DÖNERSERMAYE ADALETSİZLİKLERİ, TAM GÜN YASASI (İzmir)
Her bir yanı adaletsizlikle dolu, neresinden tutulsa elde kalan döner sermaye sistemi sağlık çalışanları arasında huzursuzluğa neden olmakta, çalışma barışını bozmaya devam etmektedir.
Sağlık Bakanlığı’ndan bu sistemdeki adaletsizliklerin giderilmesi için defalarca girişimlerde bulunmamıza rağmen yetkiler taleplerimize kulak tıkamış, sağlık çalışanlarının feryadını görmezden gelmişlerdir.
Kendi bildiklerini okumayı en önemli yöneticilik marifeti sayan Bakanlık yetkilileri adaletsizlikleri daha da arttırmak için ellerinden gelenleri yapmaktadırlar. Son olarak Tam Gün Yasası ile döner sermayede yapılan adaletsizlik adeta çığırından çıkmıştır. Doktorlara döner sermayenin peşin ödenmesi ve emekliliğe yansıtılması sağlanırken, diğer tüm sağlık çalışanları bu haklardan mahrum bırakılmışlardır. Zorunlu mesleki sorumluluk sigortası sadece hekimlere getirilmiş, risklerle karşı karşıya kalan diğer sağlık çalışanlarını korumak akıllara gelmemiştir.
Bugün illerde döner sermayelerin geç ödenmesi nedeniyle çalışanlar mağdur edilirken, Birçok arkadaşımız emekliliği hak etmesine rağmen geçim derdi nedeniyle çalışmaya mecbur kalırken, emekliliğinde karşılayacağı kara günleri düşünürken doktorlara döner sermayeyi peşin ödenmesi ve emekliliğe yansıtılması gerçekleşirken 300 Bin sağlık çalışanının bu iyileştirmelerden yoksun bırakılması büyük bir adaletsizliktir.
Sağlık çalışanları döner sermayedeki adaletsizliklerin giderilmesini beklerken Bakanlığın ısrarla adaletsizliği artırmak istemesi ve hekim dışı sağlık personelini görmezden gelmesi kabul edilemezdir. Doktorlardan başka sağlık çalışanı yokmuş gibi davranmak sorumsuzluğunu gösterenler elbette bunun hesabını vereceklerdir. Sağlık çalışanları arasında ayrım yaparak huzuru bozanlar Türkiye’nin sağlık sistemine en ciddi zararı verenlerdir.
Ayrıca Türkiye’de aile hekimliği sistemine 2010 yılı sonuna kadar tüm illerde geçilecektir. Fakat aile hekimliği sisteminde toplum sağlığı merkezlerinde görev yapan arkadaşlarımızın döner sermayeleri daha önceleri görev yaptıkları yerlerle karşılaştırıldığında ciddi bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Bu konuda bir yönetmelik değişikliği yapılmış ama sadece doktorların döner sermayeleri arttırılarak adaletsizlik buraya da taşınmıştır. Yani Bakanlık yanlışta ısrar etmeye, doğruyu ve çalışanı memnun edecek düzenlemeyi görmemeye devam etmektedir
Burada bir çift sözde Tam Gün Yasası çıkmadan önce sağlık çalışanlarına zam yapılacak, bakanla görüştük herkesin döner sermayesi artacak diye açıklamalar yapan, sağlık çalışanlarını umutlandıran fakat tüm söyledikleri boş çıkınca, ortalarda görünmeyen sözde sendikaya söylemek lazımdır. Çalışanın sorununu gidermekten çok iktidarın talimatını yerine getirmek için uğraşan, siyaset ve bürokrasi ile hormonlu olarak büyüyenler yüzünden çalışanların mağdur olmaktadırlar.
Çalışanlar beklentilerini istismar edenleri iyi not etmelidirler. Burada bir örnek vererek durumu daha net biçimde açıklamak istiyorum. Döner sermayede aylık mahsuplaşmayı geçen sene toplu görüşmede çözdüklerini iddia etmişlerdi. Bunlar döner sermayelerini alamayan, eksik alan veya döner sermaye geliri düşük olan yaklaşık 150 bin sağlık çalışanının bundan sonra her ay döner sermaye alabileceklerini açıklamışlardı. Fakat bir sene geçti ama çözülen hiçbir şey yok. Ne aylık mahsuplaşma var. Ne de izin ve raporlarda döner sermaye ödemesi. Yetkili sendikayım diye ortalıkta kasılarak dolaşacağınıza hükümetin referandumda evet kampanyası için her türlü desteği vereceğinize sağlık personelinin sorunlarına kulak verin Sağlık çalışanları bunları iyi not etmeli, beklentilerini istismar edenleri iyi tanımalıdır. Kimin neye hizmet ettiğini, kimin çalışanın hakkını savunduğunu görmelidirler.
Türk Sağlık-Sen olarak Sağlık Bakanlığı’na bir çağrıda bulunuyoruz. Gelin bu adaletsizliklere bir son verin. 300 bin sağlık çalışanının mağduriyetini giderin. Tüm sağlık çalışanlarının döner sermayelerini peşin ödeyin, emekliliğe yansıtın. İzin ve raporlarda kesinti yapmayın.
Bunun için Anayasa Mahkemesi de Sağlık Bakanlığı’na bir düzenleme yapma fırsatı sunmuştur. Tam günde döner sermaye ile ilgili hükümler iptal edilmiş fakat Anayasa Mahkemesi hukuki boşluk oluşmasın diye bu iptali 9 ay sonraya yani Nisan 2011’e ertelemiştir. Bakanlığa bu zamana kadar döner sermaye ile ilgili yeni bir düzenleme yapın demiştir. Yapılacak bu yasal düzenlemede 300 bin sağlık çalışanının da talebi göz önüne alınmalıdır. Döner sermayeler herkese peşin ödenmeli, emekliliğe yansıtılmalıdır. Aylık mahsuplaşmada hayata geçirilmelidir. Düşük döner sermaye alan toplum sağlığı merkezlerinde çalışanlarında döner sermayesi arttırılmalıdır.
Türk Sağlık-Sen olarak bu sorun çözülene kadar mücadeleye devam edeceğiz. Sağlık çalışanlarının haklarını almaları için eylemler yapacak, girişimlerde bulunacağız. Tüm gücümüzle çalışanlar için uğraşacağız.
Yapılan değişiklikle Toplum Sağlığı Merkezlerinde görev yapan aile hekimlerinin döner sermaye ödemelerinde iyileştirmeler yapılmıştır. Eğitim ve araştırma hastanelerinde görev yapan klinik şefi, klinik şef yardımcısı, başasistan ve uzmanların döner sermaye ödemelerinde artış sağlandı.
Bu artışlar yapılırken hekimler dışındaki sağlık çalışanları üvey evlat muamelesi görmüş ve döner sermayelerinde herhangi bir artış yapılmamıştır. Özellikle aile hekimliği sistemine geçilmesi ile birlikte toplum sağlığı toplum sağlığı merkezlerinde çalışmaya başlayan arkadaşlarımızın döner sermayelerinde önemli bir düşüş meydana gelmiştir. Aile hekimliğine geçmeden önce 750 TL döner sermaye alan bir çevre sağlığı teknisyeninin döner sermayesi 350 TL’ye, Hizmetlinin döner sermayesi 350 TL’den 280’e, hemşirenin 620 TL’den 410 TL’ye Ebenin ise 600 TL’den 400’e inmiştir. Bu örnekler çalışanların nasıl mağdur edildiğini anlatmaya yeterlidir.
Bakanlığın uyguladığı aile hekimliği sisteminde görev yapan arkadaşlarımızın hastanelerde ve il sağlık müdürlüğünde çalışanlardan daha az döner sermayeye mahkum edilmeleri Anayasanın ”Eşit işe eşit ücret”, ”Sosyal hukuk devleti” ve ”Kanun önünde eşitlik’ ilkelerine de aykırıdır.
Hem Anayasaya, hem çalışan hakkına aykırı olan bu duruma yol açanlar ise bunu düzeltecekleri yerde döner sermaye yönetmeliğinde yaptıkları değişikliklerle adaletsizliği arttırmanın peşinde olmaları son derece vahimdir.
Türk sağlık-Sen olarak yaşanan bu süreç adeta bir ibret vesikasıdır. Çalışanını mağdur etmek için elinden geleni yapmaya çalışan bir bakanlığın olması hazindir.
Bakanlığa buradan sesleniyor ve yanlıştan vazgeçmeye çağırıyoruz. Adaletli olun, çalışanın hakkını verin diyoruz.
Türk Sağlık-Sen olarak Toplum Sağlığı Merkezlerinde çalışanlar için dilekçe kampanyası başlatmıştık. Kampanyamızla birlikte binlerce dilekçe Sağlık Bakanlığına ulaşmıştır. Bakanlık bu dilekçelerde yer alan döner sermayelerin artırılması talebini yerine getirmeli, çalışanların mağduriyetine bir son vermelidir.
Türk Sağlık-Sen olarak bu sorun çözülene kadar mücadeleye devam edeceğiz. Toplum Sağlığı merkezlerinde çalışanların haklarını almaları için elimizden geleni yapacağız.
23.08.2010
Ahmet DOĞRUYOL
TÜRK SAĞLIKSEN İZMİR-1 ŞUBE BAŞKANI
