Niğde Eğitim Sen:Basına ve kamuoyuna
İşsizliğin Ağırlığı altında ezilerek yaşamına kıyan Fikret Ercan öğretmenin ve tüm atanamayan KPSS mağduru öğretmenlerinin sorunlarının çözümünün örgütlü mücadeleden geçtiğini duyurmak için Niğde Hükümet Meydanında kitlesel basın açıklaması gerçekleştirdik.Saat 12.45 te Niğde Eğitim Sen Binasında toplanan Eğitim Sen üyeleri ve Eğitim Emekçileri Derneği üyeleriyle kortej halinde ve sloganlar eşliğinde Niğde Hükümet Meydanına yürüyerek Fikret Ercan ölüm haberini almanın üzüntüsünü ve atanamayan öğretmenlerin sorunlarını ifade eden basın metnini okuyarak tepkilerini dile getirdiler.
Katılım Sayısı 40 Okunan basın metni aşağıdadır.
Basına ve kamuoyuna:
İşsizlik ve diplomalı geleceksizlik gencecik hayatları söndürmeye devam ediyor. İşsizliğin girdabından çıkamadığı için hayatına kendi elleriyle son veren Kadir Ağzıbüyük’ün intiharının etkisi hala devam ederken, son intihardan 41 gün sonra yeni bir öğretmen intiharı daha yaşandı. 24 Yaşındaki Fikret Ercan işsizliğin ağırlığı altında ezildi, çıkışsızlık tıpkı daha önceki öğretmen ölümlerinde olduğu gibi onu da ölüme sürükledi.
Balıkesir’de hayatına son veren Kadir Ağzıbüyük ile Salı günü intihar eden Fikret Ercan’ın ölüm nedenleri daha önceki 12 öğretmen intiharı ile aynısı. Fail ise belli. İşsizlik düzeni!
“Artık yoruldum, çalışıyorum ama olmuyor. Sizleri sıkıntıya sokacak, onurunuzu zedeleyecek bir şey yapmadım. Yaşamış olsam bile yine başarılı olamayacaktım. Ölümümden kimse sorumlu değildir “ yazılı notun sahibi, henüz 24’ünde kravatla kendini oturma odasının kapı koluna asan Fikret öğretmen. Ona göre suçlu da, sorumlu da kendisi. Onu ölüme götüren de; suçu kendinde araması, yalnızlığı, örgütsüzlüğü ve çaresizliği.
Öğretmen olma hakları ellerinden alınan, KPSS ile azgın bir rekabetin içine sokulan yüz binlerce genç öğretmen gibi, o da suçu kendinde arıyor. Böylece diplomalı işsizlikle girdiği tek başına mücadelede yenik düşüyor ve sonu ölüm oluyor. Bugün KPSS ile öğütülmekte olan ve bu nedenle bunalıma giren, hayata küsen, tüm beklentilerini, yaşama umudunu yitiren yüz binlerce öğretmen de böyle düşünüyor. Ya tüm yaşamsal faaliyetlerden uzak durarak, eve kapanıp en az 15 yıldır yaptığı gibi ders çalışıyor, KPSS dershanelerinde soyuluyor, varını yoğunu KPSS yayınlarına harcıyor ya da ne yapsa da sınavı kazanıp atanamayacağını fark edip ölüm de dâhil farklı yollara başvuruyor. Çünkü KPSS biz öğretmenlerin atanamaması için var. Çünkü KPSS öğretmenin iyisini seçmiyor. Çünkü KPSS bir oyalamanın, aldatmacanın, kandırma canın kendisi.
Devlete göre 140 bin, eğitim sendikalarına göre de 300 ila 400 bin öğretmen ihtiyacının olduğu bir ülkede, öğretmenler işsizliğe öğrencilerimiz de öğretmensiz okullara mahkûm ediliyor. Öğretmen olmadığı için, derslere polislerin girdiği bir ülkede işsizlik gencecik hayatları söndürmeye, nicelerimizi de yaşamın dışına atmaya devam ediyor.
İşsizlik düzeni, 300 binimizi işsiz bırakmakla kalmıyor. Diplomalı işsizliğin baskısı karşısında bizleri, 500 lira ücretle ücretli öğretmenlik yapmaya, dershanelerde kanımıza kadar sömürülmeye zorluyor. Bununla da yetinilmiyor, kadrolu eğitim emekçisi arkadaşlarımızın tüm hakları, 300 binlik dev işsiz öğretmenler ordusunun gölgesinde bir bir gasp ediliyor. Hepimiz birbirimize rakip kılınıp, birbirimize düşmanlar haline getiriliyoruz. Aynı okulda, kadrolu, sözleşmeli, ücretli, vekil adlarıyla farklı ücret ve statülerde çalıştırılarak eğitimciler arası dayanışma, yardımlaşma, paylaşım, örgütlülük ortadan kaldırılıyor. İşsizlik herkesi kesiyor, hepimizin canını yakıyor.
Tüm bunların yaşanmasının nedeni de, bizlerin örgütsüzlüğüdür. İçine itildiğimiz rekabeti parçalayamamış olmamızdandır. Hala önümüze sunulan KPSS engelini aşmaya ikna edilmiş olmamızdandır. Yüz binlercemizin yüzüne utanmadan bakıp, “sizin için çalışıyoruz”, “bizler de öğretmenlerin işsiz kalmasını istemiyoruz”, “elimizden gelen budur” açıklamalarına hala itibar ediyor olmamızdandır.
Ve artık yeter! Artık yeter! Çünkü elimizden alınan çalışma hakkımızı istiyoruz
Artık yeter! Çünkü cep harçlığına, yarın ne olacağı belli olmayan ücretli öğretmenler olmak istemiyoruz.
Artık Yeter! Çünkü dershanelerde sefalet ücretine, haftada 6 gün günde 12 saat dershane patronları tarafından sömürülmek istemiyoruz.Artık Yeter! İş güvenceli, kadrolu çalışmak istiyoruz. İnsanca çalışma koşulları, insanca bir yaşam istiyoruz.
Artık Yeter! İntihar eden öğretmenlerin kervanında sıradaki olmak istemiyoruz.
Örgütlüyken neler yapılabileceğini bizlere gösteren Tekel işçileri gibi el ele vermeliyiz. Geleceğimizin ne KPSS kitaplarından, ne de intiharlardan geçmediğini görmeliyiz. Mücadele etmeli ve hep birlikte kazanmalıyız.
Eğitim Emekçileri olarak, işsizliğe ve iş güvencesiz çalıştırılmaya karşı yıllardır mücadele ediyoruz. Bundan sonra da mücadele etmeye devam edeceğiz. Tüm işsiz ve iş güvencesiz eğitim emekçilerini birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Göksel Rıza Özkan
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü
