Anasayfa / Basın Açıklamaları / HÜKÜMET, MEMUR MAAŞLARINI ÇARPITMAKTADIR

HÜKÜMET, MEMUR MAAŞLARINI ÇARPITMAKTADIR

Her yıl ocak ve temmuz aylarında, memur maaşlarına yapılacak zam oranları ve oluşacak yeni maaş miktarları günlerce medya araçlarında ve internet sayfalarında tablolarla ilan edilir. Birkaç yıldır neredeyse bir dejavuya dönüşen bu süreç aşağı yukarı şöyle bir seyir takip eder: Toplu görüşmeler öncesinde, Hükümet kanadından yetkili bir ağızdan “Bu yıl memurları tatmin edecek bir maaş artışı öngörmekteyiz. Bütçe olanakları dâhilinde memurlarımızın yüzünü güldürecek bir zam oranı belirleyeceğiz.” sözlerini işitmekteyiz. Bundan cesaret alan konfederasyon ve sendikalar da ciddi artışlar getiren yüzdelik zam oranları telaffuz edip özlük haklarında da iyileştirmeler istemektedirler. Ancak toplu görüşmelere gelindiğinde hükümet cephesinden gelen arz, memur kesiminin talebinin çok altında kalmaktadır. Hükümet ve sendikalar arasında geçen hararetli tartışmaların ardından uzlaştırma kurullarına havale edilen ve nihayetinde yine hükümetin istediği şekilde sonuçlanan bir süreç yaşanır. % 2,5 – 3 arası altı aylık zam oranları belirlenir ve son yıllarda gelenekselleşen “enflasyon farkının yılın ikinci yarısında verilmesi hususu” da karara bağlanır.

Hükümet yetkililerinin en başta yaptıkları (gerçekleşmesini istemedikleri) olumlu açıklamalar popülist ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki söylemlerden ibaret kalır. Aslında bu yaklaşım, psikolojik bir etkiden yararlanma çabasıdır. Çünkü olumlu beklenti oluşturan ilk açıklamalar “Biz, sizin refah düzeyinizin artmasını istiyoruz” mesajını verirken, sürecin sonundaki tavırdan ise “Ne yapalım, ülkemizin gerçekleri bunlar; bu ülkenin memuru da, ekonomik sıkıntılarımıza ortak olsun” anlamı çıkmaktadır. Her iki durumu da kendi lehine işletmeyi başaran hükümet, seçimlerde oy kullanacak vatandaşlarının gözünde kahramanlaşmaktadır.

Maaşlara yapılan zam oranları ve maaş miktarlarının kesinleşmesinin ardından basına yansıtılan rakamlar ise gerçekçilikten uzak ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik miktarlardan ibarettir. Memurlar ne kadar maaş alacağını elbette ki bilmektedir. Hükümetin bu tavrı memurlar dışında kalan kesimleri aldatmaya yöneliktir. Örneğin; 1.350 TL civarında maaş alacak bir öğretmenin alacağı miktar demogojik hesaplamalarla 1.550 TL gibi bir rakamla kamuoyuna yansıtılmaktadır. Asgari ücretin 600 lira bile olamadığı bu ülkede halk, 1.550 TL maaşı beğenmeyen memuru da eleştirecek ve hükümetin ne kadar iyi niyetli olduğu (!) bir kere daha ispat edilmiş olacaktır.

Memurun ekonomik iyileştirmeler bekleyen tavrı, kamuoyu desteğiyle kırılmış olacak ve direnen konfederasyon ve sendikalar adeta “servet avcısı kurnazlar” olarak gösterilecektir. Memur örgütlerine olan güvenin halk nezdinde eritilmesi, hükümete başka boyutlarda da fayda sağlayacaktır. Hükümetin icraatlarını eleştiren ya da özlük haklarında iyileştirme isteyen memur örgütlenmelerine karşı halk desteği sağlanarak psikolojik bir savaş kazanılmış olacaktır ve partizancılıktan uzak muhalif kesimler de susturulacaktır.

Bu söylediklerimizin en güzel ispatı memur maaşlarıyla ilgili internet haberlerine yapılan okuyucu yorumlarıdır. İşte o yorumlardan bazıları:

Memura şu imajın biçilmesine yol açılmaktadır:

– İş yapmayan

– Bol para alan

– Açgözlü, bencil

– Haline şükretmeyen, inanç yoksunu

– Türkiye’nin gelişmesine ayak bağı olan asalak

2010 yılı Temmuz ayı itibariyle Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı memur maaşlarına ilişkin yorumlar şöyledir:

9/2 öğretmenin maaşı eskiden 1496 liraymış şimdi 1550 lira olmuş gibi gösteriliyor. Oysa 9/2 öğretmenin maaşı 1330 lira civarındaydı, şimdi de yüzde 2.5 zam ile beraber olsa olsa 1360 lira falan olacaktır. 15 senelik 4/2 derecesindeki öğretmenler bile 1496 lira maaş almıyor. Maliye Bakanlığı tarafından ilan edilen 9/2 öğretmen göreve yeni başlamıştır 22 ya da 23 yaşındadır ve evli değildir, çocuk yardımı da almıyordur. maliye bakanlığı bu rakamları basın yayın kuruluşlarına açıklarken altına bir yıldız koyup kimsenin okuyamayacağı kadar küçük bir yazı puntosuyla (bankalar bu tarz hileyi hurdayı iyi bilir bankalardan öğrensinler) ”bu rakamlar evli, eşi çalışmayan eş yardımı alan ve 2 çocuk sahibi memurların aldığı ücretlerdir, ev sahipleri bu rakamları gerçek sanıp memurlardan kiraya zam yapmalarını istemesinler” diye yazmalıydı.

Sağlık personelinin maşına döner sermaye eklenmediği bildirilmiş ama döner sermaye aldığı için ek tazminat almadığı bildirilmemiştir. Sağlıkta 1/4 dereceyle çalışan memurum maaşım 1050 lira oysa Maliye Bakanlığı Listesinde 1299 yazılmış. Döner sermaye de eklense aldığımdan çok fazla oluyor. Nedense hep fazla yazılıyor.

Çalışmalar memurun aleyhineyse çabuk olun lehineyse savsaklayın zihniyeti ne zaman sona erecek? Ayrıca vereceğinizi söylediğiniz şu enflasyon farkı yılın ilk altı aylık dönemindeki ek ders ücretlerimize de yansımalı değil mi? %20lik dilime girdik vereceğiniz zammı o aldı götürdü. Aylık benden giden 100TL. nin üzerinde bu da Aralık ayına kadar 600TL. den fazla eder.

Neymiş 9/2 öğretmen 1496 lira alıyormuş da zamlı olarak 1550 lira alacakmış. Ayıptır vallahi. 4/3 öğretmenim 1430 lira alıyorum. Diyeceksiniz ki aile ve çocuk yardımları falan da var bu maaşta. Kardeşim göreve yeni başlayan, evli, eşi çalışmayan, 2 çocuklu bir öğretmen var mı bu memlekette? Gerçek şu ki öğretmen Maliye’nin listesinde yazan memurlar arasında sadece hizmetlisinden yüksek maaş alabiliyor bu ülkede. Ne yazık ki öğretmene ve eğitime verilen değer bu kadar.

Öğretmen 9/2 Haziran 1.496 Temmuz 1.550 TL. rakamlarına takıldım. Benim eşim 7. derecede öğretmen. Lakin aldığı maaşla bu rakamların alakası bile yok. Ya muhasebat.gov.tr de ki bordro yalan söylüyor, Ya MEB yalan söylüyor ya da okuldaki hizmetli yalan söylüyor.

—————————————————————————————————————–

Yukarıdaki çarpıcı örneklerin yanında, dikkatlerden kaçırılan bazı noktalara da değinelim:

1- AK Parti iktidarının ilk yıllarına kadar süren bir uygulama vardı: Katma Değer Vergilerini gösteren fişler çalışan ve emeklilerce toplanarak kurumlara iletilir ve yıl boyunca vatandaşın cebinden çıkan bu vergi miktarları bir sonraki yılda vatandaşa taksitler halinde iade edilirdi. 2006 yılından beri bu uygulamaya son verilmiş ve geri ödenecek katma değer miktarları, yaklaşık bir hesaplamayla maaşlara yansıtılmıştır. Zaten verilecek bir para, maaş artışı gibi gösterilmiştir.

2- Son yıllarda maaşlara yansıtılan bir başka kalem de, çalışanların emeklilikte hak edecekleri ikramiyenin bir kısmıdır. Bu para da memura maaş artışı gibi gösterilmiştir.

(Bu iki hususta, memur maaşları suni olarak şişirilmiş; ancak devlet ek giderin altına sokulmamıştır.)

3- Memurların birçoğunun (özellikle ek ders ücreti gibi maaş dışı geliri olanlar) maaşlarına uygulanan vergi oranı, haziran-temmuz aylarından itibaren artmaktadır; çünkü yıl içinde kazandıkları toplam gelirleri, üst vergi dilimine tabi olmalarını gerektirmektedir. Bu sebeple yılın ikinci yarısındaki maaş artılarının ardından pek çok memurun maaşında düşüş olmaktadır. Yılın ikinci yarısında sağlanacak memur maaşlarındaki artışın yerine, memur maaşlarına uygulanan vergilerin düşürülmesi daha iyi niyetli bir uygulama olacaktır.

4- Hükümet yetkilileri Türkiye Ekonomisinin yüzde 11,7 oranında büyüdüğünü iddia etmektedir. Her bahaneyle memurundan kısıntıya giden iktidarın bu büyümeden kaynaklı refah payını da çalışanlarına dağıtması gerekmektedir.

SONUÇ OLARAK;

– Memur maaşlarındaki artış ve oluşan yeni maaş miktarları, çarpıtılmadan kamuoyuna sunulmalıdır.

– Devletin memurunu, vatandaş nazarında kötü göstererek popülist amaçlar ve siyasal rantlar peşinde koşulmamalıdır.

– Memurların refah düzeyini artırmanın; hükümetin bir lüksü değil, devletin vatandaşına karşı bir sorumluluğu olduğu bilinmelidir.

– Memur maaş zammı gerçek enflasyon artı büyüme payı olarak hesaplanmalı ve en az %15 olarak takdir edilmelidir.

Kamuoyuna saygıyla arz olunur.

ANADOLU EĞİTİM SENDİKASI

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir