdiği cevabın bir örneğini memurlarımız sendikalarından istifa etmeyerek ve çevrelerindeki sendika üyesi olmayan memurlarımızı da sendikalarına üye kazandırarak göstereceklerinden şüphemiz yoktur.

Sendikalarımız memurlarımızın geleceği açısından önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü Sendika;

– Demokratik idealleri olan insanların bir güç olmak ve yönlendiren bir yapılanmanın içinde bulunmaları gerekliliği,

– Devlet otoritesinin oto kontrol mekanizması olması,

– Toplumun yolsuzluklardan, kayırmacılıktan, kirlenmişliklerden ve yoksulluklardan kurtulmasını sağlayan anlayış olması,

– Kişi hak ve özgürlüklerinin, çalışanların emeklerinin, karşılığını almaları, üretimin verimli, rasyonel olmasının gerekliliği,

– “Ben haklıyım hakkımı versinler” beklentisi yerine “ Hak verilmez alınır” bilinciyle hareket etmenin önemi açısından,

– Yönetime baskı uygulamanın sürekliliği ancak sivil toplum örgütlerinin güçlü olması,

– Devletin muhatap olarak bireyleri değil örgütlü toplulukları almaları,

– Sendikal mücadelenin ekonomik, sosyal ve siyasal çıkarlarımızı korumanın bir amacı olması bakımından önemlidir.

Sendikalılaşmanın önemi yukarıda saydığımız maddelerden anlaşılmaktadır. Amacı memurlarımıza kazanım sağlamak olan memur sendikacılığının destekçisi olan yasaları iptal ettirerek memurlarımızın yeni kazanım elde etmelerinin önüne set çekenlerin hangi anlayış ile sendikacılık yaptıklarını anlamak mümkün değildir.

Sendikacılığın ne kadar önemli olduğunu ise İsveç Başbakanının “Çocuklarımızı okula yeni bilgiler alsın diye değil, bir sivil toplum örgütüne nasıl katılabilirim ve bu sivil toplum örgütü için ne yapabilirim bilincini geliştirsinler diye göndeririz” sözünden anlayabilmekteyiz.

Sendika ödeneğini Anayasa Mahkemesine götürerek devletin demokratikleşme, sivilleşme ve sendikalılaşmaya verdiği desteğe köstek olanlara soruyoruz:

“Devletin parası ile siyaset yapanlar neden devletin parası ile sendikacılık yapılmasından rahatsızlık duymaktadır?”

Saygılarımla…

Melih DURMAZ

Eğitim Bir Sen İstanbul 4 Nolu Şube

Teşkilat Sekreteri

(Eğitim Yönetimi ve Denetimi Yüks. Lis. Öğrencisi)

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir