Anasayfa / Basın Açıklamaları / KESK ÜLTİMATON VERDİ, HÜKÜMET SANDIĞI GÖSTERDİ !!!

KESK ÜLTİMATON VERDİ, HÜKÜMET SANDIĞI GÖSTERDİ !!!

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak 15 Ağustos’ta başlayan görüşmelere katılacak konfederasyonları kamu emekçilerine yakışır bir tavır almaya ve duruş sergilemeye davet ettiğimiz 13 Ağustos tarihli basın açıklamamızdan bu yana geçen sadece iki gün içerisinde kaygı ve endişelerimizde ne derece haklı olduğumuzu ortaya koyan gelişmeler yaşanmıştır. Görünen odur ki; kamu emekçileri adına görüşmelere katılmış olan bazı konfederasyonlar kamu emekçilerinin kendilerinden beklediği tavır ve duruşu iki gün dahi taşıyamamışlar ve geçmiş sekiz toplu görüşmede olduğu gibi dokuzuncuda da “oyun aynı, sonuç aynı, oyuncular aynı sadece zaman zaman roller değişik” şeklindeki tahlilimizi haklı çıkarmışlardır.
Son yılların bu en görkemli tiyatro gösterisinde hükümetle bir araya gelen konfederasyonlardan KESK’in; hükümetin görüşmeleri iki ay erteleme ve 12 Eylül’de yapılacak referandum oylamasından “evet” çıktığı taktirde görüşmelere toplu sözleşme görüşmeleri olarak devam edilmesi şeklindeki
en hafif tabiri ile ciddiyetten yoksun teklifini değerlendirmeye alarak, referandum sonucuna bağlı kalınmadan 15 Ekim’de toplu sözleşme yapılmasını istediği ve böylelikle siyasi iktidarın ciddiyetsiz ve ahlaki olmayan teklifini dolaylı olarak kabul ettiği yazılı ve görsel basına yansımıştır. Bu açıkça referandumda kamu emekçilerini “Evet” demeye çağırmaktır!
Referandumda “hayır” çıkması halinde emekçilerin hakları konusunda hükümeti toplu sözleşme görüşmelerine zorlama adına KESK’in doğrudan ya da dolaylı etki yaratacak herhangi bir düşüncesi ya da yöntemi var mıdır?
Referandum sonucu “evet” çıksa dahi, KESK’in hükümeti toplu sözleşme noktasında zorlayacak herhangi bir düşüncesi ya da planı mevcut mudur?
Dahası KESK’in siyasi iktidarın toplu sözleşme masasına oturacağına olan bu sonsuz ve büyük güveni nereden ama nereden kaynaklanmaktadır?
Bu yıl dokuzuncusu yapılan toplu görüşmeler 15 Ağustos’ta başlamıştır. “Bizim için esas olan toplu sözleşme ama hükümet hazır değilse 15 Ekim’de görüşelim” yönündeki bir açıklama; hiçbir şüphe yoktur ki referandum sürecinin sonuna, dahası hükümet kanadının teklifine uygun şekilde öngörülmüş bir “evet” sonucuna yönelik bir açıklamadır.
Konfederasyonlardan yegane beklenen ahlaklı, onurlu ve dürüst bir dik duruş sergilemek iken; KESK’in bu son derece kritik noktada sergilediği yaklaşımı ahlaki ve dürüst bir duruş olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bunun adı 2.5 milyon memur ve 3.5 milyon memur emeklisinin, kamu emekçilerinin emekleri, alınterleri ve yaşamları üzerinden kumar oynamaktır. Aileleri ile birlikte yaklaşık 25 milyonluk bir büyük kitleyi, siyasi ya da şahsi istikbal beklenti ve hevesleri ile siyasi iktidarın adeta bir payandası haline getirmek ve demokratik bir yöntem olarak öngörülen referandum sürecini siyasi etki ve mülahazalarla karşı karşıya bırakarak kirletmek; hukuka ve demokrasiye özünden bağlı hiçbir vatandaşa, hiçbir kurum ve kuruluşa, hiçbir sivil toplum örgütüne uygun düşmediği gibi hiçbir emek örgütüne de uygun düşen bir yaklaşım değildir.
Varlık nedenlerini inkar edercesine siyasallaşan ve siyasi iktidarların payandalığına gönüllü olarak koşan, siyasi etki ve mülahazalarla gündelik duruşunu duruma ve şartlara göre konumlandıran, siyasetin arka bahçesi olmaktan öte herhangi bir misyona sahip olmayan konfederasyonların emek mücadelesine de emekçiye de faydası yoktur.
Bu mücadele emek mücadelesidir; hak, hukuk ve adalet mücadelesidir. Adilane ve insanca bir yaşam ve demokrasi mücadelesidir. Emekçiyi ve emek mücadelesini kendi şahsi ve siyasi istikballeri ve çıkarları doğrultusunda kullanmaya kalkanların, siyasi iktidarların arka bahçesi olmayı erdem sayanların, kişisel varlık ve rahatlarının derdine düşmüş emek sömürücülerinin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son kullanma tarihleri çoktan gelmiş ve geçmiştir. Kendilerinden beklenen yegane sağlam ve dik duruşu ve yaklaşımı sergilemekten aciz konfederasyonların, bu yaşamsal mücadelede; emek mücadelesinde ve emekçilerin arasında yeri yoktur.
Kamu emekçilerinin temsilcisi olarak bugün orada, hükümetle toplu görüşme yapmak için bulunan yetkili konfederasyonlara sesleniyoruz:
Kamu emekçilerine yakışan tavrı sergileyiniz ve dik durunuz.
Bu tavrı sergilemek adına gereken irade ve kararlılığa sahip değilseniz, bu oyunun bir parçası olmayı reddediniz ve bu oyunun bir figüranı olmayınız!
Emek mücadelesi siyaset üstü bir mücadeledir, bu mücadeleyi siyasetin gündelik ve kirlenmiş çıkarlarına alet etmeyin, yem etmeyin!
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak kamu emekçileri adına ortaya konulacak her türlü eylem, duruş ve kararlılığa var gücümüzle destek olacağımızdan kamuoyunun şüphesi olmamalıdır.

Kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Hasan KÜTÜK

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir