01 Mayıs 2012 – 04:36 |

Memur-Sen’den Meclis’te görüşmeleri devam eden Toplu Sözleşme Yasası’yla ilgili açıklama geldi…
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Teşkilatlanma Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, ”Kamu görevlileri için toplu sözleşme hakkı tanıyan yasanın yürürlüğe girmesi ve ülkemizde …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Sendikal Haberler

Sendikalarla ilgili güncel haberler…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

Niğde KESK Basın açıklaması ve siyah Çelenk!‏

Ekleyen / 18 Haziran 2010 – 00:25
Niğde KESK Basın açıklaması ve siyah Çelenk!‏

Niğde KESK bileşenleri 15 Haziran Salı günü saat 17 .30 da Niğde Eğitim Sen binasında toplanarak 657 sayılı yasada yapılacak değişiklikleri AKP il binasına siyah çelenk koyarak protesto ettiler. KESK Niğde dönem sözcüsü Göksel Rıza Özkan basın açıklamasına başlamadan bugün anakara da KESK MYK sına, SES MYK sına BES Ankara şube yöneticilerine yönelik gözaltı terörüne karşı tepkilerini dile getirerek gözaltına alınan yönetici ve üyelerimizin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz dedi. Okunan basın açıklaması kitle tarafından atılan sloganlarla sık, sık kesildi.
Atılan sloganlar: Kapı Kulu değil emekçiyiz-Ücretli köle olmayacağız. AKP yasanı al başına çal- susma haykır kadrolu çalışma hayır-direne direne kazanacağız-Baskılar gözaltılar bizi yıldıramaz-İşte sendika işte KESK-yaşasın Birleşik örgütlü mücadelemiz. Katılım sayısı; 35 herhangi bir olay olmadan basın açıklaması sona erdi.
Göksel Rıza Özkan’ın okuduğu basın açıklaması metni:
657 Değişiklik Tasarısına Karşı 15–16 Haziranın eylemci İradesiyle Direneceğiz!
Bugün burada siyasi iktidarın 657 sayılı yasada yapmayı planladığı değişikliğe karşı protestomuzu dile getirmek için bir aradayız. 657 sayılı yapılacak değişiklik tasarısına kökten itiraz ediyoruz. Siyasi iktidarın kamu emekçilerinin temsilcilerine sormadan, danışmadan kamuoyundan kaçırarak kapalı, kapalı ardında, “ben yaparım, olur” anlayışıyla gündeme getirdiği sinsi bir tasarıyla karşı karşıyayız. Tasarı açıklandığında neden kamuoyundan, kamu emekçilerinden gizlendiği de ortaya çıkmıştır.
Çünkü bu tasarı kamu emekçilerinin ekmeğiyle oynamayı amaçlamaktadır. Çünkü bu tasarı kamu emekçilerini kapıkulu yapmayı amaçlamaktadır. Çünkü bu tasarı kamu emekçilerinin iş güvencelerini ellerinden almayı amaçlamaktadır. Çünkü bu tasarı kamu yönetimini toplumsal fayda ekseninde değil, sermaye etkinliği ekseninde yeniden kurmayı amaçlamaktadır. Kamu emekçilerinin bu tasarıyı kabul etmesi, iş güvencelerine yönelik bu açık kastı sineye çekmesi mümkün değildir.
Tasarı, kamu emekçilerinin iş güvencesine saldırmaktadır. Getirdiği disiplin uygulamaları ile kamu emekçilerinin kaderini amirlerin sübjektif, tek yanlı değerlendirmelerine teslim etmektedir. Tasarı zaten olumsuz ve hiyerarşik olan kamuda çalışma düzenini daha da hiyerarşik, ast-üst ilişkilerine tabi bir düzen haline getirecektir. Ayrıca bu düzenleme kamu emekçilerinin amirlerin hukuka aykırı olan emirlerine uymama yönündeki Anayasal haklarına da aykırıdır.
Tasarı kamu emekçilerinin esnek çalışma düzenine geçmesini hedeflemektedir. Türkiye’de emekçiler iki yıldır mevcut esnek çalışma modeli olan 4B, 4C ile mücadele ediyor; TEKEL direnişi bunun mücadelesidir, emekçiler 1 Mayıs’ta güvencesizliğe karşı mücadeleyi yükseltiyor. Hükümetin yanıtı tüm kamu emekçilerini 4B, 4C gibi esnek çalışma modellerine göre çalıştıracak bu taslak oluyor.
Değişiklikte yer alan kamuoyunda özel sektörden CEO transferi yapılabilmesi olarak bilinen özel sektör yöneticilerinin kamu kurumlarına idareci olarak atanması konusu çok önemli sakıncalar içermektedir. Özel sektörde başarılı olmak için yöneticilerin işletmeleri kâra geçirmeleri gereklidir. Başarı vasıfları Kârlılık olan yöneticilerin bu vasıfları ile kamu hizmetlerinin sosyal, objektif nitelikleri arasında büyük bir çelişki vardır. Özel sektörden yönetici transferi kamu kurumlarını ticarethane olarak gören bir zihniyetin ürünüdür. Kamu kurumları şirket, kamu hizmeti alan yurttaşlar müşteri değildir.
Tasarı sicil sistemini kaldırmayı yerine memur bilgi sistemini getirmeyi öngörüyor. Tasarı Mevcut sicil sisteminin bazı olumsuzlukları olmakla birlikte, buradaki eksikliklerin düzeltilmesi yerine görevleri kanunla belirlenmiş kamu hizmeti olan kamu görevlileri arasında çalışma barışını bozacak ve tamamen idarecinin inisiyatifi ile yandaş memur yaratmayı hedefleyen başarı ve ödül sistemi getirilmektedir.
Tasarının içerdiği Avrupa Konseyi ve uluslar arası sözleşmelerin gereği olarak getirilmesi zorunlu kimi haklar ve iyileştirmeler 4B’lileri, 4C’lileri kapsam dışında tutmaktadır. Tasarı ebeveynlik haklarıyla ilgili olumlu değişiklikler içermekle birlikte kamu emekçilerinin en temel talebi olan doğum sonrası ücretli izinin süresini arttırmamıştır. 8 Hafta olan bu iznin en az 16 hafta olması gerekmektedir. Ayrıca ücretsiz izinle ilgili maddeye ücretsiz izinde geçen sürelerde her türlü özlük ve emeklilik haklarının korunacağı hükmü getirilmelidir. Kreş hakkının devletçe üstlenilmesi yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Tasarı bu haliyle toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermekten uzaktır.
Tasarıda öngörülen sendika üyesi olan kamu emekçilerine Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda 4 defa toplam 122 Liralık toplu görüşme ödeneği verilmesi yandaş sendika yaratmayı amaçlamaktadır. Ayrıca bilindiği gibi toplu görüşme ödeneği uzun zamandır yandaş bir konfederasyon tarafından her fırsatta talep edilmektedir. AKP iktidarı döneminde % 900’lere varan üye artışlarıyla şişirilen bir konfederasyonun bu talebinin tasarıda yer alması diğer konfederasyonlardan gizlenen tasarının bu konfederasyonla paylaşılmış olduğu kuşkusunu doğurmaktadır.
KESK olarak ülke genelinde 2 milyonu aşan kamu emekçisinin onurlu gür sesi olma iddiasındayız; kamu emekçileri hareketini biz yarattık, memur, kapıkulu kavramlarına karşı bugün onur duyduğumuz kamu emekçisi kavramını biz inşa ettik; Konfederasyonumuz KESK kamu emekçisinin gerçek sendikasıdır, gücünü biz emekçilerden alır, KESK’in mücadele yönünü de biz emekçiler belirleriz. Egemenler ve Hükümet bu örgütlü gücümüzü çok iyi bildiği için KESK ve KESK e bağlı sendika yönetici ve üyelerine keyfi bir biçimde gözaltı terörü uygulamasıyla yıldırmak istemektedir. Bunun son örneği bu gün sabah saatlerinde Ankara da yaşanmıştır. KESK MYK üyesi Akman ŞİMŞEK ve SES MYK üyesi Meryem ÖZSÖĞÜT ’ün ve SES şube yöneticilerinin de aralarında bulunduğu bazı arkadaşlarımız Ankara terörle mücadele şubesi tarafından bugün sabah saatlerinde gözaltına alınmıştır. Kolluk kuvvetlerinin Keyfi gözaltına alma tutumunu kınıyor ve arkadaşlarımızın hemen salıverilmesini talep ediyoruz
Bugün 15 Haziran, 15–16 Haziran direnişinin 40. yıldönümü. Türkiye emekçileri için işçi sınıfı için çok önemli bir gün. KESK olarak 15–16 Haziranların iradesini taşıyoruz. İnsanlarımız için, özgür demokratik bir ülkede barış içinde yaşama özlemimiz adına bu tasarıya direneceğiz.
İşsizliğe, güvencesizliğe, örgütsüzlüğe boyun eğmeyeceğiz!
Siyasi iktidarın emek karşıtı politikalarını sineye çekmeyeceğiz!
Bütün emekçileri, kamu emekçilerini, emek dostlarını, diğer konfederasyonları bu mücadeleye davet ediyoruz! Eğer mücadele etmez isek Niğde sağlık il müdürlüğünün son uygulamasında görüldüğü üzere sağlık emekçilerine ayın 5 inde verilmesi gereken “döner sermaye” paylarının 10 gün geçmesine rağmen ödenmemesi gibi yasa tanımaz uygulamalarla karşı karşıya kalacağımız unutulmamalıdır.
Bütün kamu emekçilerini iş güvencelerini ellerinden almaya çalışan, kamu emekçisini kapıkulu yapmaya çalışan, geleceklerini karartan bu tasarıya karşı emekten ve sınıftan yana tüm örgütleri KESK’ le güçlerini birleştirmeye çağırıyoruz.
Bu tasarı hemen geri çekilmelidir. Kamu emekçileri grevli toplu sözleşme haklarının hayata geçirilmesi konusunda geri adım atmayacaklardır.
Siyasi iktidar kamu emekçilerin mevcut haklarını elinden almaya yönelik tasarıyı geri çekmeli toplu sözleşme masasına oturacağını açıklamalıdır.
Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz! Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber ya Hiç Birimiz
Göksel Rıza Özkan
Niğde Eğitim Sen Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü

İlginizi çekebilecek benzer haberler...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .