Anasayfa / Basın Açıklamaları / Eğitim Sen Olarak Çocuklarımızın Başörtüsü Tartışmalarıyla “İstismar” Edilmelerine İzin Vermeyeceğiz!

Eğitim Sen Olarak Çocuklarımızın Başörtüsü Tartışmalarıyla “İstismar” Edilmelerine İzin Vermeyeceğiz!

Çocuklarımızın gelişim süreçlerinde aile, çevre ve toplum değerlerinin oynadığı rolün etkisi elbette azımsanmayacak düzeydedir. İçine doğulan toplumsal, kültürel ve siyasal değerler kümesinde çocuklarımız kendi benliklerini kazanmaya başlamaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki çocuk, ailenin üzerinde her türlü tasarrufu kullanabileceği bir konumda değildir. Ailesinin, toplumun ya da devletin dayattığı değerlere karşı çocuğun kendi benliğini yapılandırması açısından eleştirel yaklaşabilmenin ilk adımı okullarda verilen eğitimle birlikte gerçekleşmektedir.

Okullar nasıl yurttaş yetiştirilmek istendiği sorusuna verilebilecek somut cevapları bünyesinde barındıran kurumlardır. Bu sebepledir ki çocuklarımızın kişisel gelişimlerine birçok etkide bulunmaktadır. Dolayısıyla bu kurumların demokratik bir eğitim hizmeti vermeleri amaçlandığında bu hizmetin örgütlenmesi sürecinin her aşaması demokratik değerlerle oluşturulmalıdır. Evrensel, bilimsel ve demokratik ilkeler çerçevesinde örgütlenmiş bir eğitim hizmeti çocuklarımızın içinde bulundukları toplumsal, ekonomik, kültürel, siyasal değerler ile daha evrensel değerleri karşılaştırma ve tanıma imkanı bulabilmeleri açısından büyük öneme sahiptir.
Son günlerde ilköğretimdeki öğrencilerimizin başörtüsü ile okula girebilmeleri üzerinden gerçekleştirilen tartışmalar son derece ciddi sorunları da beraberinde getirmektedir. Henüz reşit olmamış çocuklarımızın üzerinde oluşturulan ve aile, toplum ve devlet işbirliği üzerinden genişletilen dini değerlerin ve sembollerin taşıyıcılığı baskısı kabul edilemezdir. Daha açık ifade etmek gerekirse 20 yaşındaki bireyle 8 ya da 12 yaşındaki bir çocuğun iradesi ile yükümlülük altına gireceği sorumluluklar birbirinden çok farklı sonuçlar doğuracağından reşit olmamış bireyin bu kapsamda korumaya alınması hukuken de bir zorunluluktur.
Demokrasinin en temel ilkesi azınlığın çoğunluk içinde erimeden kendisini ifade edebilmesi olanaklarından eşitçe yararlanabileceği imkanların sunulmasıdır. Demokratik, bilimsel ve laik eğitimin amacı da çocuklarımızı ve geleceklerini kuşatma altına almak değil, aksine gelecekleri üzerinde daha geniş bir perspektiften bakarak, baskı altında kalmadan kendi kararlarını alabilmenin imkanlarını sağlamaktır. Bu nedenle bilimsel, laik ve evrensel ilkelerle kuşatılmış bir eğitim sistemi, bireye ona dayatılan değerlere karşı bir özerklik kazandırılmasının ilk koşuludur. Bu yüzden çocuklarımız daha kişisel gelişimlerini tamamlamadan ailelerinin değerlerine mahkum edilmemelidir. Kaldı ki kişisel gelişimlerini tamamlayabilmeleri açısından tahakküm altına alınmaktan ziyade daha özgür bir yapı içerisinde bu süreci tamamlamaları gerekmektedir.
İlköğretim ve ortaöğretimde başörtüsünün serbestliği tartışmalarında göz ardı edilmemesi gereken önemli bir nokta da zorunlu din dersi uygulamasıdır. Bu uygulama ile bir dinin belirli bir mezhebinin öğretilerinin çocuklarımıza dayatılması kabul edilemezken, çocuklarımızı dini sembollerin taşıyıcıları haline getirerek tartışmayı buraya sıkıştırmak ve onların üzerindeki baskının yetişkinlerce meşrulaştırılması çabaları da aynı şekilde kabul edilemezdir.
Eğitim Sen olarak herkesin kamusal, parasız, demokratik, bilimsel ve laik bir eğitim hizmetinden eşit ve özgürce yararlanabilmesi mücadelemizi dün olduğu gibi bugün de kararlılıkla verdiğimiz bilinmelidir. Başörtülü üniversite öğrencilerinin eğitim hakkının engellenmesine karşı olduğumuz kadar başörtüsü ile çocuklarımız üzerindeki istismarın derinleşmesine asla izin vermeyeceğiz.
Göksel Rıza Özkan
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde dönem Sözcüsü

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir