01 Mayıs 2012 – 04:36 |

Memur-Sen’den Meclis’te görüşmeleri devam eden Toplu Sözleşme Yasası’yla ilgili açıklama geldi…
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Teşkilatlanma Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, ”Kamu görevlileri için toplu sözleşme hakkı tanıyan yasanın yürürlüğe girmesi ve ülkemizde …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Sendikal Haberler

Sendikalarla ilgili güncel haberler…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

NEDEN HAYIR DENMELİ!

Ekleyen / 08 Eylül 2010 – 19:07
NEDEN HAYIR DENMELİ!

Ülkemiz 12 Eylül 2010 tarihinde anayasa değişikliği paketi için referanduma (halkoylaması) gidiyor. Emekçiler ve ezilenler açısından oldukça önemli olan bu referandumda değiştirilmek istenen anayasa paketi, emekçilerimi yoksa uluslararası sermayenin ülkemizdeki temsilcisi olan işbirlikçi AKP’nin mi ihtiyacı?
AKP hükümeti iktidara gelirken IMF ve Dünya Bankasına verdiği sözlerden oluşan “Acil Eylem Planı” başta eğitim ve sağlık olmak üzere tüm hizmet alanlarının uluslararası sermayenin kar alanına sokulmasını içeren maddelerden oluşmaktaydı. AKP iktidara geldikten sonra Acil Eylem Planı’nda yer alan bu sözlerin büyük çoğunluğunu yerine getirdi. Bu dönemde sağlıkta GSS (genel sağlık sigortası), aile hekimliği ve tamgün yasası, eğitim alanında ise öğretmenler için kariyer basamakları oluşturma, sözleşmeli-ücretli öğretmenlik gibi belli başlı uygulamaları yasallaştırarak devreye soktu.
Milli Eğitim Bakanlığı 2010–2014 yılları arasında da 31 bin okuldan 18 binini satmayı planlayarak eğitimin sermayeye devrinde önemli bir aşamayı gerçekleştirmek istemektedir (bkz. MEB TBMM plan bütçe komisyonuna sunduğu “MEB 2010–2014 Stratejik Planlama Raporu”).
AKP bu uygulamaları yaparken çok da rahat hareket edememiştir. Bu süreçte tüm eksikliklerine rağmen emekçilerin örgütlü mücadeleleri ve karşı duruşları önemliydi. Örneğin 10 bin yoksul çocuğun özel okullarda devlet eliyle her birine yıllık 10 bin dolar verilerek okutulması gibi, eğitimin özelleştirilmesinin bir adımı olan bu projenin Eğitim-Sen tarafından iptal edilmesi gibi.
Yine sermayenin kar amacı için doğanın talanına, halkın onlarca yıldır oturduğu evlerinin başına yıkılması demek olan kentsel dönüşüm projesine vb. uygulamalara karşı halk direnme hakkını kullandı. Bu mücadelelerinin bir sonucu olarak AKP’nin bu uygulamalarını kamu yararı doğrultusunda iptal eden idare mahkemeleri ve Danıştay bu saldırı politikalarının önünde bir engel oluşturmaya başladı. Tabii ki halkın hakları mücadelesinin bir parçası olan hukuk mücadelesi başbakan Tayyib Erdoğan’ın deyimiyle “ayağına dolanan”, “ciğerini yakan” bir hal almaya başladı.
AKP bütün iktidarı boyunca IMF’ye verdiği sözleri halkın başta eğitim ve sağlık hakkını elinden alarak eksiksiz yerine getirmede koçbaşı olarak çalıştı. Son olarak tüm kamu çalışanlarına, iş güvencesinin, çalışma saatinin ve iş koşullarının belli olmadığı sözleşmeli, esnek bir çalışma ortamını getirmek için 657 sayılı devlet memurları kanunundaki değişiklik yasa tasarısını TBMM gündemine aldı. Bu arada IMF’ye verdiği sözlerin tamamını yerine getiremeden yeni bir seçim dönemine yaklaştı. Seçimde IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların yeniden desteğini almak için halka karşı yeni bir saldırı anlamına gelen bu anayasa paketini gündeme getirdi. İşte AKP’nin oylamamızı istediği “yalan ve talan” anayasa paketi özü özeti budur!
Sınıf sendikacıları olarak bizler, emekçileri ve ezilenleri daha fazla işsizliğe, yoksulluğa mahkûm etmek isteyenlerin anayasasına HAYIR diyoruz!
AKP’nin küresel sermayeye verdiği sözler ışığında oluşturduğu saldırı anayasasına neden mi hayır denmeli?
—İşçi sınıfına ve emekçi memurlara eksiksiz grev, toplusözleşme ve örgütlenme özgürlüğü. Emekliler, öğrenciler ve çiftçiler dâhil herkese sendika hakkı için, HAYIR denmeli!
—12 Eylül darbesinin tüm insanlık suçlarının açığa çıkarılması, Kenan Evren başta gelmek üzere tüm cuntacıların yargılanması. Milli Güvenlik Kurulu’nun ve Anayasa Mahkemesi’nin lağvedilmesi için, HAYIR denmeli!
—Diyanet İşleri Başkanlığı’nın lağvedilmesi, zorunlu din derslerinin kaldırılması için, HAYIR denmeli
—Kadına yönelik şiddetin insanlık suçu sayılması, kadınlara yönelik tüm cinsiyetçi hukuki ayrımların kaldırılması, kadına pozitif ayrımcılık ilkesinin tanınması, cinsel kimlikler üzerindeki tüm baskı ve eşitsizliklere son verilmesi için HAYIR denmeli!
—Seçim barajının tümüyle kaldırılması için, HAYIR denmeli!
—Tüm yurttaşlarımızın ulusal varlığının anayasada tanınması. Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerimize yönelik kirli operasyonlara son verilmesi, kirli operasyon suçlularının yargılanması için, HAYIR denmeli!
—Üniversitelerde başörtüsü yasağına son verilmesi için HAYIR denmeli!
—YÖK’ün dağıtılması; özerk, demokratik üniversite, parasız eğitim için, HAYIR denmeli!
—Kontrolsüz güç kullanma Yasaları anlamına gelen TMY ve PVSK’nın kaldırılması, Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri’nin lağvedilmesi için, HAYIR denmeli!
— Özelleştirmelerin ve işten atmanın yasaklanması, 4/c maddesinin lağvedilmesi için HAYIR denmeli!
Emekçilerin ve ezilenlerin ölçütleriyle demokratik sayılacak bir anayasa mücadelesini başlatmak için 13 Eylül sabahında gelecek günlere daha umutlu baka bilmek için HAYIR denmeli!
Göksel Rıza ÖZKAN
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü

Şu haberler ilginizi çekebilir...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .