DÖNER SERMAYE, 112 ACİL YARDIM İSTASYONLARI VE MESAİ SAATLER
Sağlık personellerine yapılan döner sermaye ödemeleri personel arasındaki adaletsizliği artırmış, iş huzurunu bozmuş ve geçen gün yapılan yeni adaletsizliklerle personeller arasındaki ek ödeme farklılıkları artmış, alttaki memur ile üstteki memur arasında 35 Kat fark olur hale gelmiştir.
Son yapılan değişiklerle 1. Basamakta yani toplum sağlığı merkezlerinde görev yapan hekim dışı personellerimizin döner sermayesi 110-150 TL arasında düşmüş hekim dışı sağlık çalışanları diğer kurumlarda çalışan memurlardan daha az maaş alır hale gelmişlerdir. Toplum sağlığı merkezlerindeki doktor arkadaşımızın ek ödemesi % 100 artırılmış ve doktor hemşireden beş kat fazla ek ödeme alır hale gelmiştir.
Özel işletmeye dönen hastanelerimizin pek çoğunda da hastane gelirlerinin düşmesinden ve hekim arkadaşlara ödenen döner sermaye oranlarının arttırılmasından dolayı hekim dışı sağlık personelinin aldığı oran düşmüştür.
Son toplu görüşmelerde ödenecek olan 80 TL’lik ek ödemenin sağlık personeline verilmemesiyle birlikte Türkiye’deki en mağdur memurlar Sağlık Bakanlığı çalışanları olmuştur. Pek çok ebe, hemşire, sağlık memuru, memur Sağlık Bakanlığından başka bir bakanlığa geçmek için yol aramaya başlamışlardır.
Yani döner sermaye ödemeleri personelin lehine olmaktan çıkmış, aleyhine olmaya başlamıştır. Anayasa mahkemesinin tam gün yasasına iptaliyle ilgili önerileri arasında personeller arasındaki ek ödeme adaletsizliğinin giderilmesi için çalışma yapılmasını istemesine rağmen halen bir çalışmanın yapılmaması ve adaletsizliğin artarak devam ettirilmesi düşündürücüdür.
İlimizdeki 1. Basamak çalışanlarının Türkiye’nin diğer illerinde çalışanlardan daha az ek ödeme aldığı bilinmesine rağmen, düzeltilmemesi de yine İzmir’de çalışanlara bir cezamıdır diye düşünmeden geçemiyoruz.
Sigara denetimine çıkan personellere diğer illerde artı puan verilerek ödeme yapılırken ilimizde böyle bir uygulama da yapılmamaktadır.
Tam gün yasasıyla doktorlarımızın ek ödemesinden emekli keseneği alınırken diğer personelin bu uygulamanın dışında tutulması ise personel arasındaki adaletsizliğin yöneticiler tarafından körüklenmesidir.
Bir diğer konu 112 Acil yardım istasyonlarında çalışan personellerimize yapılan baskı, eziyet ve kanun tanımamazlıktır.
112 İstasyonlarında çalışan hekim dışı personellerimizin pek çoğu 4-B’li Sözleşmeli olan personellerimizdir. Bu personellerimizin yaş ortalaması 23-24’dür yani bu personellerimiz yeni mezun genç arkadaşlarımızdan oluşmaktadır.
Bu arkadaşlarımız göreve başladıklarında önce ambulans kullanmaları, konusunda baskı yapılmış, -halen yapılmakta- ambulans kullanmayanlara fazla nöbet yazılmış, sözleşmelerini imzalamamakla tehdit edilmiş pek çoğu zorla ambulansa çıkartılmış, ve ilimizdeki 112 Ambulanslarının Kaza oranları %200 Oranında artmıştır. Bu kazalarda sadece Bergama ambulansında bir ölümlü kazamız meydana gelmiştir. Kaza yapan gençlerimiz ise kendi hallerine bırakılmış gerek maddi gerek manevi yönden çöküntü içerisine sürüklenmişlerdir.
Bizim talebimiz Paramedik ve ATT arkadaşlarımızın ambulans kullanmak görev tanımı içerisinde varise elbette kullanılsın. Ancak, yeterli eğitim verilerek bu arkadaşlarımızı aracın üzerine çıkaralım,
112 de çalışan 4-B li çalışan sağlık personellerimizin kadrolarının bulunduğu birimin dışında çalıştırılmamaları gerekirken, ilimizde ellerine hiçbir yazılı evrak verilmeden 190 No’lu Montrö ambulansı Foça’ya 280 Nolu Lozan ambulansı Mordoğan’a 275 Nolu Sağlık Müdürlüğü’de bulunması gereken ambulans ise Çeşmeye gönderilmektedir.
Ve bu ambulanslarda doktor ve paramedik olmamasından dolayı hastaya müdahale yetkileri de yoktur. Siz hizmet vermek mi istiyorsunuz? Yoksa sadece görüntü olsun mu istiyorsunuz?
Bir zamanlar ne işe yaradığı belli olmayan bisiklet ambulanslar, yine bu günlerde hasta almaya yetkisi olmayan bir adet mobil araç ortalıkta geziyor.
4-B li çalışanlarımızın çalışma Şartları ve şekillerini düzenleme yetkisini sadece bakanlar kuruluna aittir. Sağlık Bakanlığımızın yayınladığı genelgelerin hukuki dayanağı yoktur. Bundan dolayıdır ki, 4-B’li çalışan arkadaşlarımızı kadrolarının bulunduğu yerden başka bir yerde çalıştıramazsınız. Çalıştıracaksanız bunu yazılı olarak tebliğ ediniz. Bir gerekli girişimlerde bulunuruz.
2007’den beri ortada olmayan sanal 112 istasyonlarınıda (22 Nolu Buca) bir an önce oluşturun da sıkıntı olmasın.
Ve son olarak,
Sağlık Bakanlığının sağlık çalışanlarının mesai saatleriyle ilgili yayınladığı genelgeler. Tam gün yasasıyla birlikte 1980’den bu yana devam eden haksızlığın ortadan kalkmasıyla sevinen 350 Bin sağlık çalışanı sağlık bakanlığının 03.08.2010 ve 03.09.2010 Tarihlerinde yayınladığı mesai saatleriyle ilgili genelgelerle yeni bir huzursuzluğa sevk edilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun açık olmasına rağmen yani, “gerektiğinde amir memuru fazla çalıştırabilir, karşılığı ya ücrettir ya izindir”. Denilmesine rağmen ve yataklı tedavi kurumları işletme yönetmeliğinde, “yataklı tedavi kurumlarında hizmet kesintisiz verilir”. denmesine rağmen, Sağlık Bakanlığı maalesef ne yaptığını bilmeyerek, yada kasıtlı, karmaşık ifadelerle mesai saatlerini uzatma peşindedir.
Yataklı tedavi kurumlarında hizmet kesintisizdir. Bizim çalışanlarımızın pek çoğu öğle yemeğine gidememektedir ki, siz bir saatlik öğle tatilinden bahsetmektesiniz. Bir serviste tek başına nöbet tutan hemşireyi nasıl öğle tatili verirsiniz? Ameliyat hanedeki ameliyatta olan personele, yoğun bakımdaki personele, acillerde çalışan personele nasıl öğle tatili verebilirsiniz. Biri bize açıklasın bizde ikna olalım.
Sağlık Bakanımız Sayın Recep AKDAĞ, döneminizde yaptığınız uygulamalar personeller arasındaki iş barışını bozmuş adaletsiz, hukuksuz, kanun tanımaz uygulamalarınız tüm personeli canından bezdirmiş ve bezdirmeye devam ettirmektedir. Günlük değişen uygulamalarınız sağlık çalışanlarımızı özellikle hekim dışı çalışan sağlık çalışanlarımızı depresyona sürüklemektedir.
Biliniz ki, yaşanan olumsuzlukların vebali sizlerin boynundadır.
Ahmet DOĞRUYOL
Türk Sağlık Sen İzmir-1 Şube Başkanı
15.09.2010
