Anasayfa / Basın Açıklamaları / FEN EDEBİYAT FAKÜLTELERİ MAĞDUR EDİLMESİN

FEN EDEBİYAT FAKÜLTELERİ MAĞDUR EDİLMESİN

YÖK Yürütme Kurulu 27.08.2009 tarihinde aldığı bir kararla İstanbul, Marmara, Atatürk ve Uludağ Üniversitelerindeki Fen-Edebiyat, Edebiyat ve Fen Fakültelerinde öğrenim gören öğrencilere lisans eğitimi sırasında isteyenlerin Pedagojik formasyon derslerini alma imkânı tanımıştı. Sendika olarak bunun yeterli olmadığını bu hakkın bütün Fen-Edebiyatlara verilmesi gerektiğini ayrıca Güzel Sanatlar Fakülteleri, Konservatuar, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulları ve İlahiyat Fakültelerine de bu hakkın tanınmasını istemiştik. Gelinen noktada, öğrencilerine Pedagojik formasyon vermek isteyen üniversitelerin taleplerini YÖK’ün geri çevirmediği anlaşılmaktadır. Bu 28 Şubat’ın getirdiği olumsuzlukları giderme açısından önemli bir adımdır.

Ancak bu olumlu girişimden rahatsız olan bazı çevreler Danıştay’a başvurarak YÖK’ün Fen ve Edebiyat ve İlahiyat Fakülteleri ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okullarının öğrencilerine Pedagojik formasyon dersleri vermesinin iptalini istediler. Danıştay Sekizinci Dairesi de konu ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdiği, internet sitelerine düşen haberlerden anlaşılmaktadır. Yürütmeyi durdurma gerekçesinin ne olduğu, karar yayınlanmadığı için tam olarak bilinmemektedir. Bir sendikanın (KESK’e bağlı Eğitim-Sen) basın açıklamasında yer alan bilgilere göre; “YÖK Genel Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığını devre dışı bırakarak Eğitim Fakülteleri Ortaöğretim Alan Öğretmenlikleri ile Fen-Edebiyat ve İlahiyat Fakültelerinin eşdeğer sayılmasına kapı açarak 2547 Sayılı Kanuna aykırılık oluşturulmuştur. Öyle ki, Fen Edebiyat ve İlahiyat Fakültelerinin herhangi bir bölümünü bitirenlere öğretmen olma olanağının tanınmasının, öğretmenliğin bir uzmanlık mesleği olma özelliğini ortadan kaldıracağı ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu açıktır” denilmekte ve “Danıştay ilgili dairesi tarafından bu gerekçeler haklı bulunarak yürütme durdurulmuştur. Bu kararla birlikte Fen-Edebiyat Fakültelerinde 4 yıllık lisans eğitimi sırasında pedagojik formasyon eğitimi alanlara öğretmen olarak atanma olanağının tanınmasından kaynaklı eşitsizlik”in giderildiği ileri sürülmektedir. Ayrıca “Buradaki temel sorun, öğretmen yetiştirmek için kurulan Eğitim Fakültelerinde 5 yıl boyunca Ortaöğretim Alan Öğretmenliği eğitimi alan kişilerle 4 yıllık Fen-Edebiyat Fakültelerinde okurken pedagojik formasyon eğitimi alan kişilerin aynı statüye getirmeleri ve eşitsizlik yaratılmasıdır. Danıştay 8.Daire de gerekçeli kararında bu eşitsizliğin altını çizdiği” ifade edilmektedir.
Ortaöğretim Alan Öğretmenliği için Eğitim Fakültelerinin öğrencilerinin 5 yıl ve Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin 4 yıl okuması bir eşitsizlik olduğu doğrudur. YÖK’ün bu eşitsizliği görmemesi büyük bir eksikliktir. Bu eşitsizliğin bir an önce giderilmesi gerekmektedir.
Ancak iddia edildiği gibi, öğretmen olma hakkı yalnız Eğitim Fakültelerine ait bir hak değildir. Bu hak aynı zamanda Fen, Edebiyat, Dil-Tarih-Coğrafya, İlahiyat, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okullarının da hakkıdır. Bu hak 28 Şubat sürecinde Edebiyat, Fen, Dil-Tarih-Coğrafya, Fen-Edebiyat ve İlahiyat Fakültelerinden kanuni bir düzenleme yapılmadan dönemin YÖK Başkanı tarafından öğretim üyelerinin bütün uyarılarına rağmen sözlü emirlerle alınmıştır. Eğitim Fakültelerinin yeni yapılandırılması adıyla Eğitim Fakültelerinin içi boşatılmıştır.
Sonra Eğitim Fakültelerinin Ortaöğretim Alan Öğretmenliği bölümünde eğitim gören öğrencilerin bütün alan dersleri Fen ve Edebiyat Fakültesi öğretim üyeleri tarafından verilmektedir. Yine Eğitim Fakültelerinin ilgili bölüm öğrencileri; 3,5 yıl Fen-Edebiyat Fakültelerinde, 1,5 yılda da staj dâhil olmak üzere pedagojik formasyon derslerini Eğitim Fakültelerinde alarak mezun olmaktadırlar.
Fen Edebiyat Fakülteleri öğrencileri Eğitim Fakültesi öğrencilerinden yarım dönem daha fazla alan dersleri öğrenim görmelerine rağmen öğretmen olamamaları büyük bir haksızlıktır. Bu haksızlığın ortadan kaldırılması bir zorunluluktur.
Öğretmenliğin bir uzmanlık alanı olduğu doğrudur. Ancak daha fazla alan dersi görüp başarılı olanların öğretmen olamaması gibi bir gariplik dünyanın hiçbir yerinde bulunmamaktadır.
YÖK’ün Milli Eğitim Bakanlığına danışmadan Fen-Edebiyat öğrencilerine pedagojik formasyon alma hakkı verdiği doğru değildir. Bu teklif yıllarca Milli Eğitim Bakanları tarafından yapıla gelmiştir. Böyle bir kararın alınmasında Fen-Edebiyat ve Eğitim Fakültelerinin dekanları veya bu dekanların görevlendirdikleri sahanın uzmanlarının büyük bir etkisi olmuştur. Ayrıca konu YÖK’ün Eğitim Komisyonunda karara bağlandıktan sona, YÖK Genel Kurulunun ve daha sonrada YÖK Yürütme Kurulunun onayına sunulmuştur.
Aynı dersi gören ve bu dersi aynı öğretim üyesinden alan Eğitim Fakültesi öğrencileri öğretmen olma hakkını alırken, Fen ve Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin öğretmenlik hakkının ellerinden alınması büyük bir zulümdür. Bu zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırmak her aydının asli görevidir.
Din Bilgisi derslerini İlahiyat Fakültesi mezunları veremeyecekse kim verecek? Böyle bir mantıksızlık olur mu? İlahiyat Fakültelerini yok etmek için tezgâhlanan oyunları bozmak bir zarurettir.
Din Bilgisi ve Ahlak Dersi öğretmeni olacak olanların derslerini İlahiyat Fakültesi öğretim üyeleri verecek ama aynı eğitimi daha fazlası ile aynı hocalardan alan İlahiyat Fakültesi öğrencileri öğretmen olamayacak. Bu çelişki değil de nedir?
YÖK bu konulara acilen müdahale ederek kalıcı bir çözüm bulması gerekmektedir. YÖK’ün çözüm getirmemesi Edebiyat, Fen, İlahiyat vb. Fakülteleri işlevsiz hale getirecektir.
Eskiden olduğu gibi Orta Öğretim Alan Öğretmeni (Lise Öğretmeni) yetiştirme hakkı tamamen Edebiyat, Fen ve Teknoloji Fakültelerine verilmelidir. Eğitim fakültelerinin genel isteği de bu doğrultudadır. Yine İlahiyat Fakültelerinin elinden Din Dersi Öğretmeni yetiştirme hakkı alınmamalıdır.
YÖK’ten laf ve bahane değil kalıcı çözüm istiyoruz.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı
Yrd.Doç.Dr. M. Hanefi BOSTAN

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir