Anasayfa / Basın Açıklamaları / NE 12 EYLÜL DARBE ANAYASASI, NE 12 EYLÜL AKP ANAYASASI

NE 12 EYLÜL DARBE ANAYASASI, NE 12 EYLÜL AKP ANAYASASI

Ekonominin iyiye gittiği, krizden çıkmakta olduğumuz, işsizliğin düşüş eğilimine girdiği gibi pembe tabloların çizildiği, gerçek ile yalanın birbirine karıştırılmak istendiği günlerden geçiyoruz. Oysa sadece Temmuz ayı itibariyle kamu emekçilerine reva görülen 1.06’lık enflasyon farkının günlük yaşamdaki karşılığına baktığımızda dahi, varsa bir iyileşmenin, bunun emekçiler lehine olmadığını görürüz.

İki milyon kamu emekçisinin maaşına yansıyacak ortalama oran 15-20 lira dolayındadır. Yani günlük harcamalarımız her gün artarken, bu fark ile günlük maaşlarımızda 1 TL’lik artış bile olmayacak.

Daha %2,5’luk zam ve 1,06’lık farktan oluşan %3,59’luk oran ceplerimize girmeden, bordrolarımıza yansımadan Maliye Bakanı kamu emekçilerinin sosyal tesislerinin satışa çıkarılacağını açıkladı! Kamu emekçilerine ait 779 adet sosyal tesis, sahil kesimlerinde olanlarından başlanarak satışa sunulacak. Özelleştirmeler sonucunda elde bir şey kalmayınca bu kez sosyal tesislerimize göz koydular. Bütçe açıklarını ve krizin faturasını emekçilerden karşılıyorlar. Oysa askeri harcamalara, bazı ülkelerin gayri safi milli hâsılasına denk gelecek oranlarda paralar aktarmaya devam ediyorlar. Maaşlarımızın günden güne erimesi ve tesislerimizin satışa çıkarılması da göstermektedir ki, AKP emekçilere sosyal aktiviteleri çok görmekte, “bu maaşla zaten gidemeyecekler” diye düşünmektedir.

Her iki olaya baktığımızda AKP’nin 8 yıllık icraatının özetini görmemiz mümkündür. AKP, kaşıkla verirken kepçeyle ceplerimizden almaktadır. Bunun sonucu olarak reel kayıplarımız günden güne artmaktadır.

AKP, kaşıkla verirken kepçeyle ceplerimizden almaktadır. Bunun sonucu olarak reel kayıplarımız günden güne artmaktadır.

Değerli Basın Emekçileri,

Kamu emekçilerinin günlük giderlerini ve temel ihtiyaç kalemlerini esas almayan bir enflasyon sepeti üzerinden yapılan enflasyon hesaplamasının gerçekliğimizi ifade etmediğini yıllardır ifade ediyoruz. Ancak Hükümet işine geldiği ve bir yanılsama yarattığı için yaklaşımını değiştirmemiştir. Arkasına 4688 sayılı yasayı ve yandaş konfederasyonları da alarak her yıl toplu görüşme oyunu ile enflasyon oranlarına dayalı yüzdelik oranlarla kamu emekçilerinin maaşlarını belirlemektedir.

AKP bir yandan maaşlarımıza ve sosyal haklarımıza göz dikerken bir yandan 657 sayılı yasada yapacağı değişikliklerle iş güvencemizi de elimizden almak istemektedir. Bu değişiklik paketinde her zamanki taktiğini uygulayarak, bazı olumlu düzenlemelerle asıl niyetini gizlemek istiyor. AKP “kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” zihniyetiyle hareket ederek, verdiğimiz mücadele sonucu engellediğimiz kamu personel rejimini hayata geçirmek istemektedir. Ancak yandaş konfederasyonların sessizliğine ve desteğine rağmen bir kez daha, AKP’nin hevesi kursağında kalacak.

Değerli Basın Emekçileri;

Bu vesileyle bir kez daha altını çizmek isteriz ki, bizler enflasyon hedefine dayalı ücret zammı anlayışını reddediyoruz.

Bizler insanca yaşayacak bir ücret istiyoruz. Temel ücret üzerinden kamu emekçilerinin mali, sosyal ve demokratik tüm taleplerinin ele alındığı toplu sözleşme masasının derhal kurulmasını istiyoruz.

Yapılacak tüm artışlar taban ücreti üzerinden hesaplanmalı emekliliğimize yansıtılmalıdır. Artık daha fazla oyalanmaya izin vermeyeceğiz. 2010 yılı kamu emekçilerinin toplu sözleşmelerini imzaladığı yıl olmalıdır. Hükümet bu hakkımızı kullanmamızı daha fazla engellememelidir.

Reel kayıplarımızın zaman geçirilmeden karşılanmasını talep ediyor ve iktidarı toplu sözleşme masasına davet ediyoruz.

NE 12 EYLÜL DARBE ANAYASASI, NE 12 EYLÜL AKP ANAYASASI

Siyasi iktidar gündeme getirdiği Anayasa değişikliklerine ilişkin refarandumla kendi gücünü tahkim etmeyi amaçlamaktadır. Anayasa değişikliğine ilişkin KESK’in görüşleri kamuoyunca bilinmektedir. KESK eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik Anayasa talebinin en kararlı temsilcisidir. Bu konuda oluşturduğumuz önerileri Hükümetle ve devlet kurumlarıyla defalarca paylaştık. Ancak bu önerilerimize mevcut değişiklik paketinde kısmen de olsa yer verilmemiştir.

Değişiklik paketi toplumda uzun zamandır dile getirilen özgürlük, eşitlik taleplerini karşılamaktan uzak bir pakettir. Artık somut bir gereklilik olan eşit, anayasal yurttaşlık hükmüne pakette yer verilmemiştir.

Temel hakkımız olan toplu sözleşme, temel haklar referandum konusu yapılamaz hükmüne rağmen referanduma götürülmektedir.

Paket birbiri ile ilintisiz bir dizi maddenin birlikte oylanmasını öngörmektedir. Bu demokrasiye ve yurttaş iradesine aykırıdır.

Kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkı tanınır gibi gösterilerek örtülü grev yasağı getirilmektedir. Toplu sözleşme ve grev bir bütündür.

Bu saptamalar ışığında KESK olarak referandumu bir dayatma olarak görüyoruz. Değişiklik önerisine bu haliyle evet demenin yeni bir AKP kökenli 12 Eylül Anayasasını onaylamak anlamına gelecektir. Bu haliyle bu Anayasa paketini onaylamıyoruz.

Mevcut referandum sonucu ne olursa olsun ülkenin özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik bir Anayasa’ya duyduğu gereksinim karşılanmış olmayacaktır. Bu nedenle yeni bir Anayasa talebimizi önümüzdeki süreçte dile getirmeye; en geniş toplumsal kesimlerin katılımına dayalı, başta mevcut Anayasa’nın dışladığı kesimlerin içerilmesini, kimliğe, inanca ve sınıfsal farklara dayalı ayrımcılığın giderilmesini amaçlayan tutumuzu sürdüreceğiz. 15.07.2010

KESK ADANA ŞUBELER PLATFORMU adına

DÖNEM SÖZCÜSÜ

EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE BAŞKANI

GÜVEN BOĞA

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir