Genel Başkan Sami Evren’in 2009 Yılı Performans Planına İlişkin Basın Açıklaması
Basında geniş bir şekilde yer alan Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının “2009 Yılı Performans Programı” siyasi iktidarın Kamu Personel Reformu adı altında kamuda çalışan emekçilerin kazanılmış haklarını ellerinden almaya yönelik kapsamlı bir planın parçasıdır. Siyasi iktidarın ilk kez 2003 yılının Ocak ayında Acil Eylem Planıyla gündeme getirdiği yaklaşım her yıl olduğu gibi bu yıl da yeniden kamuoyunun gündemine getirilmiştir. Bunun nedeni konuyla ilgili rahatsızlığı emekçiler tarafından iyi bilinen IMF’in bu yöndeki talepleridir.
İktidar kamuda güvencesizliği yaygınlaştırma ve neo-liberal esnek üretim modeline uygun olarak esnek çalışma düzenine geçme konusunda küresel sermaye ile ortak bir yaklaşıma sahiptir. Nitekim bütünsel bir yasal düzenlemeyle ulaşamadığı bu hedefe uygun kısmi adımları geçtiğimiz yıllarda atmış; kamuda güvencesiz çalışmayı teşvik eden sözleşmeli personel alımı, performansa dayalı terfi ve ücretlendirme politikaları ve taşeronlaştırma uygulamalarını hayata geçirmiştir.
Bu uygulamaların çalışma barışını bozduğu, çalışanların motivasyonunu ve verimliliğini azalttığı, kamu hizmetlerinin kalitesini düşürdüğü uygulamalarla kanıtlanmışken, siyasi iktidarın kendisine IMF ve küresel sermaye çevrelerinin dayattığı bu yaklaşımda ısrarcı olması kabul edilemez.
Küresel krizle birlikte 1 milyonu aşan emekçinin işini yitirmesi iş güvencesi’nin emekçiler açısından ne denli önemli olduğunun en somut göstergesidir. Kamuda iş güvencesinden yoksun olarak çalıştırılan 4b, 4c benzeri statülerle esnek çalışmaya zorlanan sözleşmeli emekçilerin sorunları ortadadır. Performansa dayalı ücret ve terfi politikalarının nasıl bir partizanlığa ve siyasi kayırmacılığa yol açtığı kamuoyunca bilinmektedir. Taşeronlaştırma uygulamaları ise yandaş sermaye çevrelerinin kasalarını doldurmaktan başka bir işe yaramamıştır. Üstelik bu uygulamalar verilen kamusal hizmetin kalitesine olumsuz bir biçimde yansımıştır.
Hâl böyleyken siyasi iktidarın yanlışta ısrarcı olması, geçersizliği son krizle kanıtlanmış olan neo-liberal yaklaşımı terk etmemekte direnmesi, emekçi düşmanı tutumunda inad etmesi kabul edilemez.
Siyasi iktidar, başarısızlığı kanıtlanmış ve sonuçları herkes için yıkım olan bu yaklaşımı terk etmeli, kamu emekçilerinin kazanılmış haklarına el uzatmaktan vaz geçmelidir.
IMF dayatması politikalarla kamusal alanı tahrip etmeye son vermeli başta grevli toplu sözleşme hakkı olmak üzere kamu emekçilerinin haklarını gasp etmeyi bırakmalıdır.
Şu ana kadar sürdürülen uygulamalar bırakılmalı, sözleşmeli kamu emekçileri kadroya alınmalı, taşeronlaştırma uygulamasına son verilmelidir.
Siyasi iktidar girdiği bu yolda bütün bu gerçeklere rağmen ısrar edecekse bilmelidir ki, kamu emekçileri buna izin vermeyecektir.
Kaynak:Kesk
